Cevaplar.Org

ŞEYHÜLİSLAM

Soru: Şeyhul-İslâm sözü ne zaman kullanıldı? Şeyhu’l-İslâm sıfatının mahiyeti nedir? Bu sıfatla ün yapmış olanlar kimlerdir?


2008-07-01 01:01:10

Soru: Şeyhul-İslâm sözü ne zaman kullanıldı? Şeyhu’l-İslâm sıfatının mahiyeti nedir? Bu sıfatla ün yapmış olanlar kimlerdir?

Cevap: Âlimlerin örfünde (kabul ve telakkilerinde) şeyhu’l-İslâm, fetva vermede ön sırayı alan, büyük fakihlerin, şerefli ve yüce âlimlerin arasında meydana gelen uyuşmazlıklardaki müşkülleri çözme yetkisine sahip olanlara verilen bir sıfattır.

Hicretin beşinci ve altıncı yüz yılında bu sıfatla meşhur olan büyük zatlardan bazıları şunlardır:

Şeyhu`l-İslâm Burhanüddin Ali es- Sa`di

Şeyhu`l-İslâm Atâ b. Hamza es-Sa`di

Şeyhu`l-İslâm Ali b. Muhammed el-İsbîcâbi,

Şeyhu`l-İslâm Abdürreşid el-Buharî,( Hidaye sahibinin dedesi)

Şeyhu`l-İslâm Burhanüddin Ali el-Mergînanî(Hidaye sahibi)

Şeyhu`l,İslâm Nizamüddîn Ömer (Hidaye sahibinin oğlu)

Şeyhu`l-İslâm Mahmud el-Evzecendi vb.

Bunları Kefnevî, Şeyhu’l İslâm Mahmud Evzecendi’nin biyografisinde anlatılmaktadır.

Sehavî, allâme İbni Hacer`in hayatını anlatan el-Cevahir adındaki kitabında diyor ki; geçmiş büyük âlimler şeyhul-İslâm sıfatını akli ve nakli ilimlerde derin bir ihtisasa sahip olmakla beraber Allah’ın kitabına ve Resulünün sünnetine uyan zatlara vermişlerdir.

Bazen bu sıfat velâyet derecesine ulaşanlar da verilmiştir. Bazen de İslâm’da ömrü uzun olanlara verilir. Böylece bu kişi “saçını sakalını İslâm uğrunda ağartmış olan kimseye bu ak saçları(kıyamet gününde) onun için bir nur olacaktır” ifadesinin içine girenlerden olur.

Şeyh sözü şeyhaynden yani Ebubekir ve Ömer(radıyallahû anhûma) den sonraki büyükler arasında meşhur değildi. Ancak onlar bu sıfatla anılmışlardı. Sonra geçmiş âlimlerden bir grup bu sıfatla meşhur oldular. Hatta sekizinci yüzyılın başında bu sıfat o kadar değerden düştü ki sayılamayacak kadar çok kişi bu sıfatı taşır oldu.

Yüce mahkeme hâkimine, ilim ve irfandan yoksun olsa da, yaşlı olmasa da, bu sıfat bir lâkap olarak verildi. Ne diyelim “Biz Allah için varız ve biz sonunda O`na döneceğiz.” Sehavî’nin sözü burada son buldu.

Lüknevî: Sonra bu sıfat, ilim ve takva kisvesinden yoksun olsa da fetva makamını işgal edenlere bir lâkap oldu, diyor.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Sakın israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez.

En'âm, 141

GÜNÜN HADİSİ

"Allah katında, duadan daha kıymetli bir ibadet yoktur."

Tirmizî

TARİHTE BU HAFTA

*Emir Sultan hazretlerinin vefatı- 2 Mart 1389 *Hilafetin ilgası-3 Mart-1924

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI