Cevaplar.Org casino maxi

HASAN BASRİ ÇANTAY (1887-1964) -5. BÖLÜM-

“Hasan Basri Çantay, tasavvufun ruhu ve ahlâkı üzerindeki etkilerinin görüntüsü olarak sâkin, ciddî ve vakur idi. Ciddiyet ve alçakgönüllülük onda öylesine uyumlu...

HASAN BASRİ ÇANTAY (1887-1964) -4. BÖLÜM-

Türk Edebiyatının önemli şâirlerinden olan Hasan Basri Çantay, klasik formlarda yazılmış şiirleri içinde aruz vezniyle ve hece vezniyle de şiirler yazıyordu. Henüz 1...

HASAN BASRİ ÇANTAY (1887-1964) -3. BÖLÜM-

TASAVVUFA OLAN İLGİSİ Hasan Basri Çantay çocukluğundan itibaren tasavvufa merak salmıştır. Babası Halil Cenâbi Efendi tasavvufa aşina olduğundan O da küçük yaşl...

HASAN BASRİ ÇANTAY (1887-1964) -2. BÖLÜM-

ÜSTAD MEHMED ÂKİF’LE DOSTLUĞU VE MİLLETVEKİLLİĞİ Büyük şâirimiz Mehmed Âkif’le olan dostluğu 1908 yılına denk gelir. Hasan Basri Bey Balıkesir’de gazetecil...

HASAN BASRİ ÇANTAY (1887-1964) -1. BÖLÜM-

Son devrin önemli âlim ve entelektüellerinden olan Hasan Basri Çantay, çok yönlü kültüre sahip olan karakteriyle cevval bir hayat yaşamıştır. Büyük bir vatansever ol...

KONYALI MEHMED VEHBİ EFENDİ (1861-1949) -2. BÖLÜM-

Şer’iyye ve Evkaf Vekilliğinden çekilen Mehmed Vehbi Efendi, hiçbir partiye girmeme konusunda kararlıydı. Bu yüzden zamanının ileri gelenleriyle arasında fikir ihtilâf...

KONYALI MEHMED VEHBİ EFENDİ (1861-1949) -1. BÖLÜM-

Şer'iye ve Evkaf Vekili bulunduğu sırada Vekâletin resmî atlı arabasına bir gün bile binmemiş, mebusluğunda olduğu gibi vekilliğinde de evi ile Meclis arası üç kilo...

SOLAKZÂDE SÂDIK EFENDİ (1884-1960) -2. BÖLÜM-

Eser yazmaktan daha çok talebe yetiştirmeye önem veren Sadık Efendi'nin ferâiz konusunda basılmamış Muhezzebu'l-Metâlib fi'l-Ferâiz, coğrafya konusunda Dini Yönden Coğ...

SOLAKZÂDE SÂDIK EFENDİ (1884-1960) -1. BÖLÜM-

Solakzâde Sâdık Efendi, iki asra yakın köklü ve kültürlü bir mâziye sahip, kendi soyundan müderris, müftü, vaiz yetiştiren, yurdun fikir hayatına, İslâm fıkhına ...

BEKİR HÂKİ EFENDİ (1882-1975)

Son devrin muhaddislerinden olan Bekir Hâki Efendi, Karabağ yaylalarında çeşitli mahrumiyetlere rağmen çok iyi bir tahsil görmüştür. Çalışma disiplini ve zekâsı ile...

TÂHİR’UL MEVLEVÎ (1877-1951) -4. BÖLÜM-

“Tâhir’ul-Mevlevî hakikaten çok eşsiz bir insandı. Kibar, bilgili, şair, beş vakit namazında, sonra hacca da gitmişti. Hemşiresiyle beraber oturuyordu. Hemşiresi Gü...

TÂHİR’UL MEVLEVÎ (1877-1951) -3. BÖLÜM-

EDEBÎ YÖNÜ Şiir yazmaya 14-15 yaşlarında başlayan Tâhir’ul Mevlevî vefat ettiği ana kadar yazmaktan geri durmamıştır. Tüm şiirleri yaklaşık 10.000 beyittir. Ke...

TÂHİR’UL MEVLEVÎ (1877-1951) -2. BÖLÜM-

ÂŞIK OLDUĞU KİTAPLARI Tüm hayatını ilim öğrenmek ve öğretmeye adayan bu şair ruhlu yüksek şahsiyet, vefatından sonra evini ve muazzam kütüphanesini Dâru’ş-Şa...

TÂHİR'UL MEVLEVÎ (1877-1951) -1. BÖLÜM-

Tâhir’ul Mevlevî, son devrin büyük âlim, müderris, Mesnevîhan, Mevlevî Dedesi, şâir, yazar ve mutasavvıflarındandır. Büyük bir şâir olmasına rağmen mütevazıl...

HACI CEMAL ÖĞÜT (1887-1966) -2. BÖLÜM-

O devrin maneviyat büyükleriyle daima iyi ilişkiler içerisinde olan Hacı Cemal Öğüt Efendi’ye Şeyh Esad Efendi, "Oğlum Cemal Efendi" diye hitap eder, Tahirü'l-Mevlevî...

HACI CEMAL ÖĞÜT (1887-1966) -1. BÖLÜM-

Mahir İz O’nun için: “İsimler gökten iner derler; zâhiri de, bâtını da cemal sıfat-ı celîlesine mazhar olmuştu.” demiştir. Üstad Necip Fazıl ise: “Dinî ve ...

ÖMER NASUHİ BİLMEN (1884-1971) -3. BÖLÜM-

ÖMER NASUHİ HOCA’NIN CELÂDETİ Rıza Çöllü Hoca bir röportajında Nasuhi Hoca ile olan bir hatırasını anlatır: “Size bir hatıramı anlatayım efendim. 54'de genç,...

ÖMER NASUHİ BİLMEN (1884-1971) -2. BÖLÜM-

Ömer Nasuhi Efendi çok mütevazı idi. Bir mecliste oturduğu zaman zaruri olarak konuşturulmazsa, o saatlerce oturur, kelime ağzından çıkmaz, öyle bir kimse.. Hatta bir g...

ÖMER NASUHİ BİLMEN (1884-1971) -1. BÖLÜM-

Türkiye Cumhuriyeti'nin beşinci Diyanet İşleri başkanı, halk tarafından sevilen fıkıh ve tefsir âlimi. Nur yüzlü mütebessim çehresinden âdeta tevazu damlıyordu....

MUSTAFA SABRİ EFENDİ (1869-1954) -3. BÖLÜM-

“Asrın en büyük mütekellimidir diye söylenirse, mübalağa değildir. Çok büyük muhakkik bir zattır. Kelam ilminde müçtehid olduğunu kendisi de iddia ediyor. Ehildir ...

Kim sabreder ve affederse şüphesiz bu hareketi, yapılmaya değer işlerdendir.

Şûra, 43

GÜNÜN HADİSİ

İki kelime vardır ki, Rahman'a sevimli, dilde hafif ve mizanda ağır gelir. Bunlar; "Sûbhanellahi ve bihamdihi, Sûbhanellahil-azim=Yüce Allah'ı hamd ile tesbih ederim, Yüce Allah'ı tenzih ederim." kelimeleridir.

Buhari Tecrid-i Sarih, 2189

TARİHTE BU HAFTA

*Eğriboz Adası'nin fethi(12 Ağustos 1470) *Kanuni Sultan Süleyman Han'in Tebriz'i fethi(13 Ağustos 1534) *Haçlı Ordusu'nun Kudüs katliami (15 Ağustoz 1099) *Gölcük Depremi(17 Ağustos 1999) *Misak-i Milli'nin TBMM'de de kabûlü(19 Ağustos 1920)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI