Cevaplar.Org

MASONLAR VE ESAD AİLESİ

Masonluk meselesi dallı budaklı bir mesele olduğundan ve yüksek dozda manipülasyon içerdiğinden bu konuya pek girmem. . Bu yüzden de bu konuyu ele almaktan hep uzak durmuşumdur. Tabir caizse derin bir kuyu. Lakin hakkında bazı genellemeler kaçınılmaz.  Bunlar Masonluğu anlamakta bize yardımcı olabilir. 


Mustafa Özcan

mustafaahmetozcan@gmail.com

2022-07-01 09:10:24

 Masonluk meselesi dallı budaklı bir mesele olduğundan ve yüksek dozda manipülasyon içerdiğinden bu konuya pek girmem. Bu yüzden de bu konuyu ele almaktan hep uzak durmuşumdur. Tabir caizse derin bir kuyu. Lakin hakkında bazı genellemeler kaçınılmaz. Bunlar Masonluğu anlamakta bize yardımcı olabilir.

 Masonların kendilerine has tanrı ve din anlayışı olduğu söylenir. Bu olsa olsa Spinoza'ya yakın bir tanrı anlayışı olmalıdır. Bir başka ortak noktaları ise Şia'da olduğu gibi takiye yapmalarıdır. Bu da gizli faaliyetlerine imkan verir. Hiyerarşik bir sistemleri vardır ve Alamut Kalesi ve Cennet Fedailerindeki gibi derecelere ayrılan bir düzenleri vardır. Onlar için Alamut kalesi bütün bir yeryüzüdür. Yerüstü dar gelince yeraltına inerler. Buna terimlerinde uykuya yatmak da denilir. Geçmişte üyelerine tavsiyeleri şudur: Hangi ülkede yaşıyorsanız o ülkenin dini anlayışını benimseyin

Bazı uyanık etnik mahiyetli azınlıklar da bu söylemi şöyle değiştiriyorlar; Yaşadığınız ülkenin milliyetçiliğini benimseyin, yapın. Böyle yaparak milliyetçilik dalgasına binerek sivrilmek ve öne çıkmak daha kolaydır. Bu da milliyetçilik asrının bir ürünü olmalı.

Bir başka genellemede şudur: Masonluk tarih boyunca heterodoks eğilimleri ve akımları benimser. Bazen de besler. Bu nedenle heterodoks akımlar geçmişte Masonluk ile anılmışlardır. İsmaili olup olmadıkları hâlâ tartışılan İhvan-ı Safa Cemiyeti böyle bir oluşumdur. Gizli bir cemiyet olmaktan öte kendilerine has felsefeleri de vardır. Söylemleri gizli imam ve gizli hakikat üzerine kuruludur. Onlara göre hakikat ancak seçkinlere malum olur. Toplumun kalıplarından azade ve hür fikir sahibi olduklarını ileri sürerler.

İsmaili ve Nuseyri akımların sosyal ve dini yapısı rahatlıkla Masonlukla iç içe geçebilir. Kaynaşmaya müsaittir. Baas Partisi Suriye'de iktidara geldikten sonra (1963) mal mülk müsadere edildiği veya istimlak edildiği ve devletleştirildiği gibi Masonluk da yasaklanmıştır. Masonlar da ya kabuklarına çekilmişler yani uyku haline geçmişler ya da bir kısmı kendisini daha rahat hissettiği ortamlara atmış ve başka ülkelere göç etmiştir.

Nuseyrilik ve İsmaililiğin iç yapısı Masonluğa uygun olduğuna göre bu çizgiden gelen yönetimlerin iktidarları döneminde masonluğu yasaklamaları bir çelişki değil mi? Nasıl izah etmeli? Türkiye'de de Masonluğun bir dönem yasaklanması aynı şekilde muammadır. Bir benzetme ile bunu izah etmek mümkündür: Asıl gelince vekil ortadan kalkar veya su görününce teyemmüm bozulur. Burada da öyle olmalıdır.

Masonluk ile Nuseyrilik arasındaki benzerliklerden birisi de her ikisinde de öğretilerin kadınlara kapalı olmasıdır. Masonlar son dönemlerde bu kısıtlamayı en azından hafifletmişlerdir. Güvenliğe dayalı politikalarıyla ve sosyalist uygulamalarıyla masonluğa hayat hakkı tanımayan Esat rejimi neden masonlar tarafından desteklenmiştir? Cevabı aranan soru budur. Halbuki güvenlik ağırlıklı rejimde kimse geleceğinden emin olamaz. Yine aynı dönemde geleneksel zengin kesimler görünmez olurken ve ortadan kalkarken Suriye'de aileden birileri Karun gibi zengin olmuş ve sivrilmiştir. Dayı oğulları Rami Mahluf gibiler özel sektörün bütün kulelerini ele geçirmişlerdir. Masonlar bu durumda maddi olarak kaybettiklerini manevi alanda kazanmış olmalıdırlar.

Masonların Esad rejimini tam benimsemeseler bile desteklemeleri ilginçtir. Arada bir ortak payda olmalıdır. Suriyeli masonlar Sünni bir iktidar ile Nuseyri bir iktidar arasında kalsalar acaba hangisini tercih ederlerdi? Elbette her ikisi de ideallerinden uzaktır, lakin eninde sonunda Nuseyri rejim ile aralarında benzerlik unsurları daha fazla çıkacaktır. Şam rejimine kritik anda destek veren mason gurusu Şam Ticaret Odaları Birliği Başkanı olan Bedreddin Şallah olmuştur. Ortak karelerde Jimmy Carter, Ürdün Kralı Hüseyin ve BAE eski Devlet Başkanı Şeyh Zayed ile ortak fotoğrafları yer almaktadır. Bessam Nihad Cerrar gibilerinin de vurguladıkları gibi Ürdün Kralı Hüseyin meşhur masonlardan birisiydi. 

 1980'li yıllarda baba Hafız Esad rejimine karşı Sünni esnaf kepenk kapatma eylemine girişir. Daha önce nevzuhur Halil İbrahim Locasının başına geçen Bedreddin Şallah burada grev kırıcı bir rol oynar. Hafız Esad ile arası gayet iyi olan Şallah Sünni esnaf ile rejim arasında arabuluculuk yapar ve Şam esnafını tabir yerindeyse ayartır ve böylece rejimin düşmesine giden yolda köstek ve bariyer olur. Boykotu kırar.

 Şam'daki eski büyükelçimiz Ömer Önhon, Büyükelçinin Gözünden Suriye adlı kitabında bu meseleye de temas eder ve Bedreddin Şallah'ın 1980'lerde Şam esnafını Hama, Humus ve Halep esnafından kopararak mayalanmakta olan devrimi veya halk hareketini bastırdığını veya akamete uğrattığını söyler (S. 246).

 Bedreddin Şallah 1999 yılında dünyamızdan ayrılmıştır. Yerini büyük oğlu Ratip Şallah almıştır. 2011 yılında patlak veren ikinci dalga olaylarda yine yatıştırma rolü ve misyonu Ratip Şallah'a düşer. Bugün de rejim ile masonlar arasında bağlantı devam etmektedir. İç içe geçmiş vaziyetteler.

Masonluk Ruşeniye veya İhvan-ı Safa gibi aydınlanmacı akımlarla aynı köklerde buluşur. Rejimin güçlü savunucularından ve adeta sirkteymiş gibi dans eder, raks eder tarzda diplomasi yürüten BM Temsilcisi Beşşar Caferi ortak karelerden birisinde Suriye rejimini destekleyen Konstantin Antonesco adlı üst derece masonlardan birisiyle görülmektedir. Bu zatın babası Romanyalı bir subay ve devlet adamıdır ve Hitler'i desteklemesi ile bilinmektedir. 

 Kürt kökenli İlyas Zekeriyya Hamid de yine Esad rejimini desteklemektedir. Asıl ismi Zekeriyyla Sabri Hamid olan bu zat Hıristiyanlığı benimsemiştir ve alenen İslam düşmanlığı yapmaktadır. En büyük marifetlerinden birisi aynı zamanda amansız bir rejim müdafii olmasıdır. Rıfat Esat ve yakınlarıyla güçlü bağları vardır. Nibal Esad ile aynı karede fotoğrafları yer almaktadır. Bir başka Suriyeli yüksek dereceli mason ise Cemal Nazir es Sem'an'dır. O ise anılan isimlere nazaran daha ılımlı bir siyasi çizgi tutturmakta ve uzlaşmayı yeğlemektedir.

 Gerçekten de Masonlar Esad rejiminde ne arıyorlar ve ne buluyorlar? Esad ailesinin Masonlarda ne bulduğu Şallah ailesinin katkılarıyla ortada. Lakin masonlar Esad ailesinde ne buluyorlar? Bunun net bir cevabı yok. Belki masonlar biliyordur.

Bunları yazarken aklıma, 2012 yılında olmalı TGRT ekranlarında Suriye veya Esad rejimi üzerine bir tartışma programının tarafı olduğum oturumda Marmara Grubundan Akkan Suver'in yaklaşımı geldi. O da ortak ve âli menfaatlerimiz adına Esad ailesinin veya rejiminin desteklenmesi gerektiğini savunuyordu. Esad da eminim öyle düşünüyor olmalı.

Bu onun şahsi fikirleri miydi yoksa grubu adına sesli olarak öyle mi düşünüyordu?

Orasını bilemem.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

YANLIŞ VE HAKSIZ İNTERNET PAYLAŞIMLARI

YANLIŞ VE HAKSIZ İNTERNET PAYLAŞIMLARI

dir. İnternet paylaşımlarındaki kaynak vermemek, metnin yazarını yazmamak, doğruluk olmadığ

MASONLAR VE ESAD AİLESİ

MASONLAR VE ESAD AİLESİ

Masonluk meselesi dallı budaklı bir mesele olduğundan ve yüksek dozda manipülasyon içerdiğind

OSMANLI DÜŞMANI BİR BARELVİ’NİN HEZEYANLARI

OSMANLI DÜŞMANI BİR BARELVİ’NİN HEZEYANLARI

Belki biraz garip gelecek ama peşinen söyleyelim ki anlatılan husus doğrudur. Stalin’in hocala

KADİROV:  KADİRİ-VEHHABİ KIRMASI 

KADİROV:  KADİRİ-VEHHABİ KIRMASI 

Ramzan Kadirov başkanlığındaki Çeçenlerin Suriye’den sonra Ukrayna’da da arz-ı endam etme

 İSLAM’IN DAHİLİ DÜŞMANLARI YA DA GÜNÜMÜZÜN YIKICI AKIMLARI

 İSLAM’IN DAHİLİ DÜŞMANLARI YA DA GÜNÜMÜZÜN YIKICI AKIMLARI

İhvan meşrepli Iraklı yazar ve düşünür Muhsin Abdulhamid, ‘ İslam’a Yönelik Yıkıcı

YİNE GÖÇ VAR

YİNE GÖÇ VAR

Türü: Hikâye (Otuz yıl önce bu günleri biz yazdık, yaşayanlar yorum yapsın) Aylardan Aral

BABAMI GÖTÜRMEYİN

BABAMI GÖTÜRMEYİN

Erzurumluydum. Erzurum’un Hınıs İlçesi’nin Göller Köyü’nde oturuyordum. Adım Ali’y

"İSLÂM DİNİ SAVAŞ VE TERÖR DİNİ MİDİR? YA DA KILIÇ ZORUYLA MI YAYILMIŞTIR?"

Muhterem Müslümanlar! Oryantalistlerin sürekli olarak İslâm dinini savaş ve terörle özdeşl

LATİN HARFLERİNİN KABULÜ VE HALK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

LATİN HARFLERİNİN KABULÜ VE HALK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

İnsana yazıyı kalemle öğreten ve ona (içinden geçenleri) düzgün bir şekilde ifade etmeyi

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-51

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-51

Muhammed Zahid Kevseri Şiilerin tarih boyunca Ezher’de gözleri olduğuna temas etmiştir. *Kahi

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-50

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-50

Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri zikzak çıkışlarıyla kendi misyonunu kendi imha etti. Şimdi b

Nâziât, 37-38-39

Azana ve dünya hayatını ahirete tercih edene, şüphesiz cehennem tek barınaktır.

GÜNÜN HADİSİ

Kim Müslümanlar arasından bir yetim alarak yiyecek ve içeceğine dahil ederse, affedilmez bir günah (şirk) işlememişse, Allah onu mutlaka cennete koyacaktır.

Tirmizi, Birr 14, (1918)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI