Cevaplar.Org

KURRA HAFIZ MEHMET GÜRGÜR HOCA EFENDİ (1937-2020 )

Mehmet GÜRGÜR Hoca Efendi 2 Mart 1937 yılında Dumlu Nahiyesine bağlı Akdağ köyünde dünyaya gelir.  1945 yılında henüz 8 yaşında babası İbrahim Hoca efendinin yanında hafızlığını bitirir. İbrahim Hoca Efendi tarafından Tashihi Huruf dersi okumak üzere İstanbul Beyazıt cami imamı, Reisü-l Kurra olan, Abdürrahman Gürses Hocaefendi’ ye gönderilir.


Kasım Kaplan

Kasim_kaplan@hotmail.com

2021-12-22 12:17:57

Mehmet GÜRGÜR Hoca Efendi 2 Mart 1937 yılında Dumlu Nahiyesine bağlı Akdağ köyünde dünyaya gelir. 1945 yılında henüz 8 yaşında babası İbrahim Hoca efendinin yanında hafızlığını bitirir. İbrahim Hoca Efendi tarafından Tashihi Huruf dersi okumak üzere İstanbul Beyazıt cami imamı, Reisü-l Kurra olan, Abdürrahman Gürses Hocaefendi' ye gönderilir.

Rahmetli babası da çok iyi bir hafızdı, son zamanlarında dahi, ilerlemiş yaşına rağmen teravihleri hatimle kıldırırdı. Öyle bir aşkla kıldırırdı ki cemaate farklı bir heyecan yaşatırdı. Yaklaşık 50 yıl önce hasbelkader bir teravih kılmıştım, hâlâ hatırlarım.

Zamanın en iyilerinden hatta belki de en iyisi olan Abdurrahman Gürses Hocaefendi'den İstanbul tariki üzerine derslere 1953 yılında başlar ve bu dersleri 1955 yılında icazetini alarak bitirir.

Sonra Mısır tariki üzerine ders veren, İstanbul uleması arasında "Meşhur Ayağı Kesik İsmail Efendi" olarak bilinen İsmail Bayram Hoca Efendi'nin talebesi olur. 1960 yılında Mısır tariki üzerine Hocaefendi'den icazet alır.

1960 yılında Erzurum'a döner. Caferiye Cami'nde imam hatip olarak göreve başlar. Mehmet GÜRGÜR Hoca Efendi Caferiye Camii'nde göreve başlayınca, Kuran ilmini yeni nesillere aktarma adına hemen çalışmalara başlar. Camii'nin yanında kullanılmayan odanın paslanmış eski kilidini kırarak işe başlar.

Açtığı odada taş ve toprak yığınları ile karşılaşır. Tonlarca toprak tahliye eder. Oraya sığınıp ölen kedi köpeklerin kemiklerinden de epeyce temizler. İçini burkan asıl hadise ise toprak yığınlarının altında onlarca el yazması Kuran-ı Kerim bulunmasıdır. Kuran-ı Kerimleri büyük bir hassasiyetle çıkarır. Bazılarının üzerinde ait oldukları camiler yazılıdır. Onları yerlerine iade eder. Kalanları camide muhafaza altına alır.

Parasızlıktan ve çevresini bu işe inandıramadığından kendisi tek başına çalışır. Toprak kaplı zemine ulaşınca çok sevinir ama yere serecek bir hasır bulamaz. Korkusundan kimse medreseye yardım edemez. Hayırseverlerden biri gece en ucuzlarından 3 adet hasırı medreseye atar.

"Hayırlı işlerin muzır manileri çok olur" derler. Hoca efendi'ye en büyük engeli diğer meslektaşı çıkarır. Cemaatin aklını karıştırır. "Bunlar tehlikeli işler" deyip vazgeçirmeye çalışır. Vazgeçiremeyince Hocaefendi'ye cemaat üzerinden baskı kurar. Bunda da muvaffak olamaz.

Mehmet GÜRGÜR Hocaefendi çok daraldığı o günlerde Bakırcı Muharrem'in kendisine çok destek olduğunu söyler. En büyük desteğin ise çocuğunu bu medreseye göndermeye korkanlara karşılık O'nun oğlu Osman'ı getirip medreseye kaydettirmesi olur. Böylece Osman Taşçıoğlu sonradan binlercesi yetişecek olan talebelerin ilki olur.

Caferiye camisinde medresenin dışında akşam namazlarından sonra üniversite öğrencileri ve gündüzcü gençlere talim dersleri verirdi. Öğrenciler caminin ortasında tam bir halka yapar ve sırayla okurlardı. Bunları derleyen de 2 yıl kadar devam etmiş, 'sübhaneke' duasına tam üç ayda geçebilmiştim. Elhamdülillah ki ona talebelik etmek nasib oldu.

Özellikle gece namazlarında onun kıraatiyle namazı eda etmek için çok kişi özellikle gelirdi.Cemaat daha çok üniversite hocaları, talebeleri ve eski talebeleri, hafızlardan müteşekkildi.

1982 yılında Erzurum Lalapaşa Camii imam hatibi emekli olunca, şehrin en büyük ve tarihi camisi olarak oraya alınır. Artık resmi olarak burada görevine devam eder. 

Lala Paşa Camii imam hatibi iken de aralıksız bir şekilde Caferiye Camii'ndeki mütevazı medresesinde hafız yetiştirmeye devam eder. 2002 yılında Lala Paşa Camii'nden emekli olur.

1960 yılından bugüne yarım asrı aşkın bir süre Caferiye Kur'an Kursu'nda aralıksız talebe yetiştirir. Hocamız bugün İmam Hatip, Müezzin-Kayyım, Müftü, Kur'an Kursu öğretmeni, İmam Hatip Lisesi meslek dersi öğretmeni, İlahiyat Fakültesi hocaları başta olmak üzere mübalağasız binlerce hafız yetiştirmiştir. Hocamız "Erzurum ekolü" olarak bilinen ekolün kurucusu sayılır.

Vazife hayatı boyunca binlerce hafız yetiştiren hocamız ilk talebelerini asla unutmaz. İlk hafızları İmam Hatip'ten Bahattin Kara, Osman Taşçıoğlu ve Şevket hocalara ayrı bir muhabbet duyar ve onları unutamaz. En hızlı hafızlık yapan talebesi Abdülkadir Özcan şu an Almanya'da imamlık yapıyor. Kursa başlayan her talabesini defter tutarak takip eden Mehmet GÜRGÜR Hoca Efendi, en kısa defteri Abdülkadir Özcan için tuttuğunu ve onun 6 ayda hafız olduğunu ifade ediyor.

Mehmet GÜRGÜR Hoca Efendi unutamadığı bir hadiseyi de şöyle anlatır: "40 sene evvel ihtiyar bir adam geldi. 65-70 yaşlarında idi. Bana "hocam ben hafız olmak istiyorum" dedi. Çok şaşırdım. "Sen yaşını başını almışsın, nasıl hafız olacaksın" dedim. Bana "bu seni ilgilendirmez, bana bir yer göster yeter" dedi. Hasırını ve yatağını beraberinde getirmişti. Çok ısrar edince kıramadım. Sonucunu merak ettiğim bir serüvene başladım. Getirdiği hasırın üzerine yatarak 7-8 ay boyunca burada kaldı. Her cüzden beşer sayfa ezberleyerek Kuran-ı Kerimi kısa sayılabilecek bir sürede hıfzetti. Dışarıya pek çıkmaz çok büyük bir gayret sarf ederdi.

Hafızlığını bitirmesine en az onun kadar bend e çok sevinmiştim. Bir gün çamaşır yıkatmak üzere izin aldı. Daha önce hiç yapmadığı kadar 2-3 gün hiç gelmedi. Çok merak ettim. Civarda pek tanıdığı olmayan ihtiyarı sağa, sola sordurdum. Medreseden ayrıldıktan bir gün son vefat ettiğini söylediler. Çok üzülmüştüm ama hafız olarak vefat ettiğinden dolayı o ihtiyar adına da çok sevinmiştim. Hafızlık yapmanın yaşı olmadığını, insanın isterse bunu kolayca başarabileceğini yaşı benden büyük o talebem bana öğretmişti."

Emekliliği olmayan bu meslekte hocamız halen sabah namazlarından sonra hemen medresesine koşar ve günü orda geçirir. Gelince ilk çayı koyar. Çocukların kahvaltılarını yıllardır olduğu gibi o hazırlar. Onlarla kahvaltı yaptıktan sonra derse geçer. Ders öğle namazına kadar sürer. Kur'an-ı Kerim'e yeni başlayanından tutun da, hafızlık yapana, onlarca talebeye ders vermektedir.

Talebeler öğle yemeklerini de medresede yerler. İkindiye kadar süren dersler, ikindi namazından sonra son bulur. Medrese bir iki yıl önce Kur'an Kursuna çevirip resmileştirdikten sonra oraya bir görevli verilir. Hocamız görevi boyunca haftalık bir günlük imam izni dâhil hiç izin kullanmadığı gibi, emekliliğini de görevli personel olmasına rağmen, vazifedeki bir personelin kat be kat daha fazlası gayret göstererek yeni nesil hocalara örnek olur.

2002 yılında Lalapaşa Camiinden de emekli hoca efendi bir müddet sonra yaşı ve kilosundan dolayı artık derslerini kendi evinde vermeye başladı.

Hocalıkta 56. Yılını geçiren Mehmet GÜRGÜR Hoca efendi arkasında kitaplara sığmayacak dolulukta bir hayat bırakmıştır. Mehmet Gürgür Hoca, 1 Şubat 2020 tarihinde sabah saat 06:40'ta Hakk'a yürüdü. Rabbimiz rahmetiyle muamele etsin. Allah (C.C) hayatını örnek almayı hepimize nasip etsin..

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

KURRA HAFIZ MEHMET GÜRGÜR HOCA EFENDİ (1937-2020 )

KURRA HAFIZ MEHMET GÜRGÜR HOCA EFENDİ (1937-2020 )

Mehmet GÜRGÜR Hoca Efendi 2 Mart 1937 yılında Dumlu Nahiyesine bağlı Akdağ köyünde dünyaya

ŞEYH MUHAMMED HAFİD (1928-2001)

ŞEYH MUHAMMED HAFİD  (1928-2001)

Şeyh Muhammed Hafid hazretleri, dedesi ‘Hazret’ namıyla bilinen Muhammed Ziyauddin hz.'nin ve

ABDULĞAFUR HAS EFENDİ(1936-2007)

ABDULĞAFUR HAS EFENDİ(1936-2007)

Abdulgafur HAS Hocaefendi 1936 yılında Çat ilçesi Babaderesi köyünde dünyaya geldi. Soyu sils

BABADERELİ SEYYİD AHMED EFENDİ(1890-1977)

BABADERELİ SEYYİD AHMED EFENDİ(1890-1977)

Babadereli Seyyid Ahmed Efendi, Seyyid Molla Resul Efendi’nin oğludur. 1890 yılında, ailesinin

MEHMED KIRKINCI HOCAEFENDİ

MEHMED KIRKINCI HOCAEFENDİ

1928 yılında Erzurum ili, Aziziye ilçesinin Güllüce(Eski ismi; Paşaki) köyünde doğdu.

MOLLA MUHAMMED CELALÎ

MOLLA MUHAMMED CELALÎ

On dokuzuncu asrın ikinci yarısında Bayazıt Sancağının önde gelen âlim ve müderrislerinde

MOLLA MUHAMMED KASORÎ

MOLLA MUHAMMED KASORÎ

Molla Muhammed Kasorî, Cumhuriyet döneminde Ağrı’da yetişen seçkin âlim ve mutasavvıflarda

MOLLA ABDÜLKADİR NADİR AZÎZÎ

MOLLA ABDÜLKADİR NADİR AZÎZÎ

{Ağrılı âlim ve mutasavvıf} Tam adı Abdülkadir Nadir b. Ali b. Şano b. Ali’dir. Ailesi

SEYDA MOLLA HASİP SEVEN (KS)(1917-1994)

SEYDA MOLLA HASİP SEVEN (KS)(1917-1994)

1917 yılında Siirt'in Kurtalan ilçesine bağlı, Zokayt (Kayabağlar) nahiyesinde dünyaya geldi.

MÜDERRİS MOLLA MUSA CELÂLÎ (GEÇİT) HOCA

MÜDERRİS MOLLA MUSA CELÂLÎ (GEÇİT) HOCA

Şeyh Ahmed-i Hânî çığırının devamcısı sayılan Molla Mahmûd-i Beyâzidî, Molla Muhammed

ŞEYH ASIM EFENDİ

ŞEYH ASIM EFENDİ

Şeyh Alauddin’in üçüncü oğlu olup, Hicri 1341 yılının Mart ayında Ohin’de dünyaya gel

Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.

Necm,28

GÜNÜN HADİSİ

Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.

Müslim, 2318

TARİHTE BU HAFTA

*Hac'da Tünel Faciası 1426 Ölü(2 Temmuz 1990) *Cezayir İstiklale Kavuştu(3 Temmuz 1962) *Barbaros Hayreddin Paşa Vefat Etti(4 Temmuz 1546) *İstanbul'da Matbaa Açılmasına Padişah İradesi(5 Temmuz 1727) *Mukaddes Emanetler Sultan Selim'e Teslim Edildi.

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI