Cevaplar.Org

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-49

Şeyh Tosun(Muzaffer Özak’ın ABD halifesi) Bu cami, mescit düşmanlıklarının canlı şahitlerinden birisi Muzaffer Ozak Hocanın yadigarlarından Amerikalı Şeyh Tosun, Bekir Bayraktaroğlu’nun bizzat yaşadıklarıdır. New York’ta bir cami, Cerrahi dergahı yapımı sırasında JR, Boby gibilerinin yer aldığı Dallas dizisine taş çıkartan sahnelerle karşılaşırlar. Bu yönüyle bu hikaye iyi bir televizyon dizisi bile olabili


Mustafa Özcan

mustafaahmetozcan@gmail.com

2021-09-30 18:32:46

Şeyh Tosun(Muzaffer Özak'ın ABD halifesi)

Bu cami, mescit düşmanlıklarının canlı şahitlerinden birisi  Muzaffer Ozak Hocanın yadigarlarından Amerikalı Şeyh Tosun, Bekir Bayraktaroğlu'nun bizzat yaşadıklarıdır. New York'ta bir cami, Cerrahi dergahı yapımı sırasında JR, Boby gibilerinin yer aldığı Dallas dizisine taş çıkartan sahnelerle karşılaşırlar. Bu yönüyle bu hikaye iyi bir televizyon dizisi bile olabilir. Bir Yahudi avukat, örgütlediği mahalle sakinleri ve Yahudi olan semt belediye başkanı cami faaliyetlerini 9 yıl askıda tutar. Yahudi avukat Şeyh Tosun ve cemaati tam 9 yıl boyunca oyalar ve emellerinin önüne geçer. Ancak kanser hastalığı yakalandıktan ve vefat ettikten sonra cami projesinin yakasını bırakır. Bunun üzerine olur alabilirler ve cami gün yüzüne çıkar. Ötesi berisi semte bir cami inşa etmektir. Yahudi avukat ve Yahudi semt sakinleri bihakkın İslam aleyhtarı olduklarını bu halleriyle ispat ederler. Sonuçta bütün engellemeler sonrasında cami inşaatı tamamlanır. İş açılışa gelir. 1990 yılında camilinin açılışı için merhum Safer Baba'yı da çağırırlar.

 Nezaket icabı ve onun ötesinde komşuluk hakkı için Yahudi hahamlarını ve Hıristiyan papazları da davet ederler. Bununla birlikte papazlar davete icabet ederken hahamlar oralı olmaz. İki adım öteye cami açılışına gelmezler. Yahudi aleyhtarı olmadığı halde Şeyh Tosun Yahudilerin İslam aleyhtarlıkları ve düşmanlıkları ile karşılaşır. Bosna harbinde mazlum Boşnaklara yardım için seferber olur. Soros Vakfından 35 bin dolar yardım alırlar, kendi topladıkları yardımlarla birlikte bunu da Boşnaklara ulaştırır. Lakin Soros Vakfı doğru adrese ulaştırılmadığı gerekçesiyle bu paraları Şeyh Tosun ve arkadaşlarından geri tahsil etmek ister. Vakfı zar zor ikna ederler ve şeyh Tosuun sonrasında bu tür vakıflardan yardım almamak üzere kendisine ve Allah'a söz verir.

Truman(ABD eski başkanlarından)

İkinci Dünya Savaşının akabinde Harry S. Truman İsrail yükünü omuzuna aldı ve küresel kefili oldu. Truman'ın iki temel günahı ve sapması var; Japonya'ya karşı nükleer silah kullanmak ve ABD'yi İsrail'in hâmisi yapmaktır.

Turgut Özakman( Ulusalcı yazar)

Çanakkale ile alakalı birinci okuma biçimi kendi değerlerimize bağlı okuma biçimidir. Mehmet Akif'den Mehmet Niyazi Özdemir'e kadar milli şuura bağlı yazarlar meseleyi bu mecrada, zeminde eğilmişlerdir. İkinci okuma biçimi ise İttihatçılardan Kemalistlere uzanan okuma biçimidir. Son örneğini Turgut Özakman'ın yazılarında görmek mümkündür.

Turgut Özal

Özal döneminde Köşk'ün bir prensleri vardı bir de gözdeleri. Adnan Kahveciler gibiler Özal'ın prenslerini temsil ediyorlardı. Buna mukabil Semra Özal'ın papatyaları vardı. Bir de Özal'ın gözdeleri oldu. Cengiz Çandar ve Ertuğrul Özkök bunlar arasındaydı. Bunların Özal'la ilişkileri 'Tak Şak Paşa'nın Tansu Çiller'le ilişkisini anlattığı düzeyde idi.

*Böyle bir talihsizlik merhum Özal'ın da başına da gelmiştir. Habertürk'te ekrana gelen 'Öteki Gündem' programında 8. Cumhurbaşkanı Merhum Turgut Özal'la ilgili olarak ilginç bir gerçek ortaya çıktı. Programda, yakın çalışma arkadaşları Eski Bakan Halil Şıvgın ile merhum araştırmacı yazar Aytunç Altındal, Özal ile ilgili ilginç bilgiler teati etti. Bunlardan biri de "Bir koyup üç alacağız" sözünün Turgut Özal'a ait olmadığıydı. Turgut Özal'ın Körfez Savaşı'nın yaşandığı dönemde Türkiye'nin Irak politikası için "ABD'nin Irak'a girmeye çalışıyor" eleştirilerine yönelik olarak "Bir koyup üç alacağız" dediği biliniyordu. Özellikle de muhalefet bu sözü onun ağzından aktarıyordu. Bilhassa Demirel. Özal döneminin Sağlık Bakanı olan Halil Şıvgın bu bilgiyi yalanlayarak, o sözün kime ait olduğunu da söyledi. "Bir koyup üç almak" sözünün ABD'li büyükelçi tarafından söylendiğini açıklayan Şıvgın şöyle konuştu; "ABD'li büyükelçi, bizim arkadaşımız Vehbi Dinçerler'e söyledi o sözü. Arkadan yetişen gazeteciler diyorlar ki "Elçi size ne dedi?"... Arkadaşımız da cevap veriyor, "Ya bir koyup üç alacaksınız, niye hâlâ Özal girmiyor bu işe"...

Uğur Mumcu

Uğur Mumcu da ağzına içki sürmeyen solcu aydınlardan birisiydi. Bu haddi zatında iyi bir haslet olsa da, fikirlerini veya eylemlerini aklamaz.

Ulubatlı Hasan

Kimilerine göre Ulubatlı Hasan da meçhul veya anonim bir kimliktir. Gerçekten de İstanbul'un fethinde kim bilir kaç anonim Ulubatlı Hasan toprağa düşmüştür.

Urabi Paşa(Mısırlı İsyancı)

Mehmet Ali Paşa'dan sonra ikinci kalkışma Urabi (Arabi Paşa) kalkışmasıdır ve bu da Ömer Mekrem'in kalkışması gibi yanlış olmuş ve yanlış sonuçlar vermiştir. Muhammed Abduh gibilerinin de destek verdiği bu isyan veya kalkışma hareketi Mısır'a düşmanı taşımış ve celbetmiştir. "Acemi çoban sürüye kurt dadandırır" derler. Netice itibarıyla, Urabi Paşa'nın zamansız ve yersiz kalkışması en iyi arama macerasında en kötüye vesile olmuştur. İngilizlerin Mısır'a yerleşmelerine netice vermiştir. Mısır merkezden ayrılarak merkezi zayıflattığı gibi, kendisi de kurtlar sofrasına yem olmuş ve İngilizlerin kucağına düşmüştür. Urabi Paşa ve adamları yaptıkları taşkınlıktan sonra pişman olsalar da, iş işten geçmiştir.

*Mr. Wilfrid Blunt, Cemaladdin Afgani ve Muhammed Abduh'un hatırlı dostları arasındadır. Aynı zamanda Ahmet Urabi Paşa'nın da fikir babası idi. Ahmet Urabi Paşa bu üçlü tarafından kışkırtılmış veya en azından cesaretlendirilmiş ve ayaklanmaya itilmiştir. Bunun üzerine Urabi Paşa isyanı İngiliz işgalinin hazırlayıcısı veya bahanesi olmuştur. İngilizlerle girmiş olduğu çatışmaları kaybetmiş ve Mısır bu suretle İngilizlerin eline düşmüştür. Hidiv İsmail ve Urabi Paşa Mısır'ı Türklerden kurtarayım derken İngilizlerin kucağına itmişlerdir. Bunun arkasında Mithat Paşa da vardır. Bundan dolayı Ahmet Emin, Islah Liderleri (Zuamau'l Islah) adlı kitabında bütün bu zümreyi bir araya getirmiştir..

Mevlana Vahidüddin Han

Hindistanlı allame Vahidüddin Han asrın dışında yaşayan insanın asra bir hitabı ve sözü olmayacağını söyler. Sözünde gayet haklıdır. Müslüman sadece dünle değil bugünle ve yarınla da konuşur. Mesele, asrın içinde erimek değil ona agâh olmaktır.

* Hindistanlı allame Vahidüddin Han asrın dışında yaşayan insanın asra bir hitabı olmayacağını söylemiştir. Bu asrın içinde erimek değil, ona agâh olmaktır.

Vecdi Guneym(İhvan alimlerinden)

Yeryüzü onun için bir sürgün yeri. Amr Halit gibi sürgündeki davetçi ve tebliğcilerden olan lakin Amr Halit'ten farklı olarak Müslüman Kardeşler çizgisinde kalan Vecdi Guneym, 2008 yılında Bahreyn'den uzaklaştırıldı. Güney Afrika ve İngiltere gibi ülkeleri dolaştı ve ardından bu ülkeden de İngiliz başbakanlarının konuştuğu dille terör vaizi olduğu ve teröre kışkırttığı bahanesiyle sınır dışı edildi. Londra da yüzüne kapandı. Yemen, Malezya derken son göç durağı Katar oldu. Körfez ülkelerine ilaveten Mısır'ın sıkıştırması sonucu bu ülkede de kalamadı.

Veliyullah Dehlevi

 İmam Rabbani'nin yolundakilerden ya da muakiplerinden Şah Veliyullah Dehlevi bu meseleyle hassaten ilgilenmiş ve hulefa-i raşidinin hilafetlerine Kur'an'la istidlal etmiştir. Bu yolda yazmış olduğu İzaletü'l Hafa isimli eserini Farsça kaleme almıştır ve kitap bilahare iki cilt halinde Arapçaya da çevrilmiştir. Tuhfetü İsna Aşeriyye aynı zamanda Şii tehlikesine karşı Müceddidiye ekolünün kaleme aldığı eserlerden birisidir. Günümüzde İran'da Nasır Subhani de Şah Veliyyullah çığırından giderek yine ayetlere dayanarak Şiilerin imamet tezini çürütmekte ve Sünni hilafet tezini ispat etmektedir. 

Victor Hugo

Victor Hugo, Daniel Defoe, Rudyard Kipling gibi aydınlar sömürgeciliğin mızrak ucu olmuşlardır. Halil Halid Bey ' Türk Hakimiyeti ve İngiliz Cihangirliği' kitabında aydınların bu olumsuz rolüne değinmiştir. Bunlardan bir kısmı Şark husumeti ve nefretini canlı tutmuş hatta kışkırtmıştır. Victor Hugo gibiler Hıristiyanlık dürtüsüyle ve taassubuyla Osmanlı husumeti aşılamışlardır. Böylece aleyhte kamuoyu oluşturmuşlar ve bu düşmanlık hisleriyle meşbu kamuoyları İslam dünyasına yönelik akınların yakıtı olmuşlardır. Arap kaynaklarında Butros Nasık olarak anılan Pierre L'Ermite (Piyer Lermit) gibi kışkırtıcı papazların yerini sömürgecilik döneminde Victor Hugo gibi aydınlar almıştır.

Wolfowitz(ABD)

Neoconların da şahinlerinden olan Karanlıklar Prensi Wolfowitz Irak işgali sırasında hedeflerini şöyle faş etmişti: "Irak taktik hedefimizdir. Suudi Arabistan ise stratejik hedefimizdir. Mısır ise büyük ödül…"

Voltaire

 Fransa'nın islamofobi geçmişine baktığımızda 1694-1778 yılları arasında Fransa'da yaşamış ve Fransız devrimine giden aydınlanma hareketinin önemli isimlerinden biri olmuş Voltaire karşımıza çıkar. Dine ve monarşiye karşı beslediği düşmanlıkla, Batı'nın şu anki olumsuz İslam imajının zihinlerde oluşmasına fikirleriyle katkı yapmış ve Hz.Muhammed'e ve İslamiyete dil uzatan 'Fanatizm veya Muhammed Peygamberin Hayatı (Mahomet ou le Fanatisme)' isimli bir tiyatro oyunu yazmıştır. Sanırım Charlie Hebdo'nun çizerlerinin atası Voltaire olsa gerek .

Yalçın Doğan(Gazeteci)

Şevket Kazan'ın kaleme aldığı "Refah Gerçeği" kitabının 3. cildinin 395. sayfasında da açıkça ifade edildiği gibi "İmam Hatip okullarının Refah Partisi'nin arka bahçesi" olduğu iddiasını ilk defa ortaya atan kişi Milliyet (şimdi Hürriyet) gazetesi yazarlarından Yalçın Doğan'dır. (13.11.1996 Milliyet). Yalçın Doğan ilginç bir kişiliktir ve bir defasında Milli Görüş'ün Mekke'de 27 bin militan eğittiğini ileri sürmüştür. Hâlbuki Suud otoriteleri Mekke'de üç kişinin bile bir araya gelmesinden ürkerler. 27 bin kişiyle hanedanlığın yıkılacağı vehmine kapılırlar. Aynı adam 28 Şubat sürecinde de Necmettin Erbakan ile Fethullah Gülen'i karşı karşıya getirmeye çalışmıştır..

Yaser Arafat

 Arafat ve arkasında bıraktığı anlayış eski Ankara valilerinden Nevzat Tandoğan'ın yaklaşımını akla getiriyor. Bu yaklaşım şudur: "Bu memlekete komunizm gelecekse onu da biz getiririz. Solculara gerek yoktur." Filistin yönetimi de şöyle diyor: "İhanet gerekirse onu da biz yaparız. İlaveten hainlere gerek yoktur. Hainlikte kimsenin bizimle yarışmasına izin vermeyiz. İhanet gerekirse bunu biz yaparız, başkalarına izin vermeyiz. Zira ihanet sonuç itibarıyla maddi getirisi, manevi götürüsü olan bir eylemdir.

*1983 yılında Lübnan'dan Tunus'a sürülen Arafat ve arkadaşları 1994 yılında Gazze ve Batı Şeria'ya döndü. Bununla birlikte hem İsrail hem de uluslar arası sistem Arafat ve arkadaşlarını ehlileştirmeye çalıştı. Arafat Batı Şeria ve Gazze'ye dönüşünden sonra 10 yıl kadar bölgeyi yönetti. 2004 yılı tam bir felaket yılı oldu. Hem Arafat hem de Ahmet Yasin gibi tarihi liderler bir biçimde tasfiyeye uğradılar.

-devam edecek-

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

LATİN HARFLERİNİN KABULÜ VE HALK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

LATİN HARFLERİNİN KABULÜ VE HALK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

İnsana yazıyı kalemle öğreten ve ona (içinden geçenleri) düzgün bir şekilde ifade etmeyi

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-51

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-51

Muhammed Zahid Kevseri Şiilerin tarih boyunca Ezher’de gözleri olduğuna temas etmiştir. *Kahi

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-50

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-50

Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri zikzak çıkışlarıyla kendi misyonunu kendi imha etti. Şimdi b

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-49

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-49

Şeyh Tosun(Muzaffer Özak’ın ABD halifesi) Bu cami, mescit düşmanlıklarının canlı şahitl

TALİBAN ÜZERİNDEN ZIT ETKİYİ DALGALANDIRMAK

TALİBAN ÜZERİNDEN ZIT ETKİYİ DALGALANDIRMAK

Türkiye’de Taliban’a her kesimden karşı olanlar var. Karşı kampanyalar sayesinde savunmak d

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-48

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-48

Taha Akyol Taha Akyol hukukun batılılaştırılmasını savunduğu gibi, Charlie Hebdo saldırıl

BUTİ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?

BUTİ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?

Buti neden öldürüldü?’ sorusu yıllardan beri zihnimi kurcalıyor. Mukni ve net bir cevabını

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-47

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-47

Sistani(Şii Molla) Sistani de veliyi fakihe tabi olmadığı halde, geleneksel Şia doktrini için

BU VATAN BİZİM

BU VATAN BİZİM

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla... Din ve devlet kelimelerinin geçtiği her yerde muhakkak

MÜJDELER OLSUN SANA EY KAHRAMAN TÜRK HALKI

MÜJDELER OLSUN SANA EY KAHRAMAN TÜRK HALKI

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla... Gün birlik günü, zaman birlik zamanıdır. Sağcısıy

KURBAN BAYRAMI’NDA HAYATI ANLAMAK

KURBAN BAYRAMI’NDA HAYATI ANLAMAK

Hayat önemlidir. Hayatın mahiyetini keşfetmek de önemlidir; fakat bunu anlayabilmek çok zordur,

İnkâr edenler, Allah'ın yolundan ve -yerli, taşralı- bütün insanlara eşit (kıble veya mâbed) kıldığımız Mescid-i Harâm'dan (insanları) alıkoymaya kalkanlar (şunu bilmeliler ki) kim orada (böyle) zulüm ile haktan sapmak isterse ona acı azaptan tattırırız.

Hac,25

GÜNÜN HADİSİ

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.

Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI