Cevaplar.Org

SALAVAT GETİRMENİN FAZİLETLERİ


Ali Demirel

alicandemirel@hotmail.com

2002-10-06 23:46:21

İnsanlığın İftihar Tablosu Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bize, hem bu dünya hem de öte dünya saadeti veren dinimiz İslam’ın yanılmaz ve yanıltmaz rehberidir. O’na çok şey borçluyuz. Bu borçluluğun bir ifadesi olarak Efendimiz’i her zaman hayırla yâd etmek ve O’na salât ü selam getirmek her Müslüman için ihmal edilmemesi gerekli olan mühim bir vazifedir. Salât kelimesi, Peygamberimiz’e (s.a.s.) yapılan duâ, istiğfar ve rahmet gibi anlamlara geliyor. Selam malum olduğu üzere, muhatabına sağlık ve esenlik dileklerini sunma ameliyesidir. Günlük dilde daha çok kullandığımız salavat ise, salât kelimesinin çoğuludur. Allah, “Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygamber’e hep salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir içtenlikle selâm verin.” (Ahzab, 33/56) buyurarak bizlerden Efendimiz’in (s.a.s.) ismini andığımız zaman salavat getirmemizi istiyor. Bu ayetten hareketle alimlerimiz Allah Rasulü’nün (s.a.s) isminin geçtiği yerde bir defa salât ve selâm getirmenin vacip olduğunu, isminin tekrar edilişi sayısınca ise salavat getirmenin müstehap olduğunu söylemişlerdir. Esasen hayatı boyunca ümmeti üzerine titreyen Efendimiz’in (s.a.s.) adı zikredildiğinde bu işi hafife almadan, salât ü selam getirmeyi bir ibadet neşvesi içinde yerine getirmeliyiz. Her ne kadar alimlerimiz müstehap olarak görse de O’nun isminin söylendiği veya yazılı olduğu her yerde ihmal göstermeden salât ü selam getirmeyi bir vazife olarak görmeliyiz. Nitekim geçmişe baktığımızda Allah Rasulü’nü (s.a.s.) en iyi tanıyan sahabinin ve onların arkasından gelen ilim ve irfan sahibi kimselerin sözleriyle, hal ve tavırlarıyla O’na çok engin bir saygı gösterdiklerini ve Hz. Peygamber’in (s.a.s.) adı ne kadar çok anılırsa anılsın, her anıldıkça, “sallallahu aleyhi ve sellem” dediklerini görüyoruz. Eskiler, salât ü selamı teşvik eden âyet ve hadîslerden hareketle birbirinden güzel salavat örnekleri ortaya koymuşlardır. “Delâilü’l-hayrât” ve “Delâilü’n-nur” en bereketli salavat örneklerinin bir araya getirildiği önemli eserlerdendir. Bu eserlere baktığımızda “Salât-ü Münciye”den, “Mişşîşiye”sine ondan “Tıbbu’l-kulûb”una kadar en kapsamlı salât ü selâmlarla hep Efendimiz’in (s.a.s.) anıldığını görürüz. Biz de yazımızın sonunda günümüze kadar gelen ve müslümanlar tarafından en çok bilinen ve okunan salât ü selamlardan örnekler sunacağız. Efendimiz'e salât ve selâm getirmenin önemini vurgulayan pek çok hadis-i şerif rivâyet edilmiştir. Bu hadisleri okuduğunuzda Allah Rasulü’ne salât ü selam getirmenin ne kadar önemli olduğunu anlayınca belki de çok şaşıracaksınız. Şimdi önemine binaen bu hadislerden bazılarını madde madde verelim: 1. “Kim bana bir defa salât getirirse, Allah da ona on salât getirir ve on günahını affeder; on derece yükseltir.” (Nesei, Sehv, 55) 2. “Yeryüzünde Allah'ın seyyah melekleri vardır. Onlar ümmetimin selâmını (anında) bana ulaştırırlar.” (Nesei, Sehv, 46) 3.“Kim bana tek bir defa salât u selâm getirirse, Allâh da ona on defa salât eder.” (Dâvud, Vitr, 26; Dârimî, Rikâk, 58) 4. “Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salavat edendir.”43 “Gerçek cimri, yanında anıldığım hâlde bana salavat etmeyendir.” (Tirmizi, Daavât, 110) 5. Bir gün Resûlullah sevinçli olarak geldi. Kendisine: “Sizi sevinçli görüyoruz!” denilince, şöyle buyurmuşlardır: “Bana melek geldi ve şu müjdeyi verdi: “Ey Muhammed! Rabb'in diyor ki: “Sana salât eden herkese benim on rahmette bulunmam, selâm eden herkese de benim on selâm etmem sana (ikram olarak) yetmez mi?” (Nesei, Sehv, 55) 6. “Allah benim için iki melek görevlendirmiştir. Ben bir müslümanın yanında anıldım da bana salavat getirdi mi, mutlaka o iki melek ona: “Allah seni bağışlasın” derler. Allah Teâlâ ve diğer melekleri de o iki meleğe cevap olarak: “Amîn” derler. Bir müslümanın yanında adım zikrolunduğunda da bana salavat getirmedi mi, mutlaka o iki melek: “Allah seni bağışlamasın.” der. Yüce Allah ve öteki melekler de o iki meleğe cevaben: “Amîn” derler.” (Heysemî, Mecmeu'z-Zevâid, 10/164-166) buyurmuşlardır. Salât u selâm'ın Peygamberimiz’e ve bize olmak üzere iki yönü vardır: Bizim Allah Rasulü (s.a.s.) için getirdiğimiz salavat, Allah'ın, peygamberinin kendi katındaki değerini artırması içîn bir dua mahiyetindedir. Bu vesileyle bizim dualarımızla Efendimiz’in (s.a.s.) mertebesi devamlı olarak yükselmektedir. Burada hemen şunu ifade edelim ki, Allah Rasûlü’ne (s.a.s.) yapılan salât ü selam, onun aslında salâta olan ihtiyacından dolayı değildir. Bu, ancak O’na duyulan saygı, sevgi ve hürmeti ifade etmek içindir. Salavatın mü'minlere bakan yönü de kulu Allah'a yakınlaştıran vesilelerden birisi olmasıdır. Nebiler Serveri’ne (s.a.s) bol bol salavat getiren bir kul, Efendimiz’e (s.a.s.) dolayısıyla da Allah’a yaklaşmış olacaktır. Nitekim “Ona yaklaşmaya vesile arayın” (Mâide, 5/35) ayeti, Allah’a yaklaşmak için vesileleri kullanmamızı emretmektedir. İşte Efendimiz’e (s.a.s.) getirdiğimiz salat ü selamlar bizi Allah’a yaklaştıran önemli vesilelerdendir.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

KUR’AN’IN ANLAŞILMASINDA SÜNNETİN YERİ-2

KUR’AN’IN ANLAŞILMASINDA SÜNNETİN YERİ-2

2. Açık Olmayan Ayetlerin Varlığı Kur'an-ı Kerim, bizzat kendisi, âyetlerini "muhkem" ve "m

Ey insanlar! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; Allah'tan başka size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı var mı? O'ndan başka tanrı yoktur. Nasıl oluyor da (tevhidden küfre) çevriliyorsunuz!

Fatır, 3

GÜNÜN HADİSİ

“Âdemoğlu, kurban bayramı gününde kan akıtmaktan daha sevimli bir amelle Allâh’a yaklaşabilmiş değildir.

İ. Mâlik, Muvatta’, Kur’an 24; Tirmizî, Edâhî, 1; İbn-i Mâce, Edâhî, 3)

TARİHTE BU HAFTA

*Uyvar Kalesi Fethedildi.(24 Eylül 1663) *Niğbolu Savaşaı Kazanıldı.(25 Eylül 1396) *Birinci Viyana Kuşatması(27 Eylül 1529) *Preveze Deniz Zaferi(28 Eylül 1538) *Demokrat Parti Kapatıldı(29 Eylül 1960)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI