Cevaplar.Org

ALLAH’A BİLGİSİZLİK İSNAT ETMENİN HÜKMÜ

Muhterem müslümanlar! Daha önceki yazılarımızda, mealci ve sünnet inkarcılarının “Kur’an bize yeter” sloganı altında, şer’î bilimleri tasfiye ettikten hemen sonra Kur’an’a saldıracaklarını; Kur’an’ı tahrif, tezyif ve tebdil etmek için hamle yapacaklarını söylemiştik. Bunu söylerken elbette gaybı bildiğimizi, gavs-ı azam olduğumuzu, kalbimize üfürüldüğü, rüya gördüğümüzü veya ilham aldığımızı


Seyda Musa Geçit Hocaefendi

musa_bazid04@hotmail.com

2021-05-22 20:06:39

Muhterem müslümanlar!

Daha önceki yazılarımızda, mealci ve sünnet inkarcılarının "Kur'an bize yeter" sloganı altında, şer'î bilimleri tasfiye ettikten hemen sonra Kur'an'a saldıracaklarını; Kur'an'ı tahrif, tezyif ve tebdil etmek için hamle yapacaklarını söylemiştik. Bunu söylerken elbette gaybı bildiğimizi, gavs-ı azam olduğumuzu, kalbimize üfürüldüğü, rüya gördüğümüzü veya ilham aldığımızı iddia etmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, bu bayat şeytani numaraların tarihsel süreç içerisinde defalarca ümmetin başına geldiği bilgisine dayanmaktadır.

Bu yazımızda ise, fitne odağının ikinci iftirası olan "Allah'ın geleceği bilmediği" şeklindeki hezeyanı hakkında olacaktır. Fakat delilleriyle bu hezeyanı çürütmenin daha kalıcı olacağı inancıyla diyoruz ki:

Kur'an'ın bizzat kendisi 21 âyette bu hezeyanı yalanlamakta ve Allah'ın "her şeyi hakkıyla bilen" olduğunu beyan etmektedir. Aslında bu taifeye verilecek tek cevap "Hani Kur'an size yetiyordu" şeklindeki bir sorudur. Çünkü Bakara 29, 231, 282; Nisa 32, 176; Maide 7, 97; Enam 101, Enfal 75, Tevbe 115; Nur 35, 64; Ankebut 62, Ahzab 45, 54; Şura 12; Fetih 26; Hucurat 16; Hadid 3; Mücadele 7; Teğabun 11 âyetleri buna delildir.

Bu hezeyanın sahipleriyle mukayese edilmeyecek kadar muttaki olan tefsir bilginleri, ilimleri gibi inançları da kötürüm olan bu taifeyi yüzyıllar önce susturmuştur. Beydavi tefsirine şerh yazan Şihab şöyle demektedir: "Allah'ın her şeyi kusursuz ve en güzel şekilde yaratmış olması, O'nun ilminin cüzi ve külli bütün bilgileri kapsadığına ve yaratmadan önce de bu bilgiye sahip olduğuna kanıttır. Bu nedenle kelamcılar, nasıl ki bir mimar bir inşaatın tasarımını yapmadan önce neyin nerede olacağını biliyorsa Allah'ın da ezelden ebede kadar her şeyi bilmesi daha evladır demişlerdir." (Şihab ala el-Beydavi, c. 2, s. 117)

Âl-i İmran suresi 140-142 âyetlerinde bahsi geçen "Allah iman edenleri bilsin diye" ibaresine tutunmaya çalışan bu sapkın güruh, Allah'ın geleceği bilmediğini saçmalamışlardır. Oysa şafiilerden Beydavi, hanefilerden Nesefi, mutezileden Zemahşeri bu âyeti yorumlarken Allah'ın "her şeyi önceden yani daha meydana gelmeden bildiğini, iman edenleri iman etmeyenlerden ayırmak ve her kesime amellerinin karşılığını vermek için imtihana tabi tuttuğunu" belirtmişlerdir.

Bu iftirayı tarihsel süreç içinde dillendirenler, o dönemin alimlerinden cevaplarını almışlardır. Bugün aynı iftirayı dillendirenlere karşı, yeni bir söylem geliştirmeye ihtiyaç yoktur. Çünkü şahıslar ve zaman periyotları değişmişse de iftiranın mahiyeti değişmemiştir. Kelamcılardan İmam Eşari "Küçük bir grup müstesna, rafızilerin çoğu Allah'ın bir şey meydana gelmeden önce mahiyetini bilmediğini beyan etmektedirler" derken aslında isim değişikliğine uğrayan günümüzün sapkın ekolünü tarif etmektedir. (Makalat'ul-İslâmiyyin, s. 280)

Hasan Basri de bu ekole cevap verirken "Allah'ın her şeyi oluşmadan önce bildiğini, Allah nezdinde malum olan bu bilginin muhatap olan insana ulaşmasıyla insanın test edildiğini" beyan etmiştir. (Kesteli, s. 84)

Allah, geçmiş kavimlere ait bilgi verirken tahrif edilen semavi kitaplara aykırı bazı detaylar vermektedir. Ayrıca Allah Hz. Peygamber (s.a.v)'e "Allah seni insanlara karşı korumaktadır" derken suikastlere karşı korumalı olduğunu bildirmiş; bu bilginin doğruluğu süreç içinde ortaya çıkmıştır. Yani bu da Allah'ın gaybı bildiğinin bir delildir. Diğer taraftan, Allah Roma'nın yenilgiden sonra galip geleceğini, Velid b. Muğire ile Ebu Leheb ve eşinin müslüman olmadan öleceklerini bildirmiş olması; bu olayların Allah'ın bildirdiği şekilde cereyan etmiş olması Allah'ın gaybı bildiğinin en kesin delilleridir.

Allah'ın Mekke'nin fethini önce bir rüyayla Hz. Peygamber (s.a.v)'e bildirmesi, daha sonra âyet indirerek bunu ilan etmesi ve ileriki yıllarda bunun gerçekleşmesi de başka bir delildir. Nahl suresinde geçen "Binek ve süs aracı olarak kullandığınız at, katır ve eşeklerin yanı sıra Allah bilmediğiniz nice şeyleri yaratmaktadır" âyetine baktığımızda gerçekten de bindiğimiz motorlu, motorsuz ve nice araçların Allah'ın birer bahşişi olduğunu anlar ve şükranlarımızı sunarız. Bunca delilden sonra iki gaybi ihbardan da bahsetmek istiyorum: Allah, Hz. Peygamber (s.a.v)'e yıllar sonra insanların kendisine doğru akın edeceğini ve zafere ilerleyeceğini Nasr suresiyle bildirmiş; olay aynen gerçekleşmiştir.

Allah, Kasas suresinde Hz. Peygamber (s.a.v)'e endişelenmemesini, Kur'an'ı kendisine indirdiği gibi Kur'an'ın amaçlarına da ulaştıracağını bildirmiş; olay aynen gerçekleşmiştir. "Kur'an bize yeter." sloganı altında yeryüzünü fesada boğanlar da gayet iyi bilirler ki Allah Peygamber (s.a.v)'e "acele atme, biz Kur'an'ı indirip derleyip toplayıp koruyacağız" derken Kur'an yazılı değildi ve bugün o Kur'an yazılı olarak elimizdedir.

Dualarınızda bizi unutmamanız dileğiyle, Allah'ın selamı ve hidayeti üzerinize olsun.

Kardeşiniz Molla Musa Celali

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.

Fussilet, 46

GÜNÜN HADİSİ

Allah ister ki,biriniz bir iş yaptığı zaman onu en güzel ve en sağlam bir şekilde yapsın.

Buhari

TARİHTE BU HAFTA

*Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın Şehit düşmesi (19 Ağustos 1691) *Mescid-i Aksa'nın Yahudilerce Yakılması(21 Ağustos 1969) *Sakarya Savaşı (22 Ağustos 1921) *Hz. Ebu Bekir (634) ve Ebussuud Efendi'nin (1574)[23 Ağustos]

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI