Cevaplar.Org

MEVLİD MESELESİ VE ZAMANA UYARLI ÇEŞİTLENEN FETVALAR

Mevlid yazımı ve okunması gerçekte Şii geleneğinin bir parçasıdır.  Mevlid o gelenek içinde doğmuş, lakin zamanla Sünni daireye de sirayet ve nüfuz etmiştir. Zamanla Sünni kültürün de öğelerinden birisi haline gelmiştir. Vehhabiler ise şiddetle buna karşı çıkarlar. Bizde de Vehhabiliğin bir uzantısı gibi kabul edilen Kadızadeler de aynı şekilde mevlide karşı çıkmışlardır


Mustafa Özcan

mustafaahmetozcan@gmail.com

2021-04-18 05:52:54

Mevlid yazımı ve okunması gerçekte Şii geleneğinin bir parçasıdır. Mevlid o gelenek içinde doğmuş, lakin zamanla Sünni daireye de sirayet ve nüfuz etmiştir. Zamanla Sünni kültürün de öğelerinden birisi haline gelmiştir. Vehhabiler ise şiddetle buna karşı çıkarlar. Bizde de Vehhabiliğin bir uzantısı gibi kabul edilen Kadızadeler de aynı şekilde mevlide karşı çıkmışlardır ( https://dergipark.org.tr/ tr/download/article-file/112365 ) Nedeni, sonradan ihdas edilen bir bir bid'at sayılmasıdır. Matüridi ile Eş'ari mezheplerine mensup çevre ve kesimlerin içinde de mevlide Vehhabilerin yaklaşımıyla bakanlar ve mesafeli tutum takınanlar bulunmaktadır. Bunlardan birisi de İmam Rabbani'dir ve mevlide karşı çıkmıştır. Günümüzde de bu mesele tartışma konusu olmaya devam etmektedir.

Faslı alim ve vaizlerden, Mekade kentinde Nafii Mescidinde vaaz ve nasihatte bulunan Muhammed Cürdi konuşmalarında birkaç kez mevlit meselesine temas etmiş ve onu bidat sayarak halkı sakındırmıştır. Müessir vaazlarından dolayı Fas'ın (Abdulhamit) Keşk'i olarak da nitelendirilmekte idi. Türkiye ile köprü kurmak gerekirse Timurtaş Uçar hoca ile karşılaştırılabilir. İyi eğitim almış hoca ve hatiplerden birisidir. 1962 yılında Tanca'ya intikal ettiğinde yörenin tanınmış alimlerinden dersler almıştır. Bunlar arasında Abdullah İbni Abdussadık, Şeyh Muhammed İbni Acibe ve yine Abdullah Kenun gibi isimler vardır. Ders halkalarında Gazali'nin usul-i fikıh alanında yazılmış Mustasfa adlı eserini okuduğu gibi, İbni's Sübki'nin Cem'ül Cevami ve Sanani'nin Subulü's- Selam gibi kitaplarını okumuştur. Hocalarından Şeyh Zemzemi ile yollarını ayırmasının nedenlerinden birisi, mevlit üzerine farklı düşünmeleridir. Zemzemi mevlid okunmasına karşı çıkmadığı gibi, icrasına da katılırdı. Muhammed Cürdi hoca Maşrik bölgesiyle ve hususiyle Suudi Arabistan ile irtibatlı olan Si Muhammed Bakkali ve kardeşi Abdussamed ile bağlantılı veya temasta idi. Bunlar ise Suudi Arabistan alimlerinden etkilenmiş olarak mevlid tilavetine karşı çıkıyorlardı. Buna bid'at nazarıyla bakıyorlardı. Muhammed Cürdi mevlid geleneğinin ashab-i güzine dayanmadığını görünce, bidat olduğuna kail olmuştur.

 Vakıflar Bakanlığı, Beni Mekade İmam Nafii Camii'nde hatip iken Muhammed Cürdi'nin görevini askıya almış daha doğrusu son vermiştir. Bunun mevlid tilaveti geleneğiyle alakalı olduğu sanılıyor. Umumi telakkiye ve algıya aykırı davrandığı için görevinden alınmıştır. Son demlerinde ise İbni Aşur'un tefsirini okumakta ve okutmakla meşgul idi.

Peki ! Meseleye nasıl bakmalı? Yumurtayı hangi ucundan kırmalı? Bir kalem darbesiyle yerleşik bir ananeye karşı mı çıkmalıyız? Yoksa bir bütün olarak kabul mü etmeliyiz? Cevabı ne bu ne de ötekisi olmalıdır. Şartlara göre fetva elbette değişebilir. Nitekim Mecelle'de 'zamanın tagayyürü ile ahkamın tagayyürü inkar edilemez' mealinde bir kaide aktarılmış, ortaya konulmuştur.

 Siyere dair konuların şiir haline getirilerek okutulmasında bir mahzur var mı? Manzum siyer kitapları var mıdır? Dolayısıyla teknik olarak mevlit okunmasının önünde engel yok. Bununla birlikte burada iki mesele veya sorun var. Süleyman Çelebi mevlidine zamanla bazı ilaveler katılması ve bunların 'kesik baş' hikayesi gibi hurafe kabilinden olmasıdır. İkincisi de muayyen günlerde okunmasıdır. Dini bir gelenek gibi algılanmasıdır. Dini bir ritüel gibi görünmesidir. Halbuki bu hususlarda bağlayıcı bir anlayış yoktur.

Mevlid siyer okumalarının bir parçası olarak görülebilir ve ona ilhak edilebilir. Bu durumda sadece ilavelerinden kaçınılmalıdır.

 İkinci olarak, mevlidin bir çekiciliği bulunmaktadır ve bu çekicilik başka kitaplara pek nasip olmamıştır.

Mevlidin insanın maneviyatını pekiştirdiğine dair algıya Annamarie Schımmel de katılmaktadır. Kendisi Hristiyan bir kökenden gelmekle birlikte kültürel anlamda bir Müslüman gibi yaşamıştır ve Batı'da doğmuş bir Doğu kızıdır. O da mevlit hakkında sitayişkar ve hahişkar ifadeler kullanmakta ve onun dışında özel günlerinde mevlit okuttuğunu söylemiştir. Gayri Müslim biri olarak mevlid ve müellifi Süleyman Çelebi'yi tebcil ve taltif etmektedir. Mevlidin kendisini şâd ettiğini söyler ve Şirazlı Sufi İbnü'l Hafif'le ilgili çalışmasının fakültede basılması üzerine kutlama ve bu münasebeti tes'id babından gayri Müslim bir gelenekten gelmesine rağmen Mevlid okutturmuştur. (Doğudan Batıya, S: 154, Sufi/Timaş Yayınları)

Mevlit, dinleyenlerde coşku seline neden olmaktadır. Bu coşku seli uyandıran nağmelerine rağmen bid'at olması nedeniyle yine de mevlit okutmaktan ve dinlemekten kaçınmalı, uzak mı durmalıyız? Bu soru merhum Ömer Nasuhi Bilmen'e de sorulmuş ve o da şu cevap vermiştir: "Ancak Mevlid nedeniyle ve onun aracılığıyla Allah kelamı duyduğumuz ve işittiğimiz bir zeminde bidat gerekçesiyle onun kaldırılmasını istemek sağduyu ile mütenasip bir istek olarak telakki edilemez …"

Bazıları eşelemekten ve kurcalamaktan zevk alır. Umumi maslahatı dikkate almaz. Sonuçta Müslümanların istihsan ettiği güzel gördüğü şey Allah nezdinde de güzeldir. Bir de kaide-i külliyelerden birisi ' El emru iza dake ittesea 'kuralıdır. Zorluklar arttıkça kolaylık artar veya tercih edilir. Dolayısıyla kurala uygundur.

Minberlerin şövalyesi Muhammed Cürdi'ye -Allah rahmet etsin- lakin gıyabında ona Aristo'nun Eflatun için söylediği söylenebiliriz: "Hocam da, hakikat de dostumdur. Lakin çatallaştıklarında, hakikatin dostluğu tercih ederim!"

En azından bu gibi çetrefil meselelerde keskin olmaktan kaçınmak uygun düşer.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ERZURUM TEDÂİLERİ-2

ERZURUM TEDÂİLERİ-2

Evet, Erzurum âlimler, evliyalar, meşayıhlar, şairler, mutasavvıflar beldesidir. Başta Nakşib

HAK VE SALAHİYET ÇERÇEVESİNDE KADINLAR MESELESİ

HAK VE SALAHİYET ÇERÇEVESİNDE KADINLAR MESELESİ

Rahmân ve Râhîm olan Allah’ın adıyla... Âl-i İmran suresinin 14. ayeti kerimesinde şehvet

ERZURUM TEDÂİLERİ-1

ERZURUM TEDÂİLERİ-1

Doğu Anadolu’nun gözbebeği, evliyalar yatağı, kahramanlar otağı, ilim ve irfan ocağı, me

EHL-İ BEYT SEVGİSİ-2

EHL-İ BEYT SEVGİSİ-2

Gemiye binen kurtulur fakat, sağ salim karaya ulaşmak isteyenlerin, yıldızları takip etmesi laz

VAAZ VE NASİHAT ADABI

VAAZ VE NASİHAT ADABI

Allah (c.c), Elçisi Hz. Muhammed'e (s.a.v): فَذَكِّرْ إِنَّمَا أَنتَ مُذ

EHL-İ BEYT SEVGİSİ-1

EHL-İ BEYT SEVGİSİ-1

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla “Deki, ben bu (İslam’ın size ulaşması )na (dair sa

TEZKİYE VE SİCİL AMİRLİĞİ

TEZKİYE VE SİCİL AMİRLİĞİ

Bilindiği üzere her kurumun en üst yetkilisi sicil âmiridir. Sicil amiri geniş perspektifiyle,

İLMİ ARAŞTIRMALARDA İNSAFLI OLMAK VE HAKKA UYMAK

İLMİ ARAŞTIRMALARDA İNSAFLI OLMAK VE HAKKA UYMAK

Rabbani bir eğitimcinin önem vermesi gereken önemli hususlardan biri de hoca, öğrencilerini ilm

BİR İRFAN OLUĞU; ARVAS SEYYİDLERİ-2

BİR İRFAN OLUĞU; ARVAS SEYYİDLERİ-2

.2.1.3. Arvasîlerin Ağrı’ya Gelişi Bayazıt Sancağının vilayet merkezi olduğu dönemde A

İLİM TALEBESİNİN İHTİYAÇ DUYACAĞI MEZİYETLERİN ÖZETİ

İLİM TALEBESİNİN İHTİYAÇ DUYACAĞI MEZİYETLERİN ÖZETİ

İlim talebesi, eğitiminde birtakım güzel meziyetlere ihtiyaç duymaktadır. Bu konuda büyük im

BİR İRFAN OLUĞU; ARVAS SEYYİDLERİ-1

BİR İRFAN OLUĞU; ARVAS SEYYİDLERİ-1

Aile, adını Van’ın Müküs (Bahçesaray) ilçesine bağlı Arvas (Doğanyayla) köyünden almı

Dua eden, bana dua ettiği zaman onun duasına karşılık veririm.

Bakara, 2/186

GÜNÜN HADİSİ

"Şekavet sahibi Allah'a yakındır, insanlara yakındır, cennete yakındır, cehennemden uzaktır. Cimri ise Allah'tan uzaktır, insanlardan uzaktır, cennetten uzaktır, cehenneme yakındır. Cahil şekavet sahibini Allah, cimri ibadet düşkününden daha çok sever."

Tirmizi, Birr 40, (1962)

TARİHTE BU HAFTA

*Muhammed Raşid Hz.lerinin Vefatı. (22 Ekim 1993) *Astronomi Alimi Uluğ Bey'in Vefatı(25 Ekim 1449) *Fatih Sultan Mehmed Han'ın Trabzon'u Fethi(26 Ekim 1461)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI