Cevaplar.Org

ALLAH’IN SANATI

Edebiyatımızda anlatılan bir “Molla Kasım” anekdotu (hikâyesi) vardır. Bu anekdotu bu gün farklı bir şekilde yorumlayayım istedim. Malum ya, Molla Kasım, “Yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder” misali bir yarım hoca molla imiş.


İbrahim Köse

ibrahimkose60@gmail.com

2021-02-15 10:19:27

Edebiyatımızda anlatılan bir "Molla Kasım" anekdotu (hikâyesi) vardır. Bu anekdotu bu gün farklı bir şekilde yorumlayayım istedim.

Malum ya, Molla Kasım, "Yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder" misali bir yarım hoca molla imiş.

Molla Kasım, bir gün eline nereden geçirdiyse bir kitap geçirmiş. İsmi "Divan" olan bu kitabı bir nehrin kıyısına gidip okumaya başlamış. Birinci sayfayı okumuş bir şey anlayamamış. Sayfadaki şiir derelerden tepelerden bahsediyormuş. "Derelerden tepelerden bahseden şey şiir olur mu?" deyip sayfayı yırtıp ırmağa atmış. İkinci sayfa çiçeklerden arılardan bahsettiği için onu da yırtıp suya atmış. Böylece kitabın üçte biri ırmağın taşkın sularında boğulup gitmiş.

Sıra yeni bir sayfaya gelmiş. Molla Kasım bu sayfayı okuyunca hayretler içinde kalmış. Sayfada şu mısralar yer alıyormuş:

"Miskin Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme,

Seni sıygaya çeken bir Molla Kasım gelir."

"Eyvah!" demiş Molla Kasım. "Adam, kitabını yırtacağımı biliyormuş ve buraya yazmış. Demek ki bu insan veli bir insanmış. Yazıklar olsun bana, ben ne yaptım ki bu sayfaları yırttım. Bari şehre gidip bu kitabın kime ait olduğunu öğreneyim" demiş. Neticede kitabın meşhur Yunus Emre'ye ait olduğunu bilmekle yeni bir şey öğrenmiş. Öğrenmiş öğrenmesine de, kitabın üçte biri yok olup gitmiş. Derler ki Yunus Emre'nin bu gün elimizde olan şiirleri, işte o kitaptan arda kalan şiirlerdir.

Bu gün gönül arzu ediyor ki Yunus'un kaybolmuş şiirlerini de bulalım, elde edelim. O şiirlerin anlamını bilelim, heyecanını, ahengini hissedelim, biçimini, şeklini görelim.

Eğer şöyle olsaydı, Yunus'un kitabını ve kaybolan bu şiirlerini yeniden elde edebilirdik; Kitaptan geriye kalmış şiirlerin birinden veya hepsinden hareket ederek onları okuyup yazarak kaybolmuş şiirler de ortaya çıkıyor olsaydı, onlara yeniden ulaşabilirdik. Fakat bu mümkün değil. Çünkü bu bir insan eseridir. Bu bir insan kitabıdır. İnsanın sanatında, "bütünün parçayı tamamlaması" diye bir incelik, bir sanat, bir ruh yoktur.

Oysa Allah'ın eseri olan kitabı buna benzemez. Küçük bir parça bütünü elde etmek için yeterlidir, çekirdek gibi, söğüt dalı gibi. Veya büyük bir parça, kendisinden kopan küçük bir parçayı tamamlaması gibi. Saç, sakal, tırnak gibi.

 Parmağın ucu kesilmişse eskisi gibi tamamlanır.

Kolları bacakları kopan bir kısım hayvanların kolları bacakları yeniden çıkar.

Kökü ve gövdesi yok olmuş bir ağacın bir çekirdeği o ağacı ve o ağacın meyvesini yeniden elde etmek için yeterlidir.

İnsanların yaptığı bir fabrika yine insanların yaptığı uçaklarla bombalanıp yarısı yıkılsa diğer yarısı onu tamamlayamaz. Yıkılmayan kısmın yıkılan kısmı onarması söz konusu değildir. Hatta geride kalan yarısı da bir işe yaramaz.

Kaportası yanmış bir arabanın motoru da o arabayı taşımaz.. Motor kaporta yapmaktan acizdir.

Oysa kabuğu soyulmuş bir bitki nasıl da yeni kabukla yarasını örter.

Allah'ın sanatı, insanların sanatına benzemez. O bütünü parça yapan, parçayı da bütün yapandır. Allah'ın sanatında bütün yaratılanların arasında münasebet kuran bir ruh, bir ilim, bir sistem ve bir bakış açısı vardır.

O, bir şeyden her şey, her şeyden bir şey yapandır.

Çünkü O her şeyin yaratıcısıdır.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ŞİFA TEFSİRİ NOTLARI-28

ŞİFA TEFSİRİ NOTLARI-28

İlim adamlarına göre; çiçek sevildiğini, konuşulduğunu biliyor. Çiçekler, cinayetlerin ayd

MUHAMMED RASULULLAH

MUHAMMED RASULULLAH

Bu eser klasik tarzda Efendimizin bir siyeri..Müellifi hakkında pek fazla bir bilgimiz yok. 1950

ÇANAKKALEDEKİ MANEVİ GÜÇ

ÇANAKKALEDEKİ MANEVİ GÜÇ

Bu makalemizde, Çanakkaledeki manevi güçten ve Çanakkale’yi, Çanakkale yapan ruhun esintileri

YEZİD'İN VELİAHTLIĞI MESELESİ

YEZİD'İN VELİAHTLIĞI MESELESİ

Hz. Muaviye’yi Yezid’e veliahtlık vermeye iten sebep şudur: Muaviye’nin azametini bilen ehl-

İSMAİL KARAÇAM(1937 - )

İSMAİL KARAÇAM(1937 - )

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde uzun yıllar Tefsir Anabilim Dalı Başkanlığı y

ÇİÇEK, KOYUN, ÖĞRETMEN

ÇİÇEK, KOYUN, ÖĞRETMEN

Çiçeklerin dilinden anlamak isterdim. Kelebeklerle, arılarla, uğur böcekleriyle karşılaşın

TAHRİF ÖRGÜTÜ

TAHRİF ÖRGÜTÜ

TAHRİF ÖRGÜTÜ Baş aktörler: Mustafa İslâmoğlu, Mehmet Okuyan , Abdulaziz Bayındır. Yave

KADER RİSALESİ ŞERHİ-13

KADER RİSALESİ ŞERHİ-13

Ezel kavramı bazen yanlış algılanabiliyor. Zaman sislsilesinin geçmiş halkasının bir ucu gib

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-39

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-39

Putin Sovyet sistemi tam bir matruşka sistemi idi. Her gizli polisin arkasında başka bir polis o

UHUD GÜLLERİNE

UHUD GÜLLERİNE

Ak ey acı gözyaşı, ak burada, Sel olup, şehitlere ulaş da git; Ak ey acı gözyaşı, ak bur

LUCCETU’L ESRAR TERCÜMESİ-3

LUCCETU’L ESRAR TERCÜMESİ-3

Kîse hâlî bâşı behr-i rıf'et-i yevmu'l hisâb Sıfrı çûn hâlist zı erkâm-ı ade

Artık kim doğru yolu seçerse kendi lehinedir; kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur.

Zümre, 41

GÜNÜN HADİSİ

İki ni'met (iki güzel hal) vardır ki, insanlardan çoğu bu ni'metleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat, boş vakit.

Abdullâh b. Abbâs (r.a)'dan

TARİHTE BU HAFTA

*Mimar Sinan Vefat Etti(8 Nisan 1588) *Devletin dini İslam'dır Hükmü Kaldırıldı.(10 Nisan 1928) *Mareşal Fevzi Çakmak Vefat Etti. (10 Nisan 1928) *İlk Uzay Mekiği Fırlatıldı. (12 Nisan 1981)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI