Cevaplar.Org

SÖZLER-3


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2003-02-07 11:13:19

' Dinin zaruriyatı ki, içtihat ona giremez.' Sh: 442

Şu anda bütün gayretimizi dinin usulünün ihyasına vermek lazım. Yani iman hakikatlerinin. Sh:443

Üstâd hazretleri içtihâd imamlarının yorumları için şu tabiri kullanıyor. ' Selefin içtihad-ı sâfiyane ve halisanesiyle bütün zamanların hacatına dar gelmeyen efkarları' sh:443

20. asrın sosyal hayatında en fazla teşhir edilen ve pazarlanan metalar; Siyaset, derd-i maişet, felsefi görüşler. Sh:443

Asr-ı saadet insanının nazarı ahirete müteveccihti. Dünyaya tebei bakıyordu. Şimdi ise dünya birinci plandadır. Ahiret ise sisli bir halde ikinci planda kalıyor. Sh:443

"Şu zamanda medeniyet-i Avrupa'nın tahakkümüyle felsefe-i tabiiyyenin tasallutuyla, şerâit-i hayatı dünyeviyyenin ağırlaşmasıyla EFKAR ve KULUB dağılmış HİMMETİNAYET inkisam etmiştir. ZİHİNLER maneviyata karşı yabanileşmiştir." Sh:443

' 4 yaşında Kur'an-ı hıfzedip alimlerle mübahese eden Süfyan ibn-i Uyeyne' sh:443

Şu zamanın materyalist felsefesi zihinleri maneviyata karşı boğuyor, yabancılaştırıyor. Sh:443

Zamanın dünyevi anlayışı Müslüman bir kalbi bile sersem ediyor, köreltiyor. Sh:443

Üstad günümüzdeki müctehid taslakları ile ilgili şu harika yorumu yapıyor: 'zaruriyatı terk eden ve hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı uhreviyeye tercih eden ve felsefe-i maddiye ile âlude olanlardan olan o meylüt-tevsi ve irade-i içtihad, vücud-u İslamiyeyi tahrip ve boynundaki şer-i zincirini çıkarmaya vesiledir." sh:444

Bir hükmün hikmeti aynıdır,illeti ayrıdır. Sh:444

Şu zamanın nazar-ı ruh-u şeriattan yabanidir. Sh:444

"Zaruret eğer haram yolla olmamış ise haramı helal etmeye sebebiyet verir. Yoksa su-i ihtiyarıyla gayr-i meşru sebeplerle zaruret olmuş ise haram helal edemez.Ruhsatlı ahkamlara medar olamaz, özür teşkil etmez." Sh:444

Üstad'a göre günümüz politikası ' o kadar yalan ve hile ve şeytaniyet içine girmiş ki 'vesvese-i şeyatin' hükmüne geçmiştir.' Sh:445

"Minber, vahy-i ilahinin tebliğ makamı olduğundan" sh:445 · Sh:445

"Müseylime'yi esfel-i safiline düşüren kizb olduğu gibi, Muhammedü'l Emin'i (a.s.v) ala-yı illiyyine çıkaran sıdktır ve doğruluktur." Sh:446

"Şu zamanda kizb ve sıdkın ortasındaki mesafe o kadar kısalmış ki adeta omuz omuza vermişler. Sıdktan yalana pek kolay gidiliyor. Hatta siyaset propagandası vasıtasıyla yalancılık doğruluğa tercih ediliyor." Sh:446

"Hatem-ül Enbiyadan sonra Şeriat-ı Kübrası her asırda her kavme kâfi geldiğinden muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır. Fakat teferruatta bir derece ayrı ayrı mezheplere ihtiyaç kalmıştır. Sh:446

"Ahkam-ı şeriyenin teferruat kısmı ahval-i beşeriyeye bakar. Ona göre gelir, ilaç olur." Sh:446

Üstada göre şâfiilik, daha çok kırsal kesime, hanefilik ise şehir ve devlet hayatına uygun. Sh:447

"Cüzi bir fazilette ve hususi bir kemalde mercuh, racihe tereccüh edilebilir." Sh:451

"Tevrat, İncil ve Kur'an'ın medih ve senasına mazhar olan sahabelere fazilet-i külliye nokta-i nazarında yetişilemez." Sh:451

 "Sohbet-i nebeviyye öyle bir iksirdir ki, bir dakikada ona mazhar olan bir zat senelerle seyrü sülüka mukabil hakikatın envarına mazhaz olur." Sh: 451

 "Sohbette insibağ ve inikas vardır." Sh:451 ·Sohbetteki insibağ sırrıyla en büyük bir veli en küçük bir sahabenin seviyesine çıkamıyor." Sh:451

Üstâd, Muhyiddin Arabi için 'harika zat' ifadesini kullanıyor. Sh:452

Üstad bir seferinde sahabelerin demesine benzer bir 'sübhane rabbiyel âlâ" demeye muvaffak olabilmiş. Öyle bir vakit namazın bir sene ibadetten daha feyizli olduğuna hükmetmiş. Sh:452

Üstad, sahabelerin ibadetteki derecelerine erişilemeyeceğini söylüyor. Sh:452

Üstad, sahabelere 3 cihette yetişilemeyeceğini söylüyor:

1.Kur'an-ı manaları anlamdaki mevkileri

2.Allah'a yakınlıkta kazandıkları makam

3.Sevapları noktasında sh:453-454

Velayete erişmenin minimum süresi 40 gün. Sh:454 ·Üstada göre, sahabeye yetişmek için hakiki sahabe olmak lazım yani onlara yetişilemez. Sh:455

Takvanın kuvveti ve ibadete düşkünlük imanın kuvvetini gösteriyor. Sh:455

"Cennet bütün lezaiz-i maneviyeye medar olduğu gibi bütün lezaiz-i cismaniyeye de medardır. Sh:458

"Cismaniyet en câmi, en muhit, en zengin bir ayine-i tecelliyat-ı esma-i ilahidir." Sh:459

Ahiret hayatı dünya hayatına bir nebze de olsa benzer, onun esaslarını muhafaza eder bir konumda. Sh: 459

Ahirette cennette taş ve ağaç gibi varlıklar dahi şuurlu ve hayatlı. Sh:460

Cennet insanın maddi-manevi bütün duygularını tatmin edecek bir güzellikler meşheri. Sh: 461

Cennette tuvalete çıkma da yok. Sh:461

Evliyanın bir nevi garibi olan abdalların. Sh:462

Cennet ehlinin cisimleri ruh kuvvetinde ve hafifliğinde ve hayal süratindedir. Sh: 463

Üstad meleklerin ve ruhani varlıkların muhtelif cinsleri olduğunu ve semadaki gezegenlerin onların bir kısmının meskenleri olduğunu söylüyor. Sh:465

"Hayat vücudun ruhudur, şuur hayatın ziyasıdır." Sh:467

Hayat, "mevcudatın keşşafı." Sh:467

"Hayat zat-ı zülcelalin en parlak bir bürhan-i vahdeti ve en büyük bir maden-i nimeti ve ne latif bir tecel-i merhameti ve en hafi ve bilinmez bir akş-ı nezih-i sanatıdır." Sh:467

"Adem-i rüyet adem-i vücuda delalet etmez. Görünmemek olmamaya hüccet olamaz." Sh:469

Melaikenin, cinlerin ve ruhaniyetin muhtelif şekil ve cinsleri, cinlerin çeşitli ırkları vardır, büyüklük ve küçüklükleri, özellikleri ayrı ayrıdır. Sh:469

Madde mana ile kaim, ona hizmet için var. Asıl değil, gölge. Sh: 469

"Şu âlem-i maddiyat ve şehadet ise alem-i melekut ve ervah üstünde serpilmiş, tenteneli bir perdedir. Sh:470

"Hiç mümkün müdür ki, hakikatsiz bir vehim, bütün inkilabat-ı beşeriyede bütün akaid-i insaniyede istimrar etsin, beka bulsun." Sh:477

İki ehli ihtisas, binler diğerlerine müreccahtır. Sh:478

"Ruh katiyyen bakidir." Sh:476

Üstâd hazretleri, pozitivist materyalizmin zihinleri allak bullak ettiğini söylüyor; ' Bu zamanda maddiyun fikri herkesi sersem ettiğinden en bedihi bir şeyde vesvese vermiş." Sh:477

"Cesed ruhun hanesi ve yuvasıdır, libası değil." Sh:478

"Ruhun libası bir derece sabit ve letafetçe ruha münasip bir gılaf-ı latifi ve bir beden-i misalisi vardır. Öyle ise mevt hengamında bütün bütün çıplak olmaz, yuvasından çıkar beden-i misalisini giyer." Sh: 478

Üstad mantık ilminden bir kaide söylüyor: Bir tek ferdde görülen zati özellik diğer fertlerde de olduğuna hükmedilir. sh:478

Üstad hazretleri keşfel kubur bir veli olarak, kabir ehline gönderdiğimiz hediyelerin onlara ulaştığını söylüyor. Sh: 478

Ruhun tarifi: ' zihayat, zişuur, nurani vücud-u harici giydirilmiş, cami, hakikattar külliyet kesb etmeye müsait bir kanun-i emridir." Sh:478

"Saadet-i ebediye muktezi vardır ve o saadeti verecek fail-i zülcelal de muktedirdir." Sh:479

Üstada göre, insanın temel maddeciği ve 'nüveler ve tohumlar hükmünde olan ve hadiste acbüzzenep tabir edilen ecza-i esasiye ve zerrat-ı asliye ikinci neşe için kafi bir esastır, temeldir. Sâni-i Hakim beden-i insaniyi onların üstünde bina eder.Sh:484

"Şu dar-i dünya beşerin ruhunda mündemiç olan hadsiz istidatların sünbüllenmesine müsait değildir." Sh: 484

"Evet, kim kendi uyanık viçdanını dinlese 'ebed, ebed' sesini işitecektir." Sh:482

"Hilkat-ı eşya, Vahid-i Ehad'e verilse, bütün eşya bir şey gibi kolay olur. Eğer esbaba verilse, bir şey bütün eşya kadar külfetli, ağır olur. Sh:486

"Kudret melekutiyet-i eşyaya taalluk eder." Sh:486

Eşyanın iki ciheti var: 1- Mülk

2-Melekut sh:486

"Mülk ciheti zıdların cevelengahıdır." Sh:486

"Haşirde bütün zevil ervahın ihyası bir sineğin baharda ihyasından daha ziyade kudrete ağır olamaz." Sh:488

"Nasıl ki insan küçük bir alemdir, yıkılmaktan kurtulamaz. Alem dahi büyük bir insandır. O dahi ölümün pençesinden kurtulamaz." Sh: 489

Lafız mana zararına kalınlaşır. Sh: 489

Ruh ceset hesabına inceleşir. Sh:489

Üstad hazretleri kıyamet günü için, şu güzel izahı yapıyor: ' işte şu mevt ve sekerat ile Kadir-i Ezeli kainatı çalkalar, kainatı tasfiye edip cehennem ve cehennemin maddeleri bir tarafa, cennet ve cennetin mevadd-i münasipleri başka tarafa çekilir, alem-i ahiret tezahür eder.' Sh:490

 "Madem Alem-i Beka şu Alem-i faniden yapılacaktır. Elbette anasır-ı esasiyesi bekaya ve ebede gidecektir." Sh: 490

"Cennet-cehennem secere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden iki dalın meyvesidir. Sh: 490

Üstad, Ahzab 72' de bahsedilen emanetin bir vechinin 'ene' olduğunu söylüyor. Sh:494

"Ene, künuz-u mahfiye olan esma-i ilahiyenin anahtarı olduğu gibi, kainatın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muamma-i müşkülküşadır, bir tılsım-ı hayret fezadır." Sh: 494

Ene, bir vahid-i kıyasi, bir mevhum hat, bir manay-ı harfidir. Sh: 495

"Enenin dürbünü ile Esma-i ilahi anlaşılır." Sh: 496

Şahıs enaniyetleri, cemaat ve grup enaniyetlerine ve sonunda ırkçı enaniyete götürür. Sh: 496

Felsefe, eneye mana-i ismiyle bakmış. Sh: 498

Üstad, felsefenin tarih boyunun dalaletlerini şu şekilde sıralıyor:

1.Eneye manay-i ismi cihetiyle bakması.

2.İnsanın gayelerin gayesi ilahlaşmaktır demeleri (tesabih-i bilvacip)

3."Kuvvette hak vardır" görüşleri

4.Evren'e Rabbinden kopuk, gayesiz olarak bakmaları

5."Hayat bir mücadeledir" fikirleri

6.İşrakçi felsefenin yaradılışı Rabblere ve 10 akla indirgemesi

7."Her canlının neticesi kendisine bakar" diyerek Halık-Mahluk ilişkisini koparması

8.Bir kısmı Cenab-ı Hak için 'Mucib-i bizzat' diyerek iradesini nefyetmiştir

9.Bir kısım felsefeciler de 'Cüziyata İlm-i İlahi taalluk etmiyor' diye İlm-i İlahiyi nefyetmişler"

"Şeytanlar, güya enenin gafa ve pençesiyle dinsiz feylesofların akıllarrını havaya kaldırıp, dalalet derelerine atıp dağıtmıştır." Sh:501

 Küçük alemde ene, büyük alemde tağutlardandır. Sh:501 ·"Tahavvülat-ı zerrat, nakkaş-ı ezelinin kalem-i kudreti kitab-ı kainatta yazdığı ayatı tekviniyenin hengamında ihtizatı ve cevalanıdır." Sh:504

"Feya Sübhanallah! Zındık Maddiyun Gavurlar bir vacibul vucüdu kabul etmediklerinden zerrat adedince batıl aliheleri kabul etmeye mezheplerine göre muzdar kalıyorlar. Sh: 510

 Velayet-i Ahmediyye'nin (asm) bütün velayatın fevkinde bir külliyat, bir ulviyet suretinde bir tezahürüdür ki bütün kainatın Rabbi ismiyle, bütün mevcudatın Halıkı ünvanıyla Cenab-ı Hakkın sohbetine ve münacatına müşerrefiyettir." Sh: 516

Hz. İsa'da Esma-i İlahi'den en baskın isim Kadir ismi Hz. Musa'da ise Mütekellim ismi. Sh: 519

"Alem-i Süflinin manevi tezgahları ve külli kanunları avalim-i ulviyededir." Sh: 580

Üstad, yapılan zikir ve tesbihatın meva cennetinde temessül ettiğini söylüyor. Sh: 580

Üstad, Resulullahın (sav) mirac'ta Zat-ı Zülcelal'i gördüğünü söylüyor. Sh: 581

Sad-ı Taftazani'ye göre şakkı kamer hadisesi mütevatirdir. Sh : 609

"Bir tek Zat-ı müşahhas, muhtelif ayineler vasıtasıyla külliyet kesbeder." Sh: 609

Üstad'ın izahına göre haşrin mertebeleri var. Bir kısmına iman farzdır. Diğer bir kısmı ruhi ve fikri terakki ile kavranabilir. Sh:614

Kur-an'daki 'Ahsen-ün halıkin' lafzı 'Halıkıyet mertebelerinin en ahsenindedir.' demektir. Sh :617

Seyyid Şerif Cürcani Şerh-ul Mevakıf'ta diyor ki: "sevginin sebebi: 1.lezzet 2.menfaat 3.müşakelet (güzellik) 4.kemal sh: 619

' Kemal mahbub-u lizatihidir.' Sh: 619

"Umum kainattaki umum Kemalat bir zat-ı zülcelalin kemalinin ayatıdır ve cemalatının işaratıdır."Sh:620

"Ef'al esmaya, esma sıfata, sıfat zat'a delalet eder." Sh: 620

"Şu seyl-i kainattaki muvakkat parlayan mehasin ve kemalat bir şems-i sermedinin lemaat-ı cemal-i esmasıdır." Sh:621

"Bütün mevcudatın hakaiki bütün kainatın hakikatı, Esma-i ilahiyeye istinad eder." Sh:627

"Şirk ve dalaletin ve fısk sefahatin yolu insanı nihayet derecede sükut ettiriyor. Hadsiz elemler içinde nihayetsiz ağır bir yükü zaif ve aciz beline yükletir." Sh: 632

"Gayr-i meşru bir muhabbetin neticesi merhametsiz azab çekmektir." Sh:634

"Sefahat ve sarhoşluk perdedir. Muvakkaten hissettirmez." Sh:635 ·Pederine isyan eden ve onu rencide eden insan bozması bir canavardır." Sh: 639

Üstad, kadının hakiki ve parlak güzelliğinin onun ahlak ve şefkati olduğunu söylüyor. sh:640

"Dünyayı ve ondaki mahlukatı manayı harfi ile sev, manayı ismi ile sevme." Sh:640

'Ne kadar güzel yapılmış' de 'ne kadar güzeldir' deme. Sh: 640

"İnsanın mahiyeti ulviyye, fıtratı camia olduğundan binler enva-i hacet ile bin bir esma-i ilahiyeye her bir ismin çok mertebelerine fıtraten muhtaçtır." Sh: 642

"Muzaaf ihtiyaç iştiyaktır. Muzaaf iştiyak, muhabbettir. Muzaaf muhabbet dahi aşktır." Sh: 642

"Ruhun tekemmülatına göre meratib-i muhabbet, meratib-i esmaya göre inkişaf eder." Sh:642

"Ehl-i gaflet ve ehl-i dünya tarzında ve nefis hesabına olan muhabbetlerin dünyada belaları, elemleri, meşakkatları çoktur safaları, lezzetleri rahatları azdır." Sh:643

"Gençlikte kazandığın ibadetler o fani gençliğin baki meyveleridir." Sh:645

"Letaif-i Cennet, Cilve-i Esmanın temessülatıdır." İmam Rabbani sh:649

Kudrete nisbeten her şey müsavidir. Sh: 699

Kainatı elinde tutamayan zerreyi halk edemez. Sh: 700

"İhya-yı nev ihya-yı ferd gibidir." Sh: 700

"Vicdan cezbesi ile Allah'ı tanır." Sh: 700

"Fıtratın şahadeti sadıkadır." Sh:700

"Tebe-i nazar muhali mümkün görür." Sh: 703

Dimağda anlayış mertebelerinin sıralaması tahayyül > tasavvur > taakkul > tasdik > iz'an > iltizam > itikad . Sh: 706

"Hazm olmayan ilim telkin edilmemeli." Sh: 706

Aciz kişi tahribe meyilli olur. Sh: 706

"Lisanı siyasette lafız, mananın zıddıdır." Sh: 707

"Şu zamanda gösterdi, cehennem lüzumsuz olmaz cennet ucuz değildir." Sh:708

"Enesini sevenler başkaları sevmezler." Sh: 708

"Beşer salah isterse, hayatını severse, zekatı var etmeli, ribayı kaldırmalı." Sh: 709

Üstada göre, mutluluğun tahrip edicisi ve hayatın katili iki şeydir: Suizan ve ümitsizlik. Sh: 711

"Mübalağa zemn-i zımnidir." Sh: 716

"Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası ihyayı din ile olur şu milletin ihyası." Sh:717

"Kim hayatı isterse, şehadet istemeli." Sh: 717

"Beğendiğin şeyde ifrat etme." Sh: 718

"Bir derdin dermanı başka derde dert olur." Sh: 718

"Zihniyet-i inhisar hubb-u nefisten geliyor." Sh: 719

İslam aleminin hayatiyetini devam ettirmesi ittihata bağlı. Sh: 719

"Meziyetin varsa hafa turabında kalsın, ta neşuünema bulsun." Sh: 720

"İsraf sefahetin, sefahat sefaletin kapısıdır." Sh: 721

Her musibette bir ciheti nimet var. Sh: 724

"Büyük görünme, küçülürsün." Sh: 724

"Kamillerde büyüklük mikyasıdır küçüklük, nakıslarda küçüklük mizanıdır büyüklük." sh: 724

"Mimsiz medeniyet taife-i nisayı yuvalardan uçurmuş, hürmetleri de kırmış, mebzul metan yapmış. Şer-i İslam onları Rahmeten davet eder eski yuvalarına." sh:727

Üstad hazretleri, asrımızın bozulmaya çok elverişli olduğunu şu sözüyle anlatıyor: 'Bunca esbab-ı ifsad, demir sebat kararı lazımdır, ta dayansın." Sh. 727

Üstada göre kadınların sosyal hayattaki serbestisi beşerde birden bire kötü ahlakın inhişafını sebebiyet vermiş. Sh: 727

Üstad medeniyetin insanların ruhlarını hırçınlaştırdığını söylüyor. Sh: 727

"İmanın rükunlarından birisinde hasıl olacak bir şüphe veya inkar dinin teferruatında yapılan lakaydlıktan pek çok defa daha felaketli ve zararlıdır." Zübeyir Gündüzalp sh:749

"Taklidi bir iman, hususun bu zamandaki dalalet sapkınlık fırtınaları karşısında çabuk söner." Zübeyir Gündüzalp sh:749

Zübeyir abi hakikatlerin anlaşılmasına mani bazı kötü hasretleri sayıyor ki, bu aynı zamanda Risale-i Nuru anlama önündeki engellerden bazılarını muhtevidir: "Benlik, gurur, ucub, enaniyet" vs. sh: 751

Böyle dehşetli bir asırda insanın en büyük meselesi iman kurtarmak ve kaybetmek davasıdır. Sh: 752

Zübeyir ağabey Risale-i Nur'da 3 esası şöyle sıralıyor: 1.Hakikat-i İslamiye 2.Şehameti İslamiye 3.İzzet-i İslamiye

Zübeyir ağabey Türkçe ezan için ' o uydurma ezan' ifadesini kullanıyor. Sh:757

"Hazret-i Üstad, Resul-ü Ekrem (sav) efendimizin Sünnet-i Seniyyesine tam iktida etmiştir." ZG. Sh:757

Üstad, cihad ubudiyyet ve takvayı beraber yürütmüş, birini yaparken diğerini terk etmemiş. Sh:757

Üstad ' Birkaç adamın imanını kurtarmak için cehenneme girmeye razıyım' demiştir. Sh:757

Üstad ' Bütün ahkam-ı şeriyye ve hakaik-i imaniyye aklidir. Akli olduğunu ispata hazırım' demiştir. Sh:764

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-8

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-8

351-İfrat ve tefritten kurtulmak için istikamet mizanına müracaat edilmeli. Ms: 227 352-Âyâ

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-7

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-7

301-Bazen adavet, şiddet-i muhabbetten gelir. Mü: 7 302-Adaletin tevziinde adalet olmazsa

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-6

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-6

Ehl-i dalaletin cinayetleri, o kadar büyüktür ki: kısacık hayat-ı dünyeviyeye cezaları sığ

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-5

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-5

201-Nasıl maddî hava fena ise, fena tesir ediyor. Manevî hava da bozulsa, herkesin istidadına g

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-4

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-4

Beşer, fıtraten şu kâinatın Hâlıkına karşı hadsiz bir muhabbet üzerine yaratılmıştır.

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-3

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-3

Dua, ubûdiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir. Mektubat – 302

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-2

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-2

51-İşlediğimiz her bir günah, kafamıza giren her bir şübhe, kalb ve ruhumuza yaralar açar. L

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-1

NUR VECİZELERİNDEN BİR DEMET-1

Kıymetli ziyaretçilerimiz, Risale-i Nur külliyatını tarayarak, bir vecizeler demeti oluşturduk

BARLA LAHİKASI NOTLARI

BARLA LAHİKASI NOTLARI

• “Serapa Nur olan Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ın hak ve hakikatını, bu asır insan

BEDİÜZZAMAN HZ.LERİNDEN KISA VECİZELER-3

BEDİÜZZAMAN HZ.LERİNDEN KISA VECİZELER-3

1-Batıl şeyleri iyice tasvir safi zihinleri idlaldir-Mektubat 455 2-Hakikatı tanımayan hayalata

BEDİÜZZAMAN HZ.LERİNDEN KISA VECİZELER-2

BEDİÜZZAMAN HZ.LERİNDEN KISA VECİZELER-2

Ey insan! Senin elinde bulunan nefis ve malın senin mülkün değil, belki sana emanettir–16.

Kendilerine ait bir takım menfaatlara şahit olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları kurban ederken Allah'ın adını ansınlar; siz de onlardan yiyin, yoksulu ve fakiri doyurun.

Hacc Suresi:28

GÜNÜN HADİSİ

"Kim, müslüman kardeşinin namusunu ve şahsiyetini korursa, Allah onun yüzünü kıyamet gününde cehennem ateşinden uzak tutar."

Tirmizî.

TARİHTE BU HAFTA

*Muhammed Raşid Hz.lerinin Vefatı. (22 Ekim 1993) *Astronomi Alimi Uluğ Bey'in Vefatı(25 Ekim 1449) *Fatih Sultan Mehmed Han'ın Trabzon'u Fethi(26 Ekim 1461)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI