Cevaplar.Org

KUR’AN OKUMALARI–2-Metin Karabaşoğlu- Karakalem Yayınları-İst–2000


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2002-12-02 17:59:10

• “Kur’an’ın nesiminden uzak düşünce, düşüşler yaşadık kısacası.”sh:8-9

Abdullah bin Mesud’un evine “dar-ül kurra” denmişti. Buradan birçok hamele-i Kur’an yetişmişti.”sh:15

• “Kur’an, ileride ölüler için okumak üzere çocuklara öğretiliyor. Onlar da öğretildiği üzere Kur’an’ı ölüler için okumayı öğreniyor.”sh.17

• “Kur’an sanki başkaları için inmiştir. Ve sanki bir köşeye terk edilmiş vaziyette, o başkalarını beklemektedir. Sanki Kur’an başka gezegenlerde yaşayan başka birilerinin problemlerine ilahi çözümler önermektedir.”sh.21

Bediüzzaman’a göre bir sözü doğru anlamak için 4 hususu bilmek gerek: Konuşan, kendisine konuşulan, amaç ve konu. sh:23

• Günümüzde Kur’an araştırmaların çoğunda konu ve amaç işleniyor.

Mütekellim mevzuu ise üstünkörü geçiliyor. Bu da ciddi eksikliklere sebebiyet veriyor. sh:23

• “Bir sözün tesir ve kuvveti en başta söyleyenin kim olduğuna bakar.” Sh.24

Kur’an ayetlerinin anlaşılmasında en önemli bir şart Mütekellimin sıfat ve ef’alinin tefekkürüdür. Nitekim “Biz Kur’an’ı hak ile indirdik” ayetlerinin önünde veya ardında “biz semavat ve arzı hak ile yarattık” buyurulması manidar. sh.24

• Vahyin indirilişi için Kur’an-ı Hâkimde “enzelna” ve nezzelna” şeklinde iki kelime kullanılır. İkisi de indirdik manasına gelir. Fakat inzal, bir anda ve topluca indirmeyi ifade ederken, nüzul ise bir zaman dilimine yayılmış, peyderpey indirmeyi ifade için kullanılır. sh.27

Kur’an bir anda ve topluca dünya semasına nazil olmuş ve sonra 23 senede insanlara indirilmiştir. sh:28

Milliyetçilik, arz ve arzlıları üstün-aşağı gruplara ayırarak, bilmeden Cenab-ı Hakkın mutlak isim ve sıfatlarını da bölmeye çatışmaktadır. sh:34

• “Herhangi bir milliyetçiliği imani bir çizgiye koymak imkânsızdır.”sh:34

• Milliyetçilerin tutarsızlığına bir misal: Adil-i mutlakı kulları arasında ayırım yapıp, bazı kavimlere özel muamelede bulunan biri olarak göstermekle, onun mutlak adalet vasfını ve adl ismini parçalamaktadır.

sh:34

• “Mümin, gayr-i imani bir zihin ölçüsünün ifadesi olduğu böylece ortaya çıkan milliyetçiliğin her nevine, imanı gereği mesafe koyma durumundadır.”sh:35

• “Sahi bir ülkede devlet TV’sinde okunacak Kur’an ayetlerinin laikliğe uygunluk denetiminden geçirilmesi nasıl bir zihniyetin eseridir.”sh:39

• “Gaflet mayınsız bir tarladır. Ve bu tarladan iman ülkesine çok ciddi sızmalar olmaktadır.”sh:41

• “Tarih esasen insanın insanı tanıması imkânını taşıyan muazzam bir laboratuar hükmündedir.”sh:47

Hz.Ali ilk fitne dönemindeki tavrıyla hak ile batılın birbirine karıştığı bir ortamda müminin nasıl davranması gerektiğine dair bir yol gösterici hükmündedir.”sh:49

• Kur’an’da Resul-i Ekrem dışında “usvetün hasene”(güzel örnek) unvanıyla anılan tek nebi Hz.İbrahim” sh:67

• Afaka sırtını dönmüş bir enfüsi tefekkür güdük kalacağı gibi, enfüsü unutan biri de afaki tefekkürü de sadece akletmeye indirgemiş olur.sh:69

• “Günaha son çağrının yerini, günaha sonsuz çağrının aldığı bir zamanda yaşıyoruz.”sh:74

• Modern çağlar kadını ete ve tene indirgemiş. sh:75

• Erkeklerin en zayıf yönlerinden biri, iltifat gördüğü anda bunu yapan kişiye karşı korunmasız hale gelmesidir. sh:77

• “Güvercinden insana, aslandan koça bütün erkek taifesi güç gösterisine fıtri bir meyille yaratılmıştır. Ve bu duygunu karşılığı olarak da, üstün görülme, hayran olunma, takdir edilme gibi bir sonuç beklemektedir.” sh:77

• “İnsan en ziyade bana dokunmaz ruh halini taşıyorken günaha düşer.”sh:81

“Günaha kaymada bir eşik noktası vardır. Bu eşik geçildi mi, insan günahın manyetik çekimine kapılmakta, ruh kalp ve aklın rağmına bile bile günaha girmektedir.” sh:82

Davetçi şöyle olmamalı: Asabi, sabırsız, çabucak darılan, kolayca üzülen, çarçabuk ümitsizliğe düşen, kolaylıkla vazgeçen. sh:93

Hakikatin tebliği “ben hallederim” hayali ve gururu ile çıkılacak bir yol değildir.”sh:94

• “Tek başına münzeviyane fütuhatlar ummak yerine mümin kardeşlerimizle aynı yolda beraberce yürümeyi becermemiz gerekiyor.”sh:99

• Kur’an, okuma fiilini, “yaradan Rabbinin ismiyle” yapılması gereken bir eylem olarak gösterirken müfredat sistemimiz ise okumayı yaratanla yaratılan arasındaki bağı koparmakla yapıyor.sh:124

• Kur’an’daki “bilen” tabiri “Allah’ı bilen” olarak kullanılıyor.sh:126

• “Doğru tarif, doğru tefekkürün olmazsa olmazıdır.”sh:127

• “Hayatım boyunca en çok korktuğum şeylerden biri, yarı yolda kalmak, yahut yarı yolda bırakmaktır.”sh:130

• “Gerçek bir imanın olmazsa olmazı; tevhiddir.”sh:130

• “İlm el yakin bir imanda duygular tam ikna olmadığı için ameli ihmallere mani olunamayacaktır.”sh:135

Zat-ı zülcelalin bütün güzel isimlerini tanımak için şu hususları iyi bilmek gerekiyor:

a-Celal-cemal dengesi

b-Vahidiyet içinde ehadiyyet cilveleri

c-Uluhiyet-rububiyet denklemi.sh:139

Çiçekte, kelebekte, arıda, meyvede, bebekte cemal tecellileri, dağlar, denizler, deprem, şimşek, gök gürültüsü ve gökyüzünde celal tecellileri baskın. sh:139

Celal içinde cemal, cemal içinde celal tecellileri görüyoruz. Mesela cemal yüklü bir kar tanesi düşünelim. Kar taneleri birleştiği zaman çığa, dolayısı ile celal tecellisine dönüşüyor. Dağlarda celal tecellisi var. Ama depremlere karşı direk vazifesi görmesi, su depoları olması gibi cemal tecellileri de mevcut.sh:139

• Bir filmi hızlandırıp iki dakika da izlesek pek bir şey anlayamayız.

Anlayabilmemiz film karelerin iki saate yakın bir zaman dilimine yayılmasına bağlı. Yine, çok kuvvetli bir ışığa maruz kalsak ışık körlüğünden dolayı bir şey göremeyiz.Işığın belli derecede gelmesi gerek. Öyle de Cenab-ı Hakk arzı 6 günde yani zaman diliminde yaratmış, insanların onu kavrayıp, isim ve fiilleriyle kendisini bulmaları için. sh:140

• “İmanın uçsuz bucaksız bir okyanus olduğunu ve başlayan ama bitmeyen bir süreci ifade ettiğini bilmemiz gerekiyor.” sh:143

• “Kainatı yaradan O’ dur diyor, ama “çocuğu doğuran benim” diye düşünüyor isek, burada en hafif haliyle iman zaafı ve gafleti, en ağır haliyle de şirk ve küfür pususunun varlığı söz konusudur.”sh:143

• “Yaşadığımız ülke kanun devleti olup, hukuk devleti olmayan yani bazı kanunların hukukun genel esaslarına uygun olmayabildiği yahut en azından uygulamada keyfiliğin tercih edilebildiği ülkelerden biridir.”sh:247

• “Müminleri maddeten mağdur duruma düşürmek onları geçim imkanlarından mağdur etmek ehl-i nifakın tezgahlarından biridir.”sh:151

• Salih olmak yetmez. Aynı zamanda muslih(ıslah edici) olmasını ister Kur’an. sh:152

• Müellife göre Marmara 99 depreminin önemli bir vesilesi “son dönemlerde olabildiğince zayıflamış bulunan “ıslah” ve “tebliğ” çalışmalarıdır.”sh:155

• “Her birinizin tecrübe ettiği üzere şeytanın hazırladığı günah tuzaklarına düşen pek çok insan ardı sıra gelen ümitsizlik tuzağına da düşmüş bulunmaktadır.”sh:157

• “Müminin kendisiyle barışık olmak için başvuracağı yegane formül şudur:

1-Taat ve teslimiyet

2-Masiyet halinde istiğfar ve tevbe ile yeniden taat ve teslimiyete dönüş.”sh:157

Günah yolunda şeytanın vesveseleri:

1-Önce günahı süsler, allar pullar.

2-Günahı işlettikten sonra bir ümitsizlik verir.

3-Ümitsiz insanı ucba yani amellerine güvenmeye zorlar.

4-O günahın günah olamayacağını telkin eder.

5-Ve sonra melaikeyi, ahireti ve Rabb-i Rahimi inkara sevk eder.sh.158-159

• “Nefis, “gıybet yolunu” bize ekseriya istişare suretinde tutturmuştur.”

sh:163

• Türkiye’deki İslami yapılanmalarda kitleye açılma beraberinde yozlaşmayı da getirmiştir. sh:174

• “En hazini ehl-i imana yol gösteriyor olan “Müslüman entellektüellerin” çok ciddi bir kısmı kendi kıblesine karşı günde beş vakit kıyam edip, rükuya eğilmeyi terk etmiş bir haldedir.”sh:175

• “Vasat bir mümini kifayetsiz gören bazı İslamcılar nezdinde namazsızlığın bir itiyada dönüştüğü görülmektedir.”sh:175

• “İman etmeyen insan tek boyutlu ve tek hayatlıdır.”sh:175

• “Kelimeler de insanlar gibidir. Onların da bir hayatları vardır. Onlar da insan gibi zaman ve zemine göre değişime uğrar.”sh:185

Enayi kelimesi Arapça’dan gelmekte ve kökü de eneye dayamakta.

sh:185

Beka arzusu bütün insani duyguların merkezi konumundadır. sh.196

• “Kur’an’dan hakkıyla istifade için gerekli şartlardan biri O’nu Rabbimizin bize konuştuğunu bilerek okumaktır.”sh:204

• Birçok surede verilen mesaja göre kişinin kalbinde imanın yer edip etmediğinin ölçüsü şudur. “Yoksulu doyurmak, yetimi gözetmek.”sh:216

• “İnsanın yaratılışında karşılığı bulunmayan bir şey insanlık âleminde kök salamaz.”sh:220

• Rivayetlerde gördüğümüze göre Kafirun suresinin bir ismi de İhlâs suresidir. Onda da dini halis olarak Allah’a yöneltme vardır. sh:223

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

"Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" dediler.

Âl-i İmrân; 173

GÜNÜN HADİSİ

SABAH İLE YATSI NAMAZLARINI CEMÂATLE KILMANIN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Münâfıklara sabah ile yatsı (cemâat) namazlarından daha ağır hiç bir namaz yoktur. (Halbuki) bu iki namaz(ın cemâatin)de olan (ecir ve fazîlet)i bilseler emekliye, emekliye (sürtüne, sürtüne) de olsa onlara gel(ip hâzır ol)urlardı. (Ebû Hüreyre)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI