Cevaplar.Org

TESETTÜRÜN YOZLAŞTIRILMASI

Bugün üzerine bastığı çimenlerin, yarın üzerinde biteceğini bilen şuurlu bir Müslüman hanımın, tarz’a göre değil, farz’a göre örtünmesi lazımdır.


Ali Haydar Çetintürk

cetinturkalihaydar@gmail.com

2020-10-22 09:47:18

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

Mukaddime

يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ قُل لِّأَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاء الْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِن جَلَابِيبِهِنَّ ذَلِكَ أَدْنَى أَن يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَ وَكَانَ اللَّهُ غَفُوراً رَّحِيماً

"Ey Nebi (yy-i zî şân)! Eşlerine, kızlarına ve inananların kadınlarına söyle ki; cilbablarından (bir kısmına dolanıp, diğer) bir kısmını (da uzuvlarının şeklini belli etmeyecek vaziyette) üzerlerine sarkıtsınlar. İşte bu (suretle örtünmeleri), onların (cariyelerden ve İslam'ın yasakladığı bazı aşağılık işleri yapan kadınlardan seçilip) tanınmalarına ve (kötü insanlar tarafından) eziyet olunmamalarına daha yakın (bir davranış)dır. Allah dâima (çokça bağışlayan bir) gafur ve (kullarına çokça acıyan bir) rahim olmuştur."(1)

Allah-u Teâla'nın kadınları muhatap almasının diğer bir adı olan tesettür, aslında kadına verilen bir değerdir. Allah'ın (Celle Celaluhu) kendisine verdiği değerin farkında olmayıp, insanların kendilerine şekil vermesine izin verenler kendilerini muhatab olunmaktan çıkarırlar.

Evet, Allah-u Teâla bizim her şeyimize karışır. Tıpkı selamımıza(2), yürümemize(3), sesimize(4), mirasımıza(5), gözlerimize ve bakışlarımıza(6), dilimize(7), emanetlerimize(8), mallarımıza(9), midemize(10) ve kisvemize(11) karıştığı gibi.

Allah-u Teâla'yı hayatına karıştırmayanların, karışanı çok olur.

TESETTÜRÜN GEREKLİLİĞİ

Bugün üzerine bastığı çimenlerin, yarın üzerinde biteceğini bilen şuurlu bir Müslüman hanımın, tarz'a göre değil, farz'a göre örtünmesi lazımdır.

Ayrıca, kadının gerçek özgürlüğünün timsâli olan tesettüre göz diken zalimlere de yine Akif'in sözleriyle cevap verelim;

Kızımın iffeti batmakta rezîlin gözüne...

Acırım tükrüğe billâhi, tükürsem yüzüne!

Nur suresi 60. âyet-i kerimesinin haber verdiği gibi tesettür iffettir. Nur suresi 31. âyetiyle, Ahzab suresinin 59. âyet-i kerimesi ile amel etmek ise iffetli olmanın bir gereğidir.

Fakat, tesettürü Allah'ın (Celle Celaluhu) emri olmaktan çıkarıp, moda ürünü haline getirerek yozlaştırıp, tesettür emrini farklı mecralara çekenler, maalesef kendilerine iffetten yoksun yardımcılar bulmakta zorlanmamaktadırlar.

Fıtrat olarak erkekler görmekten, kadınlar ise göstermekten hoşlanırlar. Allahu Teâla ise, erkeğe görmeyi, kadına da göstermeyi yasak kılmıştır.

Şehvetle olan bakışların kadın vücudunda meydana getirdiği olumsuzluklar, tesettür emrinin sayısız hikmetlerinden sadece birisidir. Zira nazar (bakış) deyip geçmemek lazım. Çünkü insanların bakışlarıyla karşı tarafı etkisi altına alması, bugün ilmen kabul edilen şeylerdendir.

TESETTÜRÜN YOZLAŞTIRILMASI

Hicab(12) kelimesinin, çağrışım yaptığı 'hayâ' manasının gereği olan tesettür, kadının kimliğini belirleyen en önemli unsurlardan birisidir. Hayâ duygusundan sıyrılmış olan kimselerin 'hicâb'ı', 'cilbab' olmaktan çıkar ve maalesef ilgi çekici bir ambalaj haline gelmekten hâli olamaz. Hâlbuki tesettür, kadının ambalajı değildir.

Araf suresi 26. âyet-i kerimesindeki ''takva libası'' cümlesinden haberdar olmayan ve ruhu çıplak olduğu halde bedenini örtmeye çalışan, fakat ruhundaki çıplaklığın, elbisesine yansıdığı kadınlar hakkında en can alıcı söz, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın 'كَاسِيَاتٌ عَارِيَاتٌ'giyinik çıplaklar'' sözünün ta kendisidir.

Yani farz'a göre değil, tarz'a göre örtünenler, dişiliğini ön plana çıkarırken kişiliğini kaybeden 'giyinik çıplaklar' haline gelmekten kendilerini kurtaramazlar.

Kız çocuğu küçük diye onun vücudunu açmaktan sakınmayan ve kendileri için istediği tesettürü, kız çocukları için istemeyip, dar ve çekici kıyafetler giyerek sırf başını örttüğü için kendisini tesettürlü zanneden anneler de 'giyinik çıplaklar' mefhûmuna dâhil olurlar.

Ayrıca, insanlar arasında, elindeki dondurmasıyla gezen, düğünlerde erkeklerle beraber oynayan, kalabalık ortamlarda erkek arkadaşı ile elele dolaşan ve vakarını takınmayan bir kadının örtüsü, bir bez parçası olmaktan öteye gidemez.

Kısaca, süvâri olan kadın, at'ı olan nefsine hâkim olursa o at, o kadını âhir'e götürür. Fakat, at o süvâri'ye hakim olursa onu ahır'a götürür.

Gül açıldıkça, kadın kapandıkça güzeldir. Yeryüzünde, kapandıkça güzelleşen tek varlık kadındır.

İslamî moda, 'saçımızı göstermeden ne kadar açılabiliriz?' sorusunun cevabıdır. Hâlbuki tesettür, görünmek için değil, korunmak içindir. Ayrıca, insanın kıymetli olan şeylere hemen ulaşabilmesi cidden zordur. Toprağın derinliklerinde yatan elmaslarla, okyanusun dibinde, istiridye kabuğunun içerisindeki, yani sedefindeki inciler gibi.

İnsanlar çakıl taşlarına kolayca ulaşır ve dokunurlar. Elmas ve inciler ise, kılıfı içerisinde nadide birer mücevherdir. Açıkta olan bala sinekler üşüşür!

Ey Müslüman hanım! Sen altın, elmas ve inciden daha kıymetli olduğunu bilmiyor musun? Daha ne kadar izin vereceksin yabancı gözlerin sana dokunmasına ve sineklerin üzerine üşüşmesine? ''Ey örtüm! Mademki Rabbim senin adını âyet koydu, o zaman başımın üzerinde yerin var'' deyip, musallâ'da olmadan evvel musallî, kefene girmeden önce de tesettüre giren ve saçlarına rüzgar değmeyen kadınlar zümresine ne zaman dahil olacaksın?

Şunu da unutmayın; örtüleriniz sizin süsleriniz değil, bilakis süslerinizi örtmek içindir. Tesettürün amacı, giyinmek değil örtünmekdir.

İmaj'a değil iman'a yatırım yapın ki; ''ben öldüğüm zaman beni gece gömün ki namahrem beni görmesin'' diyen Fatıma (Radıyallahu Anha) validemizle beraber haşrolunabilesiniz.

Erkeklere gelince; gözünde tesettür olmayan erkekler, kadınları suçluyor. Bedeninde tesettür olmayan kadınlar da, erkeklere ahlaksız diyor. Hâlbuki Allah (Celle Celaluhu) karşı cinsi değil, evvela kendini koru buyuruyor. Ey erler! Sanmayın ki tesettür sadece kadınlara farzdır! Erlerin tesettürü, göz kapaklarıdır. Şayet bakılmamış bir eş istiyorsan, tesettürün olan göz kapaklarını ört ve harama bakma.

HATİME

Kadın; bilmeyene 'nefs' bilene 'nefes' dir.(13) "Önemli olan başı örtmek değil beyni örtmekdir." diyenlerin beyinleri örtülü olsaydı, o beyinler başlarının açılmasına izin vermezdi. Ancak ahlak örtüsü olmayanı, başörtüsü dindar yapmadığı için, hakikatte 'bana bakma' demek anlamına gelen tesettür, maalesef bugün 'bana bakmadan geçme' haline gelmiştir.

Peki, bu yozlaşma sadece tesettürde midir? Tabii ki hayır. İslamî şuurun kendisinde bulunmadığı kimselerde, bu yozlaşmaya ziyadesiyle şahit oluyoruz.

Bu makalemizi bir ironi ile sonlandıralım.

Coca Cola'sından bir yudum aldı genç. Marlboro sigarasını nefeslerken, iPhone telefonundan Facebook gönderilerine bakıyordu. Kolundaki Swatch saate göz attı hızla, geğirdi; "Elhamdülillah" diyerek. Kız arkadaşına döndü ve "Kahrolsun Amerika-İsrail" dedi. Kız dalgın bir şekilde Pierre Cardin çantasından Samsung telefonunu çıkardı, Cacharel türbanını düzeltirken usulca âmin, dedi. Kalkıp BMW jeep'lerine bindiler. Çocuk gaza bastı, Michelin lastiklerden duman çıkıyordu.

Arabanın arka camında "Tek Yol İslam" yazıyordu.

Allaha (Celle Celaluhu) emanet olun. Vesselam.

KAYNAKÇA

1- Ahzab sûresi ayet 59

2- Nisa sûresi " 86

3- İsra sûresi " 37, Lokman suresi ayet 18

4- Lokman sûresi " 19

5- Nisa sûresi " 11, 12, 176

6- Nur sûresi " 30, 31

7- Hucurat sûresi " 12

8- Nisa sûresi " 58, Enfal sûresi ayet 27

9- Zariyat sûresi " 19

10- Maide sûresi " 3

11- Ahzab sûresi " 59, Nur suresi 31, 60

12- (Bundan dolayı çok hicab duydum) cümlesinin çağrıştırdığı 'hayâ' gibi

13- Şems-i Tebrizî

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ERZURUM TEDÂİLERİ-2

ERZURUM TEDÂİLERİ-2

Evet, Erzurum âlimler, evliyalar, meşayıhlar, şairler, mutasavvıflar beldesidir. Başta Nakşib

HAK VE SALAHİYET ÇERÇEVESİNDE KADINLAR MESELESİ

HAK VE SALAHİYET ÇERÇEVESİNDE KADINLAR MESELESİ

Rahmân ve Râhîm olan Allah’ın adıyla... Âl-i İmran suresinin 14. ayeti kerimesinde şehvet

ERZURUM TEDÂİLERİ-1

ERZURUM TEDÂİLERİ-1

Doğu Anadolu’nun gözbebeği, evliyalar yatağı, kahramanlar otağı, ilim ve irfan ocağı, me

EHL-İ BEYT SEVGİSİ-2

EHL-İ BEYT SEVGİSİ-2

Gemiye binen kurtulur fakat, sağ salim karaya ulaşmak isteyenlerin, yıldızları takip etmesi laz

VAAZ VE NASİHAT ADABI

VAAZ VE NASİHAT ADABI

Allah (c.c), Elçisi Hz. Muhammed'e (s.a.v): فَذَكِّرْ إِنَّمَا أَنتَ مُذ

EHL-İ BEYT SEVGİSİ-1

EHL-İ BEYT SEVGİSİ-1

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla “Deki, ben bu (İslam’ın size ulaşması )na (dair sa

TEZKİYE VE SİCİL AMİRLİĞİ

TEZKİYE VE SİCİL AMİRLİĞİ

Bilindiği üzere her kurumun en üst yetkilisi sicil âmiridir. Sicil amiri geniş perspektifiyle,

İLMİ ARAŞTIRMALARDA İNSAFLI OLMAK VE HAKKA UYMAK

İLMİ ARAŞTIRMALARDA İNSAFLI OLMAK VE HAKKA UYMAK

Rabbani bir eğitimcinin önem vermesi gereken önemli hususlardan biri de hoca, öğrencilerini ilm

BİR İRFAN OLUĞU; ARVAS SEYYİDLERİ-2

BİR İRFAN OLUĞU; ARVAS SEYYİDLERİ-2

.2.1.3. Arvasîlerin Ağrı’ya Gelişi Bayazıt Sancağının vilayet merkezi olduğu dönemde A

İLİM TALEBESİNİN İHTİYAÇ DUYACAĞI MEZİYETLERİN ÖZETİ

İLİM TALEBESİNİN İHTİYAÇ DUYACAĞI MEZİYETLERİN ÖZETİ

İlim talebesi, eğitiminde birtakım güzel meziyetlere ihtiyaç duymaktadır. Bu konuda büyük im

BİR İRFAN OLUĞU; ARVAS SEYYİDLERİ-1

BİR İRFAN OLUĞU; ARVAS SEYYİDLERİ-1

Aile, adını Van’ın Müküs (Bahçesaray) ilçesine bağlı Arvas (Doğanyayla) köyünden almı

Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik.

Zümer,27

GÜNÜN HADİSİ

"Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir, diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (haluf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur."

Ebu Hüreyre

TARİHTE BU HAFTA

*Muhammed Raşid Hz.lerinin Vefatı. (22 Ekim 1993) *Astronomi Alimi Uluğ Bey'in Vefatı(25 Ekim 1449) *Fatih Sultan Mehmed Han'ın Trabzon'u Fethi(26 Ekim 1461)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI