Cevaplar.Org

“İSLÂM DEVLETİNDE MÜRTEDİN CEZASI ÖLÜM DEĞİLDİR” YANLIŞI

Muhterem Müslümanlar! Mustafa’nın bazı konuşmalarını dinlediğimde, “acaba Kur’an’ın rehberliği”ne olan güveni sarsıldı mı?” diye şüpheye düşüyorum. Çünkü İslâm fıkhında sabit olan ve ittifakla kabul edilen görüşlere aykırı olarak yeni bir ideoloji geliştiriyor.


Seyda Musa Geçit Hocaefendi

2020-10-01 08:07:11

Muhterem Müslümanlar!

Mustafa'nın bazı konuşmalarını dinlediğimde, "acaba Kur'an'ın rehberliği"ne olan güveni sarsıldı mı?" diye şüpheye düşüyorum. Çünkü İslâm fıkhında sabit olan ve ittifakla kabul edilen görüşlere aykırı olarak yeni bir ideoloji geliştiriyor. Sanki İslâm dininin hükümleri kendi özel mülküymüş gibi davranıyor; bu nedenle de kafasınca yeni bahçe düzenlemeleri yapıyor. Örneğin mürtedin hükmü hakkındaki söylemi çok büyük bir imani risk taşıyor. İslâmoğlu "İslâm devletinde mürtedin cezası ölüm değildir" diyor. Bu söylemiyle kime hoş görünmek istediğini zaman gösterecek, ama Allah'ın hoşuna gitmeyeceği kesindir. Çünkü İslam'ın 1400 yılı aşan birikimi bu söylemin aksini söylüyor.

Öncelikle İslam'ın birinci derecedeki kaynağı olan Kur'an'a başvurduğumuzda şu âyetle karşılaşıyoruz:

وَمَن يَرْتَدِدْ مِنكُمْ عَن دِينِهِ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَأُوْلَـئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ وَأُوْلَـئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

"Sizden de her kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, işte onların dünyada ve ahiretteki amelleri boşa gitmiştir. Ateş ehli oldukları gibi cehennemde ebedi olarak kalacak olanlar da yine onlardır." [Bakara, 217] âyetin tefsirine baktığımızda Seylekutî'nin Beydavi tefsirindeki şu şerhi açık ve nettir: "Mürtedin ameli iptal olur, eşinden boşanmış hükmündedir, mirastan pay alamaz ve öldürülür."

Celaleyn tefsirine şerh yazan Savi ise şöyle diyor: İmam Malik'e göre mürtede üç gün mühlet verilerek tövbeye çağrılır. Tövbe etmese öldürülür." (Savi ala'l-Celaleyn, c. 1, s. 100]

İslâm'ın ikinci derecedeki kaynağı olan sünnette ise Hz. Peygamber (s.a.v.)'in şu sahih hadisi karşımıza çıkıyor: "Allah'tan başka ilah olmadığına ve benim onun resülü olduğuma inanan bir kimsenin kanının dökülmesi haramdır. Ancak şu üç kimsenin durumu istisnadır: Cana karşı can (kısas), zina yapan dul, dininden ayrılıp cemaati terk eden kimse." [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai; Tac'ul-Usûl, c. 3, 17]

Ayrıca Taberani'nin rivayet ettiği hadiste "kim dininden dönerse, onu öldürün."

Dört Mezhebe Göre İslâm Fıkhı kitabında "dört imama göre ittifakla, İslâm'dan irtidad ettiği sabit olan kimsenin öldürülmesi vaciptir, kanı dökülür." denilmektedir. (c. 5, s. 423)

Şunu da belirtmek gerekir ki, dört imamın mürtedliği sabit erkek hakkındaki görüşleri ittifakla "Üç gün tövbeye çağrı, inkârda ısrar durumunda ölüm cezası" şeklindedir. Ancak mürtedliği sabit kadın hakkında üç imam ittifakla "mürted erkeğin hükmü uygulanır" demiş; Ebu Hanife ise kadınların öldürülmesinin yasak olduğu emrini gerekçe göstererek öldürülemeyeceğini ifade etmiştir.

Bu delillerin yanı sıra Şafii mezhebinin yorumlarına baktığımızda şu görüş ortaya çıkıyor: "Kim İslâm'dan irtidad ederse, üç gün süresince tövbeye çağrılır; aksi takdirde imam (İslâm'a göre seçilmiş devlet başkanı) tarafından ölüm cezasına çarptırılır. Buhari'nin rivayet ettiği "kim dinini değiştirirse, onu öldürün" hadisi uyarınca bu cezanın uygulanması vaciptir. [Beycuri, c. 2, s. 265]

Yine çağımızın Şafii âlimlerinden olup Hanefi fıkhına vakıf Bediüzzaman Said-i Nursi'nin mürted hakkındaki görüşü şöyledir: "İslâm hukuku kâfire yaşam hakkı verirken, mürtede hayat hakkı tanımamaktadır. Çünkü tamamen mürted külliyen bozulmuştur."

Not: (Üstadın ifadesinin orijinali şöyledir; "mürtedin vicdanı tamam bozulduğundan, hayat-ı içtimaiyeye zehir olur. Ondandır ki, ilm-i usûlde "Mürtedin hakk-ı hayatı yoktur. Kâfir eğer zimmî olsa veya musalaha etse, hakk-ı hayatı var." diye usûl-i Şeriatın bir düsturudur. (Lem'alar, s. 122)

 

"Onun için İslâmiyet nazarında, harbî kâfirin hakk-ı hayatı var. Hariçte olsa musalaha etse, dâhilde olsa cizye verse; İslâmiyetçe hayatı mahfuzdur. Fakat mürtedin hakk-ı hayatı yoktur. Çünki vicdanı tefessüh eder, hayat-ı içtimaiyeye bir zehir hükmüne geçer." (Mektubat, s. 438)

Kardeşlerim, İslâm'ın herhangi sabit bir hükmünü kaldırmak kimsenin haddine değildir. Örneğin İslâm hukukunun uygulandığı dönemdeki kölelik ile ilgili hükümler, köleliğin bütün beşeri hukuklarda yasak oluşu nedeniyle lağv ve iptal edilemez.

Hatta dünya tamamen güllük gülistanlık olursa ve hiçbir suç işlenmese, bütün beşeri hukuklar İslâm'ın hukukunu benimsese bile cezai hükümler İslâm fıkhından çıkarılamaz, bu yetki kimseye verilmemiştir. Hal böyleyken, İslâm'ın sabit ahkâmıyla oynama yetkisini kimse iddia edemez. Ayrıca İslâm'ın bütün cezai hükümleri, İslâm'a göre teşekkül eden devlet ve otorite tarafından uygulanır. Hiç kimse, grup veya oluşum İslâm devletinin yetki ve görevlerini aşarak kendisine görev ve iş çıkaramaz, İslâm'ın cezai hükümlerini bireysel veya grup olarak kullanamaz.

Allah'ın selamı ve hidayeti hepimizin üzerine olsun.

Kardeşiniz Molla Musa Celali

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

İSLÂM’IN ÜÇ TEMEL KAYNAĞINA KARŞI HÜRMETSİZLİK

İSLÂM’IN ÜÇ TEMEL KAYNAĞINA KARŞI HÜRMETSİZLİK

Muhterem kardeşlerim! Mustafa tutturmuş “ben Allah’a yağcılık yapmam, Hz. Muhammed (s.a.v)

KUR'ANI KENDİ REYİ İLE TEFSİR ETME YANLIŞI

KUR'ANI KENDİ REYİ İLE TEFSİR ETME YANLIŞI

Muhterem Müslümanlar! İslamoğlu Kur'an’ı kendi reyi ile tefsir ediyor. Sanki ondan başka hi

“İSLÂM DİNİNDE RECİM YOKTUR” YANLIŞI

“İSLÂM DİNİNDE RECİM YOKTUR” YANLIŞI

Muhterem Müslümanlar! Mustafa’nın bazı konuşmalarını dinlediğimde, “acaba Kur’an’ı

“İSLÂM DEVLETİNDE MÜRTEDİN CEZASI ÖLÜM DEĞİLDİR” YANLIŞI

“İSLÂM DEVLETİNDE MÜRTEDİN CEZASI ÖLÜM DEĞİLDİR” YANLIŞI

Muhterem Müslümanlar! Mustafa’nın bazı konuşmalarını dinlediğimde, “acaba Kur’an’ı

“KUR’AN-I KERİM’E ABDESTSİZ DOKUNULABİLİR” YANLIŞI

“KUR’AN-I KERİM’E ABDESTSİZ DOKUNULABİLİR” YANLIŞI

Muhterem Müslümanlar! Mustafa, her seferinde “Kur’an’ın rehberliği”nde yürüdüğünü

" İNSANLARA EŞREF-İ MAHLÛKAT DENİLMEZ " YANLIŞI

Muhterem Müslümanlar! Mustafa İslâmoğlu'nun yanlışlarından birisi de "insana eşref-i mahl

HİDAYET VE DALALET KONUSUNDA MU'TEZİLEYE TABİ OLMASI

HİDAYET VE DALALET KONUSUNDA MU'TEZİLEYE TABİ OLMASI

Muhterem Müslümanlar! Mustafa İslâmoğlu, Esma-i Hüsna programında; مَن يَشَإِ ال

“HZ. PEYGAMBER (S.A.V.) PEYGAMBERLİKTEN ÖNCE RAHMET PEYGAMBERİ DEĞİLDİ” YANLIŞI

“HZ. PEYGAMBER (S.A.V.) PEYGAMBERLİKTEN ÖNCE RAHMET PEYGAMBERİ DEĞİLDİ” YANLIŞI

Muhterem Müslümanlar! Mustafa İslâmoğlu’nun hezeyanları devam ettikçe bu yanlışları dü

SİYER VE HADİSTE GEÇEN BİLGİLERİ KARIŞTIRARAK SAHABEYE İFTİRA ATMASI YANLIŞI

SİYER VE HADİSTE GEÇEN BİLGİLERİ KARIŞTIRARAK SAHABEYE İFTİRA ATMASI YANLIŞI

Muhterem Müslümanlar! Mustafa, “Esma-i Hüsna” programında

İSLAMOĞLU’NUN “BEDİÜZZAMAN” DEMEK DOĞRU DEĞİLDİR YANLIŞI

İSLAMOĞLU’NUN “BEDİÜZZAMAN” DEMEK DOĞRU DEĞİLDİR YANLIŞI

Muhterem müslümanlar! Mustafa, Bakara suresinin 117. âyetinde geçen; بَدِيعُ السَّ

ÂLİMİN SORUMLULUĞU VE İKAZ GÖREVİ

ÂLİMİN SORUMLULUĞU VE İKAZ GÖREVİ

Muhterem müslümanlar! Bazı okuyucular ve takipçiler, 80 yaşında olduğumu ve dünyada olup bi

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.

Tevbe, 119

GÜNÜN HADİSİ

Kim Allah'ın Kitabını öğrenir ve sonra da onda bulunanlara uyarsa, Allah onu, dünyada dalaletten çıkarıp doğru yola sevkeder, ahirette de kötü hesabtan korur

Ravi:İbnu Abbas(r.a.)

TARİHTE BU HAFTA

*Cumhuriyet'in ilanı(29 Ekim 1923) *Sütçü İmam Maraş'ta direnişi başlattı(31 Ekim 1919) *I.Dünya Harbine girdik(1 Kasım 1914) *İmam-ı Rabbani Hz.lerinin İrtihali(2 Kasım 1624) *Hz.Ömer(r.a.)'in Şehadeti(3 Kasım 644)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI