Cevaplar.Org

ŞİFA-İ ŞERİF

Eser adı: eş-Şifâ bi-(fî)taʿrîfi ḥuḳūḳi (fî şerefi)’l-Muṣṭafâ’ Müellif: Kadı Iyaz Yayınevi; Dar’un Nur, Umman, Ürdün, 2017 Kıymetli ziyaretçilerimiz, bu hafta naçiz kütüphanemden tanıtma gayretinde olacağım eser Kadı Iyâz diye meşhur Iyâz b. Musa el-Yahsubî es-Sebtî’nin (476-544/1083-1149), dünyaca meşhur şaheseri eş-Şifâ, dilimizde yerleşmiş haliyle Şifa-i Şerif olacak..


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2020-09-23 09:16:10

Eser adı: eş-Şifâ bi-(fî)taʿrîfi ḥuḳūḳi (fî şerefi)'l-Muṣṭafâ'

Müellif: Kadı Iyaz

Yayınevi; Dar'un Nur, Umman, Ürdün, 2017

Kıymetli ziyaretçilerimiz, bu hafta naçiz kütüphanemden tanıtma gayretinde olacağım eser Kadı Iyâz diye meşhur Iyâz b. Musa el-Yahsubî es-Sebtî'nin (476-544/1083-1149), dünyaca meşhur şaheseri eş-Şifâ, dilimizde yerleşmiş haliyle Şifa-i Şerif olacak..

Yaklaşık bir aydır bir ders halkasıyla okuduğumuz bu kıymetli eser, Rasul-i Zişan Efendimizin(Sallallahu aleyhi ve sellem) şahsiyet-i maddi ve manevisini ortaya koyma adına kaleme akınmış, yazıldığı 900 küsur seneden beri ulema, suleha, umera ve halk tabakalarınca büyük bir hüsn-ü kabule mazhar olmuş bir değerdir.

"pek çok ilimde döneminin imamı" ve "o olmasaydı, Mağrib'in adı anılmazdı" iltifatına mazhar olmuş" olan "Allâme-i Mağrib Kadı Iyaz" Hadis, fıkıh, tabakât, edebiyat ve tarih alanlarıyla ilgili yaklaşık 40 civarında esere imza atmış velûd bir müelliftir..

Merhum Ömer Nasuhi Bilmen hocamızın, "Pek parlak bir fikre, bir fakahate malik bir zat" olarak kendisini tanımladığı Kadı Iyaz "Biz bu eseri; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in davetine lebbeyk diyen, onun nübüvvetini kabul ve tasdik eden ümmetinin ona olan muhabbetlerini arttırmak, sünnetine daha fazla sarılmalarını sağlamak ve îmânlarını kuvvetlendirmek için telif ettik" ifadeleriyle eserini yazış gayesini anlatmaktadır.

Eser kendisine vaki olan ısrarlı taleplerin neticesi olarak meydana gelmiş ve İslam âleminde en tanınan ve sevilen kitaplardan biri olmuştur. Kendisinin de üzerine üç ciltlik bir şerhi bulunan Prof. Dr. Yaşar Kandemir hocamız bu konuda şunları yazmaktadır; " Eş-Şifâ yazıldığı tarihten itibaren İslâm dünyasında büyük ilgi görmüş, üzerinde şerh, hâşiye, ihtisar ve tercüme şeklinde pek çok çalışma yapılmış, medreselerde öğrencilere, camilerde halka okutulmuştur. Özellikle Kuzey Afrika ülkelerinde düşman tehlikesine ve hastalıklara karşı okunması gelenek halini almış, Muhammed b. Ca'fer el-Kettânî'nin belirttiğine göre amansız hastalıklardan ve âfetlerden korunmak için evlerde eş-Şifâ bulundurulmuştur.

Bu âdetin diğer İslâm ülkelerinde de mevcut olup meselâ Sultan Abdülhamid'in sürgünde bulunduğu günlerde Çanakkale savaşlarında zafer kazanılması için eş-Şifâ okuduğu kaydedilmektedir (Hülagü, s. 243). Eserin Mağrib'de kolayca okunabilmesi için mushaf cüzleri gibi otuz cüz halinde yayımlandığı ve Cezayir'de askerlik görevini yapacak olanların Ṣaḥîḥ-i Buḫârî ile eş-Şifâ üzerine yemin etme âdetinin günümüzde sürdüğü belirtilmektedir (Türâbî, s. 327).

Eser hakkında takdirkâr sözler söylenmiş, öncelikle müellif eser tamamlandığı zaman, şeytanın hasedinden çatlayacağını, müminin kalbinin aydınlanıp içinin rahatlayacağını ve aklı olan herkesin Resûlullah'ın kıymetini daha iyi anlayacağını kaydetmiştir (eş-Şifâ, nşr. Abduh Ali Kûşek, s. 51, 52).

 İbn Ferhûn, Kādî İyâz'ın eş-Şifâ ile benzersiz bir eser meydana getirdiğini, aynı görüşte olan Taşköprülüzâde de vebaya karşı eş-Şifâ okumanın faydalı olduğunu "meşâyihten" duyduğunu söylemiş, eş-Şifâ şerhlerinin en güzelini kaleme alan Ali el-Kārî de bu eserin sahasında yazılan bütün kitapları ihtiva ettiğini (Şerḥu'ş-Şifâ, I, 2), Kâtib Çelebi eserin son derece yararlı olduğunu ve İslâm dünyasında bir benzerine rastlanmadığını belirtmiş (Keşfü'ẓ-ẓunûn, II, 1053), eş-Şifâ'nın en önemli şârihlerinden olan Şehâbeddin el-Hafâcî eserin aynı zamanda müellifin değerini ortaya koyduğunu vurgulamıştır." 

Özellikle kuzey Afrika ülkelerinde Şifâ-i Şerif'e ayrı bir önem verilmiş, düşman tehlikesi veya müzmin bir hastalık korkusu hissedildiği zaman Şifâ-i Şerif'i okuma gelenek hâlini almıştır. Faslı hadis âlimi Muhammed ibni Ca'fer el-Kettâni, er-Risâletü'l-müstetrafe adlı eserinde Şifâ-i Şerif'in bu faydasının tecrübe edildiğini söylemektedir. İşte bu sebeple Kuzey Afrika'da, amansız hastalıklardan ve âfetlerden korunmak için evlerde Şifâ-i Şerif bulundurulması âdet olmuştur.

Ali el-Kārî derki: "Şifa kitabı, Nebi (s.a.s.)'in şemaili (sureti ve ahlakı) hakkında yazılanların en mücmel ve yeterli olanıdır."

 "Kādî İyâz'ın hadiste bir otorite sayıldığını belirten Ali el-Kārî, eş-Şifâ'da rastladığı bazı zayıf rivayetleri değerlendirirken Kādî İyâz'ın bunların güvenilir bir senedini görmüş olabileceğini veya zayıf hadislerin faziletli ameller hususunda delil sayılabileceğini belirtmiştir (Şerḥu'ş-Şifâ, II, 91-92). eş-Şifâ şârihlerinden Şemseddin Muhammed b. Muhammed ed-Delecî el-Osmânî'nin eserdeki bir hadisin kaynağını bulamadığını bildirmesi üzerine Ali el-Kārî, "Bu hadisi büyük muhaddislerden olan Kādî İyâz'ın rivayet etmesi yeterlidir; eğer hadisin bir senedi olmasaydı onu kitabına almazdı" demiştir (a.g.e., I, 629).

Asırlardan beri, ilim adamları ve halk arasında hep değer görmüş, okunmuş, okutulmuş ve İslam ilim tarihinde önemli bir üne kavuşmuştur. Pakistan ve Hindistan'dan Tunus ve Fas'a, Yemen'den İstanbul'a kadar geniş bir muhitte Müslümanların ilgisine mazhar olmuş, imlâ meclislerinde istinsahı, rivâyet meclislerinde nakli, hatim meclislerinde kıraati, ilim meclislerinde de müzâkeresi yapılmıştır.

Tertîbi açısından bakıldığında eserin; bir mukaddime ve dört ana bölümden meydana geldiği görülmektedir. Mukaddimeye, Allah'a hamd ve senâ, Rasûlü'ne salât ve selâm ile başlanmıştır. Ardından eserin telif sebebi dile getirilmiş, eserde yer verilen dört kısmın konuları sayılmış ve bu kısımların kaçar fasıldan oluştuğuna işaret edilmiştir.

Esere genel olarak bakıldığında, genelden özele kısım, bâb ve fasıl sistematiği işlemektedir. Kâdî İyâz dört ana bölümün her birini "kısım" olarak isimlendirmiştir. Kısımlar "bâb"lardan ve bâblar da "fasıl"lardan oluşmuştur.

Eserin birinci kısmında, Hz. Peygamber'e gerekli saygı ve ihtirâmın gösterilebilmesi amacıyla, onun maddî ve mânevî güzellikleri, Allah'ın katındaki üstün yeri ve mûcizeleri ele alınmıştır. İkinci kısmında, Allah Resûlü'ne inanmanın, itaat etmenin, onu bütün kalbiyle sevmenin ve bu minvalde ona salât ve selâm getirmenin gereği ortaya konulmuştur.

Kitabın asıl konusunun ise üçüncü kısımda ele alındığı, ilk iki kısmın buna giriş niteliği taşıdığı görülmektedir. Kâdî İyâz mukaddime kısmında bunu bizzat dile getirmiştir. Bu kısımda da, Hz. Peygamber'de bulunabilecek ve kesinlikle bulunmayacak hususlar, Allah Teâlâ'nın onu günahlardan ve kötülüklerden koruduğu gerçeğini ve insan olması itibariyle yaptığı şeyleri anlatmaktadır. Dördüncü kısımda ise Resûlullah'a dil uzatanlara uygulanacak cezâ ve hükümler ele alınmaktadır.

Eser özellikle Allah Rasulünün ahlaki yönünü yansıtması açısından çok dikkat çekicidir. Üstad Bediüzzaman "Mucizat-ı Ahmediyye" adıyla meşhur 19. Mektubunda buna şöyle değinir; "Bütün ahlâk-ı hamîdede en yüksek ve yetişilmeyecek bir dereceye mâlik idi. Şu mu'cize-i ekberi, Allâme-i Mağrib Kadı Iyaz'ın Şifa-i Şerif'ine havale ediyoruz. Elhak o zât, o mu'cize-i ahlâk-ı hamîdeyi pek güzel beyan edip isbat etmiştir.(Mektubat, s. 179)

Allame merhum Seyyid Süleyman Nedvi de, 1925'te verdiği "Madras Hitabeleri"nde, eserin bu yönü hakkında şu ilginç açıklamada bulunmuştur; "Bu hususta en güzel eser Kadı Iyaz'ın Kitabu'ş Şifa'sıdır. Fransa'da bulunduğum esnada Massignon isimki müsteşrik bir gün bana şöyle demişti; "Avrupalılara Hazret-i Muhammed'in güzel taraflarını, mehasinini öğretmek için Kadı İyaz'ın Eş Şifa namındaki kitabının Avrupa dillerinden birine tercüme edilmesi kâfidir."

Bu vesileyle benim elimdeki Dar 'un Nur, Umman, Ürdün, 2017 baskısının beş yazılı nüshanın karşılaştırmalı baskısı olduğunu ve güzelce basıldığını belirteyim. Yalnız bazı Şifa baskıları gibi dipnotlarda açıklama olmadığı için, Aliyyül Kari'nin Şifa Şerhini de almak gerekti.. 

Esere ulaşmak için;

https://www.ilimkapisi.com/

Not: Bu tanıtım yazısı için Dr. Murat Gökalp Beyin "Şifa-i Şerif Literatürü" (İstem Yıl:7, Sayı:14, 2009), Ahmet Yılmaz beyin Kâdî İyâz'ın Kitâbü'ş-Şifâ Adlı Eseri ve Osmanlı'da Şifâhânlık Geleneği, Prof. Dr. Yaşar Kandemir beyin eş-Şifâ adlı yazılarından istifade ettim, kendilerine müteşekkirim.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

MUHAKEMAT DERSLERİ-10

MUHAKEMAT DERSLERİ-10

Ders: Muhakemat Dersleri (10.Ders), Birinci Makale, Dördüncü Mukaddime İzah: Prof. Dr. Şener D

TESETTÜRÜN YOZLAŞTIRILMASI

TESETTÜRÜN YOZLAŞTIRILMASI

Bugün üzerine bastığı çimenlerin, yarın üzerinde biteceğini bilen şuurlu bir Müslüman ha

MEDİNELİ HACI OSMAN EFENDİ’DEN SOHBET NOTLARI-4

MEDİNELİ HACI OSMAN EFENDİ’DEN SOHBET NOTLARI-4

Ne buyuruyor Cenab-ı Hak, ne öğretiyor bize? Buyuruyor ki; “ey kullarım, bazı kullar benden i

BAKIŞ AÇISI-20

BAKIŞ AÇISI-20

Artık dönemini doldurmuş, tekrarlana tekrarlana aşınmış, eskiye ait olan, bugüne hitap etmey

İSLÂM’IN ÜÇ TEMEL KAYNAĞINA KARŞI HÜRMETSİZLİK

İSLÂM’IN ÜÇ TEMEL KAYNAĞINA KARŞI HÜRMETSİZLİK

Muhterem kardeşlerim! Mustafa tutturmuş “ben Allah’a yağcılık yapmam, Hz. Muhammed (s.a.v)

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-23

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-23

Prof. Mahmut Erol Kılıç(Tasavvuf tarihi uzmanı) Tasavvuf ve tarihi üzerine uzman isimlerden b

ŞİFA TEFSİRİ NOTLARI-11

ŞİFA TEFSİRİ NOTLARI-11

Zulüm son haddine varmıştır dünya genelinde. Ve insanlığı dinden alıkoyma hareketleri eskis

SAMİ EFENDİ HAZRETLERİNİN LOKANTALAR HAKKINDA TAVSİYESİ

SAMİ EFENDİ HAZRETLERİNİN LOKANTALAR HAKKINDA TAVSİYESİ

Prof. Dr. İbrahim Ethem Cebecioğlu hocamız diyor ki; “Sami Efendimizin(ks.) bir tavsiyesi vard

ER RASUL

ER RASUL

Eser Adı: Er Rasul Müellifi: Said Havva Yayınevi: Daru’s Selam “Tarihi al ve sor! Acaba he

UNUTULMAYAN BORÇ

UNUTULMAYAN BORÇ

“Bütün Dünya” adlı ünlü derginin Temmuz 1948 tarihli 6. Sayısında, İzmir’den bir oku

BÜYÜK GÜNAHLAR-20

BÜYÜK GÜNAHLAR-20

Yeminlerle ilgili bölümde geçen büyük günahlar 409. KEBİRE: Sahibini günaha batıran, yani

İnkâr edenler, Allah'ın yolundan ve -yerli, taşralı- bütün insanlara eşit (kıble veya mâbed) kıldığımız Mescid-i Harâm'dan (insanları) alıkoymaya kalkanlar (şunu bilmeliler ki) kim orada (böyle) zulüm ile haktan sapmak isterse ona acı azaptan tattırırız.

Hac,25

GÜNÜN HADİSİ

Îmân altmış kadar şu'bedir. Hayâ da îmânın bir şu'besidir.

BUHARİ,KİTÂBÜ'L-ÎMÂN, EBU HUREYRE(r.a.)'dan

TARİHTE BU HAFTA

*Muhammed Raşid Hz.lerinin Vefatı. (22 Ekim 1993) *Astronomi Alimi Uluğ Bey'in Vefatı(25 Ekim 1449) *Fatih Sultan Mehmed Han'ın Trabzon'u Fethi(26 Ekim 1461)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI