Cevaplar.Org

EL-KAYYÛM

Kayyûm kelimesinin sözlük anlamı: Kendiliğinden var olan, daima ayakta tutan. Kayyûm isminin terim anlamı: Kendiliğinden var olup başkasına muhtaç olmayan, her şeyin varlığı kendisine bağlı olan, kâinatı idare eden.


Ali Bozkurt

alibozkurt.02@hotmail.com

2020-07-08 08:53:18

Kayyûm kelimesinin sözlük anlamı: Kendiliğinden var olan, daima ayakta tutan.

Kayyûm isminin terim anlamı: Kendiliğinden var olup başkasına muhtaç olmayan, her şeyin varlığı kendisine bağlı olan, kâinatı idare eden.

Allah, gökleri, yeri ve bütün varlıkları ayakta tutar.

Allah, varlıkların ayakta kalmaları için ihtiyaç duydukları şeyleri verir.

Allah, her varlığın ihtiyacını karşıladığı halde, kendisi bütün varlıklardan müstağnidir.

Allah, kâinatı ve içindeki varlıkları hem yaratmış hem de yaşatmaktadır.

"Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur."(1)

Müfessir Elmalılı bu ayette geçen Kayyûm ismini şöyle açıklar: 'KAYYÛM: Kıyamdan "Fey'ul" vezninde (kalıbında) bir mübalağa kipidir ki, kendi kaim, diğerleri mukim (ayakta tutan) ve mukavvim (yöneten) demektir. Ve bunda eşyanın ayakta durmasının ilâhî kıyamda fani olduğuna lafzında bir ima (işaret) vardır. İbni Sina bunun vâcibü'l-vücud kavramına eşit olduğunu söylemiş ise de, buna vâcibü'l-vücud kavramının, kendinden başka, ondan ayrılmaz bir kavramı olan, külli mucid (her şeyi yoktan var eden) külli müdebbir (herşeyi idare eden, yöneten) gibi diğer kemal kavramlarının hepsi de anlam itibariyle dahildir.'(2)

"Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. Diridir, kayyumdur."(3)

Allah'tan başka bir ilah yoktur. Allah, kendiliğinden vardır, kimseye muhtaç değildir, kullarının ihtiyaçlarını giderip onları yaşatır.

"Bütün yüzler (insanlar), diri ve her şeye hakim olan Allah için eğilip boyun bükmüştür. Zulüm yüklenen ise, gerçekten perişan olmuştur."(4)

Ahirette bütün insanlar diri ve kayyum olan Allah için eğilip boyun bükerler. Artık herkes bilir ki Allah ne karar verirse o olacaktır. Dünyada iken zalim olanlar, o gün perişan durumdadır.

El-Kayyûm isminden çıkarmamız gereken ders:

Allah, her şeyi takdir ettiği zamana kadar kaim kılmaktadır. Her halimizle Allah'ın yaşatmasına ve emrine bağlıyız. Bize düşen, Allah karşısındaki konumumuzu bilip iyi birer kul olmaya çalışmaktır.

Dipnotlar

1-Bakara-255

2-Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, C: 2, S: 155

3-Al-i İmran-2

4-Taha-111

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ET-TEVVÂB

ET-TEVVÂB

Tevvâb kelimesinin sözlük anlamı: Çok tövbe eden ve tövbe edenlerin tövbelerini kabul eden.

EL-MÜNTEKİM

EL-MÜNTEKİM

Müntekim kelimesinin sözlük anlamı: Ayıplayan ve suçluyu cezalandıran. Müntekim isminin ter

EL-BERR

EL-BERR

Berr kelimesinin sözlük anlamı: İyilik eden, ihsanda bulunan. Berr isminin terim anlamı: İyil

EL-MÜTEÂLÎ

EL-MÜTEÂLÎ

Müteâlî kelimesinin sözlük anlamı: Yüce, izzet ve şeref sahibi olan. Müteâlî isminin ter

EL-VÂLİ

EL-VÂLİ

Vâli kelimesinin sözlük anlamı: Yardım eden, destek veren, idare eden, yöneten. Vâli isminin

EZ-ZÂHİR

EZ-ZÂHİR

Zâhir kelimesinin sözlük anlamı: Görünen, varlığı aşikâr olan. Zâhir isminin terim anla

EL-BÂTIN

EL-BÂTIN

Bâtın kelimesinin sözlük anlamı: Gizli olan, görünmeyen. Bâtın isminin terim anlamı: Gizl

EL-ÂHİR

EL-ÂHİR

Âhir kelimesinin sözlük anlamı: Son, son olan. Âhir isminin terim anlamı: Varlığının sonu

EL-EVVEL

EL-EVVEL

Evvel kelimesinin sözlük anlamı: İlk, başlangıcı olmayan. Evvel isminin terim anlamı: Varl

EL-MUAHHİR

EL-MUAHHİR

Muahhir kelimesinin sözlük anlamı: Geriye bırakan, erteleyen. Muahhir isminin terim anlamı: Ge

ES-SAMED

ES-SAMED

Samed kelimesinin sözlük anlamı: İhtiyaçların giderilmesi için kendisine başvurulan. Samed

Âl-i imran:190

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için gerçekten açık, ibretli deliller vardır.

GÜNÜN HADİSİ

Allahu Teala, kulunu helal (kazanç) talebinde yorgun görmeyi sever.

250 Hadis, s.197

TARİHTE BU HAFTA

*Eğriboz Adası'nin fethi(12 Ağustos 1470) *Kanuni Sultan Süleyman Han'in Tebriz'i fethi(13 Ağustos 1534) *Haçlı Ordusu'nun Kudüs katliami (15 Ağustoz 1099) *Gölcük Depremi(17 Ağustos 1999) *Misak-i Milli'nin TBMM'de de kabûlü(19 Ağustos 1920)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI