Cevaplar.Org

EL-HAMÎD

Hamîd kelimesinin sözlük anlamı: Övülen, övülmeye layık olan. Hamîd isminin terim anlamı: Övülen, Kendisine hamd ve sena olunan, filleriyle ve sıfatlarıyla hamd edilmeye layık olan, bütün mevcudat tarafından övülen.


Ali Bozkurt

alibozkurt.02@hotmail.com

2020-07-01 06:15:36

Hamîd kelimesinin sözlük anlamı: Övülen, övülmeye layık olan.

Hamîd isminin terim anlamı: Övülen, Kendisine hamd ve sena olunan, filleriyle ve sıfatlarıyla hamd edilmeye layık olan, bütün mevcudat tarafından övülen.

Mutlak manada Hamîd, yalnız Allah'tır; çünkü diğer varlıklar noksandan münezzeh değildir.

İçinde Hamîd ismi geçen bazı ayetler ve kısa açıklamaları şöyledir:

"O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, dost olandır, övülmeye lâyık olandır."(1)

Allah, sıfatları ve filleri ile övülmeye layıktır. Gerçek koruyucu, Allah'tır. Bazen yağmur konusunda ümitler kesilmişken, kullarının imdadına yetişip yağmur yağdırır.

"Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye lâyıktır."(2)

Gökten indirilen yağmur, Allah'ındır. Yerde biten meyveler, sebzeler ve ekinler hep Allah'ındır. Her şeyin sahibi olan Allah, hem zengin hem de övülmeye layık olandır.

"Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla lâyık olandır."(3)

Diyanet tefsiri bu ayeti şöyle açıklar: 'İnsanı yaratan ve onun ihtiyaçlarını en iyi bilen Cenâb-ı Allah bütün beşeriyete yönelik bir uyarıda bulunmaktadır: Allah'a muhtaç olan insanlardır, Allah ise hiçbir şeye ve hiç kimseye muhtaç değildir. Üstelik yaratılmışlar üzerindeki üstün nimetlerinden ötürü hamd edilmeye lâyık olan yalnız O'dur. Bu uyarıdan, ibadetin insanın buna muhtaç olmasından dolayı emredildiği, dolayısıyla din duygusunun ve Allah'a ibadet etme eğiliminin fıtrî olduğu ve baskı yöntemleriyle yok edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.'(4)

"Mûsâ, şöyle dedi: "Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye lâyık olandır."(5)

Kimse inkârcı olmakla Allah'a bir zarar veremez. Allah, zatı, sıfatları, fiilleri ve hükümranlığıyla övülmeye layıktır; bu gerçek, hiçbir şekilde değişmez. İnsanlar Allah'ı doğru tanıyıp ona hamd ederlerse, kulluk görevlerini yerine getirmiş olurlar.

El-Hamîd isminden çıkarmamız gereken ders:

Hamd edilmeye layık olan yegâne varlık, her şeyin yaratıcısı ve sahibi olan Allah'tır. O halde bizler de hem Allah'ı övüp ona hamd etmeli hem de Yüce Yaratıcı tarafından beğenilecek işler yapmalıyız.

Dipnotlar

1-Şura-28

2-Hac-64

3-Fatır-15

4-DİB Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 458-459

5-İbrahim-8

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ET-TEVVÂB

ET-TEVVÂB

Tevvâb kelimesinin sözlük anlamı: Çok tövbe eden ve tövbe edenlerin tövbelerini kabul eden.

EL-MÜNTEKİM

EL-MÜNTEKİM

Müntekim kelimesinin sözlük anlamı: Ayıplayan ve suçluyu cezalandıran. Müntekim isminin ter

EL-BERR

EL-BERR

Berr kelimesinin sözlük anlamı: İyilik eden, ihsanda bulunan. Berr isminin terim anlamı: İyil

EL-MÜTEÂLÎ

EL-MÜTEÂLÎ

Müteâlî kelimesinin sözlük anlamı: Yüce, izzet ve şeref sahibi olan. Müteâlî isminin ter

EL-VÂLİ

EL-VÂLİ

Vâli kelimesinin sözlük anlamı: Yardım eden, destek veren, idare eden, yöneten. Vâli isminin

EZ-ZÂHİR

EZ-ZÂHİR

Zâhir kelimesinin sözlük anlamı: Görünen, varlığı aşikâr olan. Zâhir isminin terim anla

EL-BÂTIN

EL-BÂTIN

Bâtın kelimesinin sözlük anlamı: Gizli olan, görünmeyen. Bâtın isminin terim anlamı: Gizl

EL-ÂHİR

EL-ÂHİR

Âhir kelimesinin sözlük anlamı: Son, son olan. Âhir isminin terim anlamı: Varlığının sonu

EL-EVVEL

EL-EVVEL

Evvel kelimesinin sözlük anlamı: İlk, başlangıcı olmayan. Evvel isminin terim anlamı: Varl

EL-MUAHHİR

EL-MUAHHİR

Muahhir kelimesinin sözlük anlamı: Geriye bırakan, erteleyen. Muahhir isminin terim anlamı: Ge

ES-SAMED

ES-SAMED

Samed kelimesinin sözlük anlamı: İhtiyaçların giderilmesi için kendisine başvurulan. Samed

Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.

Nûr, 38

GÜNÜN HADİSİ

İki müslüman birbiriyle karşılaşıp da el sıkışılarsa, ayrılmazdan evvel günahları bağışlanır.

(Riyazü's-Salihin)

TARİHTE BU HAFTA

*Eğriboz Adası'nin fethi(12 Ağustos 1470) *Kanuni Sultan Süleyman Han'in Tebriz'i fethi(13 Ağustos 1534) *Haçlı Ordusu'nun Kudüs katliami (15 Ağustoz 1099) *Gölcük Depremi(17 Ağustos 1999) *Misak-i Milli'nin TBMM'de de kabûlü(19 Ağustos 1920)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI