Cevaplar.Org

KUR’AN OKUMANIN SEVABI ÖLÜYE GİTMEZ Mİ?

Değerli Kardeşlerim, Geçenlerde TRT Kurdi’de yayınlanan bir program esnasında bir hemşehrimiz televizyona bağlanarak Doğubayazıt’tan aradığını ve “Doğubayazıt’taki âlimlerin Kur’an’ın sevabının vefat edenlere ulaşmadığını söylediklerini” belirterek bu konuda açıklama talep etti. Oradaki hoca gereken cevabı vermişti. Ben de bu vesileyle birkaç hususu sizlere arz etmek isterim.


Seyda Musa Geçit Hocaefendi

2020-05-01 08:37:54

Değerli Kardeşlerim,

Geçenlerde TRT Kurdi'de yayınlanan bir program esnasında bir hemşehrimiz televizyona bağlanarak Doğubayazıt'tan aradığını ve "Doğubayazıt'taki âlimlerin Kur'an'ın sevabının vefat edenlere ulaşmadığını söylediklerini" belirterek bu konuda açıklama talep etti. Oradaki hoca gereken cevabı vermişti. Ben de bu vesileyle birkaç hususu sizlere arz etmek isterim.

1. Burada size hitap eden kardeşiniz olarak Doğubeyazıt'ta doğmuş, orada uzun süre boyunca imamlık ve müderrislik yapmış, birçok hocadan ders almış ve birçok talebe yetiştirmiş birisiyim. Yaklaşık olarak 1960 yılından bu yana orada fahri veya resmi olarak görev yapan hocaların büyük çoğunluğunu tanırım. Bu tanıdığım âlimlerin bir kısmı vefat edip Hakkın rahmetine kavuşmuş, bir kısmı emekli olmuş, bir kısmı da hâlâ görev yapmaktadır.

Bu zamana kadar bizim yaşadığımız bu memlekette bu kadar net bir şekilde "okunan Kur'an'ın mevtaya fayda vermediği fetvası" veren bir âlim görmedim. Aksine bütün hocaların, fiili olarak, vefat edenleri defnederken, definden sonra, mezar ziyaretlerinde, vefattan günler, aylar, yıllar sonra onların ruhuna bağışlamak üzere Fatiha ve Yasin Surelerini okuduklarını, onlara dua ettiklerini, okunan devir ve hatimlerin, Kur'an tilavetlerinin vefat edenlerin ruhuna bağışlanmak üzere dualar ettiklerini gördüm.

Sadece son yıllarda tercüme kitapları okuyan, sosyal medya hocalarını dinleyen, medyatik ve şöhret ehli olan fetvacıları seyreden bazı şahısların milletimize bu şekilde fetva verme cür'etinde bulunduklarını görmekteyiz veya duymaktayız. Bunların da ilmi seviyelerinin çok düşük olduklarını, fetva vermek bir tarafa, bir fıkıh ve fetva kitabını yüzünden okuyamayacak derecede olduklarını, dolayısıyla fetva ehli olmadıklarını hepiniz biliyorsunuz. Bu sebeple ilgili şahsın bu iddiayı "Doğubeyazıt âlimleri veya hocalarına nisbet etmesi doğru değildir."

2. Bu kardeşiniz daha önce Arapça yazdığı bazı eserlerinde bu konuda İslam âlimlerinden nakillerde bulunarak konuyla ilgili açıklamalar yapmıştı. Bu nedenle Arapça bilen kardeşlerimi onlara havale ediyorum. Ancak burada Mecmuatu'l-Fetava adlı kitabıma naklettiğim Şafii Mezhebinin en büyük fukahasından birkaç tanesinin sözlerini size burada da arz etmek istiyorum. Arapçası iyi olanlar bu Arapça metinleri adı geçen âlimlerin Fetâvâ adlı kitaplarından araştırabilirler. Arapçası iyi olmayanlara da, bir paragraf halinde özet bir tercüme sunacağız.

a. Şafii Fakihlerinden Allame Süleyman el-Kürdi, Fetava'sında şöyle demiştir:
سئل: فيمن قرأ شيئا من كتاب الله تعالى وأهدى ثوابه لروحه صلى الله عليه وسلم ثم إلى روح فلان ثم إلى روح فلان فهل يصل كل واحد منهم ثواب كامل سواء أتى بالواو أو بثم أو يفرق فإن قلتم بوصول ذلك فهل يكون مثل ما جرت به عادة أهل الحرمين من بذل دراهم على قراءة شيء من القرآن والمقصود شخص بعينه فهل إذا أهدى لروح المقصود ثم لغيره يكون الحكم كذلك أو لا وإذا بذل شخص شيئا معينا على قراءة شيء معين لفلان وبذل شيئا آخر معينا على قراءة مثله لآخر فهل إذا اقتصر الأجير على قراءة ذلك المعين ثم أهدى ثوابه لفلان وفلان يكفى أم لا؟
الجواب: أما النبي صلى الله عليه وسلم فالثواب حاصل له مطلقا وأما غيره صلى الله عليه وسلم ممن دعا له القارئ بوصول ثواب القراءة له أو كان بحضوره أو نواه بها فالنفع حاصل للكل وفى التحفة لو استجعل من جماعة على الدعاء صح فإذا دعا لكل منهم يستحق جعل الجميع كما لو استجعل على رد آبقين لملاك من موضع واحد ولا ينافيه ما لو كان ميتان بقبر فاستجعل على أن يقرأ على كل ختمة لزمه ختمتان لأن لفظ القرآن مقصود فإذا شرط تعدده وجب بخلاف لفظ الدعاء الخ
سئل: هل تكفى قراءة " قل هو الله أحد" ثلاث مرات لمن استؤجر على قراءة ختمة كاملة مثلا لأنها تعدل ثلث القرآن كما ورد أم لا؟
الجواب: لاتكفى بل لابد من قراءة جميع الختمة من أولها إلى آخرها لأنه مستأجر على جميعها فلا بد للخروج من العهدة من الإتيان بجميع العمل الذى استؤجر عليه

b. Şafii Ulemasından Allame Şihabuddin er-Remli şöyle demiştir:
سئل: هل تجوز الاجارة لقرائة القرآن على القبور وغيرها او لا؟
فاجاب: بانه تصح الاجارة المذكورة.

c. Şafii alimlerinden ve 500'e yakın kitap yazan büyük alim İmam Suyuti de şöyle demiştir:
مسئلة: شخص حج حجة نافلة فقال له آخر بعنى ثواب حجتك بكذا فقال له بعتك فهل ذلك صحيح وينتقل الثواب اليه؟ واذا قال شخص لآخر اقرأ لى كل يوم ما تيسر من القرآن واجعل ثوابه لى وجعل له على ذلك مالا معلوما ففعل فهل يكون ثواب القرائة للمجعول له او مثل الثواب ام لا؟ واذا انتقل الثواب له فهل يبقى للقارىء ثواب ام لا؟ وكذا اذا لم يقرأ له بجعالة ولكن قرأ له تبرعا من نفسه وكذا سائر العبادات؟
الجواب: اما مسئلة الحج وسائر العبادات فباطلة عند الفقهاء واما مسئلة القرائة فجائزة اذا شرط الدعاء بعدها والمال الذى يأخذه من باب الجعالة وهى جعالة على الدعاء لا على القرائة فان ثواب القرائة للقارىء ولا يمكن نقله للمدعو له وانما يقال له مثل ثوابه فيدعو بذلك ويحصل له ان استجاب الله الدعاء وكذا حكم القارىء بلا جعالة فى الدعاء.

d. Şafii Mezhebinin en büyük fakihlerinden Şeyhülislam Ebu Zekeriyya Muhammed el-Ensari şöyle demiştir:
سئل: عن اجارة من يقرأ لحى او ميت بوصية او نذر او غيرهما ختمة هل يصح ذلك من غير تعيين زمان او مكان او لا بد من التعيين حتى يمتنع ذلك فيمن اوصى بالقرائة ثم مات غريقا او لا يعرف له قبر واذا قلتم بالاول فهل تصح الاجارة لقرائة قرآن بالتعيين المذكور او لا؟ واذا فرغ القاريء من القرائة فما صورة ما يدعو به هل يقول اللهم اجعل ثواب ما قرئته لفلان او مثل ثوابه ؟ وهل يهديه اولا للانبياء والصالحين ثم للمستأجر له او يهديه اولا له ثم لهم ؟
فاجاب:بان الاجارة تصح لقرائة ختمة من غير تقدير بزمن وتصح بقرائة قرآن بتقدير ذلك سواء عين مكانا ام لا وقد افتى القاضى حسين بصحتها لقرائة القرآن على رأس القبر مدة كالاجارة للاذان ولتعليم القرآن قال الرافعى والوجه تنزيله على ما ينفع المستأجر له اما بالدعاء عقب القرائة وهو بعدها اقرب اجابة واكثر بركة واما بجعل ما حصل من الاجر له والمختار كما قاله النووى صحة الاجارة مطلقا كما هو ظاهر كلام القاضى لان محل القرائة محل بركة وتنزل الرحمة وهذا مقصود ينفع المستأجر له وبذلك علم انه لا فرق بين القرائة على القبر وغيره وصورة ما يدعو به ان يقول اللهم اجعل مثل ثواب ذلك او اللهم اجعل ثواب ذلك اذ المعنى على مثل ثواب ذلك كما لو اوصى لزيد بنصيب ابنه فانه يصح على معنى مثل نصيب ابنه وان كان المعنى على ذلك فله ان يهدى ثواب ذلك للانبياء والصالحين ثم للمستأجر له بل هو اولى لما فيه من التبرك بتقديم من يطلب بركته وهو احب للمستأجر غالبا فالاجرة المأخوذة فى مقابلة ذلك حلال كما قلناه ولعموم خبر البخارى ان أحق ما اخذتم عليه اجرا كتاب الله.

e. Yine Şafii Mezhebinin en büyük fakihlerinden, hadis ilminin en büyük alimlerinden, İmam Müslim'in Sahihi Müslim adlı eserine en mu'teber şerhlerden birinin müellifi olan İmam Nevevi de şöyle demiştir:
مسئلة: يصل الى الميت ثواب الدعاء وثواب الصدقة بالاجماع واختلفوا فى ثواب القرائة فقال احمد وبعض اصحاب الشافعى يصل وقال الشافعى والاكثرون لا يصل.

f. Günümüz fıkıh âlimlerinden olup asrımızın en meşhur fıkıh kitabı olan el-Fıkhu'l-İslami ve Edilletuhu kitabı ile diğer bir çok kitabın müellifi olan merhum Prof. Dr. Vehbe Zuhayli şöyle demiştir:
وعند متأخرى الشافعية كمذاهب الأئمة الثلاثة أن ثواب القرائة يصل الى الميت وقد جوّز القاضى حسين الإستئجار على قرائة القرآن عند الميت.

Televizyona bağlanan kardeşimizin ağzından "Doğubeyazıt'ın âlimleri" sözünü duyunca aklımıza herkesten önce büyüğümüz ve üstadımız olan Şeyh Ahmed-i Xânȋ ve Merhum Üstadımız Halife Yusuf Topçu gelmektedir. Son olarak bu iki zattan da birer nakil yapacağız. Şeyh-Ahmed-i Xânȋ, Nubihar adlı eserinin sonunda şöyle demektedir:

Ümîda me ji tifalan
Ku me emel betalan

Di weqtê dewr û dersan
Bikin in'am u ihsan

Bi duan me bîrê bînin
Fatiha ji mera bixwînin

Evlatlarımızdan şudur ümidimiz
Batıl amellerle işlemesinler.

Ödev ve derslerini okuduklarında
Bize lütuf ve ihsan eylesinler

Bizi dualarla ansınlar
Bizlere Fatihalar okusunlar.

Şeyh Ahmed-i Xânî (rh.a) öldükten sonra müslüman evlatlarının yani bizlerin kendisine fatihalar okumasını talep etmektedir. Şayet ölüye Kuran okumak caiz olmasa ya da sevabı yahut faydası dokunmasa, neden böyle bir talepte bulunsun?

Halife Yusuf (Rh.a) de şöyle demektedir: "Şeyh İbn Hacer (el-Heytemȋ) demiştir ki: Kur'an okuma karşılığında ücret almak dört surette caizdir:

Birincisi: Okunan Kur'an'ın meyyitin kabrinin yanında yapılmış olması.

İkincisi: Evvel Kur'an okunması, ardından da dua yapılıp sevabının aynısının meyyitin ruhuna bağışlanması ve onun mağfiretinin talebine dair duanın yapılması, Üçüncüsü: Her ne kadar ardında dua olmasa da hak sahibinin huzurunda okunmuş olması,

Dördüncüsü: Ücreti alacak okuyucunun (Kari'ul'-Kur'an'ın) Kur'an'ın bereketinin kendisi için okunan dirinin yahut meyyitin üzerine inmesini gönlünde geçirmiş olması. İşte bu dört durum dışında Kur'an-ı Kerim'i ücret karşılığında okumak bu konuda görüş beyan eden bazı âlimlerin hilafına caiz değildir." (Halife Yusuf, İrşadu'l-İbad, Şam Baskısı, s. 345-346)

Naklettiğimiz bu sözler Şafii Mezhebinin büyük fukahasının kitaplarından alınmış olup amel edilen fetvalardan ibarettir.

Hanefi Mezhebi fukahası da aynı minvalde fetva vermişlerdir. Özellikle İbn Abidin bu konuda aynı fetvayı vermiştir ki kardeşlerimizi ona havale ediyoruz.

Sonuç olarak şunu söyleriz: Bütün bu zatların hepsi sağ olan Müslümanların vefat eden Müslüman kardeşlerine sevabını bağışlamak üzere Kur'an okunmasını, dua edilmesini caiz görmüşlerdir. Aynı şekilde verilen sadakaların sevabının da vefat edenlerin ruhlarına ulaşacağını beyan etmişlerdir. Yine bir müslümanın mezarının başına gidip üzerinde mevtanın ruhuna bağışlamak üzere Kur'an okunmasının caiz olduğunu belirtmişlerdir. Bütün bu zatlar bu şekilde fetva verdikten sonra son yıllarda memleketimizde çıkan birkaç şahsın bir takım iddialarının ilmi ve fıkhi bir değeri bulunmamaktadır.

Allahu Teâlâ bizleri ilim tahsil eden, ilmiyle amil olan kullarından eylesin. İlimsiz fetva vermeye cür'et eden ahir zamanın dâl ve mudil şahıslarının şerlerinden muhafaza eylesin. Âmin.
Kardeşiniz Molla Musa Celali

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ANLAMADAN KUR’AN OKUMANIN FAYDASI VAR MI? ÖLÜYE KUR’AN OKUNUR MU?

ANLAMADAN KUR’AN OKUMANIN FAYDASI VAR MI? ÖLÜYE KUR’AN OKUNUR MU?

Sordular: -Hocam, Kur’an’ı anlamadan okumanın faydası yoktur, diyenler var. Bir de bazı ho

KUR’AN’DA TEKZİP KAVRAMI

KUR’AN’DA TEKZİP KAVRAMI

Sözlükte tekzip; Yalanlamak, doğru olmadığını savunmak ve inkâr etmek anlamlarına gelir. T

KUR’AN OKUMANIN SEVABI ÖLÜYE GİTMEZ Mİ?

KUR’AN OKUMANIN SEVABI ÖLÜYE GİTMEZ Mİ?

Değerli Kardeşlerim, Geçenlerde TRT Kurdi’de yayınlanan bir program esnasında bir hemşehrim

KUR’AN’DA ZALİM VE ZULÜM

KUR’AN’DA ZALİM VE ZULÜM

Zalim kelimesi sözlükte; Haksızlık yapan, bir şeyi ait olmayan yere koyan anlamına gelir. Zal

KUR’AN’DA İSM KAVRAMI

KUR’AN’DA İSM KAVRAMI

İsm kelimesi sözlükte, günah anlamına gelir. Terim olarak ism, işleyen kişi için ceza gerek

NAZM-I MEBANİ İLE NAZM-I MAANİ ARASINDA TEVAFUK

NAZM-I MEBANİ İLE NAZM-I MAANİ ARASINDA TEVAFUK

Belagat ilminin inceliklerinden biri de bir manayı ifade eden beyanın o manaya uygun bir kıyafete

KUR’AN’IN TERTİBİNDEKİ BELAGAT NÜKTELERİ

KUR’AN’IN TERTİBİNDEKİ BELAGAT NÜKTELERİ

Kur’an’da ayet ve sureler, tamamen vahiy ile tespit edildiğine dair âlimlerin büyük çoğunl

GÖĞÜ YÜKSELTTİ VE MİZANI KURDU

GÖĞÜ YÜKSELTTİ VE MİZANI KURDU

“Göğü yükseltti ve mizanı koydu.”(Rahman:7) Ayette geçen "sema" kelimesinin sözlük anla

ADALET VURGUSU

ADALET VURGUSU

Tartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapma¬yın.”(Şuara: 26/182) Bilindiği gibi, Kur'a

SALIVERİLEN İKİ DENİZ

SALIVERİLEN İKİ DENİZ

İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiş¬tir.”(Rahman Suresi; 19. Ayet) İslâm âlim

KUR'AN'IN TEFSİRE OLAN İHTİYACI, SÜNNETİN TEFSİRDEKİ YERİ-4

KUR'AN'IN TEFSİRE OLAN İHTİYACI, SÜNNETİN TEFSİRDEKİ YERİ-4

Sahâbe anlayışı Asr-ı saadetten beri, Kur'an'ın ifadelerinde birden çok anlamın varolduğu

Ey iman eden kullarım! Şüphesiz benim arzım geniştir. O halde (nerede güven içinde olacaksanız orada) yalnız bana kulluk edin.

Ankebut, 56

GÜNÜN HADİSİ

Size, takat getirebileceğiniz amel yaraşır. Siz (ibadet yapmaktan) usanmadıkça, Allah da (sevab vermekten) usanmaz. Allah'a en hoş gelen dini amel, kişinin devamlı olarak yaptığı ameldir"

Buhari, İman 32, Teheccüd 18

TARİHTE BU HAFTA

*Eğriboz Adası'nin fethi(12 Ağustos 1470) *Kanuni Sultan Süleyman Han'in Tebriz'i fethi(13 Ağustos 1534) *Haçlı Ordusu'nun Kudüs katliami (15 Ağustoz 1099) *Gölcük Depremi(17 Ağustos 1999) *Misak-i Milli'nin TBMM'de de kabûlü(19 Ağustos 1920)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI