Cevaplar.Org

KÜFRE SEBEB OLAN SÖZ VE DAVRANIŞLAR-1

1.Küfr-i Hükmi: Kişinin Mü’min iken söylediği sözler ve işlediği fiiller nedeniyle küfre girmesine, küfr-i hükmi denir. Müslüman olarak bilinen birinin, yaptığı işler ve söylediği sözler nedeniyle kâfir olduğunu söylemeye ise tekfir denir. Ancak kolay kolay kimseyi tekfir etmemek gerekir. Çünkü bu işte büyük vebal ihtimali vardır. Bir hadis-i şerif şöyledir


Ali Bozkurt

alibozkurt.02@hotmail.com

2020-03-01 11:31:48

1.Küfr-i Hükmi:

Kişinin Mü'min iken söylediği sözler ve işlediği fiiller nedeniyle küfre girmesine, küfr-i hükmi denir.

Müslüman olarak bilinen birinin, yaptığı işler ve söylediği sözler nedeniyle kâfir olduğunu söylemeye ise tekfir denir. Ancak kolay kolay kimseyi tekfir etmemek gerekir. Çünkü bu işte büyük vebal ihtimali vardır. Bir hadis-i şerif şöyledir:

"Kim kardeşine kâfir derse, ikisinden biri mutlaka kâfir olmuştur. Eğer itham edilen kâfir değilse, küfür itham edene döner."(1)

2.Küfr-i Cehli:

Bilgisizliği nedeniyle, Kur'an'daki bazı hükümleri reddeden veya alaya alan kişinin söylediği sözlerden dolayı küfre girmesine, küfr-i cehli denir.

Bir mü'min, inandığı dinin esasları hakkında bilgi sahip olmak için çaba harcamalı ve bilmediği konularda uluorta görüş serdetmemelidir.

Bilmemek, İslam'a yeni girmiş kimseler için bir mazeret sayılsa da bu mazeret hali sürekli değildir.

3.Şek (Şüphe) Küfrü:

İnandığı şeylerden şüphe duyma nedeniyle meydana gelen küfürdür.

İman, kesin olmayı gerektirir. İmanını ikrar eden kişi kelime-i şehadette olduğu gibi, "eşhedü" yani "tanıklık ederim ki" der. Bu ifade şu anlama gelir: Hiçbir şüphe duymadan görmüş gibi inandım.

İman, şüphe kabul etmez; şüphe ile iman bir arada bulunmaz.

4.Büyüklenme Küfrü:

Kibir taslayarak Allah'ın verdiği emirleri doğru ve yerinde bulmama nedeniyle meydana gelen küfürdür. Nitekim İblis büyüklendiği için küfre girmiştir.

İblis'in küfre girmesi Kur'an'da şöyle anlatılmaktadır:

"Meleklere "Âdem'e secde edin." demiştik. İblis müstesna hepsi secde ettiler. O ise kaçındı, büyüklük tasladı ve inkâr edenlerden oldu."(2)

Şeytanın küfre girmesi, Allah'ın varlığını veya emrini inkâr şeklinde olmamıştır. Şeytan, Allah'ın varlığını ve "Âdeme secde edin." emrinin Allah tarafından verildiğini bilmekte ve kabul etmektedir. Şeytanın inkârı büyüklenme şeklinde olmuştur; yani Allah'ın verdiği emri beğenmemiştir. Secde etmeme sebebi de verilen emri yerinde görmemesidir. Allah tarafından verilen emri uygun bulmamak, ona hata ve yanılma izafe etmek anlamına gelir. Bu, Allah'ın noksan sıfatlardan uzak olduğunu inkâr olup sahibini küfre götürür. Şeytan (İblis), Allah'ın anılan emrini yerinde bulmayarak O'na yanılma (yanlış emir vermiş olma) niteliği izafe etmiş ve bu sebeple kâfir olmuştur.

5.İstihza İle Meydana Gelen Küfür:

Dinin esaslarını alaya almak küfürdür.

Alaya almak, bir bakıma inanmamaktır. Kişi, önemsediği şey ile alay etmez. Cennet veya cehennem hayatını alaya almak veya dini yaşantıyı alaya almak suretiyle o değerleri gözden düşürmeye çalışmak böyledir.

6.İstihfaf İle Meydana Gelen Küfür:

Dinin esaslarını küçümseyip hafife almak küfürdür.

Bir insan namazı veya namazın rükû ve secde gibi rükünlerini hafife alır onları önemsiz görürse küfre girmiş olur. Çünkü istihfaf, hafife alınan şeyin önemini ve emri verenin güzel bir emir verdiğini inkâr etme anlamına gelir.

7.Allah'ın Sıfatlarını İnkâr Etmekle Meydana Gelen Küfür:

Allah'ın sıfatlarını ve sıfatlarının kapsamını inkâr etmek, kişiyi küfre götürür.

Mesela Allah'ın her şeyi göremeyeceğini veya işitemeyeceğini söylemek küfürdür. Allah'ın varlıklar hakkında bir bütün olarak bilgi sahibi olduğunu ancak her şeyi ayrıntılarıyla bilmediğini savunmak da böyledir.

8.Allah'a Uygun Olmayan Özellikler İsnat Etme İle Meydana Gelen Küfür:

Allah'ın bir cisim olduğu gibi şeyler söylemek küfürdür.

Allah'ın hacim, ağırlık gibi özelliklere sahip olduğunu ve boşlukta bir yar kapladığını söylemek, kişiyi küfre götürür. Allah, cisim olmaktan, hacmi ve ağırlığı bulunmaktan münezzehtir.

9.Allah'a Ortak Koşma Nedeniyle Meydana Gelen Küfür:

Allah'a ortak koşmak; Allah dışında bazı ilahlar olduğunu kabul edip Yüce Yaratıcının ulûhiyet ve sıfatlarında eşi, benzeri ve ortağı bulunduğuna inanmaktır.

Allah'a ortak koşmak, küfürdür.

Allah, şirk koşanları affetmeyeceğini bildirmektedir:

"Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur."(3)

Şirk koşup bu inanç üzere ölenlerin varacakları yer, ebedi olarak kalacakları cehennemdir. Çünkü şirk, bir çeşit küfürdür.

10.Allah'ın Rahmetinden Ümit Kesme İle Meydana Gelen Küfür:

Kur'an, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyi kafirlerin bir özelliği olarak anmaktadır:

"Ey oğullarım! Gidin Yûsuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez."(4)

Allah'ın rahmetinden ümit kesmek, onun kudretinden şüphe etmek anlamına gelir. Her mü'min inanır ki, Allah lütuf ve merhamet sahibidir. Bu iman, onun rahmetinden ümit kesmeye engeldir.

Ömer Nasuhi Bilmen Allah'ın rahmetinden ümit kesmenin küfür olduğunu şöyle açıklamaktadır: 'Her kim, Cenâb-ı Hak'kın kudretinin üstünlüğünü inkâr ederse veya o Yüce yaratıcının bütün âlemlerin durumlarını bilmediğini sanarsa veya O Kerem Sâhibi Mâbud'un cömert değil, hâşâ cimri olduğuna inanırsa işte öyle bir kimse Allah'ın rahmetinden ümidini keser. Böyle üç kanaatden her biri ise bir küfrden ibâretdir. Binaenaleyh Allah Teâlâ'nın rahmetinden, lûtuf ve kereminden ümitsizliğe düşmek ancak kâfir olanlara mahsustur.'(5)

11.İnsana Uluhiyet İsnat Etme İle Meydana Gelen Küfür:

İnsana uluhiyet isnat etmenin küfür olduğunu haber veren iki ayet ve kısa açıklamaları şöyledir:

1-"«Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesîh´dır» diyenler andolsun ki kâfir olmuşlardır. De ki: Öyleyse Allah, Meryem oğlu Mesîh´i, anasını ve yeryüzündekilerin hepsini imha etmek isterse Allah´a kim bir şey yapabilecektir (O´na kim bir şeyle engel olabilecektir)! Göklerde, yerde ve ikisi arasında ne varsa hepsinin mülkiyeti Allah´a aittir. O dilediğini yaratır ve Allah her şeye tam manasıyla kadirdir."(6)

Hz. İsa, Yüce Yaratıcı tarafından tevhit inancını pekiştirmek üzere gönderilen, Allah'ın bir kulu ve peygamberidir. Hem Hz. İsa, hem annesi Hz Meryem hem de yeryüzündeki bütün canlılar, Allah tarafından yaratılan ölümlü varlıklardır. Dolayısıyla Hz. İsa'nın ölümlü bir insan olarak, Allah'ın kulu ve peygamberi olduğunu görmezlikten gelip ona uluhiyet isnat etmek küfürdür.

 2-"Andolsun ki «Allah, kesinlikle Meryem oğlu Mesîh´tir» diyenler kâfir olmuşlardır. ..."(7)

Diyanet tefsiri şu açıklamayı yapıyor: 'Hz. Îsâ'nın erken dönemlerden itibaren Tanrı'nın enkarnasyonu olarak kabul edilmesi, onun insanî özelliğinin mi yoksa ilâhî özelliğinin mi ağır bastığı tartışmasını gündeme getirmiş, bu tartışmalar sonucunda başlıca üç eğilim belirginleşmiştir: a) Günümüz hıristiyan dünyasında büyük çoğunluğun savunduğu Îsâ'da hem insanlık hem de ilâhlık unsurlarının eşit oranda bulunduğu fikri (dyotheletism), b) Îsâ'da bulunan insanlık unsurunun ilâhlık unsurunun içinde erimiş olduğu ve bundan dolayı Îsâ'daki tek unsurun ilâhlık olduğu yönündeki monofizit görüş (monothelitism), c) "Subordionistler" diye adlandırılabilecek grupların kabul ettiği Îsâ'da ilâhlık unsurunun bulunmadığı ve yanlızca insanlık unsurunun bulunduğu fikri'(8)

-devam edecek-

Dipnotlar

1-Buhârî, Edeb-73; Müslim, Îmân-26

2-Bakara–34

3-Nisa-48

4-Yusuf-87

5-Ömer Nasuhi Bilmen, Kur'an-ı Kerim'in Türkçe Meal-i Alisi ve Tefsiri, C: 3, S: 1600

6-Maide-17

7-Maide-72

8-TDV Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 318-320

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

KUR’ÂN VE HADİS-İ ŞERİFLERDE MUTLU EVLİLİK PRENSİPLERİ-2

KUR’ÂN VE HADİS-İ ŞERİFLERDE MUTLU EVLİLİK PRENSİPLERİ-2

Eşlerin Birbirinden Üstün Oldukları Noktalar: Kur’ân, اِنَّ اَكْرَمَكُمْ ع

SORU SORMA AHLAKI

SORU SORMA AHLAKI

İlim talebesinin önem arz eden vazifelerinden biri bilmediği ve kapalı kalan hususları sormayı

İLİM ALINACAK ÂLİMİN ÖZELLİĞİ VE SEÇİMİ

İLİM ALINACAK ÂLİMİN ÖZELLİĞİ VE SEÇİMİ

Eğitimin esasını oluşturan ve öğrencinin eğitimde başarısı için temel dinamiklerden biri

KUR’ÂN VE HADİS-İ ŞERİFLERDE MUTLU EVLİLİK PRENSİPLERİ-1

KUR’ÂN VE HADİS-İ ŞERİFLERDE MUTLU EVLİLİK PRENSİPLERİ-1

Aile Nedir? Kur’ân-ı Kerim’de, insanın beden, ruh ve aile sağlığı konusunda ihtiyaç duy

HÜR MÜSLÜMAN HANIMIN VASIFLARI:

HÜR MÜSLÜMAN HANIMIN VASIFLARI:

-ALLAH’A KARŞI ADABI: 1-İmanlı, iffetli ve taatli olur. 2- Beş vakit namazını dürüst

İLMİ, SALİH VE EHLİYETLİ HOCALARDAN ALMANIN ZORUNLULUĞU

İLMİ, SALİH VE EHLİYETLİ HOCALARDAN ALMANIN ZORUNLULUĞU

lmi hocadan almak, sahih ilmin anahtarı ve ilim talebesinin kurtuluş adresi ve zaferidir. Ehliyetl

İLİM TAHSİLİNDE ÂLİ HİMMET SAHİBİ OLMAK

İLİM TAHSİLİNDE ÂLİ HİMMET SAHİBİ OLMAK

Allah (c.c) gerek Yüce Kitabı'ndaki birçok ayet-i kerimede ve gerekse Elçisi aracılığıyla bi

İLİM TAHSİLİNDE VE ÖĞRETİMİNDE İYİ NİYET

İLİM TAHSİLİNDE VE ÖĞRETİMİNDE İYİ NİYET

Gizli ve aşikâr bütün işlerde iyi niyet, samimiyet ve ihlas her Müslüman için özellikle âl

ORYANTALİST TEZLERİ İSLAM DÜNYASINDA YAYMAYA ÇALIŞAN ÜÇ GRUP

ORYANTALİST TEZLERİ İSLAM DÜNYASINDA YAYMAYA ÇALIŞAN ÜÇ GRUP

A. Bilinçli Olarak Faaliyet Gösteren Münafıklar Birinci grup, Oryantalizmin üretip özenle be

HAKKA TALİP OLANLARA ÖNEMLİ TAVSİYELER

HAKKA TALİP OLANLARA ÖNEMLİ TAVSİYELER

Hakka talip olana tavsiyem şudur: *Ey talip! Zenginlerle (ve idarecilerle) sadece, insanlara dokun

İSLÂM, BİLİME DÜŞMAN MIDIR?

İSLÂM, BİLİME DÜŞMAN MIDIR?

Oryantalistlerden Ernest Renan ve Gromer, İslâm dininin bilim düşmanı olduğunu ve felsefe ve i

Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örteriz ve sizi ağırlancağınız şerefli bir yere yerleştiririz.

Nisâ, 31

GÜNÜN HADİSİ

Sizden biriniz, kendisi için sevdiği şeyi (mü'min) kardeşi için de sevinceye kadar kamil mümin olmaz.

250 Hadis, s.148

TARİHTE BU HAFTA

*Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın Şehit düşmesi (19 Ağustos 1691) *Mescid-i Aksa'nın Yahudilerce Yakılması(21 Ağustos 1969) *Sakarya Savaşı (22 Ağustos 1921) *Hz. Ebu Bekir (634) ve Ebussuud Efendi'nin (1574)[23 Ağustos]

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI