Cevaplar.Org

AHİRETİN VARLIĞININ İSPATI

Kendi hayatımıza, dünyaya ve Kur’an’a baktığımız zaman ahiret hayatının varlığını ispat eden delillerle karşılaşırız. Ahiretin varlığını ispat eden delillerden bir kısmını şu şekilde sıralayabiliriz:


Ali Bozkurt

alibozkurt.02@hotmail.com

2020-02-07 15:59:22

Kendi hayatımıza, dünyaya ve Kur'an'a baktığımız zaman ahiret hayatının varlığını ispat eden delillerle karşılaşırız.

Ahiretin varlığını ispat eden delillerden bir kısmını şu şekilde sıralayabiliriz:

1-İstisnasız olarak bütün insanlarda ebedi yaşama hissi ve arzusu vardır. Herkesin fıtratında var olan bu his ve arzuların karşılıksız olması mümkün değildir. Eğer ebedi hayat olmasaydı, ebedi hayat düşüncesi de olmazdı.

2-İnsan uykusu, bir bakıma ölüme benzer. Bu hususu anlatan bir ayet şöyledir:

"Geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi uyutan), gündüzün de ne işlediğinizi bilen; sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten (uyandıran) O´dur. Sonra dönüşünüz yine O'nadır. Sonunda O, yaptıklarınızı size haber verecektir."(1) 

Uyuyan insan duyu organlarından yararlanamaz, nefes alıp veren bir ceset gibi olur. Böyleyken her gün uyur, yeniden uyanırız. Ölümden sonra dirilmenin küçük bir örneğini on binlerce sefer yaşayan insan, berzahtan sonra dirilmenin imkânsız olduğunu düşünemez.

3-Canlı olan insan, cansız varlıklardan meydana gelip doğar. Daha sonra cansız varlıklardan beslenerek üç buçuk kilodan yetmiş-seksen kiloya kadar çıkar. Cansız olan ekmek ve diğer gıda maddeleri insan vücudunda kan, ilik, beyin gibi canlı parçalara dönüşür. Böylece ölü maddelerden insan gibi mükemmel bir varlık meydana gelir. Bunun böyle olduğunu sayısız kereler görüp duruyoruz. Benzer bir olayın ahirette meydana geleceğini niçin kabul ve tasdik etmeyelim.

4-Her yıl kış geldiğinde tabiat, büyük oranda ölür. Ağaçlar yapraklarını döker; otlar, çiçekler, böcekler yok olur. Mevsim değişip ilkbahar gelince tabiat yeniden canlanır. Otlar yeşerir, böcekler çoğalır, ağaçlar açar. Kıştan başka mevsime şahit olmayan akıl sahibi bir varlık olsa, bahar karşısında şaşırıp duracaktır. Ömürleri boyunca yıllarca bu eşsiz değişikliğe şahit olan insan, ölümden sonra dirilmenin olacağına niçin hiç zorlanmadan ve içten gelerek inanmasın!

Kur'an, bu durumu üç ayette şöyle izah ediyor:

a)"Rüzgârları gönderip de bulutu harekete geçiren Allah'tır. Biz onu ölü bir bölgeye göndeririz de ölümünden sonra toprağa onunla hayat veririz. Ölülerin yeniden diriltilmesi de böyle olacaktır."(2) b)"Göklerden bir ölçüye göre suyu indiren O'dur. Biz onunla (kupkuru), ölü memlekete hayat veririz. İşte siz de böylece (mezarlarınızdan) çıkarılacaksınız."(3)

c)"Rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderen O'dur. Sonunda onlar (o rüzgârlar), ağır bulutları yüklenince onu ölü bir memlekete sevk ederiz. Orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Her halde bundan ibret alırsınız."(4)

5-İnsanın meydana getiriliş aşamaları, öldükten sonra dirilmeye örnek teşkil edecek niteliktedir. Bu konu, Kur'an'da şöyle anlatılıyor:

"Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan), sonra uzuvları (önce) belirsiz, (sonra) belirlenmiş canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim. Ve dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz; sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız. Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). İçinizden kimi vefat eder, yine içinizden kimi de ömrünün en verimsiz çağına kadar götürülür; ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin. Sen yeryüzünü de kupkuru ve ölü bir halde görürsün; fakat biz, üzerine yağmur indirdiğimizde o, kıpırdanır, kabarır ve her çeşitten (veya çiftten) iç açıcı bitkiler verir. Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve O, her şeye hakkıyla kadirdir. Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah, kabirlerdeki kimseleri diriltecektir."85)

6-Bizim açımızdan çok zor ve imkânsız olan şeylerin Allah tarafından yapılması da, ölümden sonra diriltmeyi gerçekleştireceğine delildir. Kur'an ayetleri bu durumu şöyle anlatıyor:

 a)"Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O'dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kadir değil midir? Evet! Elbette kadirdir. O, her şeyi hakkıyla bilen yaratıcıdır."(6)

Kur'an'ı Kerim ölümden sonra dirilmeye inanmamız için çeşit çeşit örnekler getirir. Dünyadaki hayatımızdan örnekler vererek bunun zor olmadığını anlatır. Aklımıza hitap eden açıklamalarda bulunur:

b)"İnsan görmez mi ki, biz onu meniden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, apaçık düşman kesilmiş. Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor. De ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir."(7)

Ayetlerin akıllara hitap eden açıklamalarından anlaşıldığı gibi, bir şeyi ikinci kere yaratmak ilk sefer yaratmaktan zor değildir. Esasen zorluk yaratılmış olanlar içindir, Allah için hiçbir konuda zorluk düşünülemez.

c)"Sizi biz yarattık. Tasdik etmeniz gerekmez mi? Söyleyin öyleyse, (rahimlere) döktüğünüz meni nedir? Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz? Aranızda ölümü takdir eden biziz. Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz. Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir âlemde tekrar var edelim diye (ölümü takdir ettik). Ant olsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi? Şimdi bana ektiğinizi haber verin. Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz? Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız."(8)

7-İnsanda cüz'i irade bulunması, iyilikleri ve kötülükleri isteğine göre tercih edip yapması da ahiret hayatının varlığına işaret eden delillerdendir. Tercihlerinde serbest olan kişinin sorumsuz olması düşünülemez. Mademki insan hür iradesiyle bir takım fiilleri iktisap ediyor, o halde hesaba da çekilecektir. Yaptıklarının hesabını tam olarak bu dünyada vermediğine göre, diriltilip hesaba çekilmesi gerektiği kendiliğinden anlaşılmaktadır. Kur'an'da bu konu şöyle anlatılıyor:

"O ki; hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır."(9) 

Bu dünya bir imtihan yeri, ahiret ise imtihan yerinin sonucuna göre yaşanılacak olan ebedi yurttur.

Bu dünyadaki ömür son nefesine kadar imtihanla geçtiğine göre, imtihanın değerlendirilmesi için elbette ölümden sonra yeniden dirilme meydana gelecektir. Bunun böyle olması gerektiği düz bir mantıkla bile anlaşılmaktadır.

8-Allah'ın insanı ilk defa yaratmış olması, ikinci sefer de diriltebilecek olmasının delilidir. Bir ayet şöyledir:

 "De ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir"(10)

İnsanın Allah tarafından yaratıldığına inandığı halde ahirette yeniden diriltilemeyeceğini savunmak mümkün değildir.

9-Bir yanlış ne kadar savunulursa savunulsun, yine de yanlıştır. İnat ederek küfre batanlar, diğer iman esaslarıyla birlikte ahiret hayatını da inkâr ederler. Bunun geçmişte yaşanan bir örneği Kur'an'da şöyle anlatılmaktadır:

"Onun kavminden, kâfir olup ahirete ulaşmayı inkâr eden ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz varlıklı kişiler: "Bu, dediler, sadece sizin gibi bir insandır; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer." "Gerçekten, sizin gibi bir beşere itaat ederseniz, herhalde ziyan edersiniz." "Size, öldüğünüz, toprak ve kemik yığını haline geldiğinizde, mutlak surette sizin (kabirden) çıkarılacağınızı mı vâdediyor?" "Bu size vâdedilen (öldükten sonra yeniden dirilmek, gerçek olmaktan) çok uzak!" "Hayat, şu dünya hayatımızdan ibarettir. (Kimimiz) ölürüz, (kimimiz) yaşarız; bir daha diriltilecek de değiliz." "Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona inanmıyoruz."(11)

10-İnançsızlıkta ısrar etmenin sonu, yaptıklarını güzel görüp savunmaktır. Onlar bu savunmaları ile ahireti yok sayıp mutlu olmaya çalışırlar. Oysa Kur'an, yeniden diriltilme ile ilgili birçok delil sunmaktadır.

İnançsızların ruh hallerini ve yanlış bir hal üzere bulunduklarını anlatan bazı ayetler şöyledir:

*"Âhiret´e inanmayanlara ise amellerini süsleyip çekici kıldık da o sebeple onlar (inkâr ve azgınlıkları içinde) bocalayıp dururlar."(12)

*"İnanmayanların yapıp ettiklerinin kendilerine güzel gösterilmesi Allah'ın onlara inanç ve yaşayışları konusunda seçme hakkı tanımaması anlamına gelmez; bilâkis kendi irade ve tercihleriyle inkârcılıkta ısrar ettikleri için Allah onları yapıp ettikleriyle baş başa bırakır. Böylece kalpleri katılaşır, iman etmezler ve yaptıklarının güzel olduğunu sanırlar"(13)

*"Dediler ki: "Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman yok eder." Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar. Onlara âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri ancak, "Doğru söyleyenler iseniz babalarımızı getirin" demek oldu. De ki: "Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir araya getirecek, ama insanların çoğu bilmezler."(14)

*"(Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz, ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir."(15)

*"Bir zamanlar: Ey Musa! Biz Allah´ı açıkça görmedikçe asla sana inanmayız, demiştiniz de bakıp durur olduğunuz halde hemen sizi yıldırım çarpmıştı. Sonra ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki şükredesiniz."(16)

*"Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: "Ne kadar (ölü) kaldın?" O, "Bir gün veya bir günden daha az kaldım" diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: "Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: "Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."(17)

*"Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için" demişti. "Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir."(18)

*"Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık. Sonra onu sağlam bir karargâhta nutfe haline getirdik. Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir. Sonra, muhakkak ki siz, bunun ardından elbet öleceksiniz. Sonra da şüphesiz, sizler kıyamet gününde tekrar diriltileceksiniz."(19)

*"Haydi, şimdi (öldürülen) adama, (kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun» dedik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini (Peygamberine verdiği mucizelerini) gösterir. «Haydi, şimdi (öldürülen) adama, (kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun» dedik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini (Peygamberine verdiği mucizelerini) gösterir."(20)

Dipnotlar

1-En'am-60

2-Fatır–9

3-Zuhruf–11

4-A'raf–57

5-Hac: 5-7

6-Yasin–80,81

7-Yasin–77.78.79

8-Vakıa–57–65

9-Mülk–2

10-Yasin-79

11-Mü'minun: 33-38

12-Neml-4

13-DİB Kur'an Yolu Tefsiri, C: 4, S: 183

14-Casiye: 24-26

15-Lokman-28

16-Bakara-55.56.

17-Bakara-259

18-Bakara-260

19-Mü'minun: 12-16

20-Bakara-72.73.

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

SEYDA MELA HÜSEYNİ SİSEMİ KUDDİSE SİRRUHU’NUN NASİHAT VE TAVSİYELERİ

SEYDA MELA HÜSEYNİ SİSEMİ KUDDİSE SİRRUHU’NUN NASİHAT VE TAVSİYELERİ

Kardeşlerim, size şunları tavsiye ederim; 1-Allahu Teâlâ’ya takvalı davranın, O’na itaa

POLİTEİZM

POLİTEİZM

I-Politeizm Nedir? Politeizm kelimesini yapısı ve sözlük anlamı: Yunanca poly (çok) ve theoi

ÇOCUĞU OLAN DA, OLMAYAN DA SINAVDA

ÇOCUĞU OLAN DA, OLMAYAN DA SINAVDA

Çocuk, Yüce Allah’ın ana-babasına bir lütfu, bir armağanı ve bir emanetidir. Lütuf layık

AHİRETİN VARLIĞININ İSPATI

AHİRETİN VARLIĞININ İSPATI

Kendi hayatımıza, dünyaya ve Kur’an’a baktığımız zaman ahiret hayatının varlığını i

NEFSİ KÖTÜ HUYLARDAN ARINDIRMAK

NEFSİ KÖTÜ HUYLARDAN ARINDIRMAK

Tevbe ettikten sonra, sana düşen vazife nefsini kötü huylardan arındırıp güzel huylar ile s

NÜKTELER-13

NÜKTELER-13

TABİAT Tekvinî şeriat Kanun iş göremez. Mutlaka her kanunu tatbik eden bir hâkim olacaktır.

AHİRETİN VARLIĞININ HİKMETLERİ

AHİRETİN VARLIĞININ HİKMETLERİ

Başlığı şöyle yazmak da mümkündü: Ahiret hayatının varlığı olmasaydı, insanlar nelerd

NÜKTELER-12

NÜKTELER-12

SOSYAL HADİSELER Sönmeye mahkûm dalgalar Göle bir taş atıldığında taşın suya düştüğ

ŞEFAATE FARKLI BİR BAKIŞ: NAKLÎ VE AKLÎ DELİLLER

ŞEFAATE FARKLI BİR BAKIŞ: NAKLÎ VE AKLÎ DELİLLER

Takipçilerimizden gelen soru: -Hocam, bazı unvanlı kişiler “şefaat yoktur” diyorlar. Gerç

ÇEŞİTLİ MESELELER

ÇEŞİTLİ MESELELER

. Ömrünü faydalı şeylerde harcamak: Bil ki; iman sahiplerinin ömürlerini dini ilimler gibi f

ATEİZM

ATEİZM

I-Ateizm Nedir? Ateizm kelimesinin yapısı ve sözlük anlamı: Ateizm kelimesi, İngilizcedeki

"Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla ve bizi bağışla, şüphesiz ki sen her şeye kadirsin."

Tahrim, 8

GÜNÜN HADİSİ

Sehavet sahibi Allah'a yakındır, insanlara yakındır, cennete yakındır, cehennemden uzaktır. Cimri ise Allah'tan uzaktır, insanlardan uzaktır, cennetten uzaktır, cehenneme yakındır. Cahil sehavet sahibini Allah, cimri ibadet düşkününden daha çok sever."

Tirmizi, Birr 40, (1962)

TARİHTE BU HAFTA

*Malcolm X'in şehadeti-1965(21 Şubat) *Resulullah'ın(sav) Veda Hutbesi'ni iradı-632(23 Şubat) *Çeçenlerin Stalin tarafından Sibirya ve Kazakistan'a sürgünü *Seyyah İbn-i Battuda'nın vefatı

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI