Cevaplar.Org

BU DÜNYADA YA VELİ GİBİ YAŞAMALI YA DA DELİ GİBİ

Dedim kendi kendime: “Aslanım, akıbetin hayırlı olmasını istiyorsan, bu dünyada ya veli gibi yaşayacaksın ya da deli gibi. Çünkü velilere korku ve hüzün yok, delilere de sorgu-sual yok.”


Vehbi Karakaş

vehbikarakas@hotmail.com

2020-01-08 10:50:46

Dedim kendi kendime: "Aslanım, akıbetin hayırlı olmasını istiyorsan, bu dünyada ya veli gibi yaşayacaksın ya da deli gibi. Çünkü velilere korku ve hüzün yok, delilere de sorgu-sual yok."

Bu sözü bana söyleten bir ayet ve bir hadis oldu.

Âyet şu: اَلَٓا اِنَّ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ

"Haberiniz olsun ki, Allah dostlarına (velilere) korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir."[1]

Hadis de şu: "Üç kişiden kalem kaldırılmıştır:

1-Büyüyünceye kadar çocuktan,

2-Uyanıncaya kadar uyuyandan,

3-İyileşinceye kadar akıl hastasından."[2]

Yani bunlar yaptıklarından sorgulanmayacaklardır.

Gelin bir de Allah'a yakarışında "Sen benim dostumsun Allahım" diyen Yusuf peygamberin (as) macerasını kısaca hatırlayalım:

Yusuf (as) Yakup peygamberin 12 oğlundan biri idi. Bir gece rüyasında on bir yıldızla beraber güneş ve ayın kendisine secde ettiğini gördü. Babası, ondan rüyasını kardeşlerine anlatmamasını istedi. Babası tarafından çok sevilmesi, kardeşlerinin kıskançlık duygularını kabarttı. Kardeşleri, hile ve yalanla onu götürüp kuyuya attı. Yoldan geçen bir kafile tarafından bulundu. Mısır pazarına götürülüp köle olarak satıldı.

Mısır azizinin sarayında büyürken, azizin hanımı Züleyha kendisine âşık oldu, onu kendisiyle birlikte olmaya davet etti. O, ben bu ihaneti yapamam, dedi, daveti reddetti. Reddettiği için iftiraya uğradı. Zindana atıldı. "Rabbim! Zindan bana kadınların benden istediklerinden daha iyidir. Eğer onların bana kurdukları tuzağı boşa çıkarmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum!" dedi. Rabbi de onun duasını kabul etti ve kadınların tuzağına düşürmedi.[3] Yedi sene zindanda kaldı. Masum ve rüya tabirinde mahir biri olduğu anlaşılınca, zindandan çıkarıldı. Mısır'a sultan oldu. İlahî kader, kendisini kuyuya atan kardeşlerini ona muhtaç etti. O da kardeşlerini affetti, ihtiyaçlarını karşıladı. Anasını-babasını ve kardeşlerini yanına getirtti. Böylece gördüğü rüya gerçekleşmiş oldu.

Firkatin, gurbetin ve hasretin bittiği; vuslatın, servetin ve saltanatın sefasını süreceği tam bu sırada şöyle bir dua etti:

فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ أَنتَ وَلِيِّي فِي الدُّنُيَا وَالآخِرَةِ تَوَفَّنِي مُسْلِماً وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ

"Ey yerlerin ve göklerin yaratıcısı olan Allahım! Dünyada da, ahirette de benim velim (dostum ve sahibim) sensin. Beni Müslüman olarak vefat ettir ve beni salihlerin (yani veli kulların) arasına kat!"[4]

Hangi babayiğit bu imkâna sahip olur da onun tadını çıkarmadan ölümü ister? Hangi baba yiğit alımlı ve son derece cazibeli bir kadının birlikte olma davetini geri çevirir? İşte bunları ancak Yusuf gibiler ve onların sıkı takipçisi olan Allah dostları yapar. Onlar öylesine Allah'a sevdalanmışlardır ki, onların gözünde Allah'ın rızasından başka bir şey yoktur. Onlardaki Allah sevdası, öylesine onları istila etmiştir ki günah işlemeyi bir tarafa bırakın, günah işleme düşüncesini bile onlar semtlerine yaklaştırmazlar. Allah bu hassasiyete sahip dostlarına müjde veriyor ve şöyle buyuruyor:

لَهُمُ الْبُشْرَى فِي الْحَياةِ الدُّنْيَا وَفِي الآخِرَةِ لاَ تَبْدِيلَ لِكَلِمَاتِ اللّهِ ذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

"Dünya hayatında ve ahirette onlara müjdeler olsun. Allah'ın sözleri (ve va'adleri) için asla değişiklik yoktur. İşte en büyük kurtuluş ve mutluluk da budur."[5]

Yusuf (as) biliyordu ki kavuştuğu dünya saltanatından daha büyük ve daha cazibeli bir sefa, bir sürür, bir saltanat kabrin öbür tarafındadır. Bunun içindir ki o, ahiretin ebedî sultanlığını dünyanın fani sultanlığına tercih etti. Allah dostu olmayı her şeyin üstünde büyük bir nimet ve devlet gördü. Hakikat böyle olmasaydı, herkesin etrafında pervane olduğu bir anda, sefa süreceği bir hengâmda ölümü ister miydi?

Allah, bu şuuru, bu sevdayı ve bu aşkı cümlemize nasip eylesin. Dünya saltanatını ve gücünü menfur emellerine alet eden zalimlerden ve o zalimleri alkışlayan gafillerden eylemesin.

Allah, bütün müminlerden, samimiyetle inanmalarını ve adeta bütün dünyaya meydan okurcasına şöyle demelerini istemektedir:

اِنَّ وَلِــيـِّـيَ اللّٰهُ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْكِتَابَۘ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِح۪ينَ

"Hiç şüphesiz benim velim, (dostum, sahibim, kusursuz bir) kitabı (Kur'an'ı) indiren Allah'tır. O, iyilerin yarı ve yardımcısı, koruyup kollayıcısıdır."[6]

Dipnotlar

 [1] Yunus, 10/62

[2] Ebu Davud, Hudud, 17

[3] Yusuf, 12/33-34

[4] Yusuf, 12/101

[5] Yunus, 10/64

[6] A'raf, 7/196

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

SAİD HAVVA’NIN FERYADI

SAİD HAVVA’NIN FERYADI

Memleketimizin kıymetli âlimlerinden merhum İsmail Çetin Hocaefendi(1942-2011) hocaefendinin hay

SEYDA MELA HÜSEYNİ SİSEMİ KUDDİSE SİRRUHU’NUN NASİHAT VE TAVSİYELERİ

SEYDA MELA HÜSEYNİ SİSEMİ KUDDİSE SİRRUHU’NUN NASİHAT VE TAVSİYELERİ

Kardeşlerim, size şunları tavsiye ederim; 1-Allahu Teâlâ’ya takvalı davranın, O’na itaa

HÂDIRÜL ÂLEM’İL İSLAMİ

HÂDIRÜL ÂLEM’İL İSLAMİ

Eser adı: Hâdırül Âlem’il İslami Müellif: Emir Şekip Arslan Yayınevi: El Mektebet’ul

PEYGAMBERİMİZ HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKEN HUSUSLAR

PEYGAMBERİMİZ HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKEN HUSUSLAR

1. O, Allah’ın Habîbi (sevgili kulu) ve Halîli (dostudur). 2. O, Peygamberlerin sonuncusudur.

TAVLA OYNAMANIN HARAM OLDUĞUNA DAİR HADİS

TAVLA OYNAMANIN HARAM OLDUĞUNA DAİR HADİS

Tavla oynamanın haram olması ile ilgili hadisler bazı hadis kaynaklarında geçmektedir. Mesela;

POLİTEİZM

POLİTEİZM

I-Politeizm Nedir? Politeizm kelimesini yapısı ve sözlük anlamı: Yunanca poly (çok) ve theoi

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-25

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-25

Selefiler *Selefilerin bütün görüşleri isabetli midir, alınmaya değer midir? Bundan dolayı

SÖYLÜYORLARMIŞ

SÖYLÜYORLARMIŞ

İtalyan sınır kapılarından birindeki bir subay, bir gün Fransız sınırı civarında numaras

EL-CEBBÂR

EL-CEBBÂR

Cebbâr kelimesinin sözlük anlamı: Bozuk olan bir şeyi düzelten, birine zorla iş yaptıran.

“CENAZE SEBEBİYLE”

“CENAZE SEBEBİYLE”

Bir kasaba mezarlığının bekçisiydi. Bir gün karşı köydeki bir akrabasının vefat ettiğini

MUHAKEMAT NOTLARI-9

MUHAKEMAT NOTLARI-9

Ders: Muhakemat-7. Ders, (1.Makale, 3. Mukaddime’den devam) İzah: Prof. Dr. Ahmet Akgündüz İ

Yer yüzünde bulunan her canlı yok olacaktır. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı baki kalacaktır.

Rahman, 26-27

GÜNÜN HADİSİ

Allah'ım! Bizi sevgin ve bizi sana yaklaştıracak olanların sevgisiyle rızıklandır.

Tirmizi, Daavat:72-73

TARİHTE BU HAFTA

*Türkiye'nin NATO'ya girmesi.(18 Şubat 1952) *Çanakkale Savaşının Başlaması.(19 Şubat 1915) *İbn-i Haldun'un Vefatı(22 Şubat 1406) *Hz.Peygamber (s.a.v.)'in Mekke'de "VEDA HUTBESİ"ni İradı(23 Şubat 632)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI