Cevaplar.Org

ALLAH’IN HAYATLARI SONA ERDİRMESİ (ECEL)

Ecel kelimesinin sözlük anlamı: Mutlak vakit, önceden tespit edilmiş süre. Ecel kelimesinin terim anlamı: Her canlı için önceden tespit edilmiş vakit, ölme zamanı.


Ali Bozkurt

alibozkurt.02@hotmail.com

2019-11-08 09:55:13

Ecel kelimesinin sözlük anlamı: Mutlak vakit, önceden tespit edilmiş süre.

Ecel kelimesinin terim anlamı: Her canlı için önceden tespit edilmiş vakit, ölme zamanı.

Ecel, ölüm için belirlenen zaman demektir. Her insan için bir ecel vardır.

İnsanı ve diğer canlıları yaratan Allah olduğu gibi, yaşatıp öldüren de Allah'tır.

Bu noktada akla şu soru gelir:

1.Ecelin vakti değişir mi?

Bu sorunun cevabı nettir: Her canlı için yalnız bir ecel vardır ve bu ecelin zamanı değişmez.

Bu durumu haber veren bir ayet ve kısa açıklaması şöyledir:

"Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, orada hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."(1)

İnsanların hayatları boyunca değişik zamanlarda, zulüm kabilinden, o kadar çok işleri oluyor ki, Allah herkese yaptığı zulmün cezasını hemen verecek olsa, yeryüzünde canlı kimse kalmaz. Fakat Allah, onları takdir edilen ecellerine kadar yaşatmaktadır. Ölüm saatleri gelince de ne bir an geri bırakılır ne de bir an öne geçebilirler. Ölüm saatinde bir değişiklik olmaz.

Şurası kesin olarak anlaşılmaktadır ki, ecelin vakti değişmez.

Şu soruya da cevap vermek gerekir:

2.Öldürülen kişi eceliyle mi ölür?

Evet, öldürülen kişi eceliyle ölür. Kişi öldürüldü diye eceli öne alınmış olmaz. Ecelin değişmediğini bildiren bir ayet şöyledir:

"Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. (2)

Ömer Nasuhi Bilmen ilgili bölümü şöyle açıklar: '(Halbuki, Allah hiçbir şahsı eceli geldiği) Öleceği vakit gelip çattığı (vakit sonraya bırakmaz) ona biraz daha mühlet vermez. Onu derhal dünyevî hayatından mahrum bırakır.'(3)

O halde öldürülen kişi de kendisi için daha önce takdir edilen ecel vakti geldiği için ölmüştür.

3.Maktul, ecel vaktinde öldüğüne göre katil niçin sorumlu olur?

Öldürülen kişinin daha önce takdir edilen ecel vaktinde hayatının son bulması, katilin sorumluluğunu azaltmaz. Çünkü o, kendi iradesiyle bir suç işlemiştir.

4.Katil, maktulu öldürme teşebbüsünde bulunmasaydı, maktul yine de o saatte ölecek miydi?

Kişi öldüğünde ecel vaktinin geldiğini anlarız. Ama ölmemiş kişi için, bir vakit takdirinde bulunamayız. Bu, bizim bilgimizin dışındadır.

5.Sadaka ömrü uzatır mı?

Sadakanın ömrü uzattığını haber veren bir hadis şöyledir:

"Sadaka belâyı def'eder, ömrü uzatır" (Heysemi, Mecmau'z-Zevâid, 3, 63)

Bu hadis, iki şekilde yorumlanabilir:

a)Allah, ezeli ilmiyle kimin hangi davranışlarda bulunacağını bilir. Buna göre, çokça sadaka verip insanlara maddi açıdan yardımcı olacak kişilerin ömrünü uzun olarak takdir etmesi mümkündür. Değilse bir insan dünyaya gelip sadaka vermeye başladıktan sonra, Allah onun için ezelde belirlediği ömrü yeniden uzatmaya karar vermez.

b)Çok sadaka veren insanın ömrü boyunca huzur ve saadet içinde geçecek kısımları, üzüntü ile geçecek kısımlarına göre uzun tutulabilir.

Netice itibarıyla ecel tekdir, ileri ve geri alınmaz.

Hastalık, saldırıya uğrama gibi şeyler, zahiri sebeplerdir. Ölümün asıl sebebi ise verilen ömrün sona ermiş olmasıdır.

Yaratıp hayat vermek, nasıl Allah'ın tekvin sıfatının sonucu ise, öldürmek de tekvin sıfatının sonucudur.

Allah dilediği zaman yaratır, dilediği kadar hayat verir ve dilediği vakitte öldürür.

Dipnotlar

1-Nahl-61

2-Münafikun-11

3-Ömer Nasuhi Bilmen, Kur'an-ı Kerim'in Türkçe Meali Âlisi ve Tefsiri, C: 8, S: 3736

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

TA‛LÎKÂT’IN TERCÜMESİNİ TAKDİM EDERKEN

TA‛LÎKÂT’IN TERCÜMESİNİ TAKDİM EDERKEN

Mantık, Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin müstakil olarak bir eser te’lif ettiğ

ATEİST BİR PROFESÖRÜN ALLAH’I İNKÂR EDEN VİDEOSU ÜZERİNE

ATEİST BİR PROFESÖRÜN ALLAH’I İNKÂR EDEN VİDEOSU ÜZERİNE

Ateist bir profesörün bir videosuna rastladım. Birçok insanın gözü önünde sıkılmadan, ür

AZİZ EFENDİ’NİN İFADELERİYLE RUS İHTİLALİ(1917)

AZİZ EFENDİ’NİN İFADELERİYLE RUS İHTİLALİ(1917)

Aslen Kazan’lı olup 1917 Bolşevik ihtilali akabinde memleketimize hicret eden merhum Abdülaziz

NÜKTELER-6

NÜKTELER-6

Hayatın Kıymeti Ve Gayesi Hayatının son dakikalarını yaşadığını bilen bir kimseye, büt

İHRAMDAN ÇIKTIKTAN SONRA MENİ İLE İLGİLİ HADİS

İHRAMDAN ÇIKTIKTAN SONRA MENİ İLE İLGİLİ HADİS

İhramdan çıktıktan sonra Peygamberin izniyle Mina’ya gittiğimizde orada kadınlarımızı gö

MÜNKERİ DEĞİŞTİRMEK

MÜNKERİ DEĞİŞTİRMEK

Soru: “Sizden kim bir münkeri görürse onu eliyle değiştirsin…” hadisindeki emir kipi, vuc

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-16

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-16

İstibdat *Bir müstebit gidiyor ama istibdat yerli yerinde kalıyor ve sayıyor’ diyen Dr. Ahmet

İSM-İ AZAM

İSM-İ AZAM

İsm-i Azam, Allah’ın en büyük ismi demektir. Hadislerde İsm-i Azam’dan bahsedilir. Kur

PADİŞAHIN KUSUR DÜZELTMEDEKİ İNCELİĞİ

PADİŞAHIN KUSUR DÜZELTMEDEKİ İNCELİĞİ

Sultan Birinci Murad han, Sofya’yı aldıktan sonra bütün Bulgaristan’da asırlarca devam edec

“İNŞALLAH KAZAYA UĞRARSINIZ”

“İNŞALLAH KAZAYA UĞRARSINIZ”

Meşhur hiciv ustası Şair Eşref(1843-1911) İzmir valisi Kamil Paşa’yı hem sever hem sevmezmi

YAVUZ BÜLENT BAKİLER’DEN DİL İKAZLARI-3

YAVUZ BÜLENT BAKİLER’DEN DİL İKAZLARI-3

16- UMARIM – KAHRETSİN!: “Başta devlet televizyonlarımız olmak üzere bazı yayın kuruluşl

SİTE HARİTASI