Cevaplar.Org

TARİHTE BUNLAR OLDU-51

PAKİSTANLI İKİ YAŞLI PROFESÖRÜN DEDİKLERİ Muhterem Yavuz Bülent Bakiler beyefendi anlatıyor; “1987 yılında resmi bir vazifeyle Pakistan’a gitmiştim. Orada bir yemek sofrasında Pakistan asıllı iki yaşlı profesörle tanıştırıldım. Bana söylediklerini unutmam mümkün değil


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2019-06-10 12:44:26

PAKİSTANLI İKİ YAŞLI PROFESÖRÜN DEDİKLERİ

Muhterem Yavuz Bülent Bakiler beyefendi anlatıyor; "1987 yılında resmi bir vazifeyle Pakistan'a gitmiştim. Orada bir yemek sofrasında Pakistan asıllı iki yaşlı profesörle tanıştırıldım. Bana söylediklerini unutmam mümkün değil.

"Arapların Türk düşmanlığını anlayamıyoruz. Bunun hiçbir ciddi sebebi olamaz. Biz inanıyoruz ki Türk olmak, Türklerle birlikte yaşamak ve savaşmak şereftir.

Türkiye Birinci Cihan Harbine girdiği zaman ikimiz de 7-8 yaşlarındaydık. Evlerimizde Türkiye'nin zaferi için dualar ediliyordu. Türkiye Milli Mücadeleye girdiğinde, istedik ki sizin saflarınızda yer alalım ve Türk'ün düşmanına karşı birlikte çarpışalım. Resmi rakamlara başvurduk. Ah ne kadar yazık! Yaşımız 18'i doldurmadığı için Türkiye'ye gitmemize izin vermediler."

HÜSEYİN AHMED MEDENİ'NİN SÖMÜRGECİLERE ŞAMARI

Kardeş ülke Pakistan'ın eski reis-i cumhurlarından merhum Ziya ül Hak, Yavuz Bülent Bakiler hocamıza şunları anlatmış; "Türkiye, Birinci Dünya Harbine girdiği zaman biz(*) daha İngiliz sömürgesindeydik. Şeyh Ahmed Medeni adında bir şeyhülislamımız(**) vardı. İngilizler ona çok baskı yaptılar. Türkiye aleyhinde bir fetva vermesini istediler.

Şeyh Ahmed Medeni İngilizlere dedi ki; "Siz otomobiller yaparak karada atlar gibi yaşamasını öğrenmişsiniz. Siz gemiler yaparak denizlerde balıklar gibi yüzmesini öğrenmişsiniz. Siz uçaklar yaparak kuşlar gibi uçmasını da öğrenmişsiniz.

Ama siz henüz insanlığı, mertliği, dostluğu, vefayı öğrenememişsiniz. Bilmelisiniz ki siz değil, Türkler benim dilimi kesseler ve dilimden ayaklarına çarık yapsalar, ben ne Türkiye'nin aleyhinde bir tek cümle söylerim ne de Türk devletini kötüleyen fetva veririm."

MUHAMMED İKBAL'İN BİR HİTABESİYLE COŞAN KALABALIKLAR

Yine merhum Ziya ül Hak anlatıyor; "Meşhur şairimiz Muhammed İkbal'in bir konuşması üzerine onu dinleyenler, sırtlarındaki gömlekleri çıkarıp orta yere yığdılar. Ve gömleklerinin cephedeki Türk askerlerine gönderilmesini istediler. Ve o zaman halkımızın cephedeki askerlerinize gömleklerinden başka verebileceği bir şeyleri yoktu."

Benzer bir hadiseyi de Merhum Ali Uçar anlatıyor: 1974 yılında Kıbrıs harekâtında İngiltere'de bulunuyordum. Bu ülkede bulunan Pakistanlılar Kıbrıs'a o kadar gayretli bir şekilde yardım topladılar ki, hayret ettim. Kendilerine sordum: 'Türklere ne için bu kadar yardım ediyorsunuz?' Cevaben dediler ki; 'bizde evler kale gibi yüksek duvarlarla çevrilidir. Bizde kadın sokak nedir bilmez. Buna rağmen dedelerimiz, İslam mücahidleri olan Türklere yardım için kızlarını tarlada çalıştırıp, onların kazançlarını İstiklal Harbi sırasında Türkiye'ye yollamaları yüzündendir ki, biz de şimdi Kıbrıs'a yardım ediyoruz.(Ali Uçar'ın sohbetinden nakleden Abdülvahit Mutkan)

Dipnotlar

(*) merhum "biz" derken bütün Hind alt kıtasını kastediyor.

(**) Merhum Hüseyin Ahmed Medeni, (1879-1957) İngilizlerin amansız hasmı "Şeyh-ül Hind" allame Mevlana Hasan Diyobendi merhumun seçkin talebelerinden ve onunla birlikte İngilizlerce Malta'ya gönderilen sürgünlerindendi. Diyobend medreselerinin 1927'de baş müderrisi olan Medeni merhum, o zamanlar Şeyhülislam değil, Kalküta'da bir kolejde hoca idi.(Salih Okur)

Kaynak

Yavuz Bülent Bakiler,

Kılıçlar Ve Kalemler

s. 99-100

Yakın Plan Yayınları

İst. 2014

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ABDÜLAZİZ ÇAVİŞ'İN İNCE ESPRİSİ

ABDÜLAZİZ ÇAVİŞ'İN İNCE ESPRİSİ

Merhum Abdülaziz Çaviş(1876-1929) geçen asırda Mısır’ın yetiştirdiği ilim adamı, gazete

“MEVZUAT MÜSAİT DEĞİL”

“MEVZUAT MÜSAİT DEĞİL”

Yavuz Bülent Bakiler beyefendi yazıyor; “Cumhuriyetimizin ilanından birkaç yıl sonra Avrupa

KÜÇÜK ÇOCUĞUN İNCELİĞİ

KÜÇÜK ÇOCUĞUN İNCELİĞİ

Yabancı bir ülkede geçen nakledeceğimiz hadisede, 10 yaşlarında küçük bir kız çocuğu bir

AFGAN ÇOBANIN SÖYLEDİKLERİ

AFGAN ÇOBANIN SÖYLEDİKLERİ

Değerli dil üstadı Yavuz Bülent Bakiler beyefendi anlatıyor; “Dr. Müjgan Cunbur Hanımefendi

MİN KUNUZ’US SÜNNE

MİN KUNUZ’US SÜNNE

Bu hafta tanıtımını yapacağımız eser hali hazırda ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyeli de

Hz. MUSA (a.s) ve AZRAİL (a.s) İLE İLGİLİ HADİS

Hz. MUSA (a.s) ve AZRAİL (a.s) İLE İLGİLİ HADİS

Hadisi tenkid edip, bu tenkidi genelleştirerek tüm hadisleri ve hadis kaynaklarını itibarsızla

ALLAH’IN İSTEDİĞİ MÜSLÜMANLIK ÖRNEĞİ

ALLAH’IN İSTEDİĞİ MÜSLÜMANLIK ÖRNEĞİ

Allah, insandan, özellikle mümin insanlardan her yerde, her zaman dindar olmalarını ve dini yaş

KULLARIN FİİLLERİNİN YARATILMASI

KULLARIN FİİLLERİNİN YARATILMASI

İnsan, Allah tarafından yaratılan en mükemmel varlıktır. İnsanın en önemli özellikleri, ak

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-9

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-9

Fransa Fransa’da yasaklar Yahudileri korumak, Müslümanları ise cezalandırmak için vardır.

KIZIL ÎCÂZ’IN TERCÜMESİNİ TAKDİM EDERKEN

KIZIL ÎCÂZ’IN TERCÜMESİNİ TAKDİM EDERKEN

Kızıl Îcâz, Bedîüzzaman’ın mantıkla ilgili bir kitâbıdır. Kızıl İcaz, Abdurrahman Ah

ÜSTADIM SANA HAYRANIM

ÜSTADIM SANA HAYRANIM

Dağ gibi imanına, bağ çiçek irfanına, Hak yolu davasına pek derinden hayranım. Bana Kur’

Öğüt ver, hatırlat! Çünkü sen ancak öğüt vericisin. Onların üzerinde zorlayıcı değilsin.

Gâşiye, 21-22

GÜNÜN HADİSİ

"Kelimetan hafifetan alellisan. Sakiyleten filmizan. Habiybetan ilerrahman: Subhanellahi ve bi hamdihi, subhanellahi'l-azim."

"İki kelime vardır ki, dile hafif, mizanda ağırdırlar: Sübhanellahi ve bi hamdihi, sübhanellahi'l-azim." (Buhari, Deavat: 11/175)

TARİHTE BU HAFTA

*Nizamü'l-Mülk'ün Şehadeti(14 Ekim 1092) *II.Kosova Zaferi(17 Ekim 1448) *Gedik Ahmed Paşa'nın Vefatı(18 Ekim 1482)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI