Cevaplar.Org

İLİM ÇEŞNİSİ-4

Felak Ve Nas Surelerinin İniş Sebepleri Müfessirlerimiz dediler ki; Hz. Peygamber "aleyhisselatu vesselam'ın yahudilerden olan bir hizmetçisi var idi. Yahudiler bu hizmetçinin yanına gelip, bıkmadan usanmadan Hz. Peygamberin tarağını istediler ve almadıkça yanından ayrılmadılar. Hizmetçi sonunda bu tarağı verdi ve Yahudiler tarakta kalmış olan saçlar ile büyü yaptılar.


Arif Gülhan

gulhan1071@hotmail.com

2019-02-08 12:11:11

Felak Ve Nas Surelerinin İniş Sebepleri

Müfessirlerimiz dediler ki; Hz. Peygamber "aleyhisselatu vesselam'ın yahudilerden olan bir hizmetçisi var idi. Yahudiler bu hizmetçinin yanına gelip, bıkmadan usanmadan Hz. Peygamberin tarağını istediler ve almadıkça yanından ayrılmadılar.
Hizmetçi sonunda bu tarağı verdi ve Yahudiler tarakta kalmış olan saçlar ile büyü yaptılar.

Bunun üzerine hazreti peygamber hastalandı. Saçları döküldü, her geçen gün erimeye başladı ve kendisine ne olduğunu da bilemiyordu. Bu hastalık 6 ay kadar devam etti.

Bir gün Hz peygamber hasta yatağında yatarken, iki melek geldi birisi başucunda diğeri ayakucunda durdu ve bu iki melek birbirleriyle konuşmaya başladılar. Dediler ki; "bu zat'a ne oldu." Diğer melek "ona sihir yapıldı" diye cevap verdi ve Hz. peygamberin başından geçen olayı bu şekilde ayrıntılı bir şekilde anlattılar.

Bunun üzerine Hazreti peygamber, Hazreti Ali'yi sihir yapılan saçların gömüldüğü yere gönderip, onları yerinden çıkarttırdı ve bu olay üzerine Felak ve Nas sureleri indi.

Bu iki sure, büyülere karşı koruyucu kalkan mesabesindedir. Ayrıca bu olaylardan sonra, kesilen saç, tırnak, vesaire kılların gömülmesinin sünnet oluşu bizlere varid oldu.(Esbabü Nuzuli'l Kuran)

***

Mühim Bir Zikir

Ebu Hureyre radiyallahu anhdan rivayet edildiğine göre peygamber efendimiz "sallallahu aleyhi ve sellem" şöyle buyurmuştur; "iki kelime vardır ki, dil'e hafif, mizan'da ise ağırdır. Rahman olan Allah katında ise sevimlidir.
سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمْ.
(sûbhanallahi ve bi hamdihi sûbhanallahil azim.)
Her kim günde 100 defa bu zikri yapar ise denizlerin köpüğü kadar günahı olsa affolunur. (Buhari).
Müslim'in rivayetinde ise;
"Her kim sabah ve akşam 100 defa
سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمْ.
(sûbhanallahi ve bi hamdihi sûbhanallahil azim.)
Zikrine devam ederse kıyamet günü ondan daha fazla amel ile mahşere gelen kimse olmaz. Ancak bu zikre devam eden veya daha fazla yapan hariç. (Müslim)

***

Şehitler ölmezler peki nasıl yaşarlar. ?
Üstad Bediüzzaman, Mektubat isimli eserinde, hayat tabakalarının beş kısım olduğunu, 4. Tabakanın ise şuhedanın hayatı olduğunu bildirip şöyle şerh etmektedir;
Şehitlerin hayat sahibi oldukları Kuran-ı Kerimin kesin nassı ile sabitdir. Bu hayat ise, ölmüşlerin kabir hayatının üstünde bir hayattır. Evet, bu münasebetle Allah zülcelal hazretleri şehitlere berzah âleminde, kendi kereminden ihsan etmektedir. Hayatları ise tıpkı dünya hayatı gibidir. Fakat canlarını Allah yolunda feda etmiş olmaları sebebiyle elem, keder ve sıkıntı duymadan yaşarlar. Ve kendilerini ölmemiş sanıp, bilakis yaşadıklarını bilip, farklı bir âleme irtihal ettiklerini bilirler.


Normal ölmüş olanlar, öldüklerini ve ayrıklık acısı çektiklerini bilirler. Fakat bu hal şehitlerde mevcut değildir. Berzah âleminde ikram ve ihsana mazhar olan ölülerin duyduğu haz ve lezzet, asla şehitlerin derecesine ulaşamaz. 
Onların durumu şu misalde olduğu gibidir; iki şahıs rüyalarında, kendilerini sanki cennet gibi saraylarda görseler. Birincisi bilse ki bu rüyadır ve uyandığı zaman bitecektir. Bu yüzden duyduğu haz ve lezzet gerçekten nâkıs olur.
Ancak ikincisi bunu rüya olarak bilmez, bu sebeple hakiki lezzet ve saadete mazhar olur.

İşte berzah âleminde normal ölüler ile şehitlerin nimetlendirilmesinin arasındaki fark bu misalde olduğu gibidir. Bu konuda sabit olmuş sayısız rivayetler vardır. Şehitler diridirler ve kendilerini hayat sahibi olarak bilirler. Hatta şehitlerin efendisi olan Hazret-i Hamza radıyallahu anhu, sıkıntı halinde kendisinden himmet isteyenlere yetişir ve onların işlerinin halleder.

Şüheda âlemi hayat ile nurlanmıştır. Hatta benim öğrencim ve aynı zamanda yeğenim olan molla Ubeydullah birinci dünya savaşında benim yerime şehit oldu. Daha sonra onu sadık bir rüyada şöyle gördüm; onun kabrine girdim ve onu şühedanın hayat tabakasında gördüm. O kendisinin hayatta olduğunu, benim ise öldüğümü sanıyormuş. Ve bu yüzden çok ağlamış ve üzülmüş. Kendisi için toprak altında çok güzel bir ev inşa etmiş. Bunu ise Rus istilasından korunmak için inşa ettiğini söyledi. Bu rüya, bunca delil ve nass'dan sonra, bende büyük bir kanaat oluşturdu." (Mektubat'ın Molla Zahid Malazgirti tarafından yapılan Arapça çevirisinden)


Cuma günü duaların asla geri çevrilmediği vakit hangi vakittir?
Tirmizi'de geçen rivayete göre peygamber efendimiz "sallallahu aleyhi ve sellem" şöyle buyuruyor; "Üzerine güneş doğan günlerin en hayırlısı cuma günüdür. O gün Âdem aleyhisselam yaratılmıştır, cennete o gün girmiş ve o gün çıkarılmıştır. O günde öyle bir saat vardır ki, kul namaz kılar halde rabbinden ne isterse mutlaka kabul olunur."

Ebu Hureyre radiyallahu anhu dedi ki; "bu hadisten sonra Abdullah ibn-i Selam ile karşılaştım bana, bu saati bildiğini söyledi. Ben de "beni bundan mahrum etme" bana da söyle" dedim. "O vakit ikindiden sonradır" dedi.
Ben de, "bu nasıl olur, hadiste namaz kılan bir kul diyor ve bu vakitte ise namaz kılınmaz."
Abdullah ibni Selam bana şu hadis-i şerifi söyledi; "kim bir mecliste oturur da namazı beklerse, o kişi namaz kılıyor gibidir." Bu vakitte ise namaz kılmaz, ancak akşam namazını bekleriz." (Camiul usul fi ehadisirrasul.)
Ahıskalı Ali Haydar Efendi hazretleri tüm bu bilgilerden yola çıkarak, bu vaktin ikindi namazından sonra, akşam namazına 45 dakika kala olan kerahat vakti olduğunu söylemiştir.(Arif Gülhan) 

Bir Hadisi Buhari'de Görmek

Üstad Bediüzzaman diyor ki; "Hususan Buharî, Müslim, İbn-i Hibban, Tirmizî gibi kütüb-ü sahiha; tâ zaman-ı sahabeye kadar, o yolu o kadar sağlam yapmışlar ve tutmuşlar ki, meselâ Buharî'de görmek, aynı sahabeden işitmek gibidir.(Mektubat, s. 128-129)

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

KUR’ÂN VE HADİS-İ ŞERİFLERDE MUTLU EVLİLİK PRENSİPLERİ-2

KUR’ÂN VE HADİS-İ ŞERİFLERDE MUTLU EVLİLİK PRENSİPLERİ-2

Eşlerin Birbirinden Üstün Oldukları Noktalar: Kur’ân, اِنَّ اَكْرَمَكُمْ ع

SORU SORMA AHLAKI

SORU SORMA AHLAKI

İlim talebesinin önem arz eden vazifelerinden biri bilmediği ve kapalı kalan hususları sormayı

İLİM ALINACAK ÂLİMİN ÖZELLİĞİ VE SEÇİMİ

İLİM ALINACAK ÂLİMİN ÖZELLİĞİ VE SEÇİMİ

Eğitimin esasını oluşturan ve öğrencinin eğitimde başarısı için temel dinamiklerden biri

KUR’ÂN VE HADİS-İ ŞERİFLERDE MUTLU EVLİLİK PRENSİPLERİ-1

KUR’ÂN VE HADİS-İ ŞERİFLERDE MUTLU EVLİLİK PRENSİPLERİ-1

Aile Nedir? Kur’ân-ı Kerim’de, insanın beden, ruh ve aile sağlığı konusunda ihtiyaç duy

HÜR MÜSLÜMAN HANIMIN VASIFLARI:

HÜR MÜSLÜMAN HANIMIN VASIFLARI:

-ALLAH’A KARŞI ADABI: 1-İmanlı, iffetli ve taatli olur. 2- Beş vakit namazını dürüst

İLMİ, SALİH VE EHLİYETLİ HOCALARDAN ALMANIN ZORUNLULUĞU

İLMİ, SALİH VE EHLİYETLİ HOCALARDAN ALMANIN ZORUNLULUĞU

lmi hocadan almak, sahih ilmin anahtarı ve ilim talebesinin kurtuluş adresi ve zaferidir. Ehliyetl

İLİM TAHSİLİNDE ÂLİ HİMMET SAHİBİ OLMAK

İLİM TAHSİLİNDE ÂLİ HİMMET SAHİBİ OLMAK

Allah (c.c) gerek Yüce Kitabı'ndaki birçok ayet-i kerimede ve gerekse Elçisi aracılığıyla bi

İLİM TAHSİLİNDE VE ÖĞRETİMİNDE İYİ NİYET

İLİM TAHSİLİNDE VE ÖĞRETİMİNDE İYİ NİYET

Gizli ve aşikâr bütün işlerde iyi niyet, samimiyet ve ihlas her Müslüman için özellikle âl

ORYANTALİST TEZLERİ İSLAM DÜNYASINDA YAYMAYA ÇALIŞAN ÜÇ GRUP

ORYANTALİST TEZLERİ İSLAM DÜNYASINDA YAYMAYA ÇALIŞAN ÜÇ GRUP

A. Bilinçli Olarak Faaliyet Gösteren Münafıklar Birinci grup, Oryantalizmin üretip özenle be

HAKKA TALİP OLANLARA ÖNEMLİ TAVSİYELER

HAKKA TALİP OLANLARA ÖNEMLİ TAVSİYELER

Hakka talip olana tavsiyem şudur: *Ey talip! Zenginlerle (ve idarecilerle) sadece, insanlara dokun

İSLÂM, BİLİME DÜŞMAN MIDIR?

İSLÂM, BİLİME DÜŞMAN MIDIR?

Oryantalistlerden Ernest Renan ve Gromer, İslâm dininin bilim düşmanı olduğunu ve felsefe ve i

Artık kim doğru yolu seçerse kendi lehinedir; kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur.

Zümre, 41

GÜNÜN HADİSİ

Berâe (r.a.) şöyle rivayet etmiştir: "Müminlerden (özür sahibi olanlar dışında) (evlerinde) oturanlar ile Allah yolunda malları ve canları ile savaşanlar bir olamaz."

TARİHTE BU HAFTA

*Eğriboz Adası'nin fethi(12 Ağustos 1470) *Kanuni Sultan Süleyman Han'in Tebriz'i fethi(13 Ağustos 1534) *Haçlı Ordusu'nun Kudüs katliami (15 Ağustoz 1099) *Gölcük Depremi(17 Ağustos 1999) *Misak-i Milli'nin TBMM'de de kabûlü(19 Ağustos 1920)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI