Cevaplar.Org

İNSANIN YARATILIŞI-1

Allah, bütün canlı varlıkları ayrı ayrı ve örneksiz olarak yaratmıştır. Türler arası geçiş ve evrim olmamıştır.


Ali Bozkurt

alibozkurt.02@hotmail.com

2019-01-15 08:47:09

Allah, bütün canlı varlıkları ayrı ayrı ve örneksiz olarak yaratmıştır. Türler arası geçiş ve evrim olmamıştır.

Allah, bütün canlı varlıkları yarattığı gibi, uygun gördüğü ve irade buyurduğu zamanda İnsanı da, yaratmıştır. Nitekim Kur'an'da şöyle buyrulmaktadır:

"Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız."(1)

İnsan cinsini, yegâne yaratıcı olan Allah yaratmıştır. Allah, yarattığı insanın her halini bilir. İnsanın hiçbir düşünce ve tasarısı Allah'a gizli kalmaz. Temsili anlamda, ona şah damarından daha yakındır. Melekleri aracılığıyla, insanların yaptıklarını kayıt altına almaktadır.

Allah, ilk insan Hz. Âdem (a.s.)'ı, irade ettiği zaman, irade ettiği şekilde örneksiz olarak, topraktan yaratmıştır.

Allah, Hz. Âdem'i, nasıl anne ve baba unsuru olmadan yaratmışsa, Hz. İsa'yı da baba unsuru olmadan yaratmıştır. Bu husus, Kur'an'da şöyle ifade edilmektedir:

"Allah nezdinde İsa'nın durumu, Âdem'in durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona «Ol!» dedi ve oluverdi."(2)

Allah, nasıl Hz. Âdem'i, hem annesiz hem de babasız olarak topraktan yaratıp "ol" dediğinde, Hz. Âdem var olmuşsa, Hz. İsa'yı da sadece babasız olarak yaratmıştır. Hz. İsa'nın yaratılması, Hz. Âdem'in yaratılmasından daha fevkalade bir durum değildir.

Bu örnekler göstermektedir ki, insanı, hem ilk başta hem de öldükten sonra yaratmak, Allah için zor değildir. Bu husus Kur'an'da şöyle anlatılmaktadır:

"(Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: "Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?" Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık."(3)

Allah, insandan önce yeri, gökleri, melekleri ve yeryüzündeki varlıkları yaratmış, daha sonra da insanı halk etmiştir. İnsan şunu düşünmelidir: Bütün bunları yaratmak mı da zordur, yoksa ilk olarak katışık bir çamurdan var edilen insanı yeniden yaratmak mı? Dünyayı, evreni ve içindeki sair varlıkları yaratan Allah için, öldükten sonra insanı yeniden yaratmak asla zor değildir.

Bu kısa girişten sonra, insanın yaratılışı konusunda şu sorulara cevap aramak gerekir:

1.İnsanın ilk yaratılışı nasıl olmuştur?

2.İnsanların tek nefisten yaratılmış olması ne anlama gelir?

3.İnsanların hamilelik yoluyla yaratılmasının aşamaları nelerdir?

4.Yaratılış açısından, diğer canlılarla insan arasında nasıl bir benzerlik vardır?

5.İnsanın ilk yaratılışıyla Ahirette yeniden yaratılması açısından nasıl bir mukayese yapılabilir?

6.İnsanın işiten, gören ve akıl sahibi bir varlık olarak yaratılmasının hikmeti nedir?

Şimdi bu soruları, ayet-i kerimelerin ışığı altında cevaplamaya çalışalım.

1.İnsanın ilk Yaratılışı Nasıl Olmuştur?

Kur'an'da insanın ilk yaratılışının safhaları hakkında verilen bilgiler ve kısa açıklamaları şöyledir:

Allah, Hz. Adem'i topraktan yarattığını beyan etmektedir:

"Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona «Ol!» dedi ve oluverdi."(4)

Allah, Hz. Âdem'i anne baba unsurları olmadan topraktan yaratmıştır. Hz. Âdem'in yaratılışı için başka düşünceler serdetmek, hâşâ, ona anne baba aramak sapıklıktır.

Allah, Hz. Adem'i yaratmak üzere toprağı çamur haline getirmiştir:

"O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı."(5)

Yarattığı her şeyi mükemmel bir şekilde yaratan Yüce Allah, insanı yaratmaya çamurdan başlamıştır. İnsanların atası olan Hz. Âdem, çamur haline getirilen topraktan halk edilmiştir.

Allah, insanı yapışkan çamurdan yaratmıştır:

"Şimdi sor onlara! Yaratma bakımından onlar mı daha zor, yoksa bizim yarattığımız (insanlar) mı? Şüphesiz biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık."(6)

İnsan, su ile toprağın karıştırılmasından oluşan yapışkan çamurdan yaratılmıştır. Esasen hamilelik yoluyla doğan insanlar da su ile topraktan meydana gelirler. İnsan, beslenmesi itibarıyla toprak ile suya bağlıdır; yiyip içtiği her şey, toprak ile sudan gelmektedir.

İnsan, çamurdan süzülen bir özden yaratılmıştır:

"Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık."(7)

Hz. Adem ve öteki insanlar, çamurdan süzülüp çıkarılmış bir özden yaratılmışlardır. Hz. Adem topraktan yaratıldığı gibi öteki insanların varlıkları da topraktan gelmektedir.

Hz. Âdem'in yaratıldığı çamur, kurutulup şekillendirilmiştir:

"Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık."(8)

Çamura şekil verildi. Şekil verilen çamur kupkuru hale geldi; ardından bu bedene can verildi.

 "Hani Rabbin meleklere demişti ki: «Ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım.»"(9)

Hz. Âdem'in yaratıldığı çamura şekil verilmiş ve çamur kupkuru hale geldikten sonra canlandırılmıştır.

Hz. Âdem'in yaratıldığı çamur, pişmiş gibiydi:

"Allah insanı, pişmiş çamura benzeyen bir balçıktan yarattı."(10)

Hz. Âdem'in yaratıldığı toprak, çamur haline getirildikten sonra, ona şekil verilip, ateşte pişmiş gibi kupkuru hale gelmesinin ardından diriltmiştir.

Allah, Hz. Âdem'i yarattığı çamura şekil verip ona ruhundan üfleyerek can vermiştir:

"«Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!»"(11)

Allah, Hz. Âdem'e, organları yerli yerince ve görünüşü düzgün olarak şekil verdikten sonra, ona ruhundan üfleyip canlı bir varlık olmasını sağlamıştır.

Burada şu soruya cevap vermek gerekir:

Allah'ın Hz. Âdem'e ruhundan üflemesi ne anlama gelir?

Hz. Âdem'in bedeni sonradan yaratıldığı gibi, ona üflenen ruh da sonradan yaratılmıştır. Müfessir Sabuni bu hususu şöyle izah etmiştir:

'Âdem'in hilkatini ve suretini şekillendirdiğim ve onu âzâları düzgün kâmil bir insan olarak yarattığım, Benim mahlûkâtımdan biri olan ruhu ona üfürdüğüm ve onun da canlı bir insan olduğu zaman onun için secdeye kapandılar.'(12) Yani Allah, mahlûkatından olan ruhu, ona üflemiştir.

İblis, Hz. Adem'e niçin secde etmemiştir?

"Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere, Âdem'e secde edin! diye emrettik. İblis'in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı."(13)

Allah, Hz. Adem'i yarattıktan sonra, meleklere ona secde etme emrini vermiş, bütün melekler secde etmiş ancak iblis secde etmemiştir. İblis, melek olmayıp cinlerdendir. O sırada meleklerle beraber bulunduğu için bu emre muhatap olmuştur. İblis, Hz. Adem'i kıskanarak, kendisinin ondan daha üstün olduğunu söyleyip secde etmemiştir.

Meleklerin, Hz. Adem'e secde etmeleri ne anlama gelir?

"Hani meleklere, "Âdem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu."(14)

Allah'ın, meleklere hitaben, "Adem'e secde edin!" diye emretmesinin en kısa izahı şöyledir:

Meleklere yapılan secde emri, ibadet için olmayıp, hürmet içindir.

Meleklerin, Hz. Adem'e hürmet amacıyla secde etmelerinin hikmeti nedir?

Bu hikmeti anlamak için, meleklerle insanlar arasındaki şu farkları bilmeliyiz:

*İnsanların cinsiyeti vardır, birbirlerinden çoğalırlar; meleklerin cinsiyetleri yoktur.

*İnsanlar beslenirler; melekler beslenmezler.

*İnsanlar günah işleyebilirler, melekler günah işleyemezler.

*İnsanlar, irade sahibi oldukları için, salih amelleriyle sevap kazanırlar; melekler, irade sahibi olmadıkları için, Allah'ın emirlerini zorunlu olarak yerine getirdiklerinden sevap kazanmazlar.

*İnsanlar, manevi yönden terakki ederler, melekler bulundukları derecede yaşalar.

*Melekler dâhil, her şey insana hizmet eder, kimse meleklere hizmet etmez.

*İnsanlar, eşyanın isimlerini bildikleri gibi, konuşma dillerini geliştirme kabiliyetine sahiptirler.

İşte bu özelliklerden dolayı salih insanlar meleklerden üstün sayılmıştır.

-devam edecek-

Dipnotlar

1-Kaf-16

2-Al-i İmran-59

3-Saffat-11

4-Al-i İmran-59

5-Secde-7

6-Saffat-11

7-Mü'minun-12

8-Hicr-26

9-Hicr-28

10-Rahman-14

11-Hicr-29

12-Sabuni, Safvet'ü-Tefasir, C: 3, S: 278

13-Araf-11

14-Bakara-34

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

KUR’ÂN VE HADİS-İ ŞERİFLERDE MUTLU EVLİLİK PRENSİPLERİ-2

KUR’ÂN VE HADİS-İ ŞERİFLERDE MUTLU EVLİLİK PRENSİPLERİ-2

Eşlerin Birbirinden Üstün Oldukları Noktalar: Kur’ân, اِنَّ اَكْرَمَكُمْ ع

SORU SORMA AHLAKI

SORU SORMA AHLAKI

İlim talebesinin önem arz eden vazifelerinden biri bilmediği ve kapalı kalan hususları sormayı

İLİM ALINACAK ÂLİMİN ÖZELLİĞİ VE SEÇİMİ

İLİM ALINACAK ÂLİMİN ÖZELLİĞİ VE SEÇİMİ

Eğitimin esasını oluşturan ve öğrencinin eğitimde başarısı için temel dinamiklerden biri

KUR’ÂN VE HADİS-İ ŞERİFLERDE MUTLU EVLİLİK PRENSİPLERİ-1

KUR’ÂN VE HADİS-İ ŞERİFLERDE MUTLU EVLİLİK PRENSİPLERİ-1

Aile Nedir? Kur’ân-ı Kerim’de, insanın beden, ruh ve aile sağlığı konusunda ihtiyaç duy

HÜR MÜSLÜMAN HANIMIN VASIFLARI:

HÜR MÜSLÜMAN HANIMIN VASIFLARI:

-ALLAH’A KARŞI ADABI: 1-İmanlı, iffetli ve taatli olur. 2- Beş vakit namazını dürüst

İLMİ, SALİH VE EHLİYETLİ HOCALARDAN ALMANIN ZORUNLULUĞU

İLMİ, SALİH VE EHLİYETLİ HOCALARDAN ALMANIN ZORUNLULUĞU

lmi hocadan almak, sahih ilmin anahtarı ve ilim talebesinin kurtuluş adresi ve zaferidir. Ehliyetl

İLİM TAHSİLİNDE ÂLİ HİMMET SAHİBİ OLMAK

İLİM TAHSİLİNDE ÂLİ HİMMET SAHİBİ OLMAK

Allah (c.c) gerek Yüce Kitabı'ndaki birçok ayet-i kerimede ve gerekse Elçisi aracılığıyla bi

İLİM TAHSİLİNDE VE ÖĞRETİMİNDE İYİ NİYET

İLİM TAHSİLİNDE VE ÖĞRETİMİNDE İYİ NİYET

Gizli ve aşikâr bütün işlerde iyi niyet, samimiyet ve ihlas her Müslüman için özellikle âl

ORYANTALİST TEZLERİ İSLAM DÜNYASINDA YAYMAYA ÇALIŞAN ÜÇ GRUP

ORYANTALİST TEZLERİ İSLAM DÜNYASINDA YAYMAYA ÇALIŞAN ÜÇ GRUP

A. Bilinçli Olarak Faaliyet Gösteren Münafıklar Birinci grup, Oryantalizmin üretip özenle be

HAKKA TALİP OLANLARA ÖNEMLİ TAVSİYELER

HAKKA TALİP OLANLARA ÖNEMLİ TAVSİYELER

Hakka talip olana tavsiyem şudur: *Ey talip! Zenginlerle (ve idarecilerle) sadece, insanlara dokun

İSLÂM, BİLİME DÜŞMAN MIDIR?

İSLÂM, BİLİME DÜŞMAN MIDIR?

Oryantalistlerden Ernest Renan ve Gromer, İslâm dininin bilim düşmanı olduğunu ve felsefe ve i

İnsan, bizim kendisini kerih bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki, şimdi o apaçık bir hasım kesilmektedir.

Yasin, 77

GÜNÜN HADİSİ

Alî b. Ebî Tâlib (r.a.)'dan :

"Benim ağzımdan yalan uydurmayınız. Her kim benim ağzımdan yalan söylerse Cehennem'deki yerine hazırlansın."

TARİHTE BU HAFTA

*Eğriboz Adası'nin fethi(12 Ağustos 1470) *Kanuni Sultan Süleyman Han'in Tebriz'i fethi(13 Ağustos 1534) *Haçlı Ordusu'nun Kudüs katliami (15 Ağustoz 1099) *Gölcük Depremi(17 Ağustos 1999) *Misak-i Milli'nin TBMM'de de kabûlü(19 Ağustos 1920)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI