Cevaplar.Org (Tirmizi, Birr, 41; Ebu Davut, Edep, 6.)"> implant

Hadis-i Şeriflerde İNANANLARIN VASIFLARI-3 "Mümin, saftır (temiz kalbli), kerimdir. Fâcir ise hilekârdır, leîm (alçak)tır." (Tirmizi, Birr, 41; Ebu Davut, Edep, 6.)


Mümin, saftır derken Türkçemizdeki aptal, ahmak manasındaki saf anlaşılmamalıdır. Temiz kalbli, hiç kimse hakkında gıll ü gışı olmayan, söylenen söze ilk anda inanan ve herkes hakkında hüsn-ü zan besleyen manasında saf olan şeklinde anlamak en doğrusudur ve tabii ki müminlerin vasıflarını anlatan bütün ayet ve hadisler için de geçerli olmak kaydıyla, mümin böyle olmalıdır. Böyle olmayı mümin kendine hedef seçmelidir. Gerçek mümin, kamil mümin aynı zamanda kerimdir. Kerim de güzel ahlak sahibi, şerefli, değerli, cömert insan demektir. Fâcir, kafir veya günahkâr mümin manasına kullanılan bir kelimedir. Kelam alimleri, fâcirin imanı olup olmadığını tartışmışlardır. Belki imanı var ama ameli yok veya günahları imanını alıp götürmüş küfür vadilerinde sersem sersem dolaşıyor. Kur'an'da fâcir, günah işlemenin son noktasında bulunan kafir insan için kullanılmaktadır. İşte bu tipler de hep kafalarında hesaplar yaparlar; aldatma, yalan, sözde durmama ve kötü ahlak adına muamele hayatımızda karşılaştığımız bütün yanlışlıkları irtikap edebilecek bir alçaklık bunların vasfıdır. Yani ruhları bunlara açıktır. Gerçek fâcir böyledir. Mümin, saftır, kerimdir denmesi, ona verilen bir hedeftir aynı zamanda. Fâcirin ise tabiatının gereğidir leîm olması. Evet, fâcirler, fısk u fücurlarıyla, ahlaksızlıklarıyla her türlü günahı işlemesiyle tabiatlarının gereğini yerine getirirler. Gerçek mümin de mütevazi, temiz kalbli ve cömert oluşuyla kendi karekterini sergiler.. sergilemeli. Bu konuyu destekleyen başka hadisler de vardır: "Mümin o kadar yumuşak, zorluk çıkarmayan bir insandır ki, sen onu bu yumuşaklığından dolayı neredeyse safdil sanırsın."(1) Mümin akıllıdır ama akıllılık taslamaz. Bu hadisi okuyan muhterem bir zat, akıllılık taslayanlarda nifak alameti vardır, demişlerdi. Evet, mümin mütevazi bir insandır. "Müminler, hoşgörülü, teenni sahibi ve mülayim insanlardır. Tıpkı bağlandığında duran, taşın üstüne bile olsa ıhdırıldığında hemen ıhıveren ehil deve gibidirler."(2) Bu tür hadisler hep yanlış anlaşılma ile karşı karşıyadırlar. Yaşadığımız toplum, bizim algı dünyamıza da yansır ve naslara bakarken toplumun ve hadiselerin üstüne çıkarak bakamayabiliriz. Oysaki öyle olmamalı, evrensel bir hitap, evrensel boyutlarıyla bütün halinde kavranmalı ve sonra kendi toplumumuza indirilmeli. Hadislerden anladığımıza göre, çizilen mümin tipolojisi, mülayim, hoşgörülü, herkesin içinin hemen ısınıverdiği, hemen aldatılıvereceğini zannettiren ama asla aldanmayan bir istikamet insanıdır. Allah Rasulü, başka bir hadislerinde müminle fâcirin halini ne güzel tasvir eder!: "Müminin hali, dış görünüşü ile harab bir evi andırır. İçine girdiğinde hayretler içinde kalırsın. Fâcirin durumu ise dışı çok süslü yüksek kabirlere benzer. Onu görenlerin gözünü doldurur ama içi pis kokularla doludur."(3) Kaynaklar: 1-Kenz, 1/143. 2-Kenz, 1/143. 3-Münâvî, Feyzu'l-kadîr, 5/656.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

KUR’AN’IN ANLAŞILMASINDA SÜNNETİN YERİ-2

KUR’AN’IN ANLAŞILMASINDA SÜNNETİN YERİ-2

2. Açık Olmayan Ayetlerin Varlığı Kur'an-ı Kerim, bizzat kendisi, âyetlerini "muhkem" ve "m

Sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabb'ine kulluk et!

Hicr, 99

GÜNÜN HADİSİ

"Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir, diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (haluf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur."

Ebu Hüreyre

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI