Cevaplar.Org

ALLAH KİMLERİ LANETLEMİŞTİR?-1

Lanet Kelimesinin Sözlük Anlamı: Beddua etmek, kovmak, uzaklaştırmak, hakaret etmek, kötülüğünü ve ceza görmesini istemek. Ayrıca ters, kötü, çekilmez ve berbat olmak.


Ali Bozkurt

alibozkurt.02@hotmail.com

2018-12-01 09:58:48

Lanet Kelimesinin Sözlük Anlamı: Beddua etmek, kovmak, uzaklaştırmak, hakaret etmek, kötülüğünü ve ceza görmesini istemek. Ayrıca ters, kötü, çekilmez ve berbat olmak.

Lanet Kelimesinin Terim Anlamı: Allah'ın hayrından, rahmetinden, af ve mağfiretinden mahrum olmak; Allah'ın buğzuna uğramak.

Allah'ın, irade sahibi olan yaratıklar arasında ilk lanetlediği varlık, İblis yani Şeytandır. İblis, Allah'ın Hz. Adem'i yarattıktan sonra verdiği secde emrine uymadığı için lanetlenmiştir:

"Yalnız İblis secde etmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu. Allah! Ey İblis! İki elimle yarattığıma secde etmekten seni meneden nedir? Böbürlendin mi, yoksa yücelerden misin? dedi. İblis: Ben ondan hayırlıyım! Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi. Allah: Çık oradan (cennetten)! Sen artık kovulmuş birisin. Ve ceza gününe kadar lanetim senin üzerindedir! buyurdu."(1)

İblis Allah'ın emrini beğenmeyerek reddetmiştir. Allah'ın emrini beğenmemek küfürdür. Allah'ın emrini beğenmeyen kimse, Allah'ın hem hükümranlığını hem de yerinde ve doğru emirler verme özelliklerini inkâr etmiş olur.

"Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi."(2)

Şeytan, böbürlenerek kendisini Hz. Adem'den daha üstün görüp secde etmemesi nedeniyle hem cennetten kovulmuş hem de hesap gününe kadar lanetlenmiştir. Hesap gününden sonra ise acıklı bir azap ile cezalandırılacaktır.

Ayetlerde, lanetlendiği için Şeytana Melun da denir.

Şeytana uyup tövbe etmeden ölen insanlar da şeytan gibi lanetlenmişlerdir.

Mü'min insanları lanetlemek günahtır. Ayrıca dilimizi bu kelimeye alıştırmamak ve yanlış yolda olanların hidayete ermelerini dilemeyi lanetlemeye tercih etmek için, daha uygundur.

Bu bölümde ne tür insanların Allah tarafından lanetlendiklerini incelemeye çalışalım:

1-Kâfirler:

Kâfirlerin lanetlendiğini haber veren iki ayet ve kısa açıklamaları şöyledir:

1-"(Âyetlerimizi) inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların lâneti onların üzerinedir. Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır."(3)

Bu ayetten şunları anlıyoruz:

*Allah'ın ayetlerini inkâr ederek bu inkâr üzere ölenler, Allah'ın mağfiretinden mahrum olmuş ve Allah'ın buğzuna uğramışlardır.

*Melekler ve insanlar da inkâr üzere ölmüş olanlara lanet ederler; ahirette kâfirler de birbirlerine lanet edeceklerdir.

*Kâfirlerin cehennemdeki azapları sürekli olup hafifletilmeyecektir.

2-"Şüphesiz Allah, kâfirlere lânet etmiş ve onlara alevli bir ateş hazırlamıştır." (Ahzab-64)

Allah, kâfirlere lanet etmek suretiyle onları rahmetinden uzaklaştırmış ve onlar için şiddetli cehennem azabını hazırlamıştır.

2.Münafıklar:

"Allah erkek münafıklara da kadın münafıklara da kâfirlere de içinde ebedî kalacakları cehennem ateşini vâdetti. O, onlara yeter. Allah onlara lânet etmiştir! Onlar için devamlı bir azap vardır."(4)

Bu ayetten şunları anlıyoruz:

*Erkek olsun kadın olsun münafık ve kâfirler için cehennem ateşinin varlığı Allah'ın değişmeyecek olan bir vadidir.

*Cehennem ateşi, münafıklar ve inkârcıların hak ettikleri ve yaptıklarına karşılık olan bir cezadır.

*Allah, onlara lanet ettiği için artık affedilmeleri de söz konusu değildir.

*Cehennem ateşi, kâfirler ve münafıklar için sürekli olacaktır.

3.Müşrikler:

"Bir de, Allah'ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük girdabı onların başına olsun! Allah onlara gazap etmiş, onları lânetlemiş ve kendilerine cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir!"(5)

Yukarıdaki bölümde münafıkların lanetlendiğini bildiren bir ayet açıklanmıştı. Bu ayette ise hem münafıkların hem de müşriklerin lanetlendiği bildirilmektedir. Allah, onlara gazap etmiş ve onları lanetlemiştir. Onlar için, en kötü varış yeri olarak, cehennem hazırlanmıştır.

4.İman Ettikten Sonra İrtidat Edenler:

"İman etmelerinden, Resûl'ün hak olduğuna şehadet getirmelerinden ve kendilerine apaçık deliller gelmesinden sonra inkârcılığa sapan bir kavme Allah nasıl hidayet nasip eder? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez. İşte onların cezası, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanlığın lânetine uğramalarıdır."(6)

Bir kavim iman ettikten sonra dinden dönerse, Allah o kavme hidayet nasip etmez.

 Diyanet Tefsiri bu ayeti şöyle açıklamaktadır: 'Bu âyette Allah'ın hidayetine lâyık olma vasfını bütünüyle yitiren inkârcılar hakkında şu üç özellik bir arada zikredilmiştir: a) İman ettikten sonra, b) bu resulün hak olduğuna şahit olduktan sonra, c) kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra inkâr yolunu seçme. Bu tür inkârcılık tam anlamıyla bir inatlaşma ve hakikatlere karşı bile bile direnme demek olduğundan, müteakip âyetlerde bu davranışın karşılığının da pek ağır olacağı bildirilmiştir'(7)

5.Allah'ın Ayetlerini Gizleyenler:

"İndirdiğimiz açık delilleri ve hidâyet yolunu -kitapta onu insanlara apaçık göstermemizden sonra- gizleyenler yok mu, işte onlara hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder."(8)

Müfessirlerin çoğunluğuna göre, bu ayette gizlendiği belirtilen husus, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in peygamberliği Tevrat'ta açıkça bildirilmekle birlikte ehl-i kitabın bunu gizlemiş olmalarıdır.

6.Allah Üzerine Yalan Uyduranlar:

"Bak, nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter! Kendilerine Kitap'tan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve bâtıla (tanrılara) iman ediyorlar, sonra da kâfirler için: "Bunlar, Allah'a iman edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar! Bunlar, Allah'ın lânetlediği kimselerdir; Allah'ın rahmetinden uzaklaştırdığı (lânetli) kimseye gerçek bir yardımcı bulamazsın"(9)

Yahudilerin Allah üzerine yalan uydurmaları iki şekilde olmuştur: Yahudiler, Allah'ın oğulları ve dostları olduklarını söyleyerek ve Allah'ın kendilerini bağışladığını, yalnız kendilerinin cennete gireceklerini iddia ederek Allah üzerine yalan uydurmuşlardır.

Ömer Nasuhi Bilmen, Yahudilerin putlara tapıp müşrikleri övmeleri hakkında şu bilgileri vermektedir:

"Rivayete göre Yahudilerden Huyey bin Ahtap ve Kab İbn-i Eşref ile beraber yetmiş kadar arkadaşları Uhud Vakasından sonra Mekke'i mükerreme'deki müşriklerin yanına gitmişler, müslümanların aleyhine bir sözleşme yapmak istemişler, fakat Mekke müşrikleri bunların hakkında şüpheye düşmüşler siz ehli kitapsınız. Muhammed -aleyhisselâm- da kitaba davet ediyor. O halde siz onun aleyhine olarak bizimle nasıl teşriki mesai edebilirsiniz?. Eğer siz bizim putlara secde ederseniz size o zaman inanırız demişler, o Yahudiler de Mekke müşriklerini tatmin için onların putlarına secde etmişler. Sonra Mekkeliler: Bizim dinimiz mi doğru, müslümanların dini mi doğru diye sormuşlar ve dinleri hakkında şöyle malûmat vermişler: "Biz Kabe'nin valileriyiz, hacılara su veririz, misafirlere konuklukta bulunuruz, esirleri serbest bırakırız, akrabayı gözetiriz, Rabbimizin evini tamir ederiz. Muhammed -Aleyhisselâm- ise yalnız bir Allah'a ibadet edilmesini istiyor, putlara ibadeti yasaklıyor, ata ve ecdadımızın dinini terk etmemizi teklif eyliyor, aramıza ayrılık düşürmüş bulunuyor." Bunun üzerine Kab da demiş ki: Vallahi sizin yolunuz Muhammed'in -Aleyhisselâm- takib ettiği yoldan daha doğrudur. İşte onlar böyle putperestleri ehli tevhide tercih etmiş, kendileri de o müşrikler gibi Cibt ve Tâğuta secde eylemişlerdi. Bunun üzerine bu mübarek âyetler nazil olmuş, onların da müşrikler ile aynı düşüncede olduklarını göstermiştir."(10)

İşte Allah, böyle davrananları lanetlemiştir.

Dipnotlar

1-Sad: 74-78

2-Hicr: 34.35.

3-Bakara-161.162.

4-Tövbe-68

5-Fetih-6

6-Al-i İmran: 86.87.

7-DİBY Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, C:1, S: 624

8-Bakara-159

9-Nisa: 50-52

10-Ömer Nasuhi Bilmen, Kuran-ı Kerim Türkçe Meali Âlisi ve Tefsiri, C: 2, S: 607

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-11

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-11

*Bazı âlimler dediler ki; “Hasedden daha zararlı bir şey yoktur. Onun vesilesi ile hased edene

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-10

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-10

Bazı zatlar demişlerdir ki; “Kim gözlerini haramlardan korursa ve nefsini şehvetlerden el çek

TAŞ ATANLARA GÜL ATMAK PEYGAMBER AHLAKLILARIN İŞİDİR

TAŞ ATANLARA GÜL ATMAK PEYGAMBER AHLAKLILARIN İŞİDİR

Öğrencileriyle birlikte deniz kıyısında yürüyen Allah dostlarından birine öğrencileri demi

MADDÎ VE MANEVÎ SAĞLIĞA KAVUŞTURAN REÇETE

MADDÎ VE MANEVÎ SAĞLIĞA KAVUŞTURAN REÇETE

Bir televizyon programında arz ettiğim reçeteyi, dinleyen ve seyreden kardeşlerimiz, yazılı ol

AHLAK OLMADAN NAMAZ, NAMAZ OLMADAN AHLAK KURTARICI OLABİLİR Mİ?

AHLAK OLMADAN NAMAZ, NAMAZ OLMADAN AHLAK KURTARICI OLABİLİR Mİ?

Namaza en çok kafa yoran yazarlardan biri de benim sanıyorum. Önce “NİÇİN NAMAZ” kitabın

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-9

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-9

Bazı arifler demişlerdir ki; “her kim abdeste devam ederse(devamlı abdestli olmaya özen göste

İLİMSİZ ZİKİR OLMAZ, ALLAH’I BİLMEDEN DE ALİM OLUNMAZ

İLİMSİZ ZİKİR OLMAZ, ALLAH’I BİLMEDEN DE ALİM OLUNMAZ

Zikir, anmak, hatırlamak demektir. Zikrullah ise, Allah’ı anmak, Allah’ı hatırlamaktır. Ne

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-8

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-8

*Cüneyd-i Bağdadi(rahmetullahi aleyh) demiştir ki; “Kulu dört şey en yüksek makamlara yüks

İSLAM’IN GÜZEL GÜNLERİ SADECE BİR HAYAL Mİ?

İSLAM’IN GÜZEL GÜNLERİ SADECE BİR HAYAL Mİ?

Mecdî el-Hilâlî İslam’ın üstün geleceğini ve ümmetin yeniden şeref ve izzete nâil olac

“ÜÇ AYLARDAN VE MÜBAREK GECELERDEN BANA NE?”

“ÜÇ AYLARDAN VE MÜBAREK GECELERDEN BANA NE?”

Allah dostlarından birine demişler: -Üç aylara girdik efendim, hem de bu gece mübarek geceleri

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-7

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-7

Adamın biri Hz. Ömer(r.a)’e; “Muhakkak sen adaletle hükmetmiyor, hakları vermiyorsun” dedi

Maide-7

"Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve "İşittik, itaat ettik" dediğinizde sizden aldığı ve kendisiyle sizi bağladığı ahdini hatırlayın. Allah'tan korkun, çünkü Allah göğüslerin özünü çok iyi bilir."

GÜNÜN HADİSİ

"Yâ Resûlâ'llâh, müslümanların hangisi efdaldir?" diye suâl ettiler. "Müslümanlar; dilinden elinden selâmette kalandır." cevâbını verdiler.

BUHARİ, KİTÂBÜ'L-ÎMÂN, Ebû Mûsâ el-Eş'arî (r.a.)

TARİHTE BU HAFTA

*H.z. Osman (r.a.)'ın Şehadeti(17 Haziran 656) *I.Kosova Zaferi ve I.Murad'ın Şehadeti(19 Haziran 1389) *II.Murad'ın İstanbul Kuşatması(20 Haziran 1422) *Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.lerinin Vefatı(22 Haziran 1780) *Hz.Ali'nin Halife Seçilmesi(23 Hazir

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI