Cevaplar.Org

GÜNÜMÜZDE PEYGAMBER VARİSİ OLMA ÖZELLİKLERİNİ TAŞIYAN ALİMLER VAR MIDIR?

Sordular: -Hocam! Günümüzde Peygamber varisi olma liyakatini hakkıyla taşıyan alimler var mıdır?


Vehbi Karakaş

vehbikarakas@hotmail.com

2018-10-07 08:02:28

Sordular:

-Hocam! Günümüzde Peygamber varisi olma liyakatini hakkıyla taşıyan alimler var mıdır?

Cevap:

-Ben ayet ve hadislerden çıkardığım Peygamber varisi alimlerin özellik ve güzelliklerini söyleyeyim, sorunun cevabını siz bulun veya siz verin, olur mu, dedim.

-Olur, dediler. Ben de şunları söyledim:

-Peygamber varisi alimler, Peygamber ahlaklı, Kur'an ahlaklı alimlerdir. Peygamber varisi alimler, bütün insanlığın imanını kurtarmaya çok düşkündürler; hele bütün müminlere ve ümmet-i Muhammed'e (sav) karşı olabildiğince şefkatli, merhametli ve muhabbetlidirler. Zulmü sevmezler, zalime alkış tutmazlar. Mazlumun bedduasından korkarlar.

Peygamber varisi alimler, Hz. Peygamberin (sav): "Güneşi sağ avucuma, ayı sol avucuma koysalar vallahi ben bu davadan vazgeçmem." dediği gibi, onlar da "başımdaki saçlarım sayısınca başlarım olsa, her gün birini kesseniz iman ve Kur'an hakikatlerine feda olan bu baş, zındıkaya eğilmeyecektir" derler.

Peygamber varisi alimler, peygamber ahlaklıdır. Haramlardan ve günahlardan uzak dururlar, helal daireyi keyfe kâfi görürler, harama tenezzül etmezler. Rahatı ve huzuru ibadette ve namazda bulurlar. Din hizmetkârlığı, onlar için en büyük makam ve rütbedir. Zikirsiz, fikirsiz ve şükürsüz hali yoktur onların. Namazsız duramazlar. Kazaya kalmış namazları, tadil-i erkânsız ve huşusuz kılınmış namazları yoktur onların. Cemaatle namaza düşkündürler. İlmi Müslümanlara farz, cehaleti haram görür onlar. Günahkârlara acırlar, tövbekâr olmaları için gayret sarf ederler, ama günahlara, müstehcenliğe şiddetle karşıdır onlar. Barış ve kardeşliğin birlik ve beraberlikten önce geldiğine inanırlar. Önce barış ve kardeşlik, sonra birlik ve beraberlik, derler. Çünkü barış ve kardeşlik gerçekleşmeden, birlik ve beraberliğin olamayacağına inanırlar.

İyilik ve takvada yardımlaşırlar, kötülüğü işlemekte ve düşmanlığı körüklemede yoktur onlar. İsar hasletlidirler. Hizmeti kendileri üstlenir, menfaati başkalarına gönderirler. İhsan hasletlidirler. Hep kendilerini Allah'ın huzurunda bilerek yaşarlar, Allah'ı görüyormuş gibi ibadet ederler. Elleriyle, dilleriyle kimseyi incitmezler. İlmin ve dinin izzetini korurlar, tezellüle, tenezzül etmezler. Nalına-mıhına vurmazlar. Acı da olsa gerçekleri söyler onlar. Hedeflerinde menfaat, makam ve rütbe yoktur onların. Hedeflerinde sadece Allah'ın rızası vardır. Hakk'ın hatırını hiçbir hatıra feda etmezler. İzzetlidirler, kibirli değildirler. Mütevazıdırlar, mütezellil değildirler."Kur'an'dan ve Rasulullah'tan gelen bir hakikate, bir sünnete bin ruhumu feda etmeye hazırım", diyecek kadar Allah ve Rasulullah sevdalısıdırlar.

Amelde Hanefî, Şafiî, Malikî, Hanbelî mezheplerini, akaidde de Maturidî ve Eşarî' mezheplerini hak mezheb olarak tanırlar. Ehl-i sünnet ekolüne bağlıdır onlar. Bu ekole intisaplı bütün müminlere muhabbetli, bu ekole mensup olmayanlara da şefkatlidirler. Onlara doğru ellerini, bağırlarını ve kapılarını hep açık tutarlar. Hak tanıdıkları mezhepleri, ayrılık vesilesi değil, ümmet için rahmet görürler.

Peygamber varisi alimlerden her biri, çağdaşı olan diğer alimleri kardeş bilir, meslektaş bilir, dava arkadaşı bilir, dua eder, gıybetini yapmaz, inkâra kalkmaz, hased etmez, ezmeye, yok etmeye kalkmaz. Her zaman haklının yanındadırlar; haklı zayıf olsa da. İftiradan, yalandan, su-i zandan, küçük görmekten, alaya almaktan utanırlar. Ahiret mahkemesinde rezil olmaktan, davayı kaybetmekten, cehenneme atılmaktan korkarlar. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar. Yapmadıklarını söylemezler. Va'zu nasihatlerinde ilk muhatapları kendileridir. Söylediklerini yaparlar. Oldukları gibi görünürler, göründükleri gibi olurlar. Aldatmazlar. Övülmekten şımarmazlar, kendilerindeki meziyet ve faziletin asıl sahibinin Allah olduğunu bilirler. Yerilmekten ümitsizliğe düşmezler. Allah'a tevekkül edene Allah yeter, derler.

Teheccütleri, duaları, ümmet için üzülen gönülleri ve ağlayan gözleri vardır onların. Kimseden hürmet, muhabbet beklemezler. Beklemedikleri halde bunlar gelirse, havalara girmezler, şükürlerini, tevazu ve mahviyetlerini artırırlar. Alkıştan, gösterişten, övülmekten, övünmekten yılandan akrepten kaçar gibi kaçarlar. Bunları, riya ve kalbi öldüren zehirli bal görürler. 

Peygamber varisi alimler, ana hatlarıyla işte böyledir. Kimlerin yanında, yakınında böyle alimler varsa, ona dört elle sarılsınlar. İtaatte, sevgide, saygıda kusur etmesinler. Çünkü Peygamber varisi ve Peygamber ahlaklı alime itaat, Peygambere itaattir. Peygambere itaat, Allah'a itaattir. Peygamber varisi alimler giderse veya dinlenmezse, din gider; din giderse, ahlak gider; ahlak giderse, ülke ve dünya anarşi ve teröre teslim olur.

Allah, Peygamber varisi ve Peygamber ahlaklı alimlerden ülkemizi ve dünyamızı mahrum eylemesin.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ECDADA KÖPRÜ OLMAK

ECDADA KÖPRÜ OLMAK

Bakara sûresinin 134 ve 141. ayetlerinde mükerrer olarak, geçmişlerimizin hatalarından sorumlu

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-4

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-4

SEKİZİNCİ NOKTA Eğer söylenirse: İstiğase edenin işi, müşriklerin işi gibi değil midir?

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-3

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-3

BEŞİNCİ NOKTA Eğer biri derse; “Kabir ehline hitap eden ancak onların sebep ve yapan oldukla

EMANETİN ZAYİ EDİLMESİ

EMANETİN ZAYİ EDİLMESİ

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla... Ebû Hureyre’den (Radıyallahu Anh) rivayet edilen Buh

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-2

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-2

Eğer denirse; “Allah'tan başkası, diriltir ve öldürür dememiz caiz midir?” Biz deriz: Evet

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-1

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-1

Bu on noktayı yazan: Seyfi Asrî (hafizahullahu teala) Çarşamba günü Öğlen ile ikindi arası

KISA KISA NOTLAR-3

KISA KISA NOTLAR-3

Çocuk ölü doğduğunda isim vermeye gerek yok. *Avukat suçluyu savunursa günahkâr olur. *Bir

TESADÜFÜN TESADÜFÜ (RASTLANTININ RASTLANTISI)

TESADÜFÜN TESADÜFÜ (RASTLANTININ RASTLANTISI)

Not: Bu yazı alegorik ve fantastik anlatımla yazılmıştır. Bütün oluşçulara, şüphecilere

KISA KISA NOTLAR-2

KISA KISA NOTLAR-2

Ortalama iki öğün yemek iyidir. Bazıları “bir kez yiyin” diyorlar. Ne 3 yap ne de 1 yap. Sa

KISA KISA NOTLAR-1

KISA KISA NOTLAR-1

*Şevval ayında tutulan 6 gün orucu ara vererek tutmak efdaldir. *Abdest sıkışıkken cemaatl

BİR GARİP HEYKEL

BİR GARİP HEYKEL

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla... Yakın tarihimizde dinler arası diyalog adına icrâ e

İnkâr edenler, Allah'ın yolundan ve -yerli, taşralı- bütün insanlara eşit (kıble veya mâbed) kıldığımız Mescid-i Harâm'dan (insanları) alıkoymaya kalkanlar (şunu bilmeliler ki) kim orada (böyle) zulüm ile haktan sapmak isterse ona acı azaptan tattırırız.

Hac,25

GÜNÜN HADİSİ

Kur'an'ı cebren (açıktan) okuyan, sadakayı açıktan veren gibidir. Kur'an'ı gizlice okuyan, sadakayı gizlice veren gibidir."

Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 20, 2920; Ebu Davud, Salat 315, 1333; Nesai, Zekat 68

TARİHTE BU HAFTA

*Osmanlı'nın kuruluşu(27 Ocak 1299) *İlk Türkçe Ezan Fatih Camiinde Okutturuldu(29 Ocak 1932) *Osmanlı'da ilk Matbaa(31 Ocak 1729) *Ayasofya'nın Müzeye Çevrilmesi(1 Şubat 1935)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI