Cevaplar.Org

İMAM EŞARİ VE İBNİ ARABİ CEBRİ MİDİR?

Soru : İbni Arabi (Fusüs, s.210) katıksız cebirci olduğu konusunda ne demeliyiz? Aynı şekilde Eşari'nin de kader konusunda cebri benimsediği geçiyor bazı kaynaklarda bunlar doğru mudur?


Niyazi Beki(Doç. Dr.)

niyazibeki@gmail.com

2018-10-07 07:50:37

Soru : İbni Arabi (Fusüs, s.210) katıksız cebirci olduğu konusunda ne demeliyiz? Aynı şekilde Eşari'nin de kader konusunda cebri benimsediği geçiyor bazı kaynaklarda bunlar doğru mudur?

Cevabımız:

-Kader konusunun bir tarafında mutezile, diğer tarafında ise cebriye anlayışı var. Herşeyin dizgini Allah'ın elinde olduğuna göre cebriyecilik düşüncesinin zihinlerde yer etmesi, insan sorumluluğu ve özgür iradesi bakımından mutezile düşüncesinin zihinlerdeki yansımaları sözkonusu olabilir.

-Bu konuda Bediüzzaman hazretlerinin "Cebr ve İtizalde birer dane-i hakikat bulunur" başlığı altında kaleme aldığı şu tesbiti konumuza ışık tutmaktadır:

"Ey talib-i hakikat! Maziye, hem musibet; müstakbel ve masiyet ayrı görür şeriat. Maziye, mesaibe nazar olur kadere. Söz olur Cebriye. Müstakbel ve maasi nazar olur teklife, söz olur İtizale. İtizal ile Cebr Şurada(burada) barışırlar. Şu bâtıl mezheblerde birer dane-i hakikat mevcud münderiçtir; mahsus mahalli vardır; bâtıl olan ta'mimdir" (Sözler, 710 ).

Eskide, o günkü şartların yardımıyla İslam alimlerinden bazıları muhalifleri hakkında daha keskin ifadeler kullanmışlar. Hatta İmam Azam hakkında da mürcie diyenler var. "Li külli makamin makal= Her makamın -münasip-bir sözü olur" kaidesi konumuzda da geçerlidir. Allah'ın sonsuz rahmetini seslendirdiğiniz zaman birileri siz mürcie kanul edebilir. Bu sebeple, bir kimsenin hayatı boyunca hangi düşüncesi daha yaygın daha sürekli ise o kişi öyle kabul edilebilir. Fakat sadece bazı sözlerinden ötürü insanları -özellikle bu gün hiç ihtiyaç olmadığı halde- kategorilere ayırmakta dini veya ilmi bir faydanın olacağını düşünmüyoruz.

- "İlk bakışta İbn 'Ara-bî'nin determinist ve cebrî bir yaklaşım içinde olduğu görülmektedir. 'İnsan kendisi için belirlenen fiili işlemeye mecburdur' sözü de bunu pekiştirmektedir. Bununla birlikte İbn Arabî ef'âlü'l-ibâd konusunda Matüridilerin 'bir fiile iki kudretin tesiri' görüşüne yakın bir çizgi takip eder"(Cağfer Karadaş, Muhyiddin İbn Arabi'nin İtikadı,(Tasavvuf | İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi (İbnü'l-Arabî Özel Sayısı-1), yıl: 9 [2008], sayı: 21, ss. 67-94) s.85).

-İmam Eşari'nin mutezile ile olan mücadelesinde Allah'ın sıfatlarını ispat etmekeyi esas almıştır. Mutezile insanların kendi fiillerinin yaratıcısı oldu ğunu söylemelerine karşılık, o da Allah'ın herşeyi yaratan ve insanın iradesini yarattığını belirtirken, sözlerinden insan iradesinin dışlandığı anlaşılabilir. Eşari'nin, mutezile tarafından bir cihette inkâr edilen Allah'ın iradesinin varlığını kuvvetli bir şekilde vurgulamış olması, insan iradesini gölgede bırakmış ve insanın her konuda mecbur olduğu izlenimini vermiştir. Aslında Eşarilerin görüşü ortadadır. İnsannın kendi iradesi de vardır ve sorumlulukları da bundan kaynaklanmaktadır.

-İmam Eşari'nin İnsan iradesinin temel esasını teşkil eden meyelanı da Allah'ın yarattığı bir mahluk olarak görmesi, onun "cebriye" ekolüne uygun düşündüğünü düşüneneler olmuş olabilir. İşin aslı ise, Bediüzzaman'dan öğrenelim:

"Cüz'-i ihtiyarînin üss-ül esası olan meyelan, Matüridîce bir emr-i itibarîdir, abde verilebilir. Fakat Eş'arî, ona mevcud nazarıyla baktığı için abde vermemiş. Fakat o meyelandaki tasarruf, Eş'ariyece bir emr-i itibarîdir. Öyle ise o meyelan, o tasarruf, bir emr-i nisbîdir. Muhakkak bir vücud-u haricîsi yoktur. Emr-i itibarî ise, illet-i tâmme istemez ki; illet-i tâmme vücudu için lüzum ve zaruret ve vücub ortaya girip ihtiyarı ref'etsin. Belki o emr-i itibarînin illeti, bir rüchaniyet derecesinde bir vaziyet alsa, o emr-i itibarî sübut bulabilir. Öyle ise o anda onu terkedebilir. Kur'an ona o anda diyebilir ki: "Şu şerdir, yapma."(Sözler, 467 )

 

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

MERCİMEK YEMEK SÜNNET MİDİR?

MERCİMEK YEMEK SÜNNET MİDİR?

Mercimek yemek sünnet midir? Mercimek yemenin tavsiyesi üzerine hadis var mı? Varsa tahkik ve tah

ŞEYTANA DÜŞMAN OLMAK

ŞEYTANA DÜŞMAN OLMAK

Soru: Hz. Allah kin tutmaktan bizleri men etmesine rağmen neden, şeytan sizin düşmanınız siz d

BAZI HADİSLER HAKKINDA

BAZI HADİSLER HAKKINDA

Aşağıdaki Hadislerin kaynakları sıhhat durumu ve açıklaması nedir? 1- Ebu Abdullah Hüseyin

OL DEYİNCE OLUR NE DEMEK

OL DEYİNCE OLUR NE DEMEK

Allah herşeyi yaratıyor. Yaratma eylemini de kendi zatı gibi tasavvur edemeyiz değilmi? Ol deyin

MEZHEPLER DİNİ PARÇALAMIŞ MIDIR?

MEZHEPLER DİNİ PARÇALAMIŞ MIDIR?

Rum suresi 32. Ayet 32. "Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayin. Bunlardan)

İ-DOSER" BİLİNÇALTI MÜZİK

İ-DOSER

Şu an dijital alemde i-doser denilen bir program var. Bilgisayar programından veyahut mp3 playerda

BİR HADİS VE ÜSTÜNLÜK

BİR HADİS VE ÜSTÜNLÜK

Bir hadis-i şerifte, (Beni insanların en iyisi bilmeyen kâfirdir) buyuruldu. (Hatib) Açıklayabi

KIYAMET ÖNCESİNDE OLACAK OLAĞANÜSTÜ ŞEYLERİN HİKMETİ

KIYAMET ÖNCESİNDE OLACAK OLAĞANÜSTÜ ŞEYLERİN HİKMETİ

Soru: Kıyamet öncesinde çıkacak olağanüstü şeylerin hikmeti nedir? Hz. İsa, Mehdi, Süfyan,

KUR’ANIN DÖRT ANA KONUSUNUN BİRBİRİYLE İLİŞKİSİ

KUR’ANIN DÖRT ANA KONUSUNUN BİRBİRİYLE İLİŞKİSİ

Soru: Kur’anın dört ana konusunun , yani tevhid, nübüvvet, haşir ve adalet, ibadet arasındak

İMAM EŞARİ VE İBNİ ARABİ CEBRİ MİDİR?

İMAM EŞARİ VE İBNİ ARABİ CEBRİ MİDİR?

Soru : İbni Arabi (Fusüs, s.210) katıksız cebirci olduğu konusunda ne demeliyiz? Aynı şekilde

KALBİM MUTMAİN OLSUN DİYE

KALBİM MUTMAİN OLSUN DİYE

Soru: Bakara-260 “İbrahim de bir vakit:”Ey Rabbim ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster

Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.

Necm,28

GÜNÜN HADİSİ

"Şüphesiz Allah, verdiği nimetin eserini kulunun üzerinde görmek ister."

Tirmizî.

TARİHTE BU HAFTA

*I.Dünya Savaşı Sona Erdi(11 Kasım 1918) *Bolu-Düzce-Kaynaşlı Depremi(12 Kasım 1999) *Mehmed Zahid Kotku Hz.lerinin Vefatı(13 Kasım 1980) *K.K.T.C Kuruldu(15 Kasım 1983) *Muhyiddin-i Arabi Hz.lerinin Vefatı(16 Kasım 1240)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI