Cevaplar.Org

HÜSREV AYDINLAR HOCAEFENDİ'NİN İLİM ÖĞRETME AŞKI

Talebesi merhum Abdullah Naim Şener onun öğretme aşkına şöyle ışık tutar; “Hocaefendinin hayatında en çok sevdiği ders okutmaktır. Aşağıdaki hadiseler buna delildir. Derse başladığı günden itibaren bir gün bile talebesiz kalmamıştır. Kırk sene Fatih camiinde


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2018-05-22 21:55:30

Talebesi merhum Abdullah Naim Şener onun öğretme aşkına şöyle ışık tutar; "Hocaefendinin hayatında en çok sevdiği ders okutmaktır. Aşağıdaki hadiseler buna delildir. Derse başladığı günden itibaren bir gün bile talebesiz kalmamıştır. Kırk sene Fatih camiinde her gün ikindiden sonra derslerine devam etmiştir. Okuttuğu kitaplardan bazıları; Şerh-i Akaid, Tefsir-i Kadı Beyzavi, Buhari-i Şerif, Sünen-i Tirmizi, Şifa-yı Şerif, Ezkarü Nebevi, Usuliddin, Menar Şerhi, Tarikat-ı Muhammediye, Şemail-i Şerif, Hadisü, Erbain, İhyau Ulumiddin, Hidaye'dir.

Evinde kış gecelerinde akşamdan sonra saat 12'ye kadar, yaz günlerinde de sabah namazından öğleye kadar muhtelif talebelere ders okuturdu.

 "Her dersi bir ibadet olarak kabul ediyorum" derdi. Bunlardan sonsuz zevk aldığını söylerdi. Usanmak asla hatırına gelmezdi. Hiçbir gün kendisine gelen talebeye "bugün git, yarın gel" demezdi. Ağır hastalığı zamanında dahi derse devam ederdi. Hatta talebeleri "Hocaefendi rahatsızsınız, dersleri tatil edelim" dedikleri zaman "hayır, ders okutmakta şifa ve bereket vardır. Ders okuturken hastalığım kalmıyor" derdi.

Her gün ders okutmadan evden çıkmazdı. Hatta, gelinlik çağda kızı vefat ettiği gün, talebeler cenaze münasebetiyle dersin tatil olmasını rica ettiler. Hocaefendi ise "Hayır, kızıma Allah rahmet eylesin, dersimiz devam edecektir" buyurdular. Annesi yukarıda ağlarken, aşağıda biz ders okuyorduk.

Son hastalığında, Çengelköyünde kalbinden muzdarip olduğundan, konuşmaya bile takatı yoktu. O zaman yine talebelerden biri "Hocaefendi, sizi fazla rahatsız görüyorum. Bir kaç gün dersi tatil edin, inşallah yakında afiyet bulursunuz, dersimize devam ederiz" demesi üzerine Hocaefendi "arkadaşınızın teklifini kabul ediyor musunuz" diye sordu. Talebeler hep birden "kabul ediyoruz" dediler. Hocaefendi "Ya Rab! Şahit ol, dersi kendi arzum ile değil talebenin ısrarı üzerine bırakıyorum" dedi ve bir kaç gün sonra da Hakkın Rahmetine kavuştu."

Kaynak

Birecik'li Abdullah Naim Şener, Kıyamet Alametleri, İst. 1977

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

HARB MECLİSİ

HARB MECLİSİ

İstanbul’da Yusufpaşa’da Gülşen-i Maarif Rüşdiyesi’nde, galiba beşinci sınıftaydım.

“HER NAMAZDAN SONRA DUACIYIZ”

“HER NAMAZDAN SONRA DUACIYIZ”

Son devrin büyük alimlerinden Şeyh Asım Ohini(1923-2011) hazretlerinin talebelerinden Hasan Hüs

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-193

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-193

Ders: 14. Lem’a, İkinci Makam İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *“Kâinat sîmasında, arz

BİRLİKTEKİ RAHMET-KOLEKTİF AKILDAKİ HİKMET!

BİRLİKTEKİ RAHMET-KOLEKTİF AKILDAKİ HİKMET!

Allah’ın güzel isimlerinden biri Vahit, biri de Ehad’dir. Vahid isminin geçtiği ayetlerden b

BİLİNMEYEN BEŞ ŞEY

BİLİNMEYEN BEŞ ŞEY

Bilinmeyen beş şey (Mugayebat-ı Hamse) konusu, çokça gündeme getirilen ve değişik şekillerd

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-3

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-3

Hz. Ömer(r.a) demiştir ki; “Öyle bir iş(halifelik, devlet reisliği) üstlendim ki, eğer adil

EZELİ İLİM

EZELİ İLİM

Soru: Muhammed Suresi 31. Ayetinde geçen "hatta na’lem" ifadesini Allah’ın sonsuz ve ezeli ilm

SURİYELİ MÜLTECİLERE KARŞI TAVRIMIZ NASIL OLMALIDIR?

SURİYELİ MÜLTECİLERE KARŞI TAVRIMIZ NASIL OLMALIDIR?

Bilindiği gibi toplumumuzda Araplara karşı nefret vardır. Nitekim bu nefretten ülkemize sığı

“BUNAMAYACAĞIM DEMEDİM Kİ”

“BUNAMAYACAĞIM DEMEDİM Kİ”

Vezinsiz kafiyesiz şiirlerini Yahya Kemal’e okuyan bir yeni yetme, -Nasıl buldunuz üstad diy

YAHUDİLİK

YAHUDİLİK

Yahudiliğin kötü inançlarından bahseder misiniz? Bildiğim kadarıyla onlar da tek bir Tanrı'y

KENDİ DİLİNDEN BEDİÜZZAMAN-44

KENDİ DİLİNDEN BEDİÜZZAMAN-44

Haşirdeki mahkeme-i kübraya bir arzuhaldir ve dergâh-ı İlahîye bir şekvadır. Ve bu zamanda M

SİTE HARİTASI