Cevaplar.Org

RİSKLİ BİR ÇEVREDE SAĞLIKLI ÇOCUK YETİŞTİRMEK

Herkes bir insanı veya herkes kendi evladını,[1] maddî ve manevî zararlardan korumayı ve imanını kurtarmayı düşünse, İslam terbiyesiyle yetiştirmeyi başarabilse, hem kendini ateşten kurtarmış olur, hem de bütün bir kâinatı kurtarmış kadar büyük bir sevap kazanır.


Vehbi Karakaş

vkarakas@sakarya.edu.tr

2018-05-22 21:49:18

Herkes bir insanı veya herkes kendi evladını,[1] maddî ve manevî zararlardan korumayı ve imanını kurtarmayı düşünse, İslam terbiyesiyle yetiştirmeyi başarabilse, hem kendini ateşten kurtarmış olur, hem de bütün bir kâinatı kurtarmış kadar büyük bir sevap kazanır.

Çünkü bir insan bir kâinattır. Bir insanı yaşatmak, bir kâinatı yaşatmaktır. Bir insanı haksız yere öldürmek de bütün kâinatı ve bütün insanlığı öldürmek kadar büyük bir cinayet ve büyük bir günahtır.

Arabanızın sileceklerini küçük görmeyin. O küçük gördüğünüz ve basit sandığınız sileceklerin, şiddetli bir yağmurda ve karda motor kadar önemli olduklarını, onlar olmadan yürünemeyeceğini anlarsınız. Derler ki: "Bir mıh, bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır, bir at bir mücahit kurtarır, bir mücahit bir milleti, bir vatanı kurtarır."

KORUMAMIZ GEREKEN BEŞ DEĞERİN BAŞINDA DİN GELİR

Bizim inanç sistemimiz, vatanın, milletin, ailenin ve çocuğun her türlü risklerden ve zararlardan korunması ve kurtulması için beş esası korumayı bize farz kılmıştır.

O esaslar şunlardır:

1-Dini koruma,

2-Aklı koruma,

3-Nesli koruma,

4-Nefsi koruma,

5-Malı koruma.

Bu esasların içinde en başta geleni dini korumaktır. Dinini koruyan, diğer geri kalan esasların hepsini korur. Dinini koruyamayan hiçbirini ve hiçbir şeyini koruyamaz.

Basında çıkan onlarca, yüzlerce haberden sadece bir tanesini analiz etmekle bu meseleyi izah etmeye çalışacağım. Haber aynen şöyle:

"Kafayı çekti. Beş çocuğunu öldürdü, sonra ayıldı. 'Ben ne yaptım' dedi. Olanları öğrenince dayanamadı, trenin altına atladı, canına kıydı."

Şimdi bu misali tahlil edelim:

1-Adam dinin içki yasağına riayet etmedi, içti. Dinini koruyamamış oldu.

2-İçince aklı başından gitti. Böylece aklını koruyamamış oldu.

3-Aklını kaybedince ne yapacağını bilemedi, çocuklarını öldürdü. Böylece neslini de koruyamamış oldu.

4-Alkolün tesiri geçince uyandı. Yaptıklarını gördü. Bir insanın bunu yapmayacağını anladı. Vicdan azabına tutuldu. Dayanamadı trenin önüne atladı canına kıydı. Böylece nefsini de koruyamamış oldu.

Bunlardan başka bir de âhiretteki ebedî cennetini kaybetme, yaptıklarının cezası olarak cehenneme düşme ihtimali ve tehlikesi söz konusu.

Bu misalin onlarcası, yüzlercesi bugün basında, yayında görülmektedir.

İşte size dinini koruyamayanın her şeyini kaybettiğine en çarpıcı bir misal. İşte bunun için bir önceki makalelerimizde dedik ki:"Sağlıklı bir çocuk için dokuz madde"nin içine, "sağlıklı, kaliteli ve doğru bir din eğitimi doğru bir şekilde verilmeli"maddesi de konulmalıydı.

Aldatmaların, yasak aşkların sonucunu bir düşünün. Şiddetlerin sebebini bir araştırın. Bunların hepsinin altında dini değeri koruyamamak, İslâm'ın kırmızı çizgilerini dikkate almamak vardır.

Adem baba ve Havva anne de Allah'ın koyduğu bir yasağı ihlal etmek, yasak bir ağaca yaklaşmak yüzünden cennetten çıkarılmadılar mı?

Eğer tevbe edip dua etmeselerdi ebediyyen hüsrana uğramışlardan olacaklardı.[2]

Burdan çıkaracağımız sonuç şu: Dinini koruyamayan hiçbir şeyini koruyamıyor, üstüne üstlük iki dünyanın cennetini de kaybediyor. Dinini koruyan da her şeyini koruyor ve iki dünyanın cennetini kazanıyor.

BİR MİSAL DE KENDİMDEN VEREYİM

İki kız, iki erkek dört çocuk babasıyım. Üçü evli, en küçük oğlum bekâr. Risklerle dolu bir çevrede bugüne kadar risksiz ve problemsiz gelebildiysem, huzurlu ve sağlıklı yaşayabiliyorsam hamdolsun Allah'a bunu ben dinime borçluyum. Dinim beni ve çocuklarımı korudu. Çünkü ben, elimden geldiği kadar dinimi korudum, yani yasaklarından uzak durdum, emirlerini yerine getirmeye çalıştım.

Rabbim eşimden ve çocuklarımdan razı olsun. Rabbim onları ve sizi, şu anda bu makaleyi okuyan kardeşlerimin çocuklarını dinimizin bize kazandırdığı sağlık ve huzurdan mahrum eylemesin. Hasetcilerin hasedinden ve kötü bakışlarından korusun.

Aileme ve çocuklarıma şunu söylemişim: İslâm'ın kurallarını çiğner de yoldan çıkarsam, sizi ve annenizi aldatırsam sizin de yoldan çıkma ve beni aldatma hakkınız doğmuş olacaktır. O zaman istediğinizi yapabilirsiniz. Yok eğer ben, sizin huzurunuz bozulmasın diye allanıp-pullanarak önüme gelen fırsatlara, haramlara tenezzül etmemişsem, dürüstlüğü tercih etmişsem, sizin de dürüst ve temiz kalma mecburiyetiniz vardır. Tercih size kalmıştır.

Hamdolsun Yüce Rabbime, bu tavrımızdan, dinimize hürmetimizden ve hizmetimizden dolayı, Rabbim bize aile huzursuzluğu yaşatmadı. Size de yaşatmasın, benim güzel kardeşlerim.

Üstad- ı Muhterem demiş ki:

"Şu fani dünyada, insanoğlunun en güzel sığınağı ve cenneti aile hayatıdır. Aile hayatının hayatı ve mutluluğu da iki şeye bağlıdır. Bunlardan birincisi samimi hürmet, ikincisi de halis merhamettir."[3] Bu ikisinin kaynağı da Yüce Dinimiz İslamiyet'tir. Yine demiş ki:

"Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası,

İhyay-ı din ile olur, şu milletin ihyası."[4]

Yani hayatın hayatı, ışığı, temeli dindir. O olursa, her şey hayat bulur, millet iha olur. (devam edecek)

Dipnotlar

[1] Bir önceki makalemizde arz ettiğimiz ölçüler doğrultusunda.

[2] Bkz. A'raf, 7/23

[3] Bkz. Nursî, Said, Şuâlar, 9. Şuâ, 1. Nokta, 4. Delil, 155

[4] Nursî, Sözler, Lemaat, 695

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

EZAN HAKKINDA

EZAN HAKKINDA

Fakihlerin kahir ekseriyetine göre, ezanın Arapça’dan başka bir dilde okunması caiz değildir

ANTALYA UÇAĞINDA FİKİR JİMNASTİĞİ VE YANIMDA OTURAN GENÇ!

ANTALYA UÇAĞINDA FİKİR JİMNASTİĞİ VE YANIMDA OTURAN GENÇ!

Antalya uçağındayım. Kalemi elime aldım. Bir taraftan o an aklıma gelenleri kaydediyor, bir ta

YASAK AŞK, SEVGİLİ VEYA ARKADAŞ EDİNME MODASI, EŞCİNSELİK FACİASI!

YASAK AŞK, SEVGİLİ VEYA ARKADAŞ EDİNME MODASI, EŞCİNSELİK FACİASI!

Yasak aşk film oldu, sahnelere taşındı; kimseden ses çıkmadı. Evlenmeden sevgili, evlenmeden

DİN GÖREVLİLERİ MANİFESTOSU

DİN GÖREVLİLERİ MANİFESTOSU

Din görevlisi derken, sadece camilerde görev yapanları değil, Din Kültürü ve Ahlak bilgisi ö

CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİMİZE FARKLI BİR BAKIŞ

CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİMİZE FARKLI BİR BAKIŞ

Sevgili kardeşlerim, Siz, hiç mimarı ve mühendisi Allah olan bir cami, bir mabet gördünüz m

BEN DE BİR OTELİN REKLAMINI ÜSTLENDİM

BEN DE BİR OTELİN REKLAMINI ÜSTLENDİM

İçinde özel havuzlu odaları bulunan otellerin reklamını gördüm. Öyle anlatıyorlardı ki i

PEYGAMBER VARİSLERİ VE PEYGAMBERİMİZİN MESLEKTAŞLARI: ÖĞRETMENLER VE DİN GÖREVLİLERİ

PEYGAMBER VARİSLERİ VE PEYGAMBERİMİZİN MESLEKTAŞLARI: ÖĞRETMENLER VE DİN GÖREVLİLERİ

Peygamberlerin ortak beş özelliği vardır: 1-Doğruluk, 2-Güvenirlilik, 3-Akıllı ve zeki ol

DİNLERİNİ PARAMPARÇA EDENLER, GRUPLARA AYRILANLAR

DİNLERİNİ PARAMPARÇA EDENLER, GRUPLARA AYRILANLAR

Davet edildiğim Gökçeada’da sabah namazı için camiye gittim. İmam, farzın birinci rekâtın

MÜSTEHCENLİK DEPREMİ, AFET EKİPLERİ VE MÜSTEHCENLERE ŞEFKAT!

MÜSTEHCENLİK DEPREMİ, AFET EKİPLERİ VE MÜSTEHCENLERE ŞEFKAT!

Eleştiri oklarına hedef olacağımı bile bile bu yazıyı kaleme almış bulunuyorum. Eleştirece

“KÖTÜ İNSAN YOKTUR, KÖTÜ EĞİTİMLER VARDIR.”

“KÖTÜ İNSAN YOKTUR, KÖTÜ EĞİTİMLER VARDIR.”

Çocuk, Yüce Allah’ın ana-babasına bir lütfu, bir armağanı ve bir emanetidir. Lütuf layık

İKİ GRUB İNSAN

İKİ GRUB İNSAN

Erzurum’un eski müftülerinden Sadık Efendi’ye isnad edilen bir söz var repertuarımda. Çocu

et-Teğabün: 3

Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır. (Mürşid 3.1 adlı yazılım-Turan Yazılım-(www.turan.com.tr) )

GÜNÜN HADİSİ

"Kişinin yapacağı en üstün iyiliklerden biri, ölümünden sonra babasının dostlarına sıla-i rahimde bulunmasıdır"

Müslim, Birr, 11-13 (2552);

TARİHTE BU HAFTA

*I.Dünya Savaşı Sona Erdi(11 Kasım 1918) *Bolu-Düzce-Kaynaşlı Depremi(12 Kasım 1999) *Mehmed Zahid Kotku Hz.lerinin Vefatı(13 Kasım 1980) *K.K.T.C Kuruldu(15 Kasım 1983) *Muhyiddin-i Arabi Hz.lerinin Vefatı(16 Kasım 1240)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI