Cevaplar.Org

KURTULUŞUMUZUN DÖRT ESASI

Bil ki, biz insanoğullarının kurtuluşu şu dört şeyi tam olarak yapmakla mümkün olur:


Muhammed Emin Er

.

2018-05-01 16:19:03

a) Bil ki, biz insanoğullarının kurtuluşu şu dört şeyi tam olarak yapmakla mümkün olur:

1- Selef-i sâlih'in yani Ashâb, Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiîn (Allah onların hepsinden râzı olsun) gibi iman etmek.

2- Onlar gibi amel etmek.

3- Onlar gibi Allah yoluna halkı davet etmek.

4- Onlar gibi Allah Teâlâ yolunda sabır ve sebât etmek.

Kısaca, selefe tâbi olup bid'ata sapmamak... Nitekim Allah Teâlâ: "Bana yönelenlerin yoluna tâbi ol" (Lokman Sûresi, 15) buyurmuştur. Yani peygamberlerin, mü'minlerin ve salih kimselerin yoluna, imanda, amelde, ihlasda ve diğer hususlarda tâbi ol. Bütün hayır, yalnız onlara tâbi olmadadır. Nitekim eski bir Arap şairi ne güzel söylemiş:

"Hayrın hepsi selefe tâbi olmadadır;

Şerrin hepsi de sonrakilerin bid'atına uymadadır."

b) İnsanoğlunun kurtuluşunun, sözü geçen dört şeyde olduğunun bir başka delili de, Asr sûresidir:

"Asra yemin olsun ki, insan hüsrandadır; ancak iman edip iyi işler yapanlar, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnâ" (Asr Sûresi, 1-3).

İmam Şâfiî, Asr Sûresi hakkında özetle şöyle demiştir:

"Eğer Allah Teâlâ, Asr sûresinden başka bir sûre indirmeseydi ve insanlar sadece ounla amel etselerdi bu onlara yeterdi."4

Görüldüğü gibi insanın kurtuluşu ve saadeti için gerekli olan bu dört mertebe Asr Sûresinde zikredilmiştir. İnsan bu dört mertebeyi aşarak kemâlin yani olgunluğun son basamağına çıkar. Zira kemâl, şahsın önce kendisini kemâle ulaştırıp, sonra da başkalarını olgunlaştırmaya çalışmasıyla elde edilir. Bir kişinin kendisinin kâmil olması ilim ve amel ile olur; mükemmil (kemâle erdirici) olmak ise sabırla başkalarına öğretmek, onlara ilim ve amel yoluyla sabretmelerini tavsiye etmek, böylece onları da kemâle erdirmekle gerçekleşir. Bu sebeple Asr Sûresi, kısa olmakla beraber, Kur'ân'ın en kapsamlı sûresidir5.

 c) Asr Sûresi'nin delâlet ettiği gibi bir insanın mertebesine göre evvelâ kendisini sonra da başkalarını yetiştirmesi gerekmektedir. Nitekim aşağıdaki âyetten de anlaşılan budur: "Bil ki, Allah'dan başka ilâh yoktur. Kendi günahın, mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların günahı için bağış dile" (Muhammed Sûresi, 19). İslam dinini Cibrîl-i Emîn, âlemlerin Rabbinden, Peygamberlerin sonuncusu olan Hz. Muhammed (s.a.v)'e getirmiştir. O da, kendisine vahiy yoluyla indirileni Allah'ın emri ile bize en iyi şekilde açıklamıştır. Kur'ân-ı Kerim ve onun izâhı olan hadisler bize güvenilir bir şekilde ulaşmıştır. Bizim de Allah Teâlâ'ya ve Peygambere tâbi olmamız gerekmektedir. Zira Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

 1. "Ey iman edenler, Allah'a itaat edin ve Resûlullah'a itaat edin" (Nisa Sûresi, 59).

 2. "Resûlullah size ne getirdi ise onu alın, sizi neden men etti ise ondan sakının" (Haşr Sûresi, 7).

 3. "De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız, bana tâbi olun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın" (Âl-i İmran Sûresi, 31).

 Bu manada daha bir çok âyet vardır ki ileride ele alınacaktır.

d) Aynı şekilde, Cibrîl hadisi olarak bilinen aşağıdaki hadis de İman, İslam ve İhsan mertebelerini ve onların dinin temeli ve erkanı olduğunu anlatmaktadır.

Ömer b. Hattâb (r.a.) şöyle rivâyet etmiştir:

 "Bir gün biz Resûlullah'ın (s.a.v) huzurunda iken bir de baktık ki elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah, üzerinde yolculuk alâmeti olmayan bir kişi çıkageldi. İçimizden kimse onu tanımıyordu. Nihâyet varıp Peygamber'in (s.a.v) yanına oturdu. Dizlerini onun dizlerine dayadı, iki avucunu onun iki uyluğu üzerine koydu ve dedi ki:

– Ya Muhammed! Bana İslam hakkında bilgi ver.

Resûllullah (s.a.v) şöyle cevapladı:

– İslam, Allah'dan başka ilâh olmadığına ve Hz. Muhammed'in (s.a.v) Allah'ın Resûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan'da oruç tutman ve eğer yolculuğa gücün yeterse Kâbe'yi haccetmendir.

O kişi:

– Doğru söyledin, dedi.

Bizler onun hem Hz.Peygamber'i (s.a.v) soru sorup hem de böyle cevap vermesine çok şaşırdık.

O kişi tekrar sordu:

– Bana iman hakkında bilgi ver.

Resûllullah (s.a.v) şöyle cevapladı:

– İman, Allah'a, Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine ve Âhiret gününe inanmandır. Kadere, hayrına ve şerrine, iman etmendir.

O kişi:

– Doğru söyledin, dedi ve tekrar sordu:

– Bana ihsân hakkında bilgi ver.

Resûllullah (s.a.v) dedi ki:

– İhsan sanki Allahı görüyormuşcasına O'na ibâdet etmendir. Eğer sen O'nu görmüyorsan da O seni görüyor.

O kişi:

– Doğru söyledin, dedi ve tekrar sordu:

– Bana kıyâmet hakkında bilgi ver.

Resûllullah (s.a.v) şöyle cevapladı:

– Bu konuda soru sorulan soruyu sorandan daha bilgili değildir.

O kişi:

– Öyle ise kıyâmetin alâmetlerinden bana haber ver, dedi.

Resûllullah (s.a.v) şöyle cevapladı:

– Câriyenin efendisini doğurduğunu, yalınayak sırtı çıplak fakir davar çobanlarının yüksek bina yaptırmada yarıştıklarını görmendir.

Sonra o kişi gitti. Resûllullah (s.a.v) bir müddet öyle durdu, sonra bana:

– Ya Ömer! Soru soran şahıs kimdir biliyor musun? dedi.

Ben:

– Allah ve Rasulü daha iyi bilir, dedim.

Resûllullah (s.a.v) buyurdu ki:

– O Cibril'dir. Size dininizi öğretmek için geldi. 

Bu hadis-i şerif, dinini öğrenmek isteyen insanın üç şeyi iyi öğrenmesi gerektiğini ortaya koyar: İman, İslam ve İhsan. Bunları en güzel tatbik etme usûlü ise takva ve tezkiyedir. Takva, kısaca, insanın kendisini günahların dünyevî ve uhrevî zararından korumasıdır. Tezkiye ise kişinin içini ve dışını maddî ve manevî kirlerden temizlemesidir. İşte bu beş şey dinin temelini teşkil etmektedir. Dinini öğrenmek isteyen her müslümanın iman, İslam, ihsân, takva ve tezkiyeyi öğrenmesi şarttır.

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ÖMER MUHTAR(1862-1931)-4. BÖLÜM

ÖMER MUHTAR(1862-1931)-4. BÖLÜM

PERDE KAPANIRKEN İnsiyatif artık İtalyanların eline geçmişti. 23 Eylül 1930'da İtalyan bi

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-186

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-186

Ders: 21, Lem’a, Dördüncü Düsturunuz, İkinci Sebeb İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *

ARİF NİHAT ASYA’DAN BİR HATIRA BUKETİ

ARİF NİHAT ASYA’DAN BİR HATIRA BUKETİ

Arif Nihat Asya, Tokat’ın Kapusuz köyünden. Dedeleri 1071 Malazgirt savaşından sonra Türkist

YASAK AŞK, SEVGİLİ VEYA ARKADAŞ EDİNME MODASI, EŞCİNSELİK FACİASI!

YASAK AŞK, SEVGİLİ VEYA ARKADAŞ EDİNME MODASI, EŞCİNSELİK FACİASI!

Yasak aşk film oldu, sahnelere taşındı; kimseden ses çıkmadı. Evlenmeden sevgili, evlenmeden

İNSAN VE HİDAYET-1

İNSAN VE HİDAYET-1

Hidayet kelimesinin sözlük anlamı: Doğru yol, hak yolu, yol gösterme, kılavuz olama. Hidayet

KENDİ DİLİNDEN BEDİÜZZAMAN-37

KENDİ DİLİNDEN BEDİÜZZAMAN-37

ZEHİRLENDİRİLMESİ *Ben vasiyetnamemi yazdığım aynı zamanda, gizli münafıklar, benim itima

HÜRMÜZ

HÜRMÜZ

Hürmüz bir İran şahıdır. Adil Nûşirevan’ın oğludur. Hicret yıllarında yaşamıştır.

NEHCÜL ENAM’IN MANZUM TERCÜMESİ-23

NEHCÜL ENAM’IN MANZUM TERCÜMESİ-23

MÜNKERİ İZALE ETMEK Hilmini(1) kullan devamlı çok da bi had bi kıyas Göremezsen sen eğer b

“TERİNİZ DAMLADI”

“TERİNİZ DAMLADI”

Ünlü hicivci şair Nef’i’ye hicivlerinden dolayı idam fermanı verilmiştir. Zenci bir harema

ÖMER MUHTAR(1862-1931)-3. BÖLÜM

ÖMER MUHTAR(1862-1931)-3. BÖLÜM

GRAZİANİ Graziani, sömürgelerde özel olarak yetiştirilmiş komutanların en tecrübeli ve en

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-185

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-185

Ders: Şualar(s. 329) İzah: Prof. Dr. Şener Dilek İzah edilen kısım: Ehl-i keşf-el kuburun m

SİTE HARİTASI