Cevaplar.Org

ALLAH’IN, “LAKİN SİZ ANLAMIYORSUNUZ” DEDİĞİ İKİ ÖNEMLİ NOKTA

Allah’ın, “Lakin siz anlamıyorsunuz” dediği iki önemli noktaya dikkat çekmek istiyoruz. Bunlardan: Biri, Allah yolunda öldürülenlerin ölü değil, diri olduğu gerçeğidir. Diğeri de, kâinatta canlı-cansız her şeyin Allah’ı andığı ve anlattığı hakikatidir. Birincisine misal şu ayettir:


Vehbi Karakaş

vehbikarakas@hotmail.com

2018-03-01 20:35:55

Allah'ın, "Lakin siz anlamıyorsunuz" dediği iki önemli noktaya dikkat çekmek istiyoruz. Bunlardan:

Biri, Allah yolunda öldürülenlerin ölü değil, diri olduğu gerçeğidir.

Diğeri de, kâinatta canlı-cansız her şeyin Allah'ı andığı ve anlattığı hakikatidir.

Birincisine misal şu ayettir:

وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ أَمْوَاتٌ بَلْ أَحْيَاء وَلَكِن لاَّ تَشْعُرُونَ

"Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyin. Aksine onlar diridirler ancak siz anlamıyorsunuz."

İkincisine misal de şu ayettir:

تُسَبِّحُ لَهُ السَّمَاوَاتُ السَّبْعُ وَالأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن مِّن شَيْءٍ إِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدَهِ وَلَكِن لاَّ تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُ كَانَ حَلِيمًا غَفُورً  

"Yedi gök, yer ve bunların içindekiler Allah'ı anıyor ve anlatıyor. Kâinatta hiçbir şey yoktur ki Onu övgüyle anmış olmasın. Fakat siz, onların bu zikirlerini anlamıyorsunuz. Şüphesiz ki O, halimdir, (hemen kızıp ceza vermez) hem de çok bağışlayıcıdır."

Ayetlerde geçen "fakat siz anlamıyorsunuz" ifadesiyle Allah, anlayamayacağımızı haber vermekten ziyade, sanki "anlamak için kafa yormuyorsunuz" şeklinde bir siteme yer vermekte ve bu iki olayın önemine dikkat çekmektedir. Demek istemektedir ki: Kâinat denilen bir mabette bulunmaktasınız. İbadet halinde olmayan, yani Allah'ın verdiği görevi yapmayan hiçbir varlık yok. Siz de bu ibadet edenlere katılın. Zikirden, fikirden, şükürden, namazdan, niyazdan, düşkünlere yardımdan uzak durmayın. Kâinattaki dayanışmadan, yardımlaşmadan ibret alın. Fırsat düştüğünde de canınızı Allah uğrunda vermekten korkmayın. Çünkü Allah, kendi yolunda öldürülmeyi göze alan yiğide, ebediyyen ölmeyecek ve öldürülemeyecek bir can ve bir beden veriyor, ebediyyen kaybetmeyeceği bir vatana, cennete gönderiyor.

Bu akıbete giden yol, Allah yolunda olmaktan ve Allah yolunda ölmekten, içinde yaşadığımız vatan ve mensubu olduğumuz din uğrunda ölmeyi göze almaktan geçiyor.

Bu şuurda olan erlerimize, neferlerimize Rabbim kuvvet versin, muzafferiyetler nasip eylesin. Bir dua da şairden:

Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi.
Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.
Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın,
Galip et, çünkü bu son ordusudur İslâm'ın!

 Allah uğrunda ölen bu ordunun her bir neferi, "Küçük Muhammed"  anlamında "Mehmetcik"dir. Bu ad ona Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sav) adından gelmiştir. Bundan dolayıdır ki, asker ocağına "Peygamber ocağı" denilmiştir. Bu bilinç, bu aşk ve bu sevda ile askere giden, savaşa katılan Mehmetlerimizin ölenlerine şehitlik, kalanlarına da gazilik rütbesi layık görülmüştür. (Kimlerin şehid olabileceği ve olamayacağı konusunda, "Şehidlerin Özellikleri" başlıklı makalemize bakılabilir.)

Mehmetcikte Peygamber ahlakı vardır. O, düşmanının dahi ekili tarlalarını çiğnemez, bağlarını bozmaz, çocuklarını öldürmez, yaşlılarına, hastalarına, kadınlarına, kilise ve havralarda ibadet edenlere dokunmaz, yediği üzümün parasını asmanın dalına asar gider.

Mehmetcik, mazluma güneş gibi doğar, ısısıyla, ışığıyla onu sarar, okşar, yaralarına merhem olur; zalime karşı da fırtına gibi eser, korku nedir bilmez. Mehmetcik:

Zulmü alkışlamaz, zalimi asla sevmez.

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövmez.

Kanayan bir yara gördü mü, yanar ta ciğeri.

Onu dindirmek için kamçı yer, çifte yer.

Adam aldırma da geç, git, demez; aldırır.

Çiğner, çiğnenir; hakkı tutar kaldırır.

O, oyunda-oynaşta olma zamanında olmadığını, Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaşta olduğunu bilir. Savaşta bile beş vakit namazını bırakmaz, hem de cemaatle namaz kılmayı ihmal etmez. Çünkü o, ismini Hz. Muhammed'den (sav), ahlakını da, inandığı Peygamber'den ve Kur'an'dan almıştır.

Yukarda da ifade ettiğimiz gibi Kur'an, ona kâinatın bir mabed olduğunu ve içindeki her şeyin ibadetle meşgul bulunduğunu söyler. Mehmetcik de, bu şuurla adımlarını atar. Namazıyla onların zikrine ve ritmine ayak uydurur. Onun savaşı ve kavgası, sadece huzuru bozmak isteyenlerledir. O, savaştan ziyade barış yanlısıdır. Irkçılık yapmaz. İnanan herkesi kardeş bilir, bağrına basar. Af isteyenleri affeder, eman isteyenlere eman verir. O öldürme derdinde değildir, yaşatma niyetindedir. Cezası sadece zalimleredir onun. O, adaletin ve hukukun hakim olması için savaşır. Namusun ve güzel ahlakın, dinin, vatanın, bayrağın ve diğer mukaddes değerlerin hatırı için gerekirse canını feda eder, şehadet şerbetini içer, cennete uçar.

Bir şair de gelir, onun için der:

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i,

Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

 Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,

Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.

 Ey kâinatın zikir ve ibadet ritmine katılmakla görevli insan! Tefekkür ve ibadetin daim, ihlasın ekmel olsun. Allah'ın sanatı karşısında hayretin ve hayranlığın artsın, eksilmesin. Ey imanlı ve şanlı Mehmedim! Senin de şehadetin makbul, gazan mübarek olsun.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

BİR NESLİN TÜKENİŞİ

BİR NESLİN TÜKENİŞİ

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla... Her yüzyılda, istisnalar hariç, bütün insanlar yer

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-22

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-22

Lamartin 1790-1869 yılları arasında yaşamış olan meşhur Fransız şair Lamartin, hayatını

ERMENİ MEZALİMİ VE TEHCİR

ERMENİ MEZALİMİ VE TEHCİR

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla... 38 harfden oluşan alfabesiyle tarih sahnesinde bir mil

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-21

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-21

Keçeçizade İzzet Molla Padişah II. Mahmud’a sunduğu layihada Keçeci-zâde İzzet Molla, ş

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-20

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-20

Jean-Marie Le Pen (Fransız siyasetçi) İkinci Dünya Savaşının izlerini taşıyan eski sağ, y

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-19

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-19

Hz. İbrahim(a.s) Kur’an ifadesiyle Hazreti İbrahim ulu’l azm peygamberdir ve ulu’l azm peyg

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-18

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-18

Hüseyin el Cisr(Suriyeli âlimlerden ) 19’uncu yüzyıldan itibaren Batı ile eklektik ve sentez

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-17

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-17

Humeyni Dünyaya turlayan başka bir süreç ise Şeytan Ayetleri romanının orada burada tefrika

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-16

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-16

Hasan Turabi(Sudanlı mütefekkir) İslam dünyasının hâlâ mühim siyasi ve entelektüel liderl

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-16

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-16

Hasan el Benna Hasan el Benna’nın projesi, arzulanan İslami itidal cemaati gerçekleştirmektir

KORONA VİRÜSÜYLE İLGİLİ YAZDIĞIM MAKALELERDEN BİR ÖZET

KORONA VİRÜSÜYLE İLGİLİ YAZDIĞIM MAKALELERDEN BİR ÖZET

Gözle görülemeyecek kadar küçük bir varlık nerde ise dünyayı dize getirdi. Bir küçük var

Ey iman eden kullarım! Şüphesiz benim arzım geniştir. O halde (nerede güven içinde olacaksanız orada) yalnız bana kulluk edin.

Ankebut, 56

GÜNÜN HADİSİ

İçinde Allah'ın anıldığı ev ile içinde Allah'ın anılmadığı ev diri ile ölüye benzer.

Müslim

TARİHTE BU HAFTA

*Muhammed Raşid Hz.lerinin Vefatı. (22 Ekim 1993) *Astronomi Alimi Uluğ Bey'in Vefatı(25 Ekim 1449) *Fatih Sultan Mehmed Han'ın Trabzon'u Fethi(26 Ekim 1461)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI