Cevaplar.Org casino maxi

İRADEMİZİ TERBİYE EDELİM

A.J. Cronin, Reader’s Digest, Amerika Otuz sene evvel(1920’ler) genç bir doktor olarak bulunduğum Londra’da, hastalarımın arasında, şifa bulmaz bir derde müptela, emekli bir öğretmen vardı. Paddington’da bir işçi ailesinin yanında oturuyordu.


2017-12-08 22:01:23

A.J. Cronin, Reader's Digest, Amerika

Otuz sene evvel(1920'ler) genç bir doktor olarak bulunduğum Londra'da, hastalarımın arasında, şifa bulmaz bir derde müptela, emekli bir öğretmen vardı. Paddington'da bir işçi ailesinin yanında oturuyordu. 

Bu adamda bana tesir eden bir şey vardı. Bu, belki de sakin, hiçbir şeyden şikayet etmeyen, neşeli görünüşü, belki de parlak elâ gözlerinden küçük, sevimli yüzünden akseden tevekküldü, bilemiyorum. Yalnız onu lüzumundan çok ziyaret ediyordum.

Yaz gelince, bir hayır cemiyetinin denizin kıyısında bir aylık tatil bursunu ona temin ettim. Denizi sevdiğini biliyordum. Aradan on gün geçtikten sonra, Paddington'da ona rastladım. Şaşkın bir halde ona burstan neden faydalanmadığını sordum. Bir an sustu, sonra anlattı; bu fırsattan kendi faydalanacağı yerde, ev sahibesinin iki çocuğunu göndermişti.

Benim yaptığı hareketi beğenmediğim hususundaki tarizlerimi dinledikten sonra acı acı gülümseyerek "doktor" dedi, "bazen insana çaresizliğini kabul etmek de iyi geliyor."

Bu fikri 15. Asırda Alman Rahibi Thomas Qempis şöyle ifade etmişti; "nefsimizden feragat etmedikçe kayıtsız şartsız bir hürriyete sahip olamayız."

Hakikaten de bütün hürriyet mefhumunun, bütün faziletlerin temeli, kendi kendimizi disipline alıştırma kabiliyetimizdir. Manen hür olmak için insan iç güdülerine hâkim olmalıdır.

Nefis terbiyesi olmaksızın ne karakter olgunlaşır ne de değer taşıyan herhangi bir şey ortaya çıkar. Büyük başarılar ve meslekler kolay kazanılmış şeyler değildir. Büyük piyanist Paderevski şöyle demiştir; "Büyük bir üstad olmadan evvel, bir esirdim."

Genç Bob Jones ilk Britanya golf şampiyonasında oynadığı zaman kendisini seyreden yarım düzine kadar seyirci arasında bulunuyordum. Boby kötü oynuyordu, bunda hırsın ve üzüntünün de tesiri vardı. Nihayet ondördüncü deliğe gelince müsabaka kartını yırtıp, rüzgara savurdu. Fakat sonradan bu zaafını terbiyesi ve irade disiplini ile yenerek, hem günümüzün sevilen bir şahsiyeti, hem de en büyük golfçülerinden biri oldu.

Erkekliği de ortaya koyan bu irade kontrolüdür. Disiplinli bir erkek, içten gelen bir hakimiyeti etrafına da aşılar. Böyle bir insan iki hürriyetten birini seçmek zorundadır. Bunlardan biri, istediğini yapmakta serbest olduğu zahiri hürriyet; diğer ise yapması lazım geleni yapmakta serbest olduğu hakiki hürriyettir.

Bu hakiki hürriyete kavuşabilmek için nasıl hareket etmeliyiz? Doktor Nicola Tesla bunu şöyle açıklıyor; "Küçük bir çocukken, sevdiğim bir tatlı ve şekeri her türlü ızdırabıma rağmen reddederdim" diyor, "hoşuma gitmeyen bir vazife ve bir iş oldu mu, muhakkak onu yapardım. Seneler geçtikçe arzularımla iradem anlaştılar ve aynı şeyleri istemeye başladılar."

William Jones'e göre "en bedbaht insan kararsızlık içinde bocalayan insandır. Bir işe başlamak hususnda kararsızlıktan kurtulamayan insan acınacak durumdadır."

Hepimizin alışkanlıktan ileri gelen bir zayıf durumumuz vardır. Belki çok sigara içiyoruzdur, belki de çok içki. Bu işe son sigarayı, son içkiyi içmemekle başlayabiliriz. Çok yemek yiyorsak, biraz perhiz bize faydalı olabilir. Aradan bir müddet geçtikten sonra ilk mükafatımız, fiziki bakımdan rahatlığa kavuşmak olacaktır.

Bir kere bu yola girdikten sonra işi daha ziyade manevi cepheye çekmek icap eder. Mesela vazifelerimizi daha şuurlu yapmak, bize kötülük edenlere aynen mukabele etmemek, tahriklere kapılıp soğukkanlılığımızı kaybetmemek bunların arasına girer. Böyle ufak teşebbüslerden sonra sıra, daha büyük meselelere gelir. Sonra Epictetus'un dediği gibi; "iyi bir hayat sürün. Alışkanlıklar onu zevkli bir hale getirir."

Hiçbir şey insana böyle pahalı bir zaferin kudreti kadar zevk veremez. Mükemmel saadete de bu yoldan gidilir.

Bir düğmeye basmakla bir çok işinizin görüldüğü bu devirde, nefis terbiyesi manasız gibi görünmektedir. Modern cemiyetin imkanları bizi çaresizlik içinde başarı temin etme fırsatı ve başarısından mahrum etmektedir.

Sadece maddi arzularla tatmin olanlar, zevk endişesi içinde yaşayanlar bu yolun sonunda bıkkınlık ve manasızlık külllerinden başka bir şey bulamayacaklardır. Buna rağmen milyonlarca insan "kendimi nasıl eğlendirebilirim" diye düşünmektedir. Genç nesil ise bilhassa 'iyi vakit geçirmek' sabit fikrine saplanmıştır. Ana baba otoritesi bir kelimeden ibaret kalmış, disiplin alay mevzuu olmuş, nefis terbiyesi ortadan kalkmıştır.

Bu dertli dünyamızınn kurtuluşu ise, lüks, zevk ve sefahat gibi ruhu ve bedeni yıpratan ve ruhu manasızlaştıran eğlence endişesi ile olamaz.

Kurtuluş imkanı kalplerimizde ve iradelerimizde gizlidir. Tabiatı ehlileştiren insan, iradesine hâkim olamadıkça hakiki saadeti hiçbir zaman tatmayacaktır.

Kaynak

Bütün Dünya Mecmuası

Mart 1956

Sayı: 98

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

NEHCÜL ENAM’IN MANZUM TERCÜMESİ-14

NEHCÜL ENAM’IN MANZUM TERCÜMESİ-14

MEZHEBLER VE İMAMLAR Dinde mezheb bil ki dörttür, hepsi de haktır dahi Bunların imamları ha

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-177

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-177

Ders: Kastamonu Lahikası (s: 96) İzah: Prof. Dr. Şener Dilek İzah edilen kısım: Bugünlerde

MEVLANA EŞREF ALİ TEHANEVİ’NİN KALEMİNDEN EHL-İ SÜNNET AKAİDİ-6

MEVLANA EŞREF ALİ TEHANEVİ’NİN KALEMİNDEN EHL-İ SÜNNET AKAİDİ-6

Alametler, yani Kıyamet Alametleri ki, onlardan Allah ve Rasulü haber vermiştir. Hepsi haktır.

İSLAM’IN BEŞİNCİ RÜKNÜ HAC

İSLAM’IN BEŞİNCİ RÜKNÜ HAC

a- Hac ve Umre 1. Hac, ömürlük bir farzdır; ömürde ancak bir defa farz olur. Hür, akıllı,

KENDİ DİLİNDEN BEDİÜZZAMAN-28

KENDİ DİLİNDEN BEDİÜZZAMAN-28

ESKİŞEHİR HAPSİ-1935 *Aziz kardeşlerim! Sizin için pek çok müteessirdim, elem beni eziyordu

VARLIKLAR TESADÜFÜN ESERİ OLAMAZ

VARLIKLAR TESADÜFÜN ESERİ OLAMAZ

Tesadüf aslında hikmetini bilmediğimiz işler konusunda ‘bir şeyler söylemek için’ kullan

ASLÎYÂ

ASLÎYÂ

Ben-i İsrail hükümdarlarındandır. Hz, Süleyman’dan sonra yedinci hükümdar olarak gelmişti

MÜSTEHCENLİK DEPREMİ, AFET EKİPLERİ VE MÜSTEHCENLERE ŞEFKAT!

MÜSTEHCENLİK DEPREMİ, AFET EKİPLERİ VE MÜSTEHCENLERE ŞEFKAT!

Eleştiri oklarına hedef olacağımı bile bile bu yazıyı kaleme almış bulunuyorum. Eleştirece

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-176

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-176

Ders: Muhakemat, Birinci Makale, Sekizinci Mesele, Beşinci Bela İzah: Prof. Dr. Ahmed Akgündüz

MEVLANA EŞREF ALİ TEHANEVİ’NİN KALEMİNDEN EHL-İ SÜNNET AKAİDİ-5

MEVLANA EŞREF ALİ TEHANEVİ’NİN KALEMİNDEN EHL-İ SÜNNET AKAİDİ-5

Allah Subhanehu ve Teâlâ’dan başka gaybı hiç bir kimse bilemez. Ancak peygamberler vahiy ile,

EN ÖNEMLİ EMİR VE YASAKLAR

EN ÖNEMLİ EMİR VE YASAKLAR

1. Allah’ın emrettiklerinin en önemlileri onbir ilkedir: A. Bunların beşi İslam’ın şar

İman edip iyi yararlı işler yapanları, muhakkak salihler (zümresi) içine katarız.

Ankebût, 9

GÜNÜN HADİSİ

"Şüphesiz Allah, verdiği nimetin eserini kulunun üzerinde görmek ister."

Tirmizî.

TARİHTE BU HAFTA

*Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın Şehit düşmesi (19 Ağustos 1691) *Mescid-i Aksa'nın Yahudilerce Yakılması(21 Ağustos 1969) *Sakarya Savaşı (22 Ağustos 1921) *Hz. Ebu Bekir (634) ve Ebussuud Efendi'nin (1574)[23 Ağustos]

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI