Cevaplar.Org

NİYET VE NAZAR

Niyet, bir sözün, bir eylemin asıl muharriki olan gayedir. Ameller rengini bu niyetten alır. İyi niyet kömürü elmasa; kötü niyet ise elması kömüre dönüştürür. Nazar ise, kişinin bir şeye, “görmek istediği” tarzda bakmasıdır, bakış açısıdır


Niyazi Beki(Prof. Dr.)

niyazibeki@gmail.com

2017-06-09 17:06:21

Niyet, bir sözün, bir eylemin asıl muharriki olan gayedir. Ameller rengini bu niyetten alır. İyi niyet kömürü elmasa; kötü niyet ise elması kömüre dönüştürür.

Nazar ise, kişinin bir şeye, "görmek istediği" tarzda bakmasıdır, bakış açısıdır.

Bediüzzaman hazretlerinin,

"Niyet" le ilgili bazı ifadeleri şöyledir:

"Arkadaş! Bu niyet mes'elesi, benim kırk senelik ömrümün bir mahsulüdür. Evet niyet öyle bir hâsiyetemâliktir ki, âdetleri, hareketleri ibadete çeviren pek acib bir iksir ve birmâyedir. Ve keza niyet, ölü ve meyyit olan haletleri ihya eden ve canlı, hayatlı ibadetlere çeviren bir ruhtur.Ve keza niyette öyle bir hâsiyet vardır ki; seyyiatı hasenata ve hasenatı seyyiata tahvil eder. Demek niyet, bir ruhtur. O ruhun ruhu da ihlastır. Öyle ise necat, halas ancak ihlas iledir."

"Nazar"la ilgili bazı ifadeleri ise şöyledir:

"Ve keza dünyadaki lezzet ve nimetlere iki cihetle bakılır(Nazar edilir):

Bir cihette, o nimetlerin bir mün'im tarafından verildiği düşünülür. Ve nazar, o lezzetten in'am edene döner; onu düşünür. Mün'imi düşünmek lezzeti, nimeti düşünmekten daha lezizdir.

İkinci cihet, (Kişi öyle bir nazara/bakış açısına sahiptir ki) nimeti görür görmez nazarını ona hasrederek, o nimeti ganîmet telakki ederek minnetsiz yer. Halbuki birinci cihette lezzet, zeval ile zâil olsa bile ruhu bâkidir. ÇünkiMün'im'i düşünür. Mün'im ise merhametlidir, daima bu nimetleri bana verir diye ümidvar olur. İkinci cihette, nimetin zevali ölüm değildir ki, ruhu kalsın. Ruhu da söner, ancak dumanı kalır."(Mesnevi-I Nuriye, 70-71)

Niyet ile Nazar birbirinin yerine kullanılmakla beraber, aralarında ufak bir fark da vardır. Bu yazımızda bu farkı fark etmeye çalışacağız.

Niyet: Belli bir nazarla elde edilen "bir bakış açısı, bir görüş dairesi" içerisine alınan bir şeyin rotasını çizen bir amaç, bir maksattır.

Nazar: Lügat itibariyle bakmak anlamına gelir. Terim olarak ise, (bakmakla birlikte görmeyi, görmekle birlikte anlamayı da ifade eden) bakış, görüş ve

Bakış açısı anlamına gelir. Mesela, kalbinde matem tutan kimsenin nazarında kâinat da matemdedir. Neşesinden gülen kimsenin nazarında bütün varlıklar gülmektedir.

Buna göre denilebilir ki, kâinatla ilgili tefekkür sisteminde Önce NAZAR gelir. Kâinatın manasını okuyup anlamakla mı ilgilenir, yoksa okumadan yalnız bakar mı? Kişinin bu nazarını/bakışını sağlayan onun iradesidir. Varlıkların derin manalarını, hikmetlerini görmek istemesi veya istememesi onun nazarını yönlendirir.

Bilindiği üzere, ibret nazarıyla bakmak ile sathi nazarla bakmak arasında çok büyük fark vardır. Sathi nazar insanı mana-yı ismiyle kâinata baktırır. İbret nazarı ise, kâinata manay-ı harfiyle bakmasını sağlar.

O halde nazar, kâinata nasıl bakacağımızı ayarlayan bir projeksiyon görevini görür. Şayet kişi nazarını kâinatın derin ve hikmet dolu manalarına çevirse, bu takdirde onu "mana-yı harfi" zaviyesinden değerlendirir. Yok, eğer nazarını yüzeysel /sathi bir açıdan kâinata çevirse, bu takdirde yalnız "mana-yı ismi" penceresinden eşyaya bakar.

"Şüphesiz inkâr edenleri uyarsan da uyarmasan da fark etmez, onlar iman etmezler"(Bakara, 2/6) mealindeki ayetten de bu manayı anlamak mümkündür. Yani, söz konusu inkârcılar baştan itibaren İslam'a yönelik nazarlarında, gerçeği görmeye mani bir temerrüt, ön yargı ve yüzeysel bir bakış açısına sahip olduklarından iman etmeleri adeta imkânsız hale gelmiştir.

Mesela. Bir üzüm salkımı karşısında farklı iki kişinin farklı Nazarlarına bakalım:

Birisi: Sathi bir nazarla bakar ve mana-yı ismiyle oluşan bir bakış açısıyla işe koyulur. Üzümün tadını, lezzetini düşünür ve bir an önce onu midesine doldurmaya çalışır.

Diğeri ise: ibret nazarıyla bakar; yemekten çok ifade ettiği manasına, yaratılışına bakar. Bu bakışla, eserden müessire giden "mana-yı harfi" yolunu takip eder.

Bu iki nazardan ilki damağa, ikincisi ise dimağa bakar. Özellikle bu Ramazan ayında, damağın lezzetini dimağın lezzetine tercih edenlerin kulakları çınlasın.!

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

İNSANIN YARATILIŞI-1

İNSANIN YARATILIŞI-1

Allah, bütün canlı varlıkları ayrı ayrı ve örneksiz olarak yaratmıştır. Türler arası ge

İNSAN VE DÜŞMANLARI-3

İNSAN VE DÜŞMANLARI-3

11.Allah, İslamiyet İle Düşmanlıkları Sona Erdirir: Birbirlerine düşman olan Evs ve Hazreç

İLİM ÇEŞNİSİ-3

İLİM ÇEŞNİSİ-3

*Kıyamet günü bir kul getirilir ve ona amel defteri sağ tarafından sunulur. Amel defterinde, h

KANAYAN BİR YARA GÖRDÜM MÜ YANAR TÂ CİĞERİM!

KANAYAN BİR YARA GÖRDÜM MÜ YANAR TÂ CİĞERİM!

Hak sandı. Hak sandığı yerde yerini aldı. Daha sonra, önceleri hak görünüp sonradan haksız

İNSAN VE DÜŞMANLARI-2

İNSAN VE DÜŞMANLARI-2

Saldırgan Kâfirler, Mü’minlerin Düşmanıdır: Sakınılması gereken düşmanlar hakkında

PAPAZLAR VE KİLİSELER BİRLİĞİ BAŞKANI İLE GÖRÜŞMELERİMDEN BİR KESİT

PAPAZLAR VE KİLİSELER BİRLİĞİ BAŞKANI İLE GÖRÜŞMELERİMDEN BİR KESİT

İtalya’da bulunan Müslüman bir hanımefendiden bir soru geldi. Şöyle diyordu bu hanımefendi:

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-4

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-4

Ulema kalb salahı için dokuz şey zikrettiler; 1-Düşünerek, tefekkürle Kur’an okumak 2-Kar

İLİM ÇEŞNİSİ-2

İLİM ÇEŞNİSİ-2

İmam Buhari’nin güzellikleri ve menkıbeleri sayılmayacak kadar çoktur. Ona hadis ezberleme a

İNSAN VE DÜŞMANLARI-1

İNSAN VE DÜŞMANLARI-1

Düşman, Farsça bir kelimedir; Arapça karşılığı adüv’dır. Kur’an’da düşmanlık anl

BİRLİKTEKİ RAHMET-KOLEKTİF AKILDAKİ HİKMET!

BİRLİKTEKİ RAHMET-KOLEKTİF AKILDAKİ HİKMET!

Allah’ın güzel isimlerinden biri Vahit, biri de Ehad’dir. Vahid isminin geçtiği ayetlerden b

BİLİNMEYEN BEŞ ŞEY

BİLİNMEYEN BEŞ ŞEY

Bilinmeyen beş şey (Mugayebat-ı Hamse) konusu, çokça gündeme getirilen ve değişik şekillerd

Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.

Bakara, 185

GÜNÜN HADİSİ

Mü'minin sezgisinden sakının, çünkü o Allah'ın nuruyla bakar.

Taberani

TARİHTE BU HAFTA

*Akşemseddin Hz.lerinin Vefatı(15 Ocak 1459) *İstanbul Erkek Lisesi'nin Açılışı(15 Ocak 1884) *Körfez Savaşı'nın Başlaması(17 Ocak 1991) *Galiçya Zaferi(19 Ocak 1917)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI