Cevaplar.Org

ŞABAN AYI VE BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYECEK OLANLAR

"Şühûr-i selâse" denilen "üç aylar"ın ikincisi de Şaban ayıdır. Bilindiği gibi, üç ayların ilki Receb, üçüncüsü de Ramazandır. Şaban ayının önemli bir hususiyeti de, on beşinci gecesinin "Berat gecesi" olmasıdır. Berat gecesi, meleklerin inmesi, duaların kabul olunup, geri çevrilmemesi gibi birçok fazilete sahip olduğu için, bulunduğu ayı da değerli kılmıştır


Vehbi Karakaş

vkarakas@sakarya.edu.tr

2017-05-09 17:18:31

"Şühûr-i selâse" denilen "üç aylar"ın ikincisi de Şaban ayıdır. Bilindiği gibi, üç ayların ilki Receb, üçüncüsü de Ramazandır. Şaban ayının önemli bir hususiyeti de, on beşinci gecesinin "Berat gecesi" olmasıdır. Berat gecesi, meleklerin inmesi, duaların kabul olunup, geri çevrilmemesi gibi birçok fazilete sahip olduğu için, bulunduğu ayı da değerli kılmıştır.[1]

Hz. Aişe validemizin ifadelerine gö­re, Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin birçok gün­lerini oruçla geçirdiği mübarek bir aydır. İbadet ü taatten bir an bile uzak durmayan, her halini ibadete dönüştüren Peygamberimiz ümmetini uyarmış: "Gücünüz yettiği kadar Allah'a ibadet edin, siz usanmadıkça Allah sizden usanmayacaktır."[2] buyurmuşlardır.

Üsame bin Zeyd sormuş:

-Ya Resûlallah! Hiç bir ayda şaban ayında tuttuğunuz oruç kadar (nafile) bir oruç tutmuyorsunuz, neden?

Hz. Peygamber şöyle cevap vermişlerdir:

-Bu ay, Recep ayı ile Ramazan ayı arasındaki Şa­ban ayıdır. İnsanların ehemmiyetini anlayamadığı bir ay­dır. Ki o ayda ameller (ibadetler) âlemlerin Rabbine, kâinatın Yaratıcısına kaldırılır, arz olunur. Ben istiyorum ki benim amelim, ibadetim ben oruçlu iken Cenab-ı Hakk'a arz olunsun.[3]

Peygamberimizin bu tavrı Kur'an'ın şu ayetine işaret etmektedir:

مَن كَانَ يُرِيدُ الْعِزَّةَ فَلِلَّهِ الْعِزَّةُ جَمِيعًا إِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِحُ يَرْفَعُهُ وَالَّذِينَ يَمْكُرُونَ السَّيِّئَاتِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ وَمَكْرُ أُوْلَئِكَ هُوَ يَبُورُ

"Kim şan ve şeref istiyorsa, (bilsin ki) şan ve şerefin tamamı Allah'a aittir. Ona ancak güzel ve nezih söz yükselir; bu sözleri yükseltecek olan da salih ameller (Hakk'ın rızasına, halkın yararına uygun olan işler)dir. Kötü düzenler, düzenbazlıklar kuranlara gelince, onlar için şiddetli azâb vardır. Ve işte onların kurduğu (düzenler, düzenbazlıklar) silinip yok olmaya mahkûmdur."[4]

Temiz sözler, dualarımız, salih amel de halisane kıldığımız, tuttuğumuz, işlediğimiz farzlardır. Farzları yerine getirmeyenin, ameli salih olmayanın, duaları Allah katına yükselmez.[5]

BERAT GECESİ

Şaban ayının 15. gecesi Berat gecesidir. Berat, beraet kelimesinin kısaltılmış halidir. Bu da borçtan ve isnad edilen suçtan kurtulma anlamlarına gelir. Onun için borçtan ve isnad edilen suçtan ve günahlardan kurtulmak isteyenler bu gece Allah'tan beratlarını yani kurtuluşlarını isteyeceklerdir. Bu gece ibadet ve niyazımızla Allah'ın rahmetine, mağfiretine ve sohbetine lâyık olmaya çalışacağımız mübarek bir gecedir.

Bir hadisde buyurulmuş ki: "Şa'ban'ın yarı (onbeşinci) gecesi olduğu vakit, gecesinde ibadet için kalkınız, gündüzünde de oruç tutunuz. Zira Allah Teala güneşin batışından itibaren rahmetiyle dünya semasına tecelli buyurur. Bağışlanmak isteyen yok mu? Onu bağışlayayım. Rızık isteyen yok mu? Onu rızıklandırayım. Dertli yok mu? İstesin de derman vereyim. Bu çağrı şafak sökünceye kadar devam eder."[6] Bu gecede yapılan muracaatlar, dualar geri çevrilmez.[7]

Aişe validemiz (r.a) der ki: Resûlullah (sav) kalktı, geceleyin namaza durdu, nihayet secdeye vardı. Secdesini o kadar uzattı ki ben ruhunun kabzedildiği (yani vefat ettiği) kanaatine vardım. Kalktım, yanına vardım. Parmağına dokunuverdim, canlı olduğunu görünce geri döndüm. O esnada sec­dede bulunan Resûlüllah (sav) sızlanıyor, yalvarıyor ve şöyle diyordu;

-Allahım! Azabından affına, gazabın­dan rızana, Senden yine Sana sığınıyo­rum. Seni, ben, Senin kendini övdüğün gibi asla övemem, Seni, sen ancak övebilirsin, Zât'ına layık övgüyü ancak sen yaparsın Allahım!..

Resûlüllah başını secdeden kaldırdı, namazını ta­mamladı ve dedi ki:

-Ey Aişe! Biliyor musun bu gece hangi gece?

-Allah ve Resulü daha iyi bilir dedim. Bu gece dedi, Şaban'ın yarısı yani on beşinci gecesidir. Allah bu gece kullarına ve kullarının fiil ve davranışlarına bakar, bağışlan­mak isteyenleri bağışlar, merhamet dileyenlere merhamet eder. Kin, hased ve kötü amel sahiplerini tevbe etmezlerse rahmetsiz,mağfıretsiz olarak olduğu gibi bırakır.[8]

Duhan suresinin başında şu ayetleri görüyoruz:

حم

وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُّبَارَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ

فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ

"Hâ mîm! Helal ile haramı açıkça bildiren bu Kitab'a yemin ederim ki, şüphesiz biz onu mübarek bir gecede indirdik. Biz onunla uyarmaktayız. O öyle bir gecedir ki her hikmetli iş tarafımızdan çıkan bir emirle ayrılır, (karara bağlanır.)"[9]

Bu ayette geçen "Mübarek Gece" den maksat, Kadir Gecesi'dir,[10] diyenler olduğu gibi Berat Gecesi'dir, diyenler de olmuştur. Fakat bu iki görüş arasında bir çelişki yoktur. Çünkü Kur'an, Berat Gecesinde, Levh-i Mahfuz'dan dünya semasına toptan indirilmiş,[11] Ramazan ayında[12] ve bu ayın Kadir Gecesinde[13]ise, ceste ceste, peyderpey indirilmeye başlamıştır.[14] Ve böylece Kur'an'ın indirilişi, yazılması, ezberlenmesi ve yaşanması kolay olsun diye 23 sene de tamamlanmıştır.

Bu geceye berat gecesi denildiği gibi mübarek gece, senet gecesi ve rahmet gecesi de denilmektedir.[15]

Bu gecede beş özellik vardır:

1-Her hikmetli iş karara bağlanır,[16]

2-Bu gecedeki ibadetin fazileti hesapsızdır,

3-Bu gece rahmet iner, Allah, bu gece Kelp kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca kullarını bağışlar.[17]

4- Bu gece Peygamberimize şefaat hakkının tamamı verilmiştir. Peygamberimiz, Şa'ban ayının on üçüncü gecesi Cenab-ı Hak'tan ümmeti için şefaat hakkı istedi, üçte biri verildi, on dördünde üçte ikisi, on beşinde de hepsi verildi. Bu şefaatten herkes istifade edebilecek ancak deve kaçar gibi Allah'tan kaçanlar değil.

5- Bu gecede zemzem suyunun arttırılması ilahî adettendir.[18] 

Denilir ki, bir yıllık kader programı bu gece görevli meleklere ulaştırılır. Bir yıl içinde olacak olan bütün önemli olaylar; doğumlar, ölümler, rızıklar, zenginlikler, fakirlikler bu gecede defterlere yazılıp görevli meleklere aktarılır. Hatta Hacca gidecekler bile tespit edilir. 
Denilir ki hicretin 2.yılında kıble, Mescidi Aksa'dan Mescidi Haram'a bu gece çevirildi.[19]

6-Allah mağfireti ile bütün Müslümanları bağışlar.

Ancak, -tevbe etmedikçe- bu gecede Allah'ın rahmet ve mağfiretinden nasip alamayanlar da olacaktır. Onlar da şunlardır:

a)Kâhinler yani gayıptan haber verenler,

b) Büyü yapanlar,

c) Kinciler,

d) İçkiye devam edenler,

e) Ana-babasını incitenler,

f) Zinaya devam edenler ve zinayı savunanlar.[20]

Bu gece dini bir, Allah'ı bir, Peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir olan mü'minlerin birbirini sevmeye,saymaya, kardeşçe yaşamaya karar verecekleri bir gece­dir. Kin ve nefreti, şikak ve nifakı, ayrılık ve gayrılığı unutacakları bir gecedir. Ömrümüzün günahkâr mazisine veda edip, bundan sonra ibadetle dolu bir hayat sürmek, Allah'ın emirlerine sıkı sıkıya bağlı dakikalar ge­çirmek için dua edeceğimiz bir gecedir. Çünkü Allah'ı razı etmek için verilmiş bu fırsat, belki bir daha elimize geç­meyecektir.

En büyük mesele, en büyük dava Allah'ı razı etmektir. O'nun sevgisini kazanamazsak, bütün dünya dostumuz, dünya dolusu da malımız olsa faydası yok. Çünkü ka­bir, yalancılığın, sahtekârlığın, rüşvetin, torpilin sızamadığı ahiret alemine açılan bir kapıdır. Şairin dediği gibi:

"Sanma ey hâce ki senden zer ü sîm isterler 

Yevme lâ yenfeu'"de kalb-i selim isterler."

Yani:

Ey Efendi! Sanma ki ahirette senden altın-gümüş isterler!

Bir şeyin fayda vermeyeceği o gün, sağlam bir kalp isterler!

Öyleyse insan, en büyük sermayesi olan ömür dakikalarını; özellikle böyle geceleri ganimet bilmeli. Yaşadığı her anı, tövbe etmek için verilmiş bir imkân olarak değer­lendirmelidir. Elinden gelirse gözyaşlarıyla günah kirlerini yıkamalı, günahlarla paslanmış kalp aynasını silmeli. Silmeli ki Hak tecellietsin, o kalpte Hakk'ın cemali görünsün.

Dünyanın cazibesi insanı, Mevla'dan uzaklaştırmamalıdır. Mevla'yı bulan, her güzelliği bulur. Bulamayan her güzellikten mahrum kalır. Şu gelecek söz ya baş üstüne asılmalı, ya da kulaklara küpe olarak takılmalıdır:

"Dost istersen Allah yeter, Çünkü O dost ise her şey dosttur. Yaren istersen Kur'ân yeter. Çünkü Kur'ân'da isimleri geçen peygamberler ve meleklerle hayalen görüşür, başlarından geçenleri seyredip ünsiyet eder (rahatlar­sın). Mal istersen kanaat yeter; çünkü kanaat, iktisad et­meye sevk eder, iktisad, berekete vesile olur. Nasihat is­tersen ölüm yeter. Çünkü ölümü düşünsen, dünyayadalmaktan kurtulur, ahiretine ciddî çalışırsın."[21]

BU GECE NE YAPILMALI?

Bu gece:

1-Şimdiye kadar kılamadığımız namazları kılmaya, bir daha da namazı bırakmamaya karar verelim,

2-Verilmemiş zekâtlarımızı, sadakalarımızı en kısa zamanda verme kararı alalım.[22]

3-Giyinme edebine, İslam'ın tesettür ölçülerine riayet edelim.

4-Hayatımızı imanla hayatlandıralım, Allah'ın emri olan farzlarla süsleyelim.

5-Haramlar, küçük ve büyük günahlar sağlığın ve huzurun düşmanıdır. Bunlardan uzak durmakla hayatımızı, sağlığımızı ve huzurumuzu koruyalım.

6-Küsmüşsek barışalım, incitmişsek helalleşelim, helalleşmeden ahirete gitmeyelim, incinmişsek affedelim, incittiğimiz, aleyhinde konuştuğumuz kimselerden, özür dileyelim, af isteyelim,

7-Ana-babamızın ellerini öpelim, ihtiyaçlarını karşılayalım, dualarını alalım,

8-Kibirden, gururdan, hava atmaktan, şımarıklıktan uzak duralım.

9-Kula yakışır şekilde, alçak gönüllü, eşimize, çocuklarımıza ve herkese şefkatle, muhabbetle kucak açalım. Çaresizlere çare olalım.

10-Allah'ın dinini yaşayalım.

11-Allah'ın koruma garantisinde olan Kur'an'ın[23] tarafına geçelim, onun ahkâmını ve ahlakını benimseyelim de, biz de Allah'ın koruma garantisi alanına girelim.

12-İmanımıza kuvvet veren, tefekkürümüzü geliştiren, marifet ve muhabbetimizi artıran eserler okuyalım. Doğru bilgilerle beslenelim. Dinimizin ve Kur'an'ımızın cahili değil, alimi olalım.[24]

Üstad Nursî de, Berat Gecesini, Kadir Gecesi kudsiyetinde mübarek bir gece olarak görmüş, bu gecelerin, elli senelik bir ibadet hükmüne geçebileceğine dikkat çekmiş: "Onun için elden geldiği kadar (bu gecede) Kur'an'la, istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır.[25] demiştir.

Ancak bu şekilde gecemiz mübarek olur, evimiz, gönlümüz, yurdumuz huzur ve bereketle dolar.

Berat gecesi, hepimizin, ahiretteki Büyük Mahkeme'den berat fermanımızı almamıza vesile olmasını, Ramazan ayına, Kadir gecesine kavuşmayı, her türlü terörden, üzücü olaylardan kurtulmuş olarak bayrama erişmeyi Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Allah'a emanet olunuz ey bu makaleyi okuyan, paylaşan ve Berat Gecesine hazırlanan benim güzel kardeşlerim!

Dipnotlar

[1] Pakalın, M. Zeki, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, İstanbul 1983, III, 302. Üç aylar ve mübarek geceler hakkındaki farklı değerlendirmemizi merak eden takipçilerimizi, "Üç Ayları ve Mübarek Geceleri Kutlama Tarzımız" başlıklı makalemize havale ediyoruz.

[2] Bkz. Buhari, Savm, 52.

[3] Ahmet b. Hanbel, V, 200.

[4] Fatır, 35/10

[5] Benzeri sözler için bkz. Nablusî, Abdulğani b. İsmail, Fezaili'ş-şuhûri ve'l-eyyam, 36, Beyrût-1976

[6] İbn Mace, İkame, 191; Ahmet b. Hanbel, VI, 238; Tirmizi, Savm, 38

[7] Nablusî, aynı eser, s. 43

[8] Et-Terğîb ve't-Terhib, II, 119

[9] Duhan, 44/1-4

[10] Bkz. Es-Sâbûnî, Muhtasar, III, 299.

[11] Yazır, Elmalili Hamdi, Hak Dini Kur'an Dili, VI, 4294.

[12] Bkz. Bakara, 2/185

[13] Bkz. Kadir, 97/1-5

[14] Bkz., aynı yer.

[15] Yazır, Elmalılı Muhammed Hamdi, Hak Dini Kur'an Dili00,0, VI, 4293-4294

[16] Duhan, 44/ 6

[17] Bkz. Tirmizî, Savm, 39

[18] Yazır, a.g.e, VI, 4293-4294

[19] Hatipoğlu, Nihat, http://www.medyaradar.com/berat-kandilinde-kimler-affedilmez-haberi-68244

[20] Yazır, a.g.e, VI, 4293-4294

[21] Nursî, Mektubat, 26. mektup, s.

[22] Zekât ve sadaka vermek, kurban ve benzeri bağışlarda bulunmak istediğimiz zaman en layık yerlerden birinin de Bahar Kız Kur'an kursu olduğunu unutmayalım.

[23] Bkz.Hicr, 15/9

[24]Siz sevgili kardeşlerimize sunduğumuz Tefsirle Hatim Projemizi hiç kaçırmadan takip edelim. Doğru bilgilerle beslenmenin yollarından biri de bu. 

[25] Bkz. Nursî, Said, Şuâlar, 443

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

“BENİ TENKİD ETSE DE”

“BENİ TENKİD ETSE DE”

Son devir Osmanlı ulemasından merhum Mehmed Zihni Efendi(1846-1913) ile alakalı nakledeceğimiz a

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-155

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-155

Ders: 29. Mektup, Altıncı Risale olan Altıncı Kısmın Zeyli; Es'ile-i Sitte İzah: Mehmed Kı

KENDİ DİLİNDEN BEDİÜZZAMAN-1

KENDİ DİLİNDEN BEDİÜZZAMAN-1

Takdim “Hem de şahsın üslûb-u beyanı, şahsın timsal-i şahsiyetidir. Ben ise gördüğün

ÖNEMLİ MESAJLAR İÇEREN BİR DÜĞÜN KONUŞMASI

ÖNEMLİ MESAJLAR İÇEREN BİR DÜĞÜN KONUŞMASI

Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdülillah, vassalatü vesselamu ala Rasûlillah, Sevgili kardeşler

BİR AİLE REİSİ OLARAK HZ. MUHAMMED(A.S.M)-2

BİR AİLE REİSİ OLARAK HZ. MUHAMMED(A.S.M)-2

Hanımlarıyla İstişare etmesi Hz. Peygamber’in ailevi yaşayışını belirtirken bu noktaya

BEKİR HAKİ EFENDİ’DEN BİR HATIRA

BEKİR HAKİ EFENDİ’DEN BİR HATIRA

Sadık Albayrak beyefendi anlatıyor: “Bir gün merhum Bekir Haki (Yener) Hoca’yı ziyaret etmi

BURUC SURESİ PENCERESİNDEN ARAKAN VE BENZERLERİNE BAKIŞ

BURUC SURESİ PENCERESİNDEN ARAKAN VE BENZERLERİNE BAKIŞ

Bugün sabah namazının farzını kılarken ilk rekâtında zamm-ı sure olarak Buruc suresini okud

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-154

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-154

Ders: 2. Lem’a, 5. Nükte İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *“Asıl musibet ve muzır musi

ÖMER ZİYAÜDDİN DAĞISTANİ’DEN NÜKTELER VE İZAHLAR

ÖMER ZİYAÜDDİN DAĞISTANİ’DEN NÜKTELER VE İZAHLAR

Merhum Müderris Ömer Ziyaûddin Efendi'nin (1849-1925) Sahîh-i Buharî'yi ihtisar edip sonra dili

MÜSLÜMANLAR ARASINDA HUZURU SAĞLAMANIN FORMÜLÜ

MÜSLÜMANLAR ARASINDA HUZURU SAĞLAMANIN FORMÜLÜ

Müslümanlar arasında kaosa, kavgaya ve gerilime sebep olan hastalıkların başında kin, hased v

BİR AİLE REİSİ OLARAK HZ. MUHAMMED(A.S.M)-1

BİR AİLE REİSİ OLARAK HZ. MUHAMMED(A.S.M)-1

Hz. Peygamber’in (a.s.) aile reisi olarak mümtaz vasıflarından biri hanımlarına karşı davra

Araf suresi 164.ayet

"İçlerinden bir topluluk, "Allah'ın helâk edeceği, ya da çetin bir azapla cezalandıracağı bir kavme ne diye nasihat ediyorsunuz" dediği vakit, o uyarıda bulunanlar dediler ki; "Rabbiniz tarafından mazur görülmemiz için, bir de belki günahlardan sakınırla

GÜNÜN HADİSİ

Alî b. Ebî Tâlib (r.a.)'dan :

"Benim ağzımdan yalan uydurmayınız. Her kim benim ağzımdan yalan söylerse Cehennem'deki yerine hazırlansın."

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI