Cevaplar.Org

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-150

*İzah edilen metin, Münazarat’ta geçen “Zindan-ı atalete düştüğümüzün sebebi nedir?” sorusunun cevabıdır. (Not: Daha önce bu konuda yapılan birinci dersin notlarını yayınlamıştık. Şimdi ikincisini yayınlıyoruz. Daha sonra üçüncü dersi de yayınlayacağız inşallah. Salih Okur


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2017-04-17 16:54:19

Ders: Münazarat(s: 95) (2. Ders)

İzah: Prof. Dr. Şener Dilek

*İzah edilen metin, Münazarat'ta geçen "Zindan-ı atalete düştüğümüzün sebebi nedir?" sorusunun cevabıdır. (Not: Daha önce bu konuda yapılan birinci dersin notlarını yayınlamıştık. Şimdi ikincisini yayınlıyoruz. Daha sonra üçüncü dersi de yayınlayacağız inşallah. Salih Okur)

*İslam âleminin hali hazır durumu gerçekten içler acısı. En büyük, en ekmel Peygamber; Zat-ı Muhammedi(aleyhissalatu vesselam), en son, en câmi kitap; Kur'an..Allah(c.c) bütün insanlığa İslamiyeti din olarak göndermiş. En ekmel din, en şanlı Peygamber, en kıymetli tarih ve ecdad bizde olmakla beraber bugün İslam âleminin durumuna bakın. İnsanın ciğeri parçalanıyor. Hakikaten ağlanacak bir durum.

Her yerde tembellik, rehavet, meskenet, zillet. İslam'ın izzetini, İslam'ın şerefini hakkıyla temsil edemedik. Onun için bu gün İslam dünyası herşeyden ziyade neyi istiyor? Temsil istiyor. Kur'an'ın kudsiyet ve hakikatını hayatında fiilen yaşayan ve gösteren Müslümanların Allah sayısını çoğaltsın. Konuştuğunu yaşayan, yaşadığını konuşan, konuşan bir hakikat olan, İslamiyeti temsil eden Müslümanların Allah sayısını artırsın.

Bunu enfüsi alemde, hizmet noktasından da müzakere ve tezekkür edebiliriz. Hizmetimizin inkişaf ve intişarında bazı sıkıntılar meydana geliyorsa, sancılar meydana geliyorsa, bir murakebe ve bir nefsi sorgulamada 'niye hizmetimiz arzu ettiğimiz manada intişar ve inkişaf etmiyor' manasında da bu dersi tefekkür ve tezekkür edebiliriz.

*"Hayat bir faaliyet ve harekettir. Şevk ise matiyyesidir. İşte himmetiniz şevke binip mübareze-i hayat meydanına çıktığı vakit, en evvel düşman-ı şedid olan yeis rast gelir. Kuvve-i maneviyesini kırar."(Münazarat, s 95) En şedit düşman yeis. Şevkle 'ben bu milletin bekasına, ebediyyetine, hayat-ı bakiyesine çalışacağım, hakikat-ı Kur'aniyenin bir meşalesi, bir çağlayanı olacağım, Allah'ın marifet ve muhabbetini insanların kalplerine nakş edeceğim. Benim hayatım bu, benim hissiyatım bu."

Böyle bir şevkle, böyle bir gayretle bir Müslüman öne atıldığı zaman en şiddetli düşman olan yeis(ümitsizlik) karşısına çıkar; "Ağam, bu milleti sen mi kurtaracaksın?" "Günler yevm-i beter, hergün biraz daha beter olacak." "Sana mı kalmış?" vs..

*Nazar-ı fikriyi bir meseleye teksif etmek..Bir arabayı elinde fırça ile yıkamaya başla. Bir iki saatini aldığı gibi, bir de 20 kova su harcarsın. Bir de su tabancası ile yıka. Çok kısa bir zamanda arabayı yıkadığın gibi, sudan da tasarruf edersin. Suyun çıkışını ne kadar küçültürsen, suyu da ne kadar tazyikle verirsen, suyun keskinliği o kadar artar, kılıçtan keskin olur, bu bir fizik kanunu. Mermer ocaklarına gidin, dağlarda mermeri ne ile kesiyorlar? Suyla. Kanunu tazyik.. Tek bir hedefe kilitlenmek.

Bu hal her şeyde geçerli. Mesela ben şu elimi bir tuğla dizisine vursam el de gider, bilek de perişan olur. Ama o işin ehli bir konsantre oluyor, güç ve kuvvetini bir noktada temerküz ettirdiği için, yirmi tane tuğlayı bir hamlede kırıyor. Nokta-yı temerküz.. Aklıyla, kalbiyle hissiyatıyla, gecesiyle, gündüzüyle insanın davası leylası olacak; "yandımsa İslam'ın derdine yandım" Bugün İslam alemi böyle fedakarlar istiyor.

*Cevat Rıfat Atilhan, Üstadı ziyaret gelmiş...Üstada memleketin durumu ile ilgili öyle karamsar bir tablo çizmiş ki; 'İslamiyet bitmiş, gitmiş.. Güç hasımlarda, kuvvet onlarda, devlet onlarda, para onlarda, imkan onlarda, finansman onlarda..İslamiyet garip olmuş, bitmiş, tükenmiş, nefesi kesilmiş..vs..

Üstad da hastaymış, yatakta..O böyle anlatınca, Üstad aniden cübbesini omuzuna almış, ayağa fırlamış, celalle; "Bir Said onların topuna bedeldir, bir Said, sen ne konuşuyorsun" demiş. Bakın bir Said.. Hele on sene, yirmi sene sonra görün o Said'in şahs-ı manevisini..

*Risale-i Nur tarlası ne yetiştiriyor? Risale-i Nur sahib-i rüşd ve dava yetiştiriyor. Sahib-i Rüşd ve dava bir nur talebesi- faraza-bugün Risale-i Nur'u okuyan herkes Risale-i Nur'u bıraksa, terk etseler, ruy-i zeminde Risale-i Nur'u okuyan, dinleyen kimse kalmasa, o, tek başına dava-yı Kur'aniyi ruy-i zeminin göbeğine çakandır. Bismillahi Allahüekber diyerek, Said'in bir varisi olarak ayağa kalkıp, hizmet-i imaniyeyi tamim ve neşredendir.

*Risale-i Nur'daki cazibe ferdi ve şahsi bir cazibe değildir. Risale-i Nur'daki cazibe hakikat-ı Kur'aniyenin cazibesidir. Ferdi, şahsi bir velayetten gelen bir cazibe değildir. Envar ve Esrar-ı Kur'aniyeden gelen bir hakikatın cazibesidir. Onun için, Risale-i Nur vazife-i risalet noktasında velayet-i Kübranın hâmilidir. Bir şahsın velayeti, dirayeti, kutbiyyeti, keramet ve keşfiyyatı, manevi terakkiyatı ne noktada olursa olsun, Velayet-i Kübra, bir şahsın tedrisinden, ilminden, maharetinden alınmaz. Velayet-i Kübra esrar-ı Kur'aniden, hakikat-ı Kur'aniden alınır.

Onun için, Üstad hazretlerinin fevkalade krizması olduğu halde kendisini azletmiş, hizmet-i iman ve dava-yı Kur'an, hakikat-ı Kur'aniyeye nazarları çevirmiş. Her yere ulaşan bir sistemi Allah bize ikram etmiş. Onun için, ümitsizliğe hiç gerek yok. "Evet ümidvar olunuz, şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sadâ, İslâm'ın sadâsı olacaktır!"

*Üstünlük meyli hakkı-hakikatı, hasbiliği öldürüyor. Hizmetin hasbiliğini, saffet ve samimiyetini bombardıman ediyor.

*Bir Müslümanda fazilet olacak. İbadetten gelen fazilet var, takvadan gelen fazilet var, ilimden gelen fazilet var, sıfatların intişarından, inkişafından gelen fazilet var. Bir adam sahi; cömertlikten gelen fazilet. Bir adam âlim; ilimden gelen fazilet. Muttaki; takvadan gelen fazilet. Fakat bunları bir rüchaniyet vesilesi yapmamak. Sade bir mümin, hasbi bir mümin manası..Çünkü 'ben daha üstünüm' manası uhuvvet ve muhabbeti parçalıyor. O zaman bakıyorsun; o taraf-bu taraf, o cihet- bu cihet, onun adamı- bunun adamı, öyle oluşum- böyle oluşum, şöyle oluşum...Ondan sonra bakıyorsun; parçalanmalar, dağılmalar, şunlar bunlar zuhur ediyor.

*Şu anda en büyük sıkıntılarımızdan birisi meyl-i rahat. Bakıyorsun öyle kardeşler var ki, bir arslan gibi istidat ve kaabiliyeti var. Bir beldeyi, bir memleketi ayağa kaldıracak istidatı var. Ama kedi gibi oturmuş duruyor. 

*Bir dava adamının en büyük düşmanlarından birisi; meyl-i rahattır.

Not: Şener bey bir yerde şöyle diyor; "Nasıl ki çok yiyen bir insana uyku çöker. Risale-i Nur'u okusak da tam anlayamayız. Kendi dersimize çalışsak yine anlamayız. Aynen öyle de bir de içtimai rehavet var. Bu rehavetin menbaı meyl-i rahattır. Örf, gelenek, alışkanlık, moda vs. içtimai rehaveti arttırıyor. İşte kendini dava-yı Kur'aniye ye adamış bir nur talebesinin en büyük düşmanı budur. Bir hizmet biriminde hayat-ı içtimaiyyeye giren bir nur talebesinin en büyük düşmanı meyl-i rahattır. Meyl-i rahat bataklık zemin gibidir. Kımıldadıkça batarsın. Meyl-i rahatın bir cephesi sıla-i rahme dayanıyor. Annen, baban, kardeşin… İçtimai rehavet insandaki ruh-u manevi olan dava ruhunu öldürüyor. İçtimai rehavetin en korkuncu siyasete müteveccih."

Başka bir yerde de meseleyi şu şekilde açıklıyor; "İçtimaî rehavet, dava açısından çok sakıncalıdır. Örf, adet, gelenek belası içtimai hayatın bazı lüzumsuz bazı zaruretlerine içtimai rehavet diyoruz. İçtimai rehavetin kaynakları:

1. Meyl-i rahat: Bir dava adamının hayatını kemiren, mahveden bir saik.

2. Afakî meşguliyetlerdeki yoğunluk: Siyaset, içtimaiyat vs. Bu da dava ruhunu çözüyor.

3. Dünyevî meşguliyetlerin yoğunluğu: Ticaret, talebelik vs. "

*Yarınlar, rahatlarını terk edenlerindir.

Not: Şener bey eski sohbetlerinin birinde şöyle diyor; "İnsanda iki tane latife var. Bu iki latife insanın mahiyet-i maneviyesini tedricen mahveder, öldürür.

1. Kamine: Gaflete daldıran

2. Naime: Uyutucu

Her insanda tenezzüh fikri var. Her insanda meyl-i rahat ve meyl-i istirahat var. Her insanda meşru da olsa bunlar var. Bu asır bu seciyelerin inkişaf ve inbisatına tam müsait bir asırdır. Bir dava adamını manen öldüren hissiyatlardır. Bir nur talebesinin evinde televizyon olsa bu iki his galeyana geliyor. Tiryakilik ve meyl-i rahat katmerleşiyor.

İnsandaki kamine ve naime gibi seciyeleri yok eden havf-ı İlâhi'dir. Bu iki kötü seciye insanda inkişaf edince insanda dava-yı Kur'aniye'ye karşı lakaydlık başlıyor. Fikir seviyesinde Risale-i Nur'u bilse bile hayat seviyesinde lakayt olur."

*Bu bir kaide-i külliyedir, kanundur, kanun; belli bir zirveye çıkmış insanların hayatlarına bakın; hiçbirisi elini kolunu sallayarak o noktaya çıkmamıştır. Hepsinin hayatlarını inceleyin; arkasında çok önemli bir ter vardır, emek vardır. Bir kaç tane misal verirsek;

a-Şah-ı Nakşibend hazretleri diyor ki; "ben kendimi bildim bileli, yatağa girdiğimi bilmiyorum."

b-Üstad hazretleri; "Hattâ bilâ-istisna, her gece sabaha yakın dört-beş saat meşguliyetten gelen usanç ve yorgunluk..(Kastamonu Lahikası s: 228) Büyük Cevşeni baştan sona her gece okuyor. 

c-Hz. Ömer(r.a) demiş ki; "Ömer gündüz uyursa, ümmet helak olur. Gece uyursa da Ömer'in kendisi helak olur."

* Osmanlı hattatları en güzel yazılarını Perşembe günü, en kötü yazılarını Cumartesi günleri yazmışlar. Sebeb; Cuma günü tatil olması.. Bir günlük tatil dahi elin gabileşmesine sebebiyet veriyor. Meşhur hattatlar ellerine iki kilodan fazla yük vurmamışlar. Ellerinin terazisi bozulmasın diye..

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

yusuf, 2017-04-19 15:16:22

Salih abi ellerine sağlık! Allah ebeden razı olsun böyle güzel şeyleri bizimle paylaştırdığın için

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-151

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-151

Ders: Münazarat(s: 95) (3. Ders) İzah: Prof. Dr. Şener Dilek *Hased, ekabirlik, ‘ben yaparı

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-150

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-150

*İzah edilen metin, Münazarat’ta geçen “Zindan-ı atalete düştüğümüzün sebebi nedir?

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-149

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-149

Ders: 26. Söz, Zeyl İzah: Prof. Dr. Alaaddin Başar Not: Bu dersle alakalı ayrıca Alaaddin bey

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-148

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-148

Ders: 29. Mektup, Dokuzuncu Kısım, Telvihat-ı Tis'a İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *Efe

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-147

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-147

Ders: 29. Mektup, Altıncı Kısım, Beşinci ve Altıncı Desise-i Şeytaniyye İzah: Mehmed Kır

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-146

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-146

Ders: Sual Cevap İzah: Prof. Dr. Şener Dilek Not: Şener Dilek beyin 30.12. 2011 tarihinde Düss

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-145

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-145

Ders: 33. Söz, 20. Pencere İzah: Prof. Dr. Şener Dilek *Mantık ilmi itibarıyla mahlukatı ç

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-144

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-144

Ders: 4. Şua, İkinci Mertebe-i Nuriye-yi Hasbiye(3. Ders) İzah: Prof. Dr. Alaaddin Başar *Her

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-143

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-143

Ders: 16. Lem’a İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *1940 senesinde Erzurum’a taşındık. Ba

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-142

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-142

Ders: 3.Lem’a, 3. Nükte İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *“Şu dünyada zamanın, fena ve

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-141

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-141

Ders: Zeyl-ül Hubab İzah: Prof. Dr. Şener Dilek *Cenab-ı Hak haşrin numunelerini bahar sayfas

"İyilik ve takva üzerine yardımlaşınız, kötülük ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayınız."

Mâide, 2

GÜNÜN HADİSİ

Îmân altmış kadar şu'bedir. Hayâ da îmânın bir şu'besidir.

BUHARİ,KİTÂBÜ'L-ÎMÂN, EBU HUREYRE(r.a.)'dan

TARİHTE BU HAFTA

*Yıldız Sarayı'nın İttihatçılar'ca Yağma Edilmesi(29 Nisan 1909) *Gazneli Mahmud'un Vefatı(30 Nisan 1030) *Yıldırım Bâyezid Tarafından Manisa'nın Fethi(1 Mayıs 1390) *Fatih Sultan Mehmed Hân'ın Vefatı(3 Mayıs 1481) *Eyüp Sultan Hazretleri(r.a.) Vefât

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI