Cevaplar.Org implant

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-3

3. Haramdan kaçınma İslâm’ın öngördüğü yasakların her birisi, hem fert ve toplum huzurunu temin etmeye, hem de din, can, mal, nesil, akıl gibi evrensel değerleri korumaya yöneliktir. Öyle ki İslâm, bu evrensel değerleri "kutsal bir emanet" olarak telakki etmiş, onları koruma uğrunda ölen kimseyi şehit saymıştır


Niyazi Beki(Doç. Dr.)

niyazibeki@gmail.com

2017-04-17 16:25:01

3. Haramdan kaçınma

İslâm'ın öngördüğü yasakların her birisi, hem fert ve toplum huzurunu temin etmeye, hem de din, can, mal, nesil, akıl gibi evrensel değerleri korumaya yöneliktir. Öyle ki İslâm, bu evrensel değerleri "kutsal bir emanet" olarak telakki etmiş, onları koruma uğrunda ölen kimseyi şehit saymıştır.

Said b. Zeyd'in anlattığına göre, Hz. Peygamber, bu konuda şöyle buyurmuştur: "Malını koruma uğrunda ölen şehittir, dinini koruma uğrunda ölen şehittir, kanını / canını koruma uğrunda ölen şehittir, çoluk-çocuğunu koruma uğrunda ölen şehittir."(1)

Globalleşen dünyamızda, kötülüklerin önüne şahsî gayretlerle geçmek ve onlardan kaçınmak çok zordur. Bediüzzaman'ın ifadesiyle: "Zaman, cemaat zamanıdır, şahıs zamanı değildir. Şahıs, ne kadar dâhî ve hatta yüz dâhî derecesinde olsa, bir cemaatin mümessili olmazsa, bir cemaatin şahs-ı mânevîsini temsil etmezse; muhalif bir cemaatin şahs-ı mânevîsine karşı mağlup olur."(2)

O halde, irşat vadisinde kollektif şuurun devreye girmesi esastır. Gerek din, gerekse dünya işlerinde olsun, maddi ve mânevî yönden yardımlaşmanın önemi kavranmalı ve bu tarz ile Kur'an ekseninde insanlarımız barışa kavuşturulmalı; zengin-fakir, patron-işçi, âmir-memur, yöneten-yönetilen, devlet-vatandaş kucaklaşması sağlanmalıdır.

"İyilik yapmada ve kötülükten sakınmada yardımlaşın!.. Günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın!"(3) mealindeki âyet-i celile ile "İnsanların en iyisi, diğer insanlar için en yararlı olan kimsedir"(4) mealindeki hadis-i şerifin gösterdiği hedeflere ışık tutulmalıdır.

4. Emniyet ve İtaatin Sağlanması

İrşadın (ve irşat kapsamına giren tüm çabaların) başlıca hedefi, fert ve cemiyet planında tefrika ve anarşi tohumlarının filiz vermesine engel olmaktır. Bu ise, ancak İslam'ın ön gördüğü evrensel ahlâkî değerlerle sağlanabilir. Zira, yaratılanın halinden ancak yaratan anlar. "Söylediğiniz sözü ister sır olarak tutun, ister onu açığa vurun, fark etmez. Çünkü O Rabbiniz bütün göğüslerin künhünü bilir. Hiç bilmez mi yaratan yarattığını? O-ilim ve kudreti en ince detaylara kadar nüfuz eden-Latif'tir ve-her şeyden hakkıyla haberdar olan Habir'dir."(5) ayeti, söylediğimiz hakikate dikkat çekmektedir. O'nun ilim ve kudretinin bulunmadığı hiçbir yer yoktur. O'nun ilim ve kudretinin ilgilenmediği hiç bir varlığın varlıkta kalma şansı yoktur. O yaratmayınca kimsenin ne eli oynar ne dili, ne hissi yürür ne fikri, ne vicdanı kalır ne kendisi. Bakarsın bir an içinde el çolak olmuş, dil tutulmuştur. Fikir durmuş, akıl boğulmuştur. Gönül kendinden geçmiş, "ben böyle yaparım!"diyen nefis yerle bir olmuştur. Yaratıcının yeni bir yaratma ile imdadı ona yetişmezse hiçbir yaratık onu kendine getiremez ve o yaratmayı işletemez. Bir yaratık hem kendi varlığını, hem de kendinde sonradan meydana gelen bilgiyi kendi yaratıcısına borçludur.(6)

Aşağıdaki ayetler, toplumda olması gereken itaat ve emniyetin temini adına, yapılması gereken hususları öğütlemektedir.

"Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın, parçalanmayın!. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun sayesinde siz kardeş kimseler olmuştunuz."(7)

"Allah, sizlerden iman edip iyi davranışlarda bulunanları, kendilerinden öncekilere sahip ve hâkim kıldığı gibi, onları da yeryüzüne sahip ve hâkim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm'ı) onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve (geçirdikleri) korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağını va'd etti."(8)

"Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan edecektir."(9)

Evet bu âyetler, insanların ancak Allah'ın lütfü sayesinde huzura kavuşabilecek ve kardeşçe yaşayabileceklerini ifade etmektedir. Verilen mesajda ayrıca, Allah'ın lütfünün gelmesinin, onun dinine sımsıkı sarılmağa bağlı olduğuna da işaret edilmektedir.

İdeal devlet ve ideal toplum düzenine ulaşmanın ilk şartının, anarşiye yol açan itaatsizliğin önlenmesi olduğunu belirten Bediüzzaman'a göre sağduyunun hâkim olmadığı anarşik ortamlarda İslâm'ın güzelliklerinin anlaşılmasına da imkân yoktur.

Asrın büyük mürşidi Bediüzzaman, Kur'anî bir perspektif içerisinde, bütün dünyanın menfaati söz konusu olsa bile, bir tek ferdin hak ve hukukunun (onun rızası dışında) çiğnenemeyeceğini söyleyerek, çağımızda ideal yönetim şekli kabul edilen çoğulcu demokrasiden daha özgürlükçü ve hakperest bir tavır sergilemektedir.(10)

Onun, anarşinin ana kaynağı olan disiplinsiz hayata ve itaatsizliğe karşı tutumu, aynı şekilde dayatmacı ve insan haklarını ihlal eden her türlü militarist zorbalık için de geçerlidir. Ona göre, bu tür zorbalar, halife bile olsalar haydutturlar.(11) Onun bu tavrının özünde, Hz. Peygamber (a.s.)'in "Allah'a muhalif olan yerde kula itaat edilmez"(12) mealindeki sözleri yatmaktadır. Bediüzzaman, hukuk dışı despotluğa karşı toplumsal bir tepki gösterilmesine taraftardır. Bu hususta öngördüğü tavrı, özetle şöyle ifade etmiştir: Aç bir canavara karşı yapmacık tavırlarla sempatik görünmeye çalışmak, onun merhametini değil, iştihasını açar, sonra döner, tırnağının ve dişinin kirasını da ister.(13)

Dipnotlar

1-Tirmizi, Diyat, 22; Ebu Davud, Sünnet, 36.

2-Nursi, Mektubat, 439-440.

3-Maide, 5/2.

4-Aclunî, Keşfu'l-hafa, I/254.

5-Mülk, 67/13-14.

6-Krş Yazır, Hamdi, Hak Dini Kur'an Dili, VIII/227-228.

7-Al-i İmran, 3/103.

8-Nur, 24/55

9-Talak, 65/2.

10-Nursi, Mektubat, 243.

11-Nursi, Divan-ı Harb-i Örfî(Tarihçe),64.

12-Ahmed b. Hanbel, I/409; Buharî, Ahkam, 4; Müslim, İmare, 39.

13-Nursi, Sözler, 707.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ŞEYH SAFFETULLAH-I OHİNİ(1939-1989)

ŞEYH SAFFETULLAH-I OHİNİ(1939-1989)

Kıymetli ziyaretçilerimiz, Son devrin bilinmeyen büyük âlimlerinden merhum Şeyh Saffetullah-ı

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-157

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-157

Ders: 22. Mektup, 1. Mebhas(Uhuvvet Risalesi) İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *Cenab-ı Hakk

HASAN BASRİ ÇANTAY ANLATIYOR

HASAN BASRİ ÇANTAY ANLATIYOR

Marmara İlahiyat Fakültesi emekli öğretim görevlilerinden İsmail Karaçam Beyefendi hatıratı

EHL-İ KİTAB’IN KESTİKLERİNİN HÜKMÜ-1

EHL-İ KİTAB’IN KESTİKLERİNİN HÜKMÜ-1

Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdeder, yaradılmışların en hayırlısı, peygamberlerin sonuncu

GÜNÜMÜZDE ÜÇ TÜRLÜ MÜSLÜMAN TİPİ GÖRÜNÜYOR

GÜNÜMÜZDE ÜÇ TÜRLÜ MÜSLÜMAN TİPİ GÖRÜNÜYOR

1-Çözümü şiddette ve kaba kuvvette gören, önüne gelene kâfir damgasını vuran, kâfir damg

TANIDIĞIM EN NAMUSLU ADAM

TANIDIĞIM EN NAMUSLU ADAM

26 Aralık 1939 zelzelesinde Erzincan gibi, Sivas’ın Kuyuluhisar ilçesi de zarar görmüş, hasa

KENDİ DİLİNDEN BEDİÜZZAMAN-4

KENDİ DİLİNDEN BEDİÜZZAMAN-4

MEŞRUTİYET DÖNEMİ * Bin üçyüz yirmidörtte (1324) hürriyetin ilânı hengâmında mücahede

YALNIZLIĞIN VE MUTSUZLUĞUN İLACI!

YALNIZLIĞIN VE MUTSUZLUĞUN İLACI!

Yalnızlıktan dert yanan ve söylediklerimden çok memnun kalan bir dostumun hali, benim bu makaley

AKIL VERGİSİ

AKIL VERGİSİ

Dostlarından biri, Fransız kralı 15. Lui’ye; -Majesteleri, demiş. ‘ Akıl vergisi almayı

KIRK YILDIR OLMADI

KIRK YILDIR OLMADI

Yağmur eski şatonun camlarını kamçılıyor, rüzgar acı acı uluyordu. Misafir, suratı insana

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-156

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-156

Ders: Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s: 31 İzah: Prof. Dr. Şener Dilek *Tebliğ Cemaati var ya, o merke

Doğrusu Allah katında din, İslâm'dır; o kitap verilenlerin anlaşmazlıkları ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki taşkınlık ve ihtirastan dolayıdır. Her kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse iyi bilsin ki, Allah hesabı çabuk görendir

Âl-i İmran:20

GÜNÜN HADİSİ

SABAH İLE YATSI NAMAZLARINI CEMÂATLE KILMANIN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Münâfıklara sabah ile yatsı (cemâat) namazlarından daha ağır hiç bir namaz yoktur. (Halbuki) bu iki namaz(ın cemâatin)de olan (ecir ve fazîlet)i bilseler emekliye, emekliye (sürtüne, sürtüne) de olsa onlara gel(ip hâzır ol)urlardı. (Ebû Hüreyre)

TARİHTE BU HAFTA

*Kanije müdafaası(18 Kasım 1601) *Hz.Fatıma'nın(r.anha) Vefatı(22 Kasım 632) *İstanbul'un Müttefikler Tarafından İşgali(23 Kasım 1918) *Alparslan'ın Şehadeti(24 Kasım 1072) *Öğretmenler Günü(24 Kasım)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI