Cevaplar.Org

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-3

3. MÜNAFIKLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ: Nifak ehlinin temel özelliklerinin ferdi hayata bakan yansımaları ile sosyal hayata bakan yansımaları yer zaman ve mekâna göre çok farklılık arz eder. Bu farklılıkları iki ana başlık altında müzakere etmek bahsin daha anlaşılabilir olması bakımından önemlidir.


Nail Yılmaz

naimyilmaz740@gmail.com

2017-03-21 16:57:41

3. MÜNAFIKLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ:

Nifak ehlinin temel özelliklerinin ferdi hayata bakan yansımaları ile sosyal hayata bakan yansımaları yer zaman ve mekâna göre çok farklılık arz eder. Bu farklılıkları iki ana başlık altında müzakere etmek bahsin daha anlaşılabilir olması bakımından önemlidir.

1-Nifakın ferdi hayata bakan cihetleri:

2-Nifakın sosyal hayata bakan cihetleri:

a-Nifakın ferdi hayata bakan cihetleri:

1.Hud'a ve hiledir: (aldatma, kandırma)

Bakara Sûresi, 9-10. Âyetlerinde : "Nifakın en birinci cinayeti olan hud'a ve hilelerini beyan ederek başlar münafıkları anlatmaya. Bu ayetlerde: "Allah'ı ve mü'minleri güya aldatmaktadırlar. Hâlbuki onlar yalnız kendilerini aldatırlar da farkında bile olmazlar. Onların kalplerinde nifak hastalığı vardır. Ayetler peşpeşe inip İslam inkişaf ettikçe, Allah da onların o hastalıklarını arttırmıştır. Ayetlerimizi yalanlayıp durmaları yüzünden onlara pek acı bir azap vardır "(39) buyruluyor.

SUAL: Münafıkları niçin Hud'a'ya (aldatmaya) başvururlar? Elcevap: Çünkü "Hileli adam kendini sevdirir. İğfal ve aldatmaya çalışır."(40) "Veyahut fıtratları bozulmuş, vicdanları çürümüş şarlatan münafıklar, dessas zındıklar, ellerine geçmeyen hidayetten halkları aldatıp çevirmek için, hile edip döndürmek (isterler).(41) (Fakat), tehditlerle, korkularla, hilelerle efkâr-ı âmmeyi başka bir mecrâya çevirtmek (belki muvakkaten) mümkün olur. Fakat tesiri cüz'îdir, sathîdir, muvakkat olur. Muhakeme-i akliye (ile) az bir zamanda (hakikat anlaşılır) ." (42)Fıtrat aslına rücu eder. 

2.Muhali talep edecek kadar ahmaktırlar:

a) "Cenâb-ı Hak, münafıkları nifaktan zecr ve men için kötü hallerini şöylece nakletmekle yüzlerine vuruyor: يُخَادِعُونَ اللّهَ Yani, hile ile Allah'ı kandırmak istiyorlar. Zira Resul-ü Ekrem (a.s.m.) Allah'ın elçisidir. Ona yapılan hile Allah'a racidir. Allah'a yapılan hile ise muhaldir. Muhali talep etmek hamakattır. Böyle hayvancasına hamakat, taaccübü muciptir.  

وَمَا يَشْعُرُونَ Yani, nef' ve zararı tefrik edecek bir hisse malik değillerdir. Bu ise cehaletin en edna ve en aşağı bir derekesine düştüklerine işarettir."(43) "Mü'minlere zarar verdirmek için yaptıkları muamele mâkûse olup, onlar baltayı nefislerine vurmakla, sanki o hud'ayı bizzat nefislerine yapmakla sefahetlerini ilân etmişlerdir. ashab-ı ukûl arasında kasten nefsine zarar veren vardır. Fakat (kasden) kendisiyle hud'a eden yoktur, meğerki insan suretinden çıkmış ola."(44)

"Çünkü onların hileleri Cenâb-ı Hakka, Peygamber-i Zişana (a.s.m.), cemaat-ı müslimîne yapılan bir muameledir. Allah, o muameleye âlimdir. Peygamber-i Zişan da (a.s.m.) vahiyle vakıftır. Cemaat-i müslimînce de imanî bir şiddet-i zekâ sayesinde, o gibi hileler tesettür edip, gizli kalamaz. Demek onların âlem-i İslâma vurdukları balta, dönüp kendi başlarını parçalamıştır. Çünkü aldanan, cemaat-i müslimîn değildir. Ancak aldanan, aldatandır.

 وَمَا يَشْعُرُونَ Yani, onlar yaptıkları hilenin nefislerine raci olduğunu hissetmiyorlar. Bu fezleke onların cehaletini ilân ediyor. Çünkü ukalâdan değildirler. Çünkü onların bu işi ukalâ işi değildir. Ve keza, hayvan sınıfına da benzemiyorlar. Çünkü hayvanlar zararlı olan şeyleri hissettikleri zaman çekinirler. Demek bunlar, hiss-i hayvanîden de mahrumdurlar. Öyleyse bunlar, ihtiyarları ve şuurları olmayan cemadat nev'ine dâhildirler."(45) Münafıkların hile ve hud'alarını kendi başlarına çevirmek, hem Cenab-ı Hakkın meşiet-i İlahisinin muktezası hem de adl ve hikmetinin bir tecellisidir.

3.Nasihat onlara tesir etmez, kabul etmezler ve geri de dönemezler

(Bakara Sûresinin, 11-12. Ayetlerinde: "Onlara 'Yeryüzünde fesat çıkarmayın' dendiği zaman, 'Biz ancak ıslah ediciyiz' derler. "Dikkat edin, asıl bozguncular onlardır; fakat farkında değildirler."

(Çünkü) Bir insan tehlikeli bir yola sülûk ettiği zaman, en evvel "Senin bu yolun seni felâkete götürüyor, bu yoldan vazgeç" diye nasihat edilir. O insan vazgeçmediği takdirde şiddetle zecir ve nehyedilir ve aynı zamanda "Umum halkın nefret ve kahrına uğrarsın" diye tehdit edildiği gibi, "Ebna-yı cinsine zulmetmiş olursun" diye şefkat-i cinsiyeye de dâvet edilir. Eğer o insan, sarhoşlar gibi inatçı ve kafasız ise, kendisine yapılan nasihat ve nehiyleri müdafaa etmekle mukabele eder ve "Benim mesleğim haktır; ne senin hakk-ı itirazın var ve ne de benim senin nasihatlerine ihtiyacım var" diye serkeşliğe başlar.

Eğer o insan ikiyüzlü ise, bir cihetten nasihat edenleri kandırır ve ilzama çalışır. Diğer cihetten de "Ben ıslah edici bir insanım" diye mesleğini hak göstermeye devam eder. Ve aynı zamanda "Islah benim hakiki bir sıfatım olup, bilâhare hâsıl olmuş bir sıfat değildir" (46) diye dâvâsını tekit ve te'yid eder.(47) Sanki onlar doğuştan eğitimcidirler.

Bediüzzaman bu ayetin tefsirinde ehl-i nifakın sıfatlarını nazara verirken birkaç noktaya dikkat çeker.

1-Gayet gururlu ve kibirli olan sadece kendini beğenen ehl-i nifakın hiç kimseyi dinlememeleri ve beğenmemeleri.

2-Onların gayet inatçı olup, aynı zamanda sanki sarhoşlar gibi akıl dışı işler yapmaları.

3-Sadece kendi mesleklerini hak görüp diğer hak meslekleri yok kabul etmeleri.

3-Islahatçılığı yani eğitim ve öğretimi sadece kendilerinin en iyi yapabilecekleri iddiasının altında nifaklarını gizleyerek halkı kandırıp susturmaya çalışmaları.

 Peki, nifak ehline nasihat niçin tesir etmez?  "Çünkü cehillerini bilmediklerinden, nasihatin onlara tesiri olmuyor."(48) (Ayrıca nasıl ki): "Güneş, yağmur, su, ziya, çiçeklere isabet ederse hayat verirler. Nebatata olursa terbiye ve (neşünema) ettirirler. Pis şeylere isabet ederlerse kabih kokuları ihdas ederler. Emvat ve ölülere bakarlarsa ufûnet tevlid ederler."(49) Aynen öyle de Kur'an ayetleri ve onun kutsi hakikatlerinden çıkarılan dersler ve edilen nasihatler, müminlerin imanını arttırırken, manen necis olan ehl-i nifakın ve ehl-i küfrün kalplerindeki hastalıklarını ve küfürlerini arttırır.

Bakara Suresinin 18. Ayetinde: "Onlar sağır dilsiz ve kör olup geri dönmezler veya dönemezler" denilmiş. Üstad Bediüzzaman Hz bu ayetin tefsirinde münafıklar niçin geri dönmezler veya dönemezler ile ilgili şu tesbitleri yapmış;

1-Kendi su-i ihtiyariyle bataklığa giren adam geri dönemeyebilir. Çünkü: İnsan su-i ihtiyariyle bazen bir bataklığa girer. Fakat çıkması imkânsızlaşır. İnsan onu bırakır, fakat o insanı bırakmaz.

2-Nifaka düşenler, şeytanlaşan nefislerinin hevasıyla Kur'an'ın irşadına karşı kulaklarını kapamışlardır.

3-Hakk ve doğruyu kendilerine ihtar eden vicdanlarının sesine inatları yüzünden duymadıkları için onlara Kuran'ı Kerim tevbe kapılarını da kapatmıştır.

4-Gözlerinin ve akıllarının önüne serilen bütün zahiri ve harici delillere gözlerini kapamak ve işledikleri günah ve hatadan pişman olup tevbe etmedikleri için Cenab-ı Hak onların kalplerine hidayet vermemiştir ki, geri dönmeleri mümkün olsun. Bütün bunlardan dolayı ayette 'La yerciun' buyrularak geri dönmezler veya dönemezler denilmiştir.(50)

 4. Yalancıdırlar:

a) Ehl-i nifak niçin yalancıdır?

" İman, izzet-i nefsi intaç ettiği gibi, nifak da onun aksine zilleti intaç eder. Zilleti olan, herkese karşı kendisini zelil gösterir. Bu ise riyadır. Riya ise müdahenedir. Müdahene dahi kizbdir. Kur'ân-ı Kerim, şu silsileli kizbe Bakara Sûresi, 14 ayetinde

 وَإِذَا لَقُواْ الَّذِينَ آمَنُواْ قَالُواْ آمَنَّا

ile işaret etmiştir. Yani, "Mü'minlere rast geldikleri zaman, biz de imana geldik' diyorlar."(51) 

b) Ve yine münafıkların en önemli vasıflarının anlatıldığı "Bakara Sûresinin 10. ayetinde "Söylemiş oldukları yalanlar sebebiyle" Münafıkların azaplarının, mezkûr cinayetleri arasında yalnız kizb ile vasıflandırılması, kizbin şiddet-i kubh ve çirkinliğine işarettir. Bu işaret dahi, kizbin ne kadar tesirli bir zehir olduğuna bir şahid-i sadıktır. Zira kizb, küfrün esasıdır. Kizb, nifâkın birinci alâmetidir. Kizb, kudret-i İlâhiyeye bir iftiradır. Kizb, hikmet-i Rabbaniyeye zıttır. Ahlâk-ı âliyeyi tahrip eden, kizbdir. Âlem-i İslâmı zehirlendiren, ancak kizbdir. Âlem-i beşerin ahvâlini fesada veren, kizbdir. Nev-i beşeri kemalâttan geri bırakan, kizbdir. Müseylime-i Kezzâb ile emsalini âlemde rezil ve rüsvây eden, kizbdir. İşte bu sebeplerden dolayıdır ki, bütün cinayetler içinde tel'ine, tehdide tahsis edilen, kizbdir. Bu âyet, insanları, bilhassa Müslümanları dikkate dâvet eder."(52)

5.Müslümanlarla her fırsatta alay ederler.

1. Misal: Kur'ân'da münafıkların Hz. Peygamber'e inen ayetlerle alay ettikleri bildirilmektedir. "Bir sûre indirildiğinde, içlerinden kimisi, «bu sûre hanginizin imânını artırdı ?" (Tevbe suresi 124. Ayet)  diyerek, ilâhî vahyi küçümserler ve kendilerince Müslümanlarla gizli gizli alay ederler.

 2. Misal: Münafıklar Muhammed daha devesinin bile nerede olduğunu bilmiyor demişlerdir.

İmam Nesefî nübüvvetin ispatı konusunu işlerken münafıkların alaycı sözlerinden bahseder. Hz. Peygamber (a.s) (bir sefer esnasında) devesini kaybedince münafıklar Müslümanlara, 'bu Muhammed size semadan haber verirken, kendi devesinin bile nerede olduğunu bilmiyor, şeklinde alaycı bir söz söylemişlerdi. Nesefî, Hz. Peygamber'in bu olaydan sonra minbere çıkıp, 'ben ancak bana öğretileni bilebilirim' diyerek devenin yerini bildirmesini ve devenin de haber verdiği yerde bulunmasını, aynı şekilde münafıkların kendi aralarındaki gizli konuşmalarından da haberdar olmasını, nübüvveti ispat eden bir mucize olarak değerlendirmektedir." (53)

-devam edecek-

Dipnotlar

39- İ.İ'caz. Sh: 127 Not: (Bu meal Yeni Asya baskısına göredir)

40- Mektubat. Sh:68

41- Sözler. Sh: 521

42-İ.İ'caz. Sh: 228 

43- İ.İ'caz. Sh: : 128

44- İ.İ'caz. Sh: : 130

45- İ.İ'caz. Sh: : 131

46- İ.İ'caz. Sh: : 137

47- İ.İ'caz. Sh: : 137

48- İ.İ'caz. Sh: : 146 

49- İ.İ'caz. Sh: : 171

50-İ.İ'caz Sh: 168.

51- İ.İ'caz. Sh: : 147

52- İ.İ'caz. Sh: : 134

53- Hasan Kurt, İslam İnancına Göre Nifak ve Münafık Sh.10

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ŞABAN AYI VE BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYECEK OLANLAR

ŞABAN AYI VE BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYECEK OLANLAR

"Şühûr-i selâse" denilen "üç aylar"ın ikincisi de Şaban ayıdır. Bilindiği gibi, üç ayla

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-7

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-7

2.İman ve nifak birbirine zıddır? a-“Hidayet ve dalalet birbirine zıt kavramlardır. (Çünk

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-6

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-6

4- KURUMSALLAŞMIŞ NİFAK VE MÜNAFIKLARLA İLGİLİ DAHA GENEL TESBİTLER: 1-NiFAK VE ZINDIKA:

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-5

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-5

b)Nifakın sosyal hayata bakan cihetleri: Kur’an münafıkların şahıslarını değil sıfatlar

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-3

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-3

3. Haramdan kaçınma İslâm’ın öngördüğü yasakların her birisi, hem fert ve toplum huzur

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-2

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-2

2. Merhamet: Karşılıklı hoşgörü, sevgi ve acıma duygusu Sosyal barışın önemli bir fakt

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-4

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-4

6. Münafık ahdi bozar. Sözünde durmaz: Tevbe suresinde:

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-3

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-3

3. MÜNAFIKLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ: Nifak ehlinin temel özelliklerinin ferdi hayata bakan yans

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-1

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-1

İslâm’da sosyal barış ve güven, Allah’ın büyük bir lütfu olarak ilan edilir. Aşağıd

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-2

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-2

2-İMAN VE NİFAK MUVAZENESİNDE NİFAKIN TEŞEKKÜLÜ VE KISIMLARI: “Kuran ve hadislerde kalbin

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-1

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-1

BİRİNCİ BÖLÜM: 1: NİFAKIN GENEL TARİFİ VE BAĞLANTI NOKTALARI: a) Nifak: “Küfrünü gi

Sakın israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez.

En'âm, 141

GÜNÜN HADİSİ

İki ni'met (iki güzel hal) vardır ki, insanlardan çoğu bu ni'metleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat, boş vakit.

Abdullâh b. Abbâs (r.a)'dan

TARİHTE BU HAFTA

*Uyvar Kalesi Fethedildi.(24 Eylül 1663) *Niğbolu Savaşaı Kazanıldı.(25 Eylül 1396) *Birinci Viyana Kuşatması(27 Eylül 1529) *Preveze Deniz Zaferi(28 Eylül 1538) *Demokrat Parti Kapatıldı(29 Eylül 1960)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI