Cevaplar.Org

BAKARA SURESİNDEKİ ÜÇ ZÜMRENİN ÖZELLİKLERİ

A-MÜ’MİNLERİN ÖZELLİKLERİ 1-Müttekîdir 0nlar. Yani Allah’ın yasaklarından uzak dururlar, emirlerini yerine getirirler. Farzları işler, günahlardan kaçınırlar. 2-Öldükten sonra diriliş, cennet-cehennem gibi gözleriyle görmedikleri Allah’ın ve Peygamberin haber verdiği hakikatlere yürekten inanırlar. 3-Namazlarını dosdoğru kılarlar.


Vehbi Karakaş

vkarakas@sakarya.edu.tr

2017-03-09 16:27:01

A-MÜ'MİNLERİN ÖZELLİKLERİ

1-Müttekîdir 0nlar. Yani Allah'ın yasaklarından uzak dururlar, emirlerini yerine getirirler. Farzları işler, günahlardan kaçınırlar.

2-Öldükten sonra diriliş, cennet-cehennem gibi gözleriyle görmedikleri Allah'ın ve Peygamberin haber verdiği hakikatlere yürekten inanırlar.

3-Namazlarını dosdoğru kılarlar.

4-Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan, ilimden, fikirden, imkânlardan muhtaçlara harcarlar. Sağlığın, malın, ilmin, fikrin zekâtını verirler.

5-Peygamberlere indirilmiş kitaplara, verilmiş sayfalara inanırlar.

6-Ahiretin varlığına tereddütsüz iman ederler.

7-Doğru yoldadır onlar ve kurtuluşa ermişlerdir.[1]

B-KÂFİRLERİN ÖZELLİKLERİ

1-Müminlerin inandıklarının hiçbirine inanmazlar.

2-Kalplerine mühür vurulmuştur. Oraya imanın nuru girmez, oradan küfrün karanlığı da çıkmaz.

3-Gözleri vardır, görmezler. Kulakları vardır işitmezler. Çünkü onların gözlerinde ve kulaklarında perde vardır. Görmek, duymak istemezler. Onların kalplerini mühürleyan, gözlerine ve kulaklarına perdeyi çeken Allah'tır,[2] ama suç Allah'ın değil, kâfirlerindir. Çünkü tercihlerini ve iradelerini inkârdan yana kullanmışlardır.

4-Bunlar için ardı-arkası kesilmeyen şiddetli bir azap vardır.[3]

C-MÜNAFIKLARIN ÖZELLİKLERİ

1-Allah'a ve ahiret gününe inandık derler; halbuki inanmamışlardır.

2-Bu halleriyle Allah'ı ve müminleri aldattıklarını zannederler. Halbuki sadece kendilerini aldatırlar.

3-Kalplerinde nifak hastalığı vardır.

4-Müfsittirler, bozguncudurlar, ama kendilerinin ıslah edici, yapıcı olduklarını söylerler.

5-İnananları cahil ve hafif akıllı görürler.

6-İnanan müminlerle bir araya geldiklerinde "inandık" derler; şeytanlarının yanlarına döndüklerinde de: "biz sizinle beraberiz, biz inandık, demekle müminlerle alay etmekteyiz." derler. İki yüzlüdürler.

7-Gerek açıktan küfrü tercih eden kâfirler ve gerekse gizli kâfir olan münafıklar, zararlı bir alış-veriş yapmışlardır. İmanı vermiş inkârı, cenneti vermiş, cehennemi satın almışlar, menzili maksuda erememişlerdir.[4]

TEFSİRLE HATİMDEN HAKİKATLER (5)

KÖTÜLÜĞÜNÜ İYİLİK GÖRENLER, TAHRİBİNİ TAMİR SANANLAR

Bakara suresinde münafıkları anlatan ayetlerin birinde şu bilgi verilmektedir:

وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لاَ تُفْسِدُواْ فِي الأَرْضِ قَالُواْ إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ

"Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, bozgunculuk yapmayın, denildiği zaman onlar: Biz ancak ve ancak onarıcı ve düzelticiyiz, derler."[5]

Bu ayetin tefsirini yapan müfessirlerden Beyzavî, ayeti şöyle yorumlamıştır:

Münafıklar, kalplerindeki nifak hastalığından dolayı tahribi tamir, bozmayı yapma suretinde görmüşler, yaptıkları kötülükleri, iyilik sanmışlardır. Çünkü amelleri kendilerine süslendirilmiş onların.

Böyleleri hakkında Allah şöyle buyurmaktadır: اَفَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ فَرَاٰهُ حَسَناًۜ = "Hiç kötü ameli kendisine süslenip te onu güzel gören kimse, (hakkı hak ve bâtılı bâtıl gören gibi olur mu?"[6]

Bu ayet, herkesi titretmelidir. Hiç kimse, tartışılmaya müsait konularda en doğru görüş, en doğru iş, benimkisidir, dememelidir. Çünkü şeytanlar, bazen dost ve arkadaşlarının kulaklarına üflerler: Senin gibi ileri görüşlü biri yok, sen ne yaparsan o doğrudur, derler. Onlara hakkı batıl, batılı da hak gösterirler. Şeytanın bu üflemelerine yenik düşenler de zannederler ki, güzel olan kendi işleri ve kendi düşünceleridir. Bu hususta mümini, münafıktan ayıran nokta şudur: Mümin, bu tip düşüncelerin şeytanın birer vesvesesi ve dürtüsü olduğunu bilir, nefsinin avukatlığını yapmaz, istişareye ihtiyaç duyar, kendisinin de yanılabileceğini kabul eder, doğruyu bulmak için başka düşüncelere saygı duyar, yardım alır.

Allah da bunun için, yani insan, yanlışlar tuzağına düşmesin, haksız görüşünü ve işini haklı ve doğru sanıp başkalarını incitmesin, başkalarının elindeki haklı görüş ve icraattan mahrum kalmasın diye istişareyi emretmiştir.[7]

PEYGAMBERİMİZİN RAHMETİ VE MÜNAFIKLAR

Peygamberimiz, müminlere rahmettir. Çünkü onların hidayetine, hakkı ve doğru yolu bulmalarına vesile olmuştur.

Kâfirlere rahmettir. Çünkü Peygamberimiz hürmetine Allah, kâfirlerin cezalarını ahirete bırakmıştır.

Münafıklara rahmettir. Çünkü onlardan çok eziyet gördüğü ve onları da isim isim bildiği halde öldürülmelerine izin vermemiştir. Bunun sebebini de şöyle açıklamıştır:

-Eğer ben onları öldürürsem, İnsanlar der ki, Muhammed, ashabını öldürüyor. Böyle bir kanaatin kimselerde uyanmasını istemem!"[8]

Münafıklar, her ne kadar içten kâfir idiyseler de, dıştan Müslüman görünüyorlardı ve onların görünüşte ashaptan farkları yoktu.

Buradan bir ölçü daha çıkarmamız gerekiyor. Peygamberimiz, münafıkların kimler olduğunu bildiği halde, onlara kâfir ve münafık demezken ve zarar vermezken; biz, nasıl olur da bilmeden birilerine münafık ve kâfir damgasını vurup onları maddeten ve manen öldürmeye kalkarız?

Demek her önümüze gelene kâfir veya münafık deme hakkımız ve salahiyetimiz yok. Aksi halde karşımızdakilerde kâfirlik ve münafıklık yoksa bu sıfatlar söyleyene döner. Allah, bizi yanılmaktan ve yanıltmaktan korusun.

ÇOK ENTERESAN BİR OLAY

Usame b. Zeyd anlatıyor:

"Allah'ın Resulû (sav) bizi bazı kabilelere gönderdi. Onlar da bizim gelişimizi duyunca kaçtılar. Ben bu grubun içinden birisine yetiştim. Adam, "Lâ ilahe illâllah" deyiverdi. Buna rağmen ben, adamı öldürdüm. Döndüğümüzde bu olayı Peygamber (sav) e aynen anlattım.

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:

"Ey Usame! Sen, Lailaheillallah dedikten sonra mı öldürdün o adamı?"[9] Yani "Adam Lailaheillallah dedi, buna rağmen sen o adamı öldürdün, öyle mi?"[10] Yazık, çok yazık.

Ben de şöyle dedim:

-Ey Allah'ın Resûlü, o adam, bunu ölümden korktuğu için söyledi.

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:

-Ne biliyorsun? Kalbini mi yarıp baktın da bu kanaate vardın?[11] Adam gerçekten Müslüman olduğu için söylemişse sen kıyamet gününde bu vebalden nasıl kurtulacaksın?

Rasulullah (sav) bu sitem ve çıkışlarını o kadar tekrarladı ki ben şöyle dedim kendi kendime: "Keşke önceden değil de[12] bugün[13] Müslüman olsaydım da bu olayı yaşamasaydım. Çok pişman olmuştum ama iş işten geçmişti.[14]

Keşke ibret alsak da "keşke yapmasaydım, keşke söylemeseydim" türünden vicdan azabı çekeceğimiz olayların faili olmasak.


Dipnotlar

[1] Bkz. Bakara, 2/3-5

[2] Bkz. Bakara, 6-7

[3] Bkz. Bakara, 2/7

[4] Bkz. Bakara, 2/9-16

[5] Bakara, 2/12

[6] Fatır, 35/8

[7] Bkz. Al-i İmran, 3/159; Şûra, 42/38

[8] Bkz. Es-Sâbûnî, Muhammed Ali, Safvetü't-Tefâsîr, 1/33

[9] Buhari, Diyat, 2

[10] Müslim, İman, 157

[11] Bkz. Buhari, Diyat 2; Müslim İman 158, Ebu Davud, Cihad 104

[12] Bkz. Buhari, Diyat,2.

[13] Bkz. Müslim, İman, 157

[14] Bkz. Buhari, Diyat 2; Müslim İman 158, Ebu Davud, Cihad 104 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

İNSAN VE MÜKELLEFİYET

İNSAN VE MÜKELLEFİYET

Teklif nedir? Bir işi yapmak üzere birisine sunmak. Birisine bir işi yüklemek. Mükellef ne de

İNSANLAR VE ALLAH’IN MESCİTLERİ-2

İNSANLAR VE ALLAH’IN MESCİTLERİ-2

9.Allah, Mescitleri Korur: “… Allah, insanların bir kısmını bir kısmı ile defetmeseydi,

GÜNÜMÜZDE PEYGAMBER VARİSİ OLMA ÖZELLİKLERİNİ TAŞIYAN ALİMLER VAR MIDIR?

GÜNÜMÜZDE PEYGAMBER VARİSİ OLMA ÖZELLİKLERİNİ TAŞIYAN ALİMLER VAR MIDIR?

Sordular: -Hocam! Günümüzde Peygamber varisi olma liyakatini hakkıyla taşıyan alimler var mı

İNSANLAR VE ALLAH’IN MESCİTLERİ-1

İNSANLAR VE ALLAH’IN MESCİTLERİ-1

Sözlükte Cami: Toplayan, bir araya getiren. Terim olarak cami: Cemaati toplayan büyük cami. Cum

İLİM VE ALİM

İLİM VE ALİM

Allah, tarih boyu kitap göndermekle ve peygamber görevlendirmekle bütün insanlığı alim yapmak

İNSAN VE İRADESİ

İNSAN VE İRADESİ

İrade Kelimesinin sözlük anlamı: Dilemek, arzu etmek, tercih etmek, bir hususta karar vermek.

İSLAM ÂLEMİNİNİN HASTALIKLARI

İSLAM ÂLEMİNİNİN HASTALIKLARI

a) Cehalet, İhtilaf, Yoksulluk Evet, İslam âleminin en büyük düşmanı cahillik, ayrılık ve

NEFSİNİ GÜZEL HUYLARLA SÜSLEMEK

NEFSİNİ GÜZEL HUYLARLA SÜSLEMEK

Nefsini kötü vasıflardan temizledikten sonra aşağıdaki güzel vasıflar ile kendini süslemeye

ÖLÜME HAZIRLANILMAZ, HAZIRLIKLI YAŞANIR

ÖLÜME HAZIRLANILMAZ, HAZIRLIKLI YAŞANIR

Ölüme hazırlanılmaz, hazır olunur, hazırlıklı yaşanır. Çünkü ölüm, “hazırlıkları

EVLİYÂDAN SEÇME NASÎHATLER

EVLİYÂDAN SEÇME NASÎHATLER

1. Şeyh Muhyiddin Arabî (kuddise sirruh) buyuruyor ki: a. Kim şeriat terazisini elinden bir an o

İNSAN VE NEFSİ

İNSAN VE NEFSİ

Nefis Kelimesinin Sözlük Anlamı: Can, kişi, öz, kendi, süfli arzular. Ayrıca pek beğenilen,

Görmedikleri halde, Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

Mülk, 12

GÜNÜN HADİSİ

"Allah katında, duadan daha kıymetli bir ibadet yoktur."

Tirmizî

TARİHTE BU HAFTA

*Muhammed Raşid Hz.lerinin Vefatı. (22 Ekim 1993) *Astronomi Alimi Uluğ Bey'in Vefatı(25 Ekim 1449) *Fatih Sultan Mehmed Han'ın Trabzon'u Fethi(26 Ekim 1461)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI