Cevaplar.Org implant

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-1

BİRİNCİ BÖLÜM: 1: NİFAKIN GENEL TARİFİ VE BAĞLANTI NOKTALARI: a) Nifak: “Küfrünü gizleyerek kendini mümin gösteren veya imanla küfür arasında bocalayan kimse anlamında (bir) terim (dir) Sözlükte “(tarla faresi) yuvasına girmek


Nail Yılmaz

naimyilmaz740@gmail.com

2017-02-23 17:07:11

BİRİNCİ BÖLÜM:

1: NİFAKIN GENEL TARİFİ VE BAĞLANTI NOKTALARI:

a) Nifak:  "Küfrünü gizleyerek kendini mümin gösteren veya imanla küfür arasında bocalayan kimse anlamında (bir) terim (dir)

Sözlükte "(tarla faresi) yuvasına girmek (ve) olduğundan başka türlü görünmek" anlamındaki nifâk masdarından türemiş bir sıfat olan münâfık kelimesi "inanmadığı halde kendisini mümin gösteren" kimse demektir. Kelimenin, "tarla faresinin bir tehlike anında kaçmasını sağlamak üzere yuvası için hazırladığı birden fazla çıkış noktasının birinden girip diğerinden çıkması" biçimindeki kök mânasından hareketle münafık, "dinin bir kapısından girip diğerinden kaçan çifte şahsiyetli kimse" olarak da tanımlanmıştır."(1)

Kur'an da nifak:

Nifak ehlinin tarif edildiği bir kısım Kur'an ayetlerinde münafıklar: 'görünüşte iman ettiğini söyledikleri halde hakikatte müminlere, Hz. Peygamber (a.s.m) ve Cenab-ı Hakka gizliden gizliye düşmanlık yapan kimseler' olarak tarif edilir. ( Bakara; 2/8, Âli İmran; 3/167, Mâide; 5/41)

a) "Kur'an'daki birçok ayet, müminler ve kâfirlerden başka, üçüncü bir inanç grupu olarak münafıklardan da bahsetmektedir. Münâfikūn adlı müstakil bir sure de mevcuttur. Bu ayetlerde münafıkların itikadi durumları, psikolojik yapıları ve ahlâkî bozuklukları, toplumsal hayattaki yerleri, Hz. Peygamber'e ve müminlere karşı tutumları, ahiretteki konumları ayrıntılı biçimde anlatılır.(2)

b) İ.İcaz da: "Kur'ân daki (nifakla ilgili ayetlerde geçen) nâs tabiri, nifakın bir taife veya bir, tabakaya mahsus olmayıp hangi taife olursa olsun,(bütün) insan nev'inde bulunması,"(3) ifadesiyle nifakın küresel boyutlu bir hastalık olup, insanlık haysiyet, şeref ve hukuklarını ihlâl eden sosyal bir tehlike olduğu belirtilmektedir.

c) Münafıklar topluluğu daha ziyade Medine de ortaya çıktığı için, nifak ile ilgili ayetlerin ekseriyeti 'Medeni' ayetlerdir. 'Mekki' ayetler çoğunlukla imana dair olmakla beraber nifakla ilgili olanları da vardır. (El- Ankebut 29/10-11 ve el Müdessir.74/31) gibi. Mekke münafıkları ile Medine münafıklarını ayıran temel farklılık ise, Mekke de başlayan nifak hareketleri daha ziyade ferdi boyutta, Medine'dekiler ise daha çok organize faaliyetler şeklinde ortaya çıkmıştır.(4)

b)Hadislerde nifak:

a) "Hz. Peygamber (as) münafıkları şahsen değil tip olarak tanımlıyordu. Bir hadiste imanla küfür arasında kalan münafık iki sürünün ortasında durup nereye katılacağını bilemeyen koyuna benzetilmiştir (Müsned, II, 88; Müslim, "Śıfâtü'l-münâfıķīn.", 17)(5) Bu kararsızlığın meydana getirdiği fitne, fesat ve kargaşada; "Nifakın cinayeti, İslâm üzerine pek büyüktür. Âlem-i İslam'ı zelzeleye maruz bırakan (en büyük dini musibetlerden birisi) nifaktır."(6)

Nifakın ortaya çıkış sebebi ve zamanı: Hint ulemasından merhum Ebul Hasan Ali en-Nedvi nifakın çıkış sebebi ve zamanı ile ilgili şu izahatı yapar: "Nifak iki zıt davet ile iki karşı gücün bir arada bulunduğu bir çevrede ortaya çıkar. Bu iki davetten birini diğerine tercih edemeyen, kararsız ve çıkarına düşkün kimseler nifaka başvurur "(7) demiştir.

1. Nifak ile küfrün, iman ve hidayetle irtibatı:

 İ.İcaz'da şöyle bir ifade vardır; "Cenâb-ı Hakk, imanın rükünleri içinde kutup sayılan (Allah'a ve ahiret gününe imana) tahsis etmesi, onların (münafıkların) kuvvetle iddia ettikleri iman, dine iman olmadığına işarettir. Çünkü bu iki rüknün de muktezasına amel ve itikad etmemişlerdir."(8) Çünkü onlar; "Zâhiren imana gelmişler, sonra kalben inkâr etmişler, sonra hakkı talep etmemişlerdir. Sonra (da) o dalâletten rücua kadir olmamışlardır ki, hakkı arasınlar."(9)

Nifak ehlinin makbul bir iman getirememeleri ile ilgili ileri sürdükleri mazeretleri mesnetsizdir. Çünkü: "Kur'ân-ı Kerim hidayeti (onlara) vermemiş değildir; hidayeti vermiş de bunlar kabul etmemişlerdir." Maatteessüf teklifi kabul etmemekle iki hüsrana birden maruz kalmışlardır. "Birisi, dalâlet hüsranıdır. İkincisi, hidayet gibi büyük bir nimeti kaybetmektir."(10)

Büyük âlimlerden Seyyid Şerif Cürcani  (Ta'rifatın da), imanı: "matbu, makbul, ma'sum, mevkuf ve merdut olmak üzere beş bölüme ayırır. Müellif: meleklerin imanını matbu, mü'minlerin imanını makbul, peygamberlerin imanına ma'sum, bidatçilerin imanına mevkuf iman derken, münafıklarınkine reddedilmiş anlamına gelen merdut iman adını vermektedir." (Cürcani, Ta'rifat, s. 40)(11)

Bu tespitlere göre: "İman teriminin küfür şirk ve nifak gibi itikadi kavramların merkezinde bulunduğu söylenebilir. Zira imanın tanımı, aynı zamanda onun zıddı olan küfür ve nifak terimlerini de belirlemektedir."(12)

2. Nifakın şüphe ile irtibatı: Münafıkların özelliklerinin anlatıldığı birçok Kur'ân surelerinde "kalplerinde hastalık bulunan" kimseler olduğu bildirilmektedir. Bu ayeti tefsir eden İslam âlimlerin çoğunluğuna göre bu hastalıktan kastedilen mana dinde nifak ve şüphe olduğu üzerinde ittifak edilmiştir.(13) Bununla beraber, her nifak bir şüpheyle başladığı gibi, her şüpheyi de nifakla irtibatlandırmak yanlış veya eksik bir tanımlama olur. Bununla ilgili geniş izahat ileriki sayfalarda gelecektir.

Lemalar isimli eserde ise, nifaka dönüşen bu şüphelerin nasıl meydana geldiği şöyle anlatılır." işlediğimiz herbir günah, kafamıza giren (imana dair) herbir şüphe, kalb ve ruhumuza yaralar açar. (O) Günahlardan Gelen yaralar ve yaralardan hâsıl olan vesveseler, şüpheler-neûzu billâh-mahall-i iman olan bâtın-ı kalbe ilişip imanı zedeler. Günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra, tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ısırıyor."(14)

3.Nifakın küfürle irtibatı:

İslami kaynaklara göre: "kişinin küfrünü ve kötülüklerini örtmesini ifade eden "nifak" ile Allah'ın hakkını örtmek anlamına gelen "küfür" kavramları benzer anlamlı terimlerdir."(15) Fakat bu benzerlik kısmidir, çünkü: "küfür;  bütün inkâr çeşitlerini içine alan ve nifaka göre daha şümullü bir mefhumdur. Nifak ise, umumi manadaki bu küfrün en bayağı şubelerinden birisidir. "(16) küfrü meydana geliş şekli ve sebepleri açısında dört sınıfa ayıran İslam âlimleri küfür ile ilişkili olan nifaka 'küfri-i nifak' demişlerdir. Yani, "küfri-i nifak. Kişinin inanılması gereken hususları diliyle ikrâr ettiği halde kalben tasdik etmemesidir."(17)

4.Nifakın şirkle irtibatı:

"Küçük şirk: Bazı amelleri yaparken Allah'ın dışında başkalarının da rızasını hesaba katmaktır. Böyle bir tavır riya ve münafıklıktır. Bu tür şirk Kur'an' da "onların çoğu Allah'a ortak koşmadan inanmazlar" (Yusuf. 12/106) ayetiyle ifade edilmektedir. Hz Peygamber'in (a.s.m) "Riya şirktir ve riyanın en basiti şirktir" sözleriyle sakındırmak istediği de bu şirktir"(18)

Bu hadis-i şerifin birçok manalarından bir manasını, Bediüzzaman şu şekilde izah etmiştir; " Umur-u uhreviyede haset ve müzahame ve münakaşa olmadığından, (müminlerle) münakaşaya (ve) rekabete kalkışan, ibadette riya ve nifak etmiş gibidir."(19)

5. Nifaka ve şirke düşen kalbin halleri:

a) Bakara Sûresinin, 19.ayetinin İşaratül-İcazdaki tefsirinde : "Kâfirlerin kalbleri gibi, münafıkların da kalbleri (nifakları sebebiyle) zulmet ve azap içinde bulunduğuna işaret (ettiği belirtilmiş.) Zira yaptıkları cinayet ve kusurlarından dolayı, vicdanları dahi onları tazip etmekten geri kalmıyor. Evet, bizzat yaptığı cinayetin cezasını gören bir adamın vicdanı müsterih " olamayacağına dikkat çekilmiş.(20)

Yine bir kısım Kur'an ayetlerinde " kalbin katılığı, eğriliği, paslanması ve perdelenmesi, kör olması, hatmedilmesi gibi çeşitli hallerinden bahsedilmesi, kalbin sürekli değişken bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Buna göre kalp körelme, kilitlenme, perdelenme (gibi) aşamalardan geçtikten sonra mühürlenir.

Bu son aşamadan sonra insanın manevi âlemlere ilgili tüm kapıları kapanır. Nitekim Resulü Ekrem (a.s.m) de bir duasında ; "Ey kalpleri sabit kılan Allah'ım, kalplerimizi dinimiz üzerine sabit kıl" (diyerek iltica etmesi) tasdik mahalli olan kalbin sürekli değişebildiği, halden hale geçmeye yakın olduğu ve Allah'tan değişmeyen sabit bir kalp için (devamlı) yardım istemek gerektiği" şeklinde anlaşılmaktadır.(21)

Dipnotlar

1-T.D.V. İslam Ansiklopedisi; cilt: 31, sayfa: 565-568

2- T.D.V. İslam Ansiklopedisi; cilt: 31, sayfa: 565-568

3-İ.İ'caz, sh: 124

4-Hasan Kurt, İslam İnancına Göre Nifak ve Münafık. Sh.93, Nesil Basım Yayın, İst. 2004

5- T.D.V. İslam Ansiklopedisi; cilt: 31, sayfa: 565-568

6- İ.İ'caz, sh: 122

7-Hasan Kurt, İslam İnancına Göre Nifak ve Münafık sh.89

8-İ.İ'caz: Sh: 125

9- İ.İ'caz: Sh: 160 

10- İ.İ'caz: Sh 158

11-Hasan Kurt, İslam İnancına Göre Nifak ve Münafık sh.44

12-Hasan Kurt, İslam İnancına Göre Nifak ve Münafık sh. 30

13- Hasan Kurt, İslam İnancına Göre Nifak ve Münafık sh. 97

14-Lem'alar, sh. 32

15- Hasan Kurt, İslam İnancına Göre Nifak ve Münafık sh. 64

16-Ali Rıza Temel, İslam Davası Ve Münafıklar, sh: 14 Bahar Yayınevi, Dilek Matbaası, İst.1978

17-T.D.V. İslam Ansiklopedisi; cilt: 31, s: 536

18-Hasan Kurt, İslam İnancına Göre Nifak ve Münafık. Sh: 69 2004

19-Hutbe-i Şamiye, sh. 98

20-İ.İcaz, Sh: 185

 21-Hasan Kurt, İslam İnancına Göre Nifak ve Münafık, Sh: 106

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

GÜNÜMÜZDE ÜÇ TÜRLÜ MÜSLÜMAN TİPİ GÖRÜNÜYOR

GÜNÜMÜZDE ÜÇ TÜRLÜ MÜSLÜMAN TİPİ GÖRÜNÜYOR

1-Çözümü şiddette ve kaba kuvvette gören, önüne gelene kâfir damgasını vuran, kâfir damg

ŞABAN AYI VE BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYECEK OLANLAR

ŞABAN AYI VE BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYECEK OLANLAR

"Şühûr-i selâse" denilen "üç aylar"ın ikincisi de Şaban ayıdır. Bilindiği gibi, üç ayla

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-7

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-7

2.İman ve nifak birbirine zıddır? a-“Hidayet ve dalalet birbirine zıt kavramlardır. (Çünk

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-6

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-6

4- KURUMSALLAŞMIŞ NİFAK VE MÜNAFIKLARLA İLGİLİ DAHA GENEL TESBİTLER: 1-NiFAK VE ZINDIKA:

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-5

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-5

b)Nifakın sosyal hayata bakan cihetleri: Kur’an münafıkların şahıslarını değil sıfatlar

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-3

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-3

3. Haramdan kaçınma İslâm’ın öngördüğü yasakların her birisi, hem fert ve toplum huzur

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-2

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-2

2. Merhamet: Karşılıklı hoşgörü, sevgi ve acıma duygusu Sosyal barışın önemli bir fakt

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-4

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-4

6. Münafık ahdi bozar. Sözünde durmaz: Tevbe suresinde:

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-3

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-3

3. MÜNAFIKLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ: Nifak ehlinin temel özelliklerinin ferdi hayata bakan yans

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-1

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-1

İslâm’da sosyal barış ve güven, Allah’ın büyük bir lütfu olarak ilan edilir. Aşağıd

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-2

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-2

2-İMAN VE NİFAK MUVAZENESİNDE NİFAKIN TEŞEKKÜLÜ VE KISIMLARI: “Kuran ve hadislerde kalbin

Elbette onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacaktır. Ancak O'na sizin takvanız erecektir. Onları bu şekilde sizin buyruğunuza verdi ki, size yolunu gösterdiğinden dolayı, Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz.

Hac:37

GÜNÜN HADİSİ

Kurban hakkında

"Kim gönül hoşluğu ile,sevabını Allah'tan umarak kurbanını keserse,o kurban onu ateşten koruyan bir perde olur"Tergib ve Terhib:2/155

TARİHTE BU HAFTA

*Kanije müdafaası(18 Kasım 1601) *Hz.Fatıma'nın(r.anha) Vefatı(22 Kasım 632) *İstanbul'un Müttefikler Tarafından İşgali(23 Kasım 1918) *Alparslan'ın Şehadeti(24 Kasım 1072) *Öğretmenler Günü(24 Kasım)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI