Cevaplar.Org

KUR’AN-I KERİM’İN İKTİDAR OLMA ŞARTI: ÇİLE ÇIKARMA!

Hakkın iktidarı çileden geçer. Kur’an-ı Kerim salihlerin iktidarı için manevi olgunlaşmayı şart koşar. Bu sosyolojik ve psikolojik düzeyde ehil hale gelme ve kemal bulma kıvamıdır. Kur’an-ı Kerim çok defa bu meseleye temas eder. Secde Suresi 24’nücü ayet bunu ifade etmektedir.


Mustafa Özcan

mustafaahmetozcan@gmail.com

2017-01-16 11:41:53

Hakkın iktidarı çileden geçer. Kur'an-ı Kerim salihlerin iktidarı için manevi olgunlaşmayı şart koşar. Bu sosyolojik ve psikolojik düzeyde ehil hale gelme ve kemal bulma kıvamıdır. Kur'an-ı Kerim çok defa bu meseleye temas eder. Secde Suresi 24'nücü ayet bunu ifade etmektedir.

وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُوا وَكَانُوا بِآيَاتِنَا يُوقِنُونَ

Sabrettiklerinde onlardan, bizim emrimizle doğruya ileten önderler kıldık (çıkardık). Onlar ayetlerimize de kesin olarak inanıyorlardı. Burada iktidar şartı olarak 'lemma saberu/لَمَّا صَبَرُوا ' 'ifadesi kullanılmaktadır ki, çile dönemlerinden geçtiklerinde, aştıklarında tabir caizse içtimai ve enfüsi dairede çile çıkardıklarında, olgunlaştıklarında demektir. Demek ki zaferlerin de çile dönemlerine ihtiyacı bulunmaktadır. Kur'an-ı Kerim zaferlerin tarihini vermiyor, sadece içtimai şartına dair ipuçları vermektedir. Tarihten bahsetmiyor, iktidara hazır hale gelmekten yani olgunlaşmaktan bahsediyor. Günümüzdeki İslami kesimleri olgunlaşmadan ihtiyarlatan yöntemin yanlışlığı veya eksikliği olsa gerek. Belki de ihtiyarlamak olgunlaşmanın fiziki belirtisidir.

 Fransızca 'harcèlement' kelimesi yaşlanma anlamına gelmektedir. İktidarın genellikle insanı değiştirdiği ve yaşlandırdığı varsayılmaktadır. Bunu sorumluluk mevkiinde olanlar için söylemek mümkündür. Dolayısıyla iktidar dertleri artırır ve sorumlu insanları yaşlandırır. Sorumluluk taşımayan kimseler ise iktidardan lezzet alabilirler, bu da onları dinç ve zinde tutabilir. 

İslami kesimler veya hareketler ise daha iktidara gelmeden yaşlanma emaresine tutuldular ve yaşlanma belirtileri göstermeye başladılar. Mısır'da Cemaat-ı İslamiye'nin tarihi şahsiyetlerinden Abud Zümer 'ben iktidarda olsaydım' mealinde yazmış olduğu bir makalede Muhammed Abduh'un siyaseti üç talakla boşaması gibi dört defa ' la kadderallah' ifadesini kullanmıştır ki Allah göstermesin anlamına gelmektedir

Geçmişte iktidar için mücadele eden ve savaşanlar şimdi onun ağırlığı altında ezilmekte ve iktidar sorumluluğundan kaçınmakta, teberri etmektedirler. Maalesef Sisi gibi çocuksu liderler ise kendilerini iktidarın cazibesine kaptırmışlardır. Lenin'e 'devrim çocuksuluğu' diye bir söz atfedilmektedir.' Hadiste bu 'imaretü's sibyan/çocuksu yönetimler' olarak anlatılmaktadır. Bu tür sorumsuz yönetimler milletin başında boza pişirirler.

Ulus devletler zemininde Osmanlı'nın bakiyesi tarzında gelişen ve onun sahipsiz bıraktığı meşaleyi, misyonu taşımak isteyen hareketler gerçekten de vuslata kavuşamadan yaşlandılar. Şimdi geldikleri en tepede tutunma mücadelesi veriyorlar; yoksa yüksek bir irtifadan aşağıya düşecekler. Nahda Partisi ve Gannuşi'nin gözden geçirmeleri bu ortamda gerçekleşmektedir. Bununla birlikte manevi sermayeyi tüketmek üzere bulunuyorlar. Manevi sermayeyi safra gibi atsalar da siyasi sermayeyi kurtarabilecekler mi? Manevi sermayeyi tükettikten sonra kitleler nezdinde itibarlarını muhafaza edebilecekler mi yoksa herhangi bir siyasi parti haline mi gelecekler? Bu durumda 'tercih bila müreccih (tercihe değmeyen tercih)' pozisyonuna düşecekler ki, bu durumda kitleler nezdinde sahip oldukları manevi ve kimlik avantajlarını da yitirecekler. 

Azzam Temimi'nin ifadesiyle Nahda Partisi siyası alana çekilerek manevi alanı sivil topluma terk etmektedir. Ancak nerede bu sivil toplum? Bu karşılığı olmayan havada bir sözdür ve bunun hazır bir mekanizması da yoktur. Manevi sermayeyi tükettikten sonra acaba siyasi sermayeyi koruyabilecekler mi? Manevi sermayesini kaybeden hareketler genelde baş aşağıya gitmekte veya götürmektedir.

Gannuşi'nin de iyi bildiği gibi Maide Suresinin 54'üncü ayeti bize bu durumu anlatmaktadır: " Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah'ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir."

Yorulan ve beceremeyen daha doğrusu ehil olmayan kenara çekilir. Yeni aktörlerle birlikte nöbet devri, yarışı devam eder. Nitekim Vanizade Mehmet Efendinin de ortaya koyduğu gibi Allah Arapların yerine Türkleri ikame etmiştir.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

İNSAN VE MÜKELLEFİYET

İNSAN VE MÜKELLEFİYET

Teklif nedir? Bir işi yapmak üzere birisine sunmak. Birisine bir işi yüklemek. Mükellef ne de

İNSANLAR VE ALLAH’IN MESCİTLERİ-2

İNSANLAR VE ALLAH’IN MESCİTLERİ-2

9.Allah, Mescitleri Korur: “… Allah, insanların bir kısmını bir kısmı ile defetmeseydi,

GÜNÜMÜZDE PEYGAMBER VARİSİ OLMA ÖZELLİKLERİNİ TAŞIYAN ALİMLER VAR MIDIR?

GÜNÜMÜZDE PEYGAMBER VARİSİ OLMA ÖZELLİKLERİNİ TAŞIYAN ALİMLER VAR MIDIR?

Sordular: -Hocam! Günümüzde Peygamber varisi olma liyakatini hakkıyla taşıyan alimler var mı

İNSANLAR VE ALLAH’IN MESCİTLERİ-1

İNSANLAR VE ALLAH’IN MESCİTLERİ-1

Sözlükte Cami: Toplayan, bir araya getiren. Terim olarak cami: Cemaati toplayan büyük cami. Cum

İLİM VE ALİM

İLİM VE ALİM

Allah, tarih boyu kitap göndermekle ve peygamber görevlendirmekle bütün insanlığı alim yapmak

İNSAN VE İRADESİ

İNSAN VE İRADESİ

İrade Kelimesinin sözlük anlamı: Dilemek, arzu etmek, tercih etmek, bir hususta karar vermek.

İSLAM ÂLEMİNİNİN HASTALIKLARI

İSLAM ÂLEMİNİNİN HASTALIKLARI

a) Cehalet, İhtilaf, Yoksulluk Evet, İslam âleminin en büyük düşmanı cahillik, ayrılık ve

NEFSİNİ GÜZEL HUYLARLA SÜSLEMEK

NEFSİNİ GÜZEL HUYLARLA SÜSLEMEK

Nefsini kötü vasıflardan temizledikten sonra aşağıdaki güzel vasıflar ile kendini süslemeye

ÖLÜME HAZIRLANILMAZ, HAZIRLIKLI YAŞANIR

ÖLÜME HAZIRLANILMAZ, HAZIRLIKLI YAŞANIR

Ölüme hazırlanılmaz, hazır olunur, hazırlıklı yaşanır. Çünkü ölüm, “hazırlıkları

EVLİYÂDAN SEÇME NASÎHATLER

EVLİYÂDAN SEÇME NASÎHATLER

1. Şeyh Muhyiddin Arabî (kuddise sirruh) buyuruyor ki: a. Kim şeriat terazisini elinden bir an o

İNSAN VE NEFSİ

İNSAN VE NEFSİ

Nefis Kelimesinin Sözlük Anlamı: Can, kişi, öz, kendi, süfli arzular. Ayrıca pek beğenilen,

"Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla ve bizi bağışla, şüphesiz ki sen her şeye kadirsin."

Tahrim, 8

GÜNÜN HADİSİ

Diğer bir kişi katılmaksızın, iki kişi aralarında fısıldaşmasın.

Buhari

TARİHTE BU HAFTA

*Muhammed Raşid Hz.lerinin Vefatı. (22 Ekim 1993) *Astronomi Alimi Uluğ Bey'in Vefatı(25 Ekim 1449) *Fatih Sultan Mehmed Han'ın Trabzon'u Fethi(26 Ekim 1461)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI