Cevaplar.Org casino maxi

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-140

Ders: Dördüncü Şua, Birinci Mertebe-i Nuriye-i Hasbiye: İzah: Prof. Dr. Alaaddin Başar *Saadet-i dareyn, (iki dünyanın saadeti) ehl-i imanadır. Bunu bazıları yanlış anlıyorlar. Bazıları hasta, bazıları zulüm görüyorlar, bazıları fakir. Peki, nasıl iki dünya saadeti Müslümanların? Şimdi, refah başka, saadet başkadır. İnsan refah içinde olmayabilir ama mesut olabilir.


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2016-11-14 09:58:35

Ders: Dördüncü Şua, Birinci Mertebe-i Nuriye-i Hasbiye:#116114-11612

İzah: Prof. Dr. Alaaddin Başar

*Saadet-i dareyn, (iki dünyanın saadeti) ehl-i imanadır. Bunu bazıları yanlış anlıyorlar. Bazıları hasta, bazıları zulüm görüyorlar, bazıları fakir. Peki, nasıl iki dünya saadeti Müslümanların? Şimdi, refah başka, saadet başkadır. İnsan refah içinde olmayabilir ama mesut olabilir.

Zaten iman başlı başına bir saadet. İmanlı insan biliyor ki, ben sahipsiz değilim, maliksiz değilim, Halıksız değilim. Ben Allah'ın eseriyim, Onun esmasının tecelligahıyım.. Bu saadet zengin fakir bütün Müslümanlarda var. Yine 'bu dünyada Onun misafiriyim, bütün azalarımı o takmış, bana ulaşan bütün nimetleri O veriyor, bu da ayrı bir saadet.

Sonra 'ölüm hiçlik değil, yokluk değil, baki bir hayata açılan bir kapı" Bu da bir saadet. Yoksa saadet sadece güzel evlerde oturup bol bol yeme içme değil. Asıl saadet bunlar yani. Onun için Üstad imanın saadeti dareyni netice verdiğini söylüyor; "iman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder."(Sözler, s: 314)

*"Hem o şuur-u imaniyle rikkat-i cinsiye ve şefkat-i akraba yüzünden gelen hadsiz teellümattan kurtulup, hadsiz bir zevk-i ruhanî duydum."(Şualar, s: 62) Tabii dostlarımızın problemleri oluyor, hastalıkları oluyor ila ahir..Hani Üstad diyor ya; "Allah'ın rahmetinden fazla rahmet edilmez." Onlar bizim akrabamız, Allah'ın kulları. Onlara karşı yapmamız gereken bir görev varsa yapacağız. Hasta iseler tedavi için çalışacağız, ziyaretine gideceğiz ve saire. Ondan sonra yapacağımız bir şey yok, tevekkülle neticeyi bekleyeceğiz. Öyle olmazsa çok elem çekeriz.

Mesela bazı arkadaşlarımız birçok hastalıklara duçar olmuşlar, bizler bu durmadan rahatsızız. Ama ne yapacaksın? Bizim dostumuz, kardeşimiz diye üzülüyoruz ama onlar Allah'ın kulları. Cenab-ı Hak onlara bizden çok çok yakın. Üzerlerinde devamlı tasarruf ediyor, yedikleri gıdaları hücre haline getiriyor, kanlarını temizliyor ila ahir. Trilyonlarca daha icraat yapıyor Cenab-ı Hak o insanlarda. Biz arada bilir hatırlıyor, üzülüyor, dua ediyoruz.

Bu gibi elemlerden hasbuna'yı okuyunca kurtuldum diyor. Allah bize kâfi, Hem onların Rabbi, hem benim Rabbim. Ve onlara benden çok daha fazla şefkatli.

* "O hadsiz rahmetine"(Şualar, s: 62) Bu dünyada hadsiz Rahmet tecellilerine mazhar olmuşuz. Saçımızdan, gözümüze kadar bütün maddi ve manevi aza ve organlarımız rahmet.

Dışarı çık; hava rahmet, su rahmet ilaahir kâinat bütünüyle hizmetimize sunulmuş bir rahmet. Madem bu rahmetle kâinatta besleniyoruz, büyüyoruz, kabir de bu dünyadan daha güzel. O halde bu rahmet orada da devam edecek yani. En kâmil şekilde de Cennette inşallah.

*Bir yakınımız hastalandığında dua ederiz, esbaba teşebbüs ederiz, önce fiili duamızı yaparız, tedavi yollarını ararız, kavli duamızı eksik etmeyiz, üzülmek de bir duadır, üzülürüz. Ama aşırı şekvaya gitmek bizim aleyhimize olur..

*"Bir vâlide veledinin lezzetiyle, zevkiyle, rahatıyla zevklenmesi gibi; ben de o bütün şefkat ettiğim zâtların, o rahmetin himayeti altındaki necatlarıyla ve istirahatlarıyla zevklendim ve ferahlandım ve çok derin şükrettim."(Şualar, s: 62) Üstad bakın neler hissetmiş, neler yaşamış. Dışarıdan bakan bir adam diyor ki; "Zavallı adam hapislere düşmüş, eziyetler çekmiş." Burada bakıyoruz, üstad ne saadetler yaşamış. Zavallı olan bizlermişiz.

*"Hem o şuur-u imaniyle, netice-i hayatım ve sebeb-i saadetim ve vazife-i fıtratım olan Resail-ün Nur.(Şualar, s: 63) Üstad imanların kurtulmasına vesile olmakla fıtraten vazifeli. Öyle yaratılmış yani. Müthiş bir şefkati var. Kendi ifade ediyor ya; gençliğin veya sefahatta gidenlerin veya dalalete gidenlerin, menfi cereyanlara kapılanların durumunu yangında yananlara benzetiyor. Bir yerde diyor ki; "Karşımda müdhiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeğe, imanımı kurtarmağa koşuyorum.." (Tarihçe-i Hayat, s: 629)

İşte o şefkat bir dua olmuş. "Sual ve cevab, dâî ve sebeb, ikisi de Hak'tandır."(Sözler, s: 464) diyor. Sual o şefkati olmuş, cevabı ise Risale-i Nur olmuş, Külliyat kendisine ilham edilmiş. O manada "Yazılarımda ne kadar güzellik ve tesir bulunsa, ancak temsilât-ı Kur'aniyenin lemaatındandır. Benim hissem; yalnız şiddet-i ihtiyacımla talebdir ve gayet aczimle tazarruumdur. Derd benimdir, deva Kur'anındır.(Mektubat, s: 377) diyor. Bunu dert etmiş yani. Neyi dert edinmişsen ona göre derman verilir. Milletin imanının kurtulmasını dert edinmiş, ona göre de Risale-i Nur Külliyatı ona ihsan edilmiş.

*İnsanın mahiyetinde kemâle karşı bir sevgi fıtraten var. Cenab-ı Hakkın ise bütün esma ve sıfatları mutlak kemâlde. Hatta mahlûkatta bulunan bütün kemal ve cemaller Cenab-ı Hakkın kemal ve cemalinin bir sürü perdelerden geçmiş sönük bir yansıması. O halde Cenab-ı Hak Mahbubu-u lizatihidir, bize olan ikramları, ihsanları hiç olmasaydı bile sırf sevilmesi için bu hususiyet kâfi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-177

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-177

Ders: Kastamonu Lahikası (s: 96) İzah: Prof. Dr. Şener Dilek İzah edilen kısım: Bugünlerde

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-176

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-176

Ders: Muhakemat, Birinci Makale, Sekizinci Mesele, Beşinci Bela İzah: Prof. Dr. Ahmed Akgündüz

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-175

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-175

Ders: İşaratü’l İ’caz, s: 40 İzah: Prof. Dr. Şener Dilek İzah edilen kısım: اَلّ

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-174

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-174

Ders: Asa-yı Musa, s: 105(Ayetü’l Kübra Risalesinden) İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-173

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-173

Ders: 13 Lem’a, 10. İşaret İzah: Prof. Dr. Alaaddin Başar İzah edilen kısım: İblis'in e

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-172

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-172

Ders: Emirdağ Lahikası(s: 181) İzah: Prof. Dr. Şener Dilek İzah edilen kısım: “Risale-i N

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-171

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-171

Ders: 13. Lem’a, 9. İşaret İzah: Prof. Dr. Alaaddin Başar *İnsanlar içinde manen atom kad

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-170

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-170

Ders: Şualar; 319, (13. Şuadan) İzah: Prof. Dr. Şener Dilek İzah edilen kısım: Ve asıl h

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-169

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-169

Ders: Muhakemat (s: 69,) Birinci Makale, Dördüncü Mesele İzah: Prof. Dr. Şener Dilek

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-168

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-168

Ders: 19. Söz, 10, 11, 12.Reşhalar İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *“Bilirsin ki: En ziya

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-167

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-167

Ders: 18. Söz İzah: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi *Cenab-ı Hak bu dünyayı kulluk için bir

O gün ne mal fayda verir, ne de evlat. Ancak Allah'a selim bir kalb ile gelenler (fayda görürler.)

Şuara, 88-89

GÜNÜN HADİSİ

İlimden istediğiniz kadar öğrenin. Vallahi onunla amel etmedikçe ilim toplamakta ecir kazanamazsınız. (İ.hatip takvimi)

TARİHTE BU HAFTA

*Eğriboz Adası'nin fethi(12 Ağustos 1470) *Kanuni Sultan Süleyman Han'in Tebriz'i fethi(13 Ağustos 1534) *Haçlı Ordusu'nun Kudüs katliami (15 Ağustoz 1099) *Gölcük Depremi(17 Ağustos 1999) *Misak-i Milli'nin TBMM'de de kabûlü(19 Ağustos 1920)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI