Cevaplar.Org

MÜSLÜMANCA BAKIŞ

Allah, bize yaş ve kuru her şeyi içinde toplayan,(1) her konuya ışık tutan(2) bir kitap göndermiş, her hareketi ölçü olan bir Peygamberi(3) de bize öğretmen olarak tayin etmiş,(4) bizden de her şeye ve herkese müslümanca bakış istemiştir. “Bu gün sizin dininizi kemale erdirdim. Size olan nimetimi tamamladım ve din olarak da size İslam’ı seçtim.”(5) buyurmuş; adetâ, hoşnutluğumu, bu dini yaşamanıza, bu dine göre düşünmenize, bu dine göre adım atmanıza bağladım, demiştir.


Vehbi Karakaş

vehbikarakas@hotmail.com

2016-10-30 15:17:32

Allah, bize yaş ve kuru her şeyi içinde toplayan,(1) her konuya ışık tutan(2) bir kitap göndermiş, her hareketi ölçü olan bir Peygamberi(3) de bize öğretmen olarak tayin etmiş,(4) bizden de her şeye ve herkese müslümanca bakış istemiştir. "Bu gün sizin dininizi kemale erdirdim. Size olan nimetimi tamamladım ve din olarak da size İslam'ı seçtim."(5) buyurmuş; adetâ, hoşnutluğumu, bu dini yaşamanıza, bu dine göre düşünmenize, bu dine göre adım atmanıza bağladım, demiştir.

Yine buyurmuştur ki: "Kim İslam'dan başka din ararsa, (yani her kim Müslümanca bakışın dışına çıkarsa, Kur'an ve sünnete aykırı bir bakış ortaya koyarsa) o şey, ondan asla kabul edilmeyecektir. Ve o insan, ahirette hüsrana uğramışlardan olacaktır."(6) Yani iflah olmayacaktır.

Yüce Allah'ın, bizlerden "Müslümanca Bakış" istediğine dair delilleri saymakla bitiremeyiz. Mesela, her gün deveye, göğe, dağlara ve yere bakan adama tekrar tekrar "bak" diyor. Her gün onlara bakan adama "bak" demesi, "Müslümanca Bak", demektir.

"İnsan yiyeceklerine baksın."(7) Onlar nasıl hazırlanıp sofrasına geliyor, bir düşünsün. "İnsan neden yaratıldığına bir baksın."(8) Kâinat nasıl bir damlaya (meni), bir damla nasıl mükemmel bir insana dönüştürüldü, bir düşünsün. "Allah'ın rahmetinin izlerine bir bak."(9) "Onlar deveye bakmazlar mı, nasıl yaratılmış, göklere bakmazlar mı nasıl yükseltilmiş, dağlara bakmazlar mı nasıl dikilmiş, yere bakmazlar mı nasıl döşenmiş?"(10)

İşte bu ve benzeri ayetleriyle Allah, farklı bir bakış istiyor. Adeta, "kendince değil, halkça değil, Hak'ça bak, her şeye Yaratıcıları hesabına bak, onların üzerindeki esma-ı hüsnanın tecellilerini gör; gör de: "Ey sanatında akılları hayrete düşüren Yüce Sanatkâr! Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim, de," diyor.

Her şeyin Allah'ın eseri olduğunu bilen her şeyi güzel görür. Her şeyi "güzel gören, güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır."(11) Bu düşünceye sahip olan kahırda lutfu görür.

"Gelse celalinden cefa,

Yahut cemalinden vefa,

İkisi de cana safa,

Kahrın da hoş, lutfun da hoş."

Der.

Geceyi. Karanlık değil, libas;(12)

Hastalığı: Sıhhat;

Musibet ve acıları: Günahların silgisi ve derecelerin yükselticisi veya

Cennete çıkaran bir asansör,

Dünyayı: Bir misafirhane, bir kışla, Allah'ın güzel isimlerinin bir aynası, ahiretin bir tarlası;

Kendini: Bu dünyada Allah'ın bir misafiri; bir memuru, bir askeri;

Namaz gibi ibadetleri: Talim ve cihad;

Ölümü: Yokluk değil, hayat, terhis tezkeresi, yer değiştirme, ebedî âleme doğuş;

Kabri: Ebedî âleme açılan bir kapı görür.

Bu görüş ve bakış, onu, karamsarlıktan ve ümitsizlikten kurtarır, umutla doldurur. Bu bakışa sahip olanın morali bozulmaz. Bu bakışla insan, olayların tazyikinden kurtulur, kanatlanır, dünya ve ahiretin cennetine uçar.

Müslüman, "bana göre" diyerek İslamiyet'e aykırı fikir beyanında bulunamaz.(13) Her hangi bir meselede çıkmaza girdiğinde meselesini Allah'a ve Rasulüne götürmekle yükümlüdür.(14)

Müslüman, Allah taraftarıdır, Peygamber taraftarıdır, Kur'an taraftarıdır. Allahca, Peygamberce ve Kur'anca düşünecektir. Onun içindir ki Hz. Peygamber (sav): "Kim, bi­zim dinimizde olmayan bir şeyi ortaya koyarsa o, (kişi ve işi) makbul değildir, merduddur, (reddedilmiştir)."(15) buyurmuştur.

Haftalık yazılarımdan birisinin adı, "Hastalıklara Müslümanca Bakış" şeklinde idi. Ardından "Musibetlere Müslümanca Bakış" "Engelliliğe ve engellilere Müslümanca Bakış" yazıları geldi. Bu yazılar, "MÜSLÜMANCA BAKIŞ" kitabımızın çekirdeği oldu. Yanlış bakışların ve bilgi kirliliğinin yaygın olduğu bir devirde her şeye Müslümanca bakmaya şiddetle ihtiyaç vardı. Bunun için kitabımızın adına

Engelliliğe, Gençliğe, İhtiyarlığa, Hastalıklara, Musibetlere, Ölüme, Teröre, Şahsiyetlere, Irkçılığa, Siyasete, Ehl-i Beyte, Çevreye, Olaylara MÜSLÜMANCA BAKIŞ dedik.

Bu yazı, İstanbul-2016 tarihinde Nun Yayınları tarafından basılıp okurlara arz edilmiş "Müslümanca Bakış" kitabımızın bazı değişiklikler ve eklemeler yaparak kaleme aldığımız önsözüdür.

-Neden Müslümanca bakış?

-Her şeye Müslümanca bakışta sevap, Müslümanca olmayan bakışlarda da azap vardır da ondan. İnsan başıboş olmadığı gibi,(16) bakışları da başıboş olamazdı.

Müslümanca bakış, Allah'ın emri, Peygamberimizin de sünnetidir. Müslümanca bakış, İslâm'ın ürünüdür. İslâm Allah'ın ürünüdür. Onun içindir ki İslâm ekmeldir, mükemmeldir, kusursuzdur. Çünkü İslâm'ın sahibi olan Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir.

Elhamdülillah, dedim; bu güzel düşünceyi bana ilham eden Allah Teâlâ'ya sonsuz hamd ü senalarımı arz ettim ve ediyorum. Elindeki Kur'an'la bize "Müslümanca Bakışı" öğreten model insan ve son Peygamber'e de sonsuz salat ve selamlarımı sundum ve sunuyorum.

Bu kitabın merakla ve dikkatle okunacağına inanıyor, faydalı olmasını da Cenab-ı Hak'dan niyaz ediyorum.

Dipnotlar

(1) Bkz. En'am, 6 / 59

(2) Bkz. Nahl, 16 / 89; Al-I İmran, 3 / 138; Yusuf, 12 / 111

(3) Bkz. Ahzab, 33 / 21

(4) Bkz. Bakara, 2 / 129, 151; Cuma, 62 / 2

(5) Maide, 5 / 3

(6) Al-I İmran, 3 / 85

(7) Abese, 80/24

(8) Tarık, 86/5

(9) Rum, 30/50

(10) Ğaşiye, 88/11-14

(11) Mektubat, Hakikat Çekirdekleri, 50

(12) Bkz. Nebe',

(13) Bkz. Ahzab, 33 / 36

(14) Bkz. Nisa, 4 / 59

(15) Buhârî, İ'tisâm, 20; Müslim, Ekdiyye, 17; 18; Ebû Dâvud, Sünnet, 5; İbn Mâce, Mukaddime, 2.

(16) Bkz. Mü'minûn, 23/115. Ayet şöyle: "Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

TUHFE-İ RAMAZAN (RAMAZAN HEDİYESİ)-1

TUHFE-İ RAMAZAN (RAMAZAN HEDİYESİ)-1

Kıymetli ziyaretçilerimiz, bir bakıma hüzünle geçen bu Ramazan ayımız, belki birçok mümin

TUĞYAN VE TAĞUT

TUĞYAN VE TAĞUT

I-Tuğyan Tuğyan sözlükte; taşma, hiddetlenme ve azma demektir. Terim olarak tuğyan; azgınl

FITIR SADAKASI

FITIR SADAKASI

Ramazan Bayramına kavuşan ve artıcı nitelikte olmasa da temel ihtiyaçları dışında nisap mik

92 MADDE İLE EHL-İ SÜNNET AKÎDESİ

92 MADDE İLE EHL-İ SÜNNET AKÎDESİ

. Allah Teâlâ vardır, birdir, yani şeriki (ortağı) yoktur. 2. Hiç bir şey (ne zatında ne d

ZEKÂT HAKKINDA ON ÜÇ SORUYA CEVAP

ZEKÂT HAKKINDA ON ÜÇ SORUYA CEVAP

Zekât konusuna açıklık getirebilmek için, konuyu soru-cevap şeklinde ele almak faydalı olacak

ŞEYHÜLİSLAM M.SABRİ EFENDİ’NİN BİR TENKİDİNE BİR TAVZİH

ŞEYHÜLİSLAM M.SABRİ EFENDİ’NİN BİR TENKİDİNE BİR TAVZİH

Geçen aylarda, merhum şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’nin Muhammed Uysal beyefendi tarafından

EN DOĞRU YOL

EN DOĞRU YOL

SORU: Zamanımızda kafa karıştırmak için ortaya atılan fikirlerden bunaldık, bize en doğru

HZ. MUHAMMED (S.A.V.)’E NİÇİN VE NASIL SALAVAT GETİRİLİR?

HZ. MUHAMMED (S.A.V.)’E NİÇİN VE NASIL SALAVAT GETİRİLİR?

Hz. Muhammed (s.a.v.)’e salâvat getirme hususu bu günlerde tartışma konusu yapılınca bu yaz

EN GEREKLİ TAVSİYELER

EN GEREKLİ TAVSİYELER

SORU: Bize en gerekli tavsiyeleriniz nelerdir? 1. DELİL İLE ALLAH’I TANIMAK Kendi nefsi

KUR’AN’DA FASIK

KUR’AN’DA FASIK

Sözlükte fasık, belli sınırları aşan kişi demektir. Terim olarak fasık, Allah’ın emirle

İNKÂRCILARIN AMELLERİ VE GÖRECEKLERİ AZAP

İNKÂRCILARIN AMELLERİ VE GÖRECEKLERİ AZAP

1-İnkârcıların Amelleri Boşa Gider İnkârcıların amellerinin boşa gideceğini haber veren

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.

Tevbe, 119

GÜNÜN HADİSİ

"Kişi, dostunun dini üzeredir. Bu nedenle, kiminle dost olacağına dikkat etsin!"

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

TARİHTE BU HAFTA

*Sultan Abdulaziz Han Şehid Edildi.(4 Haziran 1876) *Kırım'ın Fethi(6 Haziran 1475) *Süleymaniye Camii İbadete Açıldı(7 Haziran 1557) *EFENDİMİZ'İN (s.a.v.) DÂR-I BEKA'YA İRTİHALİ(Vefatları)(8 HAZİRAN 632) *Hz.Ebubekir (r.a.)Halife Seçildi(9 Haziran

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI