Cevaplar.Org

ASR-I SAADET HATIRALARI-62

ABDULLAH BİN CAFER’İN(R.A) BİR CİVANMERTLİĞİ Abdullah bin Cafer(r.a) Mute savaşının büyük şehidi Cafer bin Ebu Talib(r.a)’ın oğludur. Kendisi güzel Kur’an tilaveti ve ilminin çokluğu ile tanınmıştır. Ama bunların verasında onu en çok tanıtan vasfı cömertliğiydi. Bu hasleti ile alakalı birçok menkıbeler kitaplarımızda yazılıdır. Biz de daha önce bir iki tanesine yer vermiştik.


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2016-10-17 15:11:29

ABDULLAH BİN CAFER'İN(R.A) BİR CİVANMERTLİĞİ

Abdullah bin Cafer(r.a) Mute savaşının büyük şehidi Cafer bin Ebu Talib(r.a)'ın oğludur. Kendisi güzel Kur'an tilaveti ve ilminin çokluğu ile tanınmıştır. Ama bunların verasında onu en çok tanıtan vasfı cömertliğiydi. Bu hasleti ile alakalı birçok menkıbeler kitaplarımızda yazılıdır. Biz de daha önce bir iki tanesine yer vermiştik.

Şimdi onlardan birisini daha Tecrid-i Sarih Tercümesinden nakletmek istedik, ruhu şâd olsun..

Zübeyir bin Avvam hazretlerinin kendisine bir hayli borcu varmış. Hz. Zübeyir vefat ettiğinde oğlu Abdullah bin Zübeyir(r.a) Abdullah bin Cafer'e gelerek;

-Babamın evrakı arasında bulduğum bir varakada sizde babamın şu kadar bin dirhem alacağı olduğu anlaşılıyor' der. Abdullah bin Cafer(r.a) hiç tereddüt etmeden;

-Baban doğrudur, ne zaman almak istersen bu para emrine hazırdır diye cevap verir. Bir müddet sonra buluştuklarında Abdullah bin Zübeyir(r.a);

-Affedersiniz, ben vehmetmişim. Babamın sizde değil, sizin babamda bu kadar alacağınız olduğunu anladım" demiş. Fakat İbn-i Cafer;

-Artık bu parayı sizden almak istemem" diyerek bu parayı İbn-i Zübeyir'e bağışlamıştır.

HZ. PEYGAMBERİN TORUNUNA SEVGİSİ

Torun sevgisi ile alakalı büyüklerimizden hepimiz çok şeyler duymuşuzdur. Bizim kültürümüzde de torunlar çok sevilir. Peygamber Efendimiz de torunlarını çok sever, onlarla çok hemhal olurdu. Bu konuda da Siyer ve hadis kitaplarında birçok rivayetler vardır. Biz yine Tecrid-i Sarih Tercüme ve Şerhinden bir hadise nakletmek istedik;

"Ebu Hureyre(r.a) anlatıyor; "Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün hane-i saadetten çıkarak, ne o bana ne ben ona bir şey söylemeyerek, Kaynuka çarşısına gelinceye kadar yürüdü. Sonra buradan dönüp Fatıma(r.a)'nın evinin bir kenarında oturdu. Ve Hazret-i Hasan'ı kast ederek;

-Küçük orada mısın küçük orada mısın?(veya "Ey küçük yaramaz orada mısın?) diye sordu. Hz. Fatıma çocuğun derhal evden çıkmasını biraz erteledi. Zannederim bu az zaman içinde çocuğu validesi ya giydirmişti yahut saçını başını yıkayıp taramıştı. Sonra çocuk süratle koşarak geldi. Resul-i Ekrem çocuğu kucakladı ve öpüp kokladı. Sonra;

-Allah'ım sen bu çocuğu sev, bunu seveni de sev diye dua buyurdu.

Kaynaklar

1- Kâmil Miras, Tecrid-i Sarih Tercümesi ve Şerhi, Cilt:6, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara-1974

2- Kâmil Miras, Tecrid-i Sarih Tercümesi ve Şerhi, Cilt:7, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara-1978

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.

SAFF, 3

GÜNÜN HADİSİ

"Yâ Resûlâ'llâh, müslümanların hangisi efdaldir?" diye suâl ettiler. "Müslümanlar; dilinden elinden selâmette kalandır." cevâbını verdiler.

BUHARİ, KİTÂBÜ'L-ÎMÂN, Ebû Mûsâ el-Eş'arî (r.a.)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI