Cevaplar.Org

ŞEMSEDDİN TUĞRUL

13 Temmuz 2009 tarihinde Şemseddin Tuğrul Ağabeyin Van’daki dükkânındayız. Van hizmetlerinin dinamosu Celal Huyut götürdü bizi. Şemseddin Ağabeyin anlattıklarından; Bediüzzaman Hazretlerinin batılı tasvir eden menfi konuşmalara asla izin vermediğini, hatta tahammül dahi etmediğini öğrenmiş olduk. Misafirine, ‘bu konuyu kapat’ demese sohbetin nerelere doğru gideceğini biz bilemiyoruz. Belki de Hz. Üstad için muhatabın konuşma üslubu uygun değildi. Pek karşılaşmadığım bir hatıra olduğu için, okuyucularımla paylaşmak istedim


Ömer Özcan

ozcannurs@hotmail.com

2016-10-03 10:45:38

13 Temmuz 2009 tarihinde Şemseddin Tuğrul Ağabeyin Van'daki dükkânındayız. Van hizmetlerinin dinamosu Celal Huyut götürdü bizi. Şemseddin Ağabeyin anlattıklarından; Bediüzzaman Hazretlerinin batılı tasvir eden menfi konuşmalara asla izin vermediğini, hatta tahammül dahi etmediğini öğrenmiş olduk. Misafirine, 'bu konuyu kapat' demese sohbetin nerelere doğru gideceğini biz bilemiyoruz. Belki de Hz. Üstad için muhatabın konuşma üslubu uygun değildi. Pek karşılaşmadığım bir hatıra olduğu için, okuyucularımla paylaşmak istedim.

Şemseddin Ağabeyin tatlı bir şark şivesiyle anlattığı hatıratı yazdıktan sonra kendisine gönderdim ve tashih ettirdim.

ŞEMSEDDİN TUĞRUL ANLATIYOR

1934 Van doğumluyum. 1956 senesinde Isparta askeri Tugay'da yaptım askerliğimi. Karayollarından emekliyim. Şimdi bir araba lastik bayiliğimiz var, serbest ticaret yapıyoruz.

Babam Erek Dağında Seyda'nın yanında kalıyormuş

Bediüzzaman, sürgünden önce Erek Dağında kalırken babam da onun yanında talebe olarak kalıyormuş. Mele (molla) Salih, Mele Yasin, Mele Resul, Mele Hamid, Hacı Ali Çavuş, Mele Maruf da kalıyordu Bediüzzaman'ın yanında. Mele Salih (Yaltay) benim kayınpederimdir. Babam sık sık İran'a gidermiş. Üstad'ı görmeden gitmezmiş. İran'da Simko İsmail Ağa vardır. Simko İsmail, İran'da bir aşiret ağasıdır. Simko Ağa babama, "Seyda dağda ne ediyor, ben size devetüyünden kışlık giyecek vereyim, ona götürün" dermiş. Babam anlattı ilk defa Üstad Hazretlerini bana. Dağda yaşadıklarını, Seyda'nın kerametlerini anlatırdı bize.

Kalbimdekini açıklamadan yüzüme söyledi Seyda

1956 senesinde Isparta'da askerdim. Bir gün Tugay'dan şehre yürüdüm. Şimdi müze olan yerdeydi Seyda. Kalbimdekini açıklamadan benim yüzüme söyledi Seyda. Ben Çavuş olmak istiyordum, fakat ulaştırma şoförü yapmışlar beni. Ben araba nedir bilmezdim ki. Seyda baktı yüzüme, "Hele düşünüyorsun daha, çok iyidir, git, çok iyidir" dedi. Aynı böyle dedi ha. Şoförlüğe ben razı değildim, o razı etti beni. Gittik, Erzurum'da kurs gördük. Arkadaşlarımın hepsi ehliyetli, bende ehliyet yok. Neyse kolayca her şey yoluna girdi…

Seyda, afyon (uyuşturucu) işine bulaşanları konuşmak istemedi

Bediüzzaman buraları, Van'ı sordu bize. Sonra "Bir faytonla aşiret ağası Ebu Bekir Ağa geldi" dediler. Ebu Bekir Ağa geldi, anlattı, anlattı… Üstad sevindi ha… Bir ara Bediüzzaman kendisine hitaben "Ebu Bekir Ağa" deyince, "Ben şimdi Ağa değilim" dedi. "Senin kökün ağalıktan gelme" dedi Bediüzzaman. "Kurban, şimdi çobanım bana selam vermiyor. Benim hizmetkârlarım değişti. Hepsi gökdelen yapıyor şimdi. Hizmetkârlarım Afyon (uyuşturucu) işine bulaştı. Ebu Bekir Ağanın yolunun önünden geçen yollarını bile değiştirdiler" dedi. Bediüzzaman "Bu iş haramdır. Kapat o işi. Sohbetini bitir. Bir secde yap, tövbe et. Ümmet-i Muhammediye'yi perişan eder bu iş" dedi.

Sonra Bediüzzaman elini cebine attı, o zaman on kuruşluklar vardı, bir avuç çıkardı, Ebu Bekir Ağaya verdi; "İhtiyacı olanlara benim hediyem olarak ver" dedi. Artık biz oradan ayrıldık.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

YUVALI HATİP HOCA

YUVALI HATİP HOCA

Asıl adı Mehmed Ali Bilgin olan Yuvalı Hatip Hoca 1891 yılında Ankara’nın Yenimahalle ilçes

VELİ IŞIK KALYONCU

VELİ IŞIK KALYONCU

Veli Işık Kalyoncu, Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin son yıllarının ve Risale-i Nur

ŞÜKRAN ÜNLÜKUL

ŞÜKRAN ÜNLÜKUL

20 Kasım 2011 tarihinde milyonların Üstad dediği Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin gelini Mu

ŞEMSEDDİN TUĞRUL

ŞEMSEDDİN TUĞRUL

13 Temmuz 2009 tarihinde Şemseddin Tuğrul Ağabeyin Van’daki dükkânındayız. Van hizmetlerini

SÜLEYMAN KAYA (GAYE)

SÜLEYMAN KAYA (GAYE)

İşte efsanevi bir kahraman daha; Süleyman Kaya... Daha doğrusu Hz. Üstad’ın düzeltmesiyle

RIDVAN (ERDOĞAN) UTANGAÇ

RIDVAN (ERDOĞAN) UTANGAÇ

Bursa’nın Aksu Köyünde Rıdvan ağabeyin evindeyiz. Aksu Köyü yeşilliği ve bol suları ile

REFİK AĞIR

REFİK AĞIR

Avukat Gültekin Sarıgül “Ömer kardeş, Burdur’da Hz. Üstad’la görüşmüş yaşlı bir a

ÖMER KUŞ

ÖMER KUŞ

Ömer Kuş, epey zamandır gözlerden ırak kalmış çok eski, çok fedakâr ağabeylerimizden biri

OSMAN BOZKURT

OSMAN BOZKURT

Osman Bozkurt, Hz. Üstad’ın tabiriyle “Kahramanlar Ocağı Denizli”nin Süller Nahiyesinden.

MUSTAFA KARAPINAR

MUSTAFA KARAPINAR

Mustafa Karapınar ile İstanbul Bostacı’da, evinin yakınında bulunan tarihi Kuloğlu Camiinde

NADİR BAYSAL

NADİR BAYSAL

Bediüzzaman Hazretleri 1936-1943 yılları arasında Kastamonu’da sürgün olarak yaşamıştır.

Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örteriz ve sizi ağırlancağınız şerefli bir yere yerleştiririz.

Nisâ, 31

GÜNÜN HADİSİ

Emin ve doğruluktan ayrılmayan ticaret ehli (ayette sırat-ı müstakim ashabı olarak zikredilen) peygamberler, sıddikler, şehidler ve salihlerle beraberdir.

Tirmizi, Büyu 4, (1209); İbnu Mace, Ticarat 1, (2139)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI