Cevaplar.Org

NAMAZ GÜNAHLARA KARŞI BİR SİPERDİR

“Namaz her türlü kötülük ve hayâsızlıktan alıkoyar” (Ankebut, 29/45).mealindeki ayette namazın bu gücüne ve iksirli sırrına işaret edilmiştir. Bundan anlaşılıyor ki, hakikî ve samimi olarak kılınan bir namaz


Niyazi Beki(Prof. Dr.)

niyazibeki@gmail.com

2016-09-16 11:32:34

 "Namaz her türlü kötülük ve hayâsızlıktan alıkoyar" (Ankebut, 29/45)mealindeki ayette namazın bu gücüne ve iksirli sırrına işaret edilmiştir.

Bundan anlaşılıyor ki, hakikî ve samimi olarak kılınan bir namaz, insan bünyesini özellikle manevî virüslere karşı koruyan bir zırh mesabesindedir. Bu zırhı giymediğimiz zaman, ebedî hayatımıza kast eden mikropların hücumuna maruz kalabilir ve kalbî hayatımızın ölümüne sebep olabiliriz.

 Sırf bizi günde beş defa huzur-u ilahiye çıkaran bir vesile olması bile, namazın bu koruyucu hekimlik görevinin olduğunu ispat etmeye yeterli bir delildir. Çünkü namaz kılarken, karşı günde beş defa (sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı vaktinde) bütün kâinatın ezelî ve ebedî sultanı olan yüce Allah'a karşı kendimizi yeniden hesaba çekeriz. Yüce Rabbimize karşı günde defalarca tövbe-istiğfar edip yaptığımız kusurlarımızdan dolayı özür dilediğimiz halde, bu saygısızlığı devam ettirmek, sağlam bir aklın, bozulmamış bir kalbin, askıya alınmamış bir vicdanın kaldırabileceği bir iş değildir. İşte, bu maddi misal de bize, samimi olarak kılınan bir namazın, insanı nasıl kötülükten koruyacağının ipuçlarını vermektedir.

Bununla beraber, başta namaz olarak dini ibadetlerin varlığı, insan için bir zorunluluk ifade etse de bir zorluk ifade etmez. Çünkü ibadetler gerçekten Allah'ın kullarına sunduğu güzel bir nimeti, şirin bir hediyesidir.

Yemeksiz havasız ve susuz bir insan düşünülemeyeceği gibi, hakikat nokta-i nazarında namazsız, ibadetsiz bir kul da düşünülemez. Işıksız bir güneş düşünülemediği gibi, iman güneşinin, ibadet ve namaz ışığını yansıtmaksızın olmaz. "Yemek, içmek, hava almak zordur, öyleyse bun işleri yapmamak daha güzledir" demek ne kadar anlamsız ise, gerçekte kalb ve ruhun gıdası ve ışığı olan namaz ve ibadetin zorluğundan söz etmek de o kadar anlamsızdır.

Burada Bediüzzaman hazretlerinin şu şirin sözlerine yer vermekte fayda vardır:

"Ey bedbaht nefsim! Acaba ömrün ebedî midir? Hiç kat'î senedin var mı ki, gelecek seneye belki yarına kadar kalacaksın? Sana usanç veren, tevehhüm-ü ebediyettir. Keyf için, ebedî dünyada kalacak gibi nazlanıyorsun. Eğer anlasa idin ki, ömrün azdır hem faidesiz gidiyor. Elbette onun yirmi dörtten birisini, hakikî bir hayat-ı ebediyenin saadetine medar olacak bir güzel ve hoş ve rahat ve rahmet bir hizmete sarf etmek; usanmak şöyle dursun, belki ciddî bir iştiyak ve hoş bir zevki tahrike sebeb olur.

Ey şikem-perver nefsim! Acaba hergün hergün ekmek yersin, su içersin, havayı teneffüs edersin; sana onlar usanç veriyor mu? Madem vermiyor; çünkü ihtiyaç tekerrür ettiğinden, usanç değil belki telezzüz ediyorsun. Öyle ise: Hane-i cismimde senin arkadaşların olan kalbimin gıdası, ruhumun âb-ı hayatı ve latife-i Rabbaniyemin hava-yı nesimini cezb ve celbeden namaz dahi, seni usandırmamak gerektir.

Evet, nihayetsiz teessürat ve elemlere maruz ve mübtela ve nihayetsiz telezzüzata ve emellere meftun ve pürsevda bir kalbin kut ve kuvveti; herşeye kadir bir Rahîm-i Kerim'in kapısını niyaz ile çalmakla elde edilebilir. Evet, şu fâni dünyada kemal-i süratle vaveylâ-yı firakı koparan giden ekser mevcudatla alâkadar bir ruhun âb-ı hayatı ise, her şeye bedel bir Mabud-u Bâki'nin, bir Mahbub-u Sermedî'nin çeşme-i rahmetine namaz ile teveccüh etmekle içilebilir.

Evet fıtraten ebediyeti isteyen ve ebed için halkolunan ve ezelî ve ebedî bir zâtın âyinesi olan ve nihayetsiz derecede nazik ve letafetli bulunan zîşuur bir sırr-ı insanî, zînur bir latife-i Rabbaniye; şu kasavetli, ezici ve sıkıntılı, geçici ve zulümatlı ve boğucu olan ahval-i dünyeviye içinde, elbette teneffüse pek çok muhtaçtır ve ancak namazın penceresiyle nefes alabilir."(1)

Dipnotlar

(1) Nursi, Sözler, 269-270.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

SEPETTEKİ ÇOCUK VE NAMAZ!

SEPETTEKİ ÇOCUK VE NAMAZ!

Oturmayı yeni öğrenmiş oğlumun, masanın üzerindeki bir resmine takıldı gözüm. Bu resim, f

NAMAZDA KAPILDIĞIM BİR TEFEKKÜR ANAFORU

NAMAZDA KAPILDIĞIM BİR TEFEKKÜR ANAFORU

Akşam namazını kılıyordum. Sünnetinin son rekâtında zamm-i sure olarak şu iki ayet-i celile

LÜTFEN ŞU GERÇEKLERİ UNUTMAYALIM VE UNUTTURMAYALIM!

LÜTFEN ŞU GERÇEKLERİ UNUTMAYALIM VE UNUTTURMAYALIM!

1-Şu kâinatın ve Kur’an’ın sahibi olan Allah soruyor: أَفَحَسِبْتُمْ أَنّ

“O BÜYÜK ALLAH’IN BAŞKA İŞİ YOK MU Kİ BENİM GİBİ KÜÇÜK BİR ADAMLA UĞRAŞSIN! ”

“O BÜYÜK ALLAH’IN BAŞKA İŞİ YOK MU Kİ BENİM GİBİ KÜÇÜK BİR ADAMLA UĞRAŞSIN! ”

Bir zamanlar eli kadehli, namazsız bir adamla bir yerde karşılaştık. Dedi: - O büyük Allah

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-13

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-13

İmam-ı Gazali(rahimehullah) der ki; “Kim babasının takvasının kendisini kurtaracağını za

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-12

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-12

Bazı alimler dediler ki; “Muhakkak zulüm, bereketi giderir.”

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-11

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-11

*Bazı âlimler dediler ki; “Hasedden daha zararlı bir şey yoktur. Onun vesilesi ile hased edene

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-10

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-10

Bazı zatlar demişlerdir ki; “Kim gözlerini haramlardan korursa ve nefsini şehvetlerden el çek

TAŞ ATANLARA GÜL ATMAK PEYGAMBER AHLAKLILARIN İŞİDİR

TAŞ ATANLARA GÜL ATMAK PEYGAMBER AHLAKLILARIN İŞİDİR

Öğrencileriyle birlikte deniz kıyısında yürüyen Allah dostlarından birine öğrencileri demi

MADDÎ VE MANEVÎ SAĞLIĞA KAVUŞTURAN REÇETE

MADDÎ VE MANEVÎ SAĞLIĞA KAVUŞTURAN REÇETE

Bir televizyon programında arz ettiğim reçeteyi, dinleyen ve seyreden kardeşlerimiz, yazılı ol

AHLAK OLMADAN NAMAZ, NAMAZ OLMADAN AHLAK KURTARICI OLABİLİR Mİ?

AHLAK OLMADAN NAMAZ, NAMAZ OLMADAN AHLAK KURTARICI OLABİLİR Mİ?

Namaza en çok kafa yoran yazarlardan biri de benim sanıyorum. Önce “NİÇİN NAMAZ” kitabın

Elbette onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacaktır. Ancak O'na sizin takvanız erecektir. Onları bu şekilde sizin buyruğunuza verdi ki, size yolunu gösterdiğinden dolayı, Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz.

Hac:37

GÜNÜN HADİSİ

"Kişi, dostunun dini üzeredir. Bu nedenle, kiminle dost olacağına dikkat etsin!"

Ebû Dâvud

TARİHTE BU HAFTA

*Uyvar Kalesi Fethedildi.(24 Eylül 1663) *Niğbolu Savaşaı Kazanıldı.(25 Eylül 1396) *Birinci Viyana Kuşatması(27 Eylül 1529) *Preveze Deniz Zaferi(28 Eylül 1538) *Demokrat Parti Kapatıldı(29 Eylül 1960)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI