Cevaplar.Org casino maxi

MÜSLÜMAN DENGELİ İNSAN DEMEKTİR

Kâinatta var olan astronomik denge, jeolojik denge ve çevre dengesi gibi, insanlık dünyasında da psikolojik denge, sosyolojik denge ve ekonomik dengelerin olması ge¬rekir. Her şeyden önce ferdî adalet anlayışını temsil eden psikolojik dengenin yerleşmesi şarttır


Niyazi Beki(Doç. Dr.)

niyazibeki@gmail.com

2016-08-22 11:16:19

Kâinatta var olan astronomik denge, jeolojik denge ve çevre dengesi gibi, insanlık dünyasında da psikolojik denge, sosyolojik denge ve ekonomik dengelerin olması ge­rekir. Her şeyden önce ferdî adalet anlayışını temsil eden psikolojik dengenin yerleşmesi şarttır. Fertleri zalim olan bir toplumda adalet anlayışını beklemek safdilliktir. Her tarafta insanları zehirlemeye can atan bir istibdat ve ta­hakkümün fertlerinde yeşerdiği bir toplumda evrensel normlarıyla adalet ölçüsünü bulmak imkânsızdır. Bu se­beple, önce "dengeli kişilik" kavramının zihinlere iyice yerleşmesi gerekir.

Dengeli Kişilik

Yaratılışta var olan "kuvvetler ayrılığı" prensibinin göz önünde bulundurularak "ölçülü bir hayat çizgisinin takip edilmesi" demektir.

Bilindiği gibi, pek çok değişkenliğe maruz, zararlı şey­lerden korunmaya ve yararlı şeylerden istifade etmeye muhtaç olan insan bedeninde iskân edilen ruhun yaşaya­bilmesi için "üç kuvvet" yaratılmıştır. Bunlardan "iştiha" kuvveti menfaat elde etmek, "öfke" kuvveti zararlardan korunmak, "akıl" kuvveti ise iyi ve kötüyü, kâr ve zararı birbirinden temyiz edip ayırmak için verilmiştir. Özgür iradeye dayalı bir seçimin yapılması ve "imtihanda fırsat eşitliği" ilkesinin bir gereği olarak tahdit edilmeden ol­dukça serbest bırakılan bu kuvvetlerin ifrat-tefrit ve orta yol [vasat] mertebeleri söz konusudur:

a) İştiha Kuvveti

Bu kuvvetin ifrat mertebesi "fücur"dur ki "haram helâl demeden ırzları, şeref ve namusları

ayaklar altına alma arzusu" olarak kendini gösterir. Tefrit mertebesi ise "hü­mud"dur ki ne helâle ne de harama iştihasının olmaması­dır. Vasat mertebesi "iffet"tir ki yalnız helâline iştihasının olmasıdır.

b) Öfke Kuvveti

Bu kuvvetin ifrat mertebesi "tehevvür"dür ki sahibi ne maddî ne manevî hiçbir şeyden korkmaz. Tefrit mertebesi "cebanet"tir ki lüzumsuz yere evham edip korkar. Bu kuv­vetin vasat yanı ise şecaattır ki sahibi dinî-dünyevî hak ve hukuku için gerekirse canını feda eder, ancak meşru olmayan şeylere karışmaz.

c) Akıl Kuvveti

Akıl kuvvetinin ifrat mertebesi "cerbeze"dir ki "hakkı batıl, batılı hak olarak gösterebilen cerbezeci bir zekâya, demagojik bir yapıya sahip olmak" demektir. Tefrit mer­tebesi "gabavet"tir ki sahibinin hiçbir şeyden, ne dünyadan ne de ahiretten haberi vardır. Akıl kuvvetinin vasat mer­tebesi ise "hikmet"tir. Hikmet ehli bir kimse hakkı hak bi­lir, onu takip eder. Batılı [yanlışı] da batıl olarak bilir ve on­dan uzaklaşmaya çalışır.(1)

Dengeli kişilik konusuna ışık tutan bir misalle bu ko­nuya son noktayı koymak istiyorum: Bir kısım sahabiler, ahiret hayatını kazanmak için geceleri hep namaz kıla­cak­larını, gündüzleri oruç tutacaklarını, evlenmeyecekle­rini, evli olanlar da eşlerine yaklaşmayacaklarını söyle­mişlerdi. Hz. Peygamber (a.s.m.), bu gelişmeyi duyunca onları şu sözlerle uyardı:

"Sizin şöyle şöyle dediğinizi duydum. Bakın, yemin ede­rek söylüyorum ki ben, Allah'a hepinizden daha çok say­gılıyım. Bununla birlikte oruç tuttuğum günler de olur, tutmadığım günler de... Namaz da kılarım, uyku da uyu­rum, kadınlarla da evlenirim. Kim benim sünnetimden [yolumdan] yüz çevirirse benden yüz çevirmiş olur."(2)

Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

"Şüphesiz ki Rabbinin senin üzerinde hakkı vardır, nef­sinin de senin üzerinde hakkı vardır, ailenin de senin üze­rinde hakkı vardır; o hâlde, her hak sahibinin hakkını ver."(3)

Tek cümleyle, dünya ahirete mâni olmamalı, ahiret de dünyaya engel teşkil etmemeli; makam ve mevkiler, ayrı­ca­lık pozisyonunda olmamalı; zenginlerden fakirlere yar­dım akışını sağlayan yollar bulunmalı, ancak zenginlerin malı fakirlere peşkeş çekilmemeli; ailede karşılıklı saygı ve sevgi esas olmalı; karşılıklı hak ve ödevlere riayet edilme­lidir.

Adaletin şaşmaz kaynağı, Kur'andır. İnsan fıtraten me­denîdir. Yani tek başına yerine getirmekten âciz kaldığı birçok şeye muhtaçtır. Bu sebeple de diğer insanlarla teş­rik-i mesai etmek mecburiyetindedir. Yukarıda açıklan­dığı üzere, insanların iç donanımını teşkil eden öfke, iş­tiha ve akıl kuvvetlerine bir sınır konulmamıştır. Çünkü Allah, imtihan gereği olarak insanları özgür bırakmayı murat etmiştir. Böyle olunca insanlar, ifrat ve tefritlerle toplum hayatında haksızlık ve zulümlere girmemek için adalete muhtaçtırlar. Ancak her ferdin aklı adaleti idrak­ten âciz olduğundan, küllî bir akla ihtiyaç vardır ki fertler o küllî akıldan istifade etsinler. Öyle küllî bir akıl ise an­cak ka­nun şeklinde olur. Böyle bir kanunun düzgün ve doğru bir ölçüye sahip olması için, insanların bütün ihti­yaçlarını, onların ferdî ve içtimaî hayattaki sıkıntılarını bilen bir kanun koyucu tarafından vazedilmesi gerekir. Bütün bu vasıflara haiz olan ise ancak insanların yaratı­cısı olabilir. İşte Kur'an, Allah'ın sözü olarak insanlığa 14 asır boyunca bu adaleti temin ettiği gibi, bundan sonra da temin etmeye selâhiyetlidir. Şunu hemen ifade edelim ki tarih içerisinde meydana gelen haksızlıklar, Kur'an'ın değil, ona uymayan insanların maharetidir.(4)

Dipnotlar

1-krş. Nursî, İşaratü'l-İ'caz, s. 23.

2-el-Buharî, Nikâh, 1.

3-el-Buharî, es-Savm, 51.

4-krş. Nursî, İşaratü'l-İ'caz, s. 84.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

İSLAM ÂLEMİNİNİN HASTALIKLARI

İSLAM ÂLEMİNİNİN HASTALIKLARI

a) Cehalet, İhtilaf, Yoksulluk Evet, İslam âleminin en büyük düşmanı cahillik, ayrılık ve

NEFSİNİ GÜZEL HUYLARLA SÜSLEMEK

NEFSİNİ GÜZEL HUYLARLA SÜSLEMEK

Nefsini kötü vasıflardan temizledikten sonra aşağıdaki güzel vasıflar ile kendini süslemeye

ÖLÜME HAZIRLANILMAZ, HAZIRLIKLI YAŞANIR

ÖLÜME HAZIRLANILMAZ, HAZIRLIKLI YAŞANIR

Ölüme hazırlanılmaz, hazır olunur, hazırlıklı yaşanır. Çünkü ölüm, “hazırlıkları

EVLİYÂDAN SEÇME NASÎHATLER

EVLİYÂDAN SEÇME NASÎHATLER

1. Şeyh Muhyiddin Arabî (kuddise sirruh) buyuruyor ki: a. Kim şeriat terazisini elinden bir an o

İNSAN VE NEFSİ

İNSAN VE NEFSİ

Nefis Kelimesinin Sözlük Anlamı: Can, kişi, öz, kendi, süfli arzular. Ayrıca pek beğenilen,

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-2

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-2

Bazıları( bazı alimler) dediler ki; Su-i hatimeyi(kötü son, kötü ölüm) gerektiren sebebler

TEZKİYE NEDİR?

TEZKİYE NEDİR?

Tezkiye sözlük manası itibarıyla temizlemek yada temize çıkarmak demektir. Istılahta ise kiş

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-1

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-1

Kıymetli ziyaretçilerimiz, bilindiği gibi, meşhur muhaddis İmam Nevevi’nin bütün İslam dü

İNSAN VE ALDANMA

İNSAN VE ALDANMA

Konuya başlamadan önce, samimiyetle belirtelim ki bu yazıdaki tespitler, Eyfel Kulesi’nden çev

İHSÂN NEDİR?

İHSÂN NEDİR?

İhsan, Peygamber (s.a.v)’in, Cibril hadisinde açıkladığı üzere: Allah’ı görür gibi ib

İSLAM’IN BEŞİNCİ RÜKNÜ HAC

İSLAM’IN BEŞİNCİ RÜKNÜ HAC

a- Hac ve Umre 1. Hac, ömürlük bir farzdır; ömürde ancak bir defa farz olur. Hür, akıllı,

Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlar (daki hakların)dan bağışlama ile (vaz) geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever.

AL-İ İMRAN,134.AYET

GÜNÜN HADİSİ

Eğer sizden birinizin elinde dikilecek bir hurma fidanı varken, kıyamet kopsa ve onu dikmeye vakit bulursa, hemen o fidanı diksin

250 Hadis, s.27

TARİHTE BU HAFTA

*Uyvar Kalesi Fethedildi.(24 Eylül 1663) *Niğbolu Savaşaı Kazanıldı.(25 Eylül 1396) *Birinci Viyana Kuşatması(27 Eylül 1529) *Preveze Deniz Zaferi(28 Eylül 1538) *Demokrat Parti Kapatıldı(29 Eylül 1960)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI