Cevaplar.Org

BEDÎÜZZAMAN’IN VAAZ, TEBLİĞ VE İRŞADDA ORTAYA KOYDUĞU TECDİD-5

Bediüzzaman, mefkûresiyle, mücadelesiyle fevkalade derinliği ve çok yönlü kişiliğiyle geçen asrın en önemli şahsiyetlerindendir. Bu tebliğimizde Onu hizmet-i diniyesinde başarıya götüren prensipleri tahlil etmeye çalıştık.


Mehmet Göktaş(Yrd. Doç. Dr)

goktas_m@hotmail.com

2016-08-08 12:27:15

SONUÇ

Bediüzzaman, mefkûresiyle, mücadelesiyle fevkalade derinliği ve çok yönlü kişiliğiyle geçen asrın en önemli şahsiyetlerindendir. Bu tebliğimizde Onu hizmet-i diniyesinde başarıya götüren prensipleri tahlil etmeye çalıştık.

 Netice olarak Bediüzzaman'ın, öncelikle yaşadığı asrı bütün detaylarıyla, asrın insanını bütün yönleriyle çok iyi tahlil etmiş olduğunu gördük. Bu tahliller sonucu hastalığı tam anlamıyla teşhis etmiş Kur'anî ve Nebevî düsturlar çerçevesinde tedaviye çalışmıştır.

 Tebliğimizi, a. Bediüzzaman'ı tebliğde muvaffak kılan prensipler, b. (Tebliğ ve irşat denince hemen ilk akla gelen) vaiz ve vaizlik müessesesi olmak üzere iki ana başlık altında incelemeye tabi tuttuk.

Bediüzzaman, iman hakikatlerinin tebliğini mutlaka ifa edilmesi gereken vacibat-ı diniyeden bir vecibe gibi kabul etmiş ve bütün benliğiyle kendisini bu mukaddes vazifeye vakfetmiştir. O tebliğinin merkezine ihlâsı yerleştirmiş bu vazife mukabilinde maddi manevi, hiçbir şeye talip olmaksızın sırf rıza-yı ilâhî için "ihsan-ı ilâhî" bildiği vazifeyi bütün benliğiyle, tam bir teslimiyet içinde bütün zorluklara göğüs gererek yapmıştır.

O, en etkili tebliğin "lisan-ı kâlden daha etkili dediği lisan-ı hal" ile yani iman hakikatlerinin güzelliğini fiille göstermekle mümkün olduğunu söylemiş tebliğini temsil hakikati üzerine bina etmiştir.

Bediüzzaman, Kur'anî emirler çerçevesinde tebliğini hakîm bir üslupla yapmış, bâtılı tasvirden, münakaşadan, icbardan uzak durmuştur. Hakîm üslup gereği nazikâne, nezihane ve kavl-i leyinle tebliğini yerine getirmiştir. O, her zaman ve mekânı tebliğ zemini haline getirmeyi bilmiş ve meşru her vasıtadan istifade etmiştir.

 Tebliğine "nefsini ıslah edemeyen başkasını ıslah edemez diyerek" nefsinden başlar. Tebliğ ve irşat vetiresini en büyük vazifenin bulunduğunu söylediği nefis dairesinden başlatır, yani onun tebliği merkezden muhite doğru genişleyen bir yol izler.

Bediüzzaman "mürşid-i umûmî" dediği hatip ve vaizlere büyük değer verir. Bu vazifenin hakîmâne, müdakkikâne, belîğâne ve zamanın ilcaatına göre yapılmaması maddi ve manevi hayatımızda çok büyük yaraların açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu gün sayıları azımsanmayacak kadar çok olan vaiz ve hatiplerimizin, (vaiz ve hatip kavramına tebliğ ve irşadı vazife bilen tüm eşhas dâhildir) onun ifadeleriyle, âlim-i muhakkik, hakîm-i müdakkik ve belîğ-i muknî olmaları halinde yaşadığımız problemlerin çözümü kolaylaşacaktır.

İncelemeye çalıştığımız bu mevzunun her bir alt başlığı bir araştırma/tebliğ konusu olacak keyfiyettedir, özet bilgiler vermekle yetindik. Verdiğimiz bilgilerin, bu büyük dava adamının davasının anlaşılmasına bir nebze katkısı olursa, bahtiyar oluruz.

KAYNAKÇA

Akif, M. (2006). Safahat. (3. Baskı), Hazırlayan, M. Ertuğrul Düzdağ, İstanbul: Çağrı Yayınları.

Canan, İ. (2009). Bediüzamanın Fikri Programı. (1. Baskı). İstanbul: Nesil Yayınları.

DİB, (19 Aralık 2011)http://www.diyanet.gov.tr/turkish/diyanetyeni/Diyanet-Isleri-Baskanligi-Duyuru- (01.Şubat 2013)

Mürsel, S. (1995). Bediüzzaman Said Nursî ve Devlet Felsefesi. (1. Baskı). İstanbul: Nesil Yayınları.

Nursi, S. (1990). Kastamonu Lahikası. İstanbul: Envar Neşriyat.

Nursi, S. (1991). Sözler. İstanbul: Envar Neşriyat.

Nursi, S. (1992). Lemalar. İstanbul: Envar Neşriyat.

Nursi, S. (1992). Mektubat. İstanbul: Envar Neşriyat.

Nursi, S. (1992). Muhakemat. İstanbul: Envar Neşriyat.

Nursi, S. (1992). Şualar. İstanbul: Envar Neşriyat.

Nursi, S. (1992). Tarihçe-i Hayat. İstanbul: Envar Neşriyat.

Nursi, S. (1996). Münazarat. İstanbul: Envar Neşriyat.

Nursi, S. (2000). Divan-ı Harb-i Örfi. İstanbul: Envar Neşriyat.

Nursi, S. (2003). Hutbe-i Şâmiye. İstanbul: Envar Neşriyat.

Tarhan, N. (2012). Çağın Vicdanı Bediüzzaman Said Nursi (1. Baskı). İstanbul: Nesil Yayınları.

Uludağ, S. (1994). İslam'da İrşad (1. Baskı). İstanbul: Marifet Yayınları.

Nevevî, (2011). Riyâsu's Sâlihîn Muhtasar (10. Baskı). İstanbul: Işık Yayınları

 

 

 

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

İSMAİL ÇETİN HOCAEFENDİ ÜSTADI ANLATIYOR-1

İSMAİL ÇETİN HOCAEFENDİ ÜSTADI ANLATIYOR-1

Takdim Kıymetli ziyaretçilerimiz Üstad Bediüzzaman’ın vefatının sene-i devriyesinde son de

ABDÜLFETTAH EBU GUDDE’NİN KALEMİNDEN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN-1

ABDÜLFETTAH EBU GUDDE’NİN KALEMİNDEN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN-1

Takdim Kıymetli ziyaretçilerimiz, Üstad Bediüzzaman’ın ahirete intikalinin sene-i devriyesin

İŞÂRÂTÜ’L İ’CÂZ TEFSİRİ HAKKINDA

İŞÂRÂTÜ’L İ’CÂZ TEFSİRİ HAKKINDA

İşârâtü’l İ’caz hakkında çok şeyler söylendi, pek çok şeyler yazıldı. Binâenaleyh

RİSALE-İ NUR’DA TASAVVUF-4

RİSALE-İ NUR’DA TASAVVUF-4

Vakit/Zaman: İnsanın içinde bulunduğu andır. Bundan maksat, kişinin içinde bulunduğu zaman

RİSALE-İ NUR’DA TASAVVUF-3

RİSALE-İ NUR’DA TASAVVUF-3

RİSALE-İ NUR DA BAZI TASAVVUFİ İFADELER Bütün Güzelliklerin Kaynağı İmandır “Her hak

RİSALE-İ NUR’DA TASAVVUF-2

RİSALE-İ NUR’DA TASAVVUF-2

Risale-i Nur’da bir disiplin olarak tasavvufun değerlendirilmesi a.Dinin Temel Esasları Açıs

KIZIL İCAZ VEYA BEDİÜZZAMAN’I ANLAMAK

KIZIL İCAZ VEYA BEDİÜZZAMAN’I ANLAMAK

“Kişi bilmediğinin düşmanıdır” Bir şey ve bir kimse hakkında bilgi sahibi olmadan fiki

RİSALE-İ NUR’DA TASAVVUF-1

RİSALE-İ NUR’DA TASAVVUF-1

Tasavvuf: Sözlük anlamı itibariyle arınmak, temizlenmek, duru hale gelmek anlamındadır. Terim

BEDİÜZZAMAN’IN DEĞERLENDİRMELERİ IŞIĞINDA SOSYAL BARIŞIN SAĞLANMA ÇARELERİ

BEDİÜZZAMAN’IN DEĞERLENDİRMELERİ IŞIĞINDA SOSYAL BARIŞIN SAĞLANMA ÇARELERİ

Bu asırda streslerin ve psikolojik davranış bozukluklarının önemli bir sebebi, iyi yüzlü kar

KIZIL İCAZ TERCÜMESİ ÜZERİNE

KIZIL İCAZ TERCÜMESİ ÜZERİNE

Kızıl Îcâz, Mantık ilminde önemli bir yere sahip olan el-Ahdari’ye ait “es-Süllem” adl

SEYDA MOLLA MUSA CELALİ’NİN KALEMİNDEN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN VE ESERLERİ

SEYDA MOLLA MUSA CELALİ’NİN KALEMİNDEN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN VE ESERLERİ

Takdim Doğu Anadolu’nun değerli âlimlerinden Seyda Molla Musa Celali(Geçit) hocamızın sitem

Hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü yüklenemez.

İsrâ, 15

GÜNÜN HADİSİ

Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.

Müslim, 2318

TARİHTE BU HAFTA

*Mimar Sinan Vefat Etti(8 Nisan 1588) *Devletin dini İslam'dır Hükmü Kaldırıldı.(10 Nisan 1928) *Mareşal Fevzi Çakmak Vefat Etti. (10 Nisan 1928) *İlk Uzay Mekiği Fırlatıldı. (12 Nisan 1981)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI