Cevaplar.Org implant

MAZLUM AKAY

Aslen Isparta’nın Yalvaç ilçesinden olan Mazlum Akay Ağabey şimdi İzmir’de ikamet ediyor. Bediüzzaman Hazretlerini ziyaret etmiş olmasından ve Barla Hayatı sırasında Üstad’ın en yakın talebelerinden Muallim Ahmet Galip Keskin’i iyi tanımasından dolayı, hatıralarını almak için kendisini evinde ziyaret ettik. Mazlum ağabeyimizin bedeni rahatsızlıkları vardı


Ömer Özcan

ozcannurs@hotmail.com

2016-07-08 15:44:20

Aslen Isparta'nın Yalvaç ilçesinden olan Mazlum Akay Ağabey şimdi İzmir'de ikamet ediyor. Bediüzzaman Hazretlerini ziyaret etmiş olmasından ve Barla Hayatı sırasında Üstad'ın en yakın talebelerinden Muallim Ahmet Galip Keskin'i iyi tanımasından dolayı, hatıralarını almak için kendisini evinde ziyaret ettik. Mazlum ağabeyimizin bedeni rahatsızlıkları vardı. Bizlerden ve bütün nur talebelerinden dua talebinde bulundu. İyi ki gitmişiz, çok memnun oldu. Kendisi de, dua istediklerine dualarda bulundu. Yalvaç'ta bulunan ve hatıralarını "Ağabeyler Anlatıyor-5" kitabında yayınladığımız Topal Hafız namlı Ali Osman Karahan ile kendilerini telefonla görüştürdüm. İki kadim dost, yıllar sonra ağlaşarak eski hatıralarını karşılıklı olarak paylaştılar. Orada hasret ve özlemin derin yakıcılığına şahid olmuştuk. Neyse ki bu sahneyi de kameraya aldık.

Mazlum Akay İzmir'in sevilen, sayılan, tanınmış emekli esnaflarındandır. Ak Parti İzmir İl Başkanı Ömer Cihat Akay ve kıymetli arkadaşım, sevgili dostum Doç. Dr. Mehmet Emin Akay'ın da babalarıdır. Hatıralarını kaydettikten sonra düzenledim ve kendisine okuyup tashih ettirdim.

Hatıralarda adı çok geçen Muallim Ahmet Galip Keskin dört dil bilen, Risale-i Nur'da şiirleri ve mektupları olan hattat, nakkaş ve şair bir zattır. Barla'da Muallimlik yapmıştır. 14 Şubat 1939 tarihinde 39 yaşında iken hatıralarda anlatıldığı şekilde aniden vefat etmiştir. Kendisiyle ilgili geniş hatırat ve bilgiler "Ağabeyler Anlatıyor-5" kitabında neşredilmiştir.

MAZLUM AKAY ANLATIYOR

Yalvaç'ın Kaşyukarı Mahallesinde 1928 senesinde doğmuşum. Rahmetli babamız sayesinde biz dinimizi imanımızı öğrendik, muhafaza ettik. 1940 senesinde İzmir'e geldim.

Muallim Ahmet Galip Keskin'in kardeşi terzilik ustamdı

İzmir'de ağabeylerim vardı. Orta mektebi İzmir'de okudum. Babam vefat ettikten sonra tekrar memleketim Yalvaç'a gittim. Yalvaç'ta, Bediüzzaman Hazretlerinin yakın talebesi Muallim Ahmet Galip Keskin hocanın kardeşi Abdi Keskin vardı. Abdi Keskin çok usta bir terziydi, fakat doğuştan dilsizdi. Onun yanında terzi çıraklığı yaptım ben.

İzmir'de terzilik yaparken, Çanakkale gibi yerlere panayırlara giderdim. Orada birisi "Benim İzmir Bitpazarındaki dükkânım satılık, başkaları istiyor, senin gibi muhterem birisine vermek istiyorum" dedi. Nasip oldu, aldık. Yıllarca o dükkânda esnaflık yaptım ben. Mustafa Birlik'in Patlıcancı Yokuşu'ndaki evinde yapılan Risale-i Nur derslerine giderdim. Avukat Necdet Doğanata da oraya gelirdi, beraber sohbetler ederdik orada.

Üstad'ı ilk defa Muallim Galip'lerin evinde görmüş oldum

Muallim Galip'in küçüğü idi benim terzilik ustam Abdi Keskin. Çok muhteremdi, dilsizdi, annesiyle beraber otururlardı. Annesi yaşlı bir kadındı. Bediüzzaman Hazretleri kırmızı, kuyruklu bir taksi ile Yalvaç'a gelirdi. Galip hocanın annesini de ziyaret ederdi. Bediüzzaman'ın Yalvaç'a geldiğini duyunca biz de eve gider onlarla beraber olurduk. Allah onlardan razı olsun. Ben Üstadı ilk defa Muallim Galip'lerin evinde görmüş oldum. Sonra 1953 veya 1954 olabilir, İzmir'den Yalvaç' gitmiştim. Orada arkadaşlar bana sen Bediüzzaman Hazretlerini görmüş birisin, beraber ziyaretine gidelim dediler. Hemen tuttum bir taksi… Beraber beş kişi gittik Isparta'ya, Bediüzzaman Hazretlerine. Elini öptük, yarım saat kadar yanında kaldık. O arkadaşlar Yalvaç'a gittiler, ben İzmir'e döndüm. Üstadın sesini tekrar duymuş oldum, ama neler konuştuğumuzu şimdi hatırlayamıyorum.

Muallim Galip'i iyi tanırım. Çok muhterem, çok bilgili bir insandı, bir hocanın kızıyla evliydi. Onun bir kardeşi de subaydı Ankara'da. Bir kardeşi de yine Ankara'da müfettişti. Benim ustam terzi Abdi Keskin de işini sonradan Ankara'ya taşımış, orada terzilik yapıyordu. Ankara'da vefat etti. Hatta ben Erzurum'da askerlikten terhis olunca ustamın yanına uğradım, iki ay beni bırakmadı. Ankara'da ona iki ay yardım ettim, yanında çalıştım, hizmet ettim. Ankara'da çokların, memurların elbiselerini siparişle dikerdi ustam. Dilsiz olduğu için konuşmasına ben yardımcı olurdum.

Biz Yalvaç'ta terzilik yaparken, Galip Keskin hoca Bediüzzaman Hazretleri ile Barla'da beraberdi. Bir gün Galip Hoca annesini ziyarete geliyor, Yalvaç'a. Arkadaşı olan bir Binbaşı ile beraber Sabah namazına camiye gidiyorlar, namazı kılıp bir kahveye geçiyorlar. Kahvede otururlarken binbaşının cebinden silah düşüyor, ateş alıyor; kurşun Galip hocanın beline saplanıyor. Hemen kaldırıp Konya'ya götürürlerken Galip hoca yolda vefat ediyor. Binbaşı dost, namazını kılan birisiydi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

İnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir ilmî delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş lafı satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır.

Lokman,6

GÜNÜN HADİSİ

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.

Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI