Cevaplar.Org

Livaneli ve Risale-i Nur


2003-02-06 09:28:41

Zülfü Livaneli haftalık Aktüel’de hayatını tefrika ediyor. “Sağım, sağ tarafım” bölümünde Risale-i Nur’ları nasıl okuduğunu ve Bediüzzaman Said Nursi hakkında düşüncelerini şöyle anlatıyor: “Her Anadolu kasabası gibi Ilgın’ın ortasında büyük bir park vardı. Bir öğleden sonra, parkta otururken yanıma iki genç yaklaştı. Ilgınlı üniversite öğrencileriydi bunlar. Uzaktan tanıyordum. Müzikten söz açtılar. Benim müzikle uğraştığımı ve kitaplara çok meraklı olduğumu duymuşlardı. Acaba bana bir-iki kitap verseler okur muydum?”

Ne kitabı olduğunu sordum. Benim sanat yoluyla insanlığa yardım etme ve mutlu bir insanlık yaratma ideallerime çok yakın kitaplar olduğunu söylediler. Yazan kişinin adı Said-i Nursi’ydi. Bediüzzaman diye de anılıyordu. Said-i Nursi büyük bir bunalıma girmiş olan insanlığa yardım etmek için bu kitapları yazmıştı

O gün birkaç kitap Risale-i Nurlar verdiler. Bir de Asa-yı Musa adlı bir kitap vardı. Hemen eve döndüm ve Tarkovski’nin gölgeli ormanlarını andıran kavaklıkta yere uzanıp kitaplarımı okumaya koyuldum.

Çok ilginç ve ateşli bir üslupla yazılmıştı ve yazarın bambaşka bir Türkçesi vardı. Doğrusu kitaplarda bir edebiyat tadı bulmuştum. Öylesine hırslı ve kuvvetli bir üsluptu ki, ister istemez etkileniyordunuz. İlkokul yıllarımda dedemin sıkı dini eğitiminden geçmiş olduğum için terminoloji bana yabancı değildi.

İlk okuduğum bölüm kader kavramı ile ilgiliydi. Eğer insanoğlunun kaderi alnına yazılmışsa, uğraşmasına ne gerek vardı. O zaman insanoğlunun işlediği günahın da, sevabın da, sorumluğu Allah’a ait değil miydi? Bu beni müthiş ilgilendirmişti. Çünkü hem varoluşçuluk felsefesinin temel sorusuydu hem de Balzac aynı soruyu öğretmenine sormuştu.

Said Nursi adlı yazarın yorumu ve cevabı ilginçti: Ay tutulmasını örnek gösteriyordu. İnsanlar ayın hangi tarih ve saatte tutulacağını bilirdi, ama bu bilgi, insanların ay tutulmasına sebep oldukları manasına gelmezdi. Ay kendi kuralları ve tabi olduğu disiplin gereğince tutulurdu ama biz bunu önceden bilirdik. Kader de aynı biçimdeydi. İnsanın kaderi kendi davranışlarına bağlıydı. Ne var ki, bu, Allah katında önceden bilinirdi. Alın yazısı denen şey buydu.

Bu bölümü okuduktan sonra kavaklıktaki ince esintide gözlerimi kapatıp düşündüm. Bu kitapları yazan, ne kadar zeki bir kişiydi. Balzac’la, Kiekegaard’la, Camus ile polemiğe giriyor, aynı konuları irdeliyordu. Ve doğrusu çok mantıklı bir cevap veriyordu

O gece bana verilen bütün Said-i Nursi kitaplarını okudum. İrade-i külliye ve irade-i cüz’iye bölümü de, benim cevap aradığım birçok soruyu aydınlatıyordu.

Ertesi gün öğrencilerle gene buluştuk. Kitapları çok beğendiğimi söyledim. Sevindiler ve bana yeni kitaplar verdiler. Onları da okudum. O yaz Said-i Nursi’nin kitapları ve düşünceleri epeyce ilgilendirdiler beni. Zaman–21–12–1993

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Ferda Mutlu, 2007-08-16 02:00:38

Ahh bir de devamını getirebilseydin keşke..

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

“OKUMADAN OLMAZ”

“OKUMADAN OLMAZ”

1961 yılında askere gittim. 57. Dönem Yedek Subay Okulumuz Ankara' daydı. Komşu bölüklerde ed

İBRETLİ BİR HATIRA

İBRETLİ BİR HATIRA

Merhum Mehmed Kırkıncı Hocaefendi anlatıyor; “1964 senesinde Hacı Musa Güngör Efendi ile be

NAZIM HİKMET “MUHTEŞEM ÜSTÜ MUHTEŞEM BİR ŞAİRDİ!”

NAZIM HİKMET “MUHTEŞEM ÜSTÜ MUHTEŞEM BİR ŞAİRDİ!”

Ahmet Hakan, 21 Mart 2017 tarihli Hürriyet gazetesindeki sütununda yazdı: “ Nazım, büyük, ç

NÂZIM HİKMET PUTU

NÂZIM HİKMET PUTU

Nâzım Hikmet üzerine birkaç yazı yazdım. Türkiyeli komünistler ve Nâzımperestler, âdeta k

NAZIM HİKMET’E SAYGI

NAZIM HİKMET’E SAYGI

Şimdi bir de "Nâzım Hikmet'e saygı" toplantıları yapılıyor. Ben Nâzım Hikmet'e hiçbir say

BEDİÜZZAMAN FOBİSİ

BEDİÜZZAMAN FOBİSİ

Fobi, bir nesne veya olaya, bir insana karşı mantıksızca geliştirilmiş korkudur. Bu korkuyu ya

BAZI ORYANTALİSTLERİN VE ONLARIN TAKİPÇİLERİNİN DÜŞTÜĞÜ FAHİŞ HATALAR

BAZI ORYANTALİSTLERİN VE ONLARIN TAKİPÇİLERİNİN DÜŞTÜĞÜ FAHİŞ HATALAR

Buraya kadar anlatılanlardan anlaşıldığı gibi bazı or¬yantalistlerin ve Reşîd Rıza gibi t

HER ŞEY KUR’AN’DA OLDUĞUNA GÖRE, ÂLİMLERE NE İHTİYAÇ VAR?

HER ŞEY KUR’AN’DA OLDUĞUNA GÖRE, ÂLİMLERE NE İHTİYAÇ VAR?

Her şey Kur’an’da olduğuna göre, mezheb imamlarına ve diğer İslâm ulemâsına ne ihtiyac

NOEL BABA

NOEL BABA

Yılbaşı neyimiz olur? Ramazan Bayramımız mı? Kandilimiz mi? Kurban Bayramımız mı? Biz, Muh

HARB MECLİSİ

HARB MECLİSİ

İstanbul’da Yusufpaşa’da Gülşen-i Maarif Rüşdiyesi’nde, galiba beşinci sınıftaydım.

HÜZÜNLÜ BİR SÜNNET HATIRASI

HÜZÜNLÜ BİR SÜNNET HATIRASI

Yavuz Bülent Bakiler beyefendi anlatıyor; (Arif Nihat Asya merhum ile) Müşterek dostumuz şair

Kendilerine ait bir takım menfaatlara şahit olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları kurban ederken Allah'ın adını ansınlar; siz de onlardan yiyin, yoksulu ve fakiri doyurun.

Hacc Suresi:28

GÜNÜN HADİSİ

Muavvizeteyn (Nas-Felak) Sureleri

"Şeytan insanoğlunun kalbinin üzerinde tünemiş vaziyette bekler. Allah'ı zikredince siner, çekilir, gaflet etse vesvese verir." (Buhari, Tefsir, Kul euzu bi-rabbi'n-nas 1)

TARİHTE BU HAFTA

*Abdülkadir Geylani hazretlerinin vefatı 17 Temmuz 1163 *Kıbrıs barış harekatı 20 Temmuz 1974 *Aya ilk insan ayağının basması 21 Temmuz 1969

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI